Sağlığımız/Güvenliğimiz/Bedenimiz

İşçiler çok hızlı çalışmalı! Bütün patronların üretimde kaliteden sonra en önem verdiği şey hızlılık! Fakat en yüksek dereceden bir iş sürati istenen… Kadınları oldukça olumsuz etkileyen bir uygulama bu. Başta ruhen hasta eden bu dayatma, bedeni de yıpratıyor.
İzmir tramvayında Hülya Onaylı’nın yaşamına mal olan tuvalet sorunu halen çözülmüş değil. Duraklara konulan tüm tuvalet kabinlerinde sorun var. Güvenlik işçisi bir kadın, “Olayı unutturmak istiyorlar. Sendika da pasif kalıyor. İş bırakma eylemi bile yapılmadı. Hülya yaşasaydı yatardı trenin önüne. Bu trenler buradan kalkamazdı” diyor.
Güvenlik görevlisi Hülya Onaylı’nın yaşamını yitirdiği iş cinayetinin ardından İzmir’deki bazı tramvay duraklarına seyyar tuvalet konuldu. Kadın işçiler, “5 yıldır bağırıyoruz, illa birimizin ölmesi mi gerekiyordu?” diye soruyor. Sorunlarının tuvaletle sınırlı olmadığını belirten kadınlar, kötü koşullarda çalıştıklarını, sağlıklarının gitgide bozulduğunu anlatıyor.
Diş hekimi kadınlar anlatıyor: “Bu bölümü tercih etmemizden itibaren ‘erkek işi’ laflarına sıkça maruz kaldık”, “Erkek ve presentabl olmadığım için iş bulmakta zorlandım”, “’Sen bu dişi çekemezsin, erkek doktor yok mu?’ diye soran hastalar vardı”, “Alınmayan önlemler, hasta yığılmaları bize ekstra şiddet olarak dönüyor…”
Bölgede yaygın olan tandır kültürü, ekmek yapıp satma şeklinde yeni bir kadın çalışma biçimini doğurdu. Ama bu iş biraz zor. Kadınlar arasında tandıra düşüp yüzünü yakanlar olduğu gibi dumandan astım ve bronşite yakalananlar da bulunuyor.
Çağrı merkezlerinde çalışan kadınlar bir yandan meslek hastalıklarıyla diğer yandan mobbing ve performans baskısıyla mücadele ediyor. Müşterilerin küfür ve hakaretlerine maruz kalıyorlar. Ekonomik kriz de cabası. “Krizi en dibine kadar yaşıyoruz, ay sonunu getiremiyoruz” diyorlar.
Regl izni dünyada yıllardır tartışılıyor. Son olarak İspanya’da regl izni düzenlemesinin kabul edilmesi, tartışmayı yeniden alevlendirdi. Peki, bu önemli kazanım dünyada ve Türkiye’de nasıl yankı buldu? Tartışmanın tarafları neler söylüyor? Bu çetrefilli kadın meselesini farklı boyutlarıyla mercek altına aldık.
Tanıtım-pazarlama işlerinde yevmiyeli çalışan, stantlarda gün boyu gülümseyen kadınlar, katmerli bir sömürüyle karşı karşıya. Bedenleri metalaştırılıyor, birileri onların fotoğraflarını “beğenirse” işe alınıyorlar. Aldıkları ücret, dış görünüşlerine göre değişiyor. Sıklıkla cinsel tacize maruz kalıyorlar. Otellerde kadrolu işçilerin yapması gereken işleri yapıyor, güvencesiz çalışıyorlar.
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!