ayrımcılık

Vakıf Üniversitelerinde kadın olmak zor: “Rektörümüz kadınlara hanım, erkeklere hocam diye hitap eder!”

Vakıf Üniversitelerinin sayısı devlet üniversitelerine yaklaşırken, hocalara idari personele ödenen ücretler hızla düşütü. Son zamlardan etkilenen çalışanların ücreti artmadı. Hatta pandemide kesildi. Evrak, hizmet işlerinin ve angaryanın kadınlara yüklendiği, çocuk bakımı olanaklarının olmadığı üniversitelerde, yöneticilik görevlerine erkekler getiriliyor. Cinsiyetçi uygulamalar ayyuka çıkarken, sendikalaşma neredeyse yok…


Pahalılığa ve zamlara karşı kadınlar “ortak mücadele” diyor

Memurlar, işçiler, ücretsiz ev emekçisi kadınlar, emekliler hepimiz zamlardan ve pahalılıktan günlük yaşamımızı devam ettiremez hale geldik. Bazılarımız kirasını ödeyemiyor, kimilerimiz yemeğinden kesiyor, bazılarımız dayakçı kocayı terk edemiyor, kimileri ise taksiye binemiyor artık. Arkadaşımız Ayla Önder memur, işçi, emekli sendikaları ve kadın örgütleri temsilcileriyle pahalılığı, “geçinememeyi” konuştu.


UNI Afrikalı Kadınlar geri dönüyor!

UNI Küresel Sendika üyesi Afrikalı kadınlar, 5. UNI Afrika Kadın Konferansı için bir araya geldi. 29 Kasım’da yapılan konferansta kadınlar şiddeti sona erdirmek, ayrımcılığa karşı mücadele ve daha iyi haklar, eşit ücret ve sendikal harekette daha fazla temsil için birlikte çalışma kararlılıklarını gösterdiler.


ILO 190’ın anlattıkları

2019 yılı Haziran’ında kabul edilen işyerinde kadına yönelik şiddet ve cinsel tacizle mücadeleyi hedefleyen ve imzaya açılan ILO’nun 190 Sayılı Sözleşmesini pek çok ülke onayladı. Şiddet ve cinsel tacizi geniş bir biçimde ele alan sözleşme, devlet ve işverene yükümlülükler getiriyor. En önemli özelliği ise feministlerin yıllarca mücadelesini verdiği ev içi şiddetini de görüyor olmasıdır.


Beyaz baretli kadınların örgütlü mücadelesi

Mühendis, mimar, şehir plancısı kadınlar, yıllardır sürdürdükleri kararlı mücadeleyle TMMOB içinde kadın çalışmalarını kurumsallaştırdı. Dayanışmayı büyütmek ve mücadeleyi hep bir adım öteye taşımak için her 2 yılda bir düzenlenen ‘TMMOB Kadın Kurultayı’, bu yıl 21-22 Kasım’da gerçekleşecek. Kurultayda ILO 190’dan pandemiye, cinsiyetçi ücret eşitsizliğinden öğrenci kadınların sorunlarına dek birçok konu ele alınacak. Kurultayın örgütleyicilerinden Buket Çelik ile konuştuk.



ASM emekçisi kadınlar susmayacak

Aile sağlığı merkezlerinde çalışan kadınların sorunları saymakla bitmiyor. Pandemiyle kat kat artan iş yükü, patriyarkanın omuzlarına yıktığı ev işleri ve çocuk bakımı, işyerinde psikolojik şiddet, fiziksel şiddet, ayrımcılık, taciz… Şimdi bir de ceza yönetmeliği ile emekçiler susturulmak isteniyor. Ama ASM emekçisi kadınların susmaya hiç niyeti yok…


“Kadın olmak hekimlikte çok zor”

TTB Asistan ve Genç Uzman Kolu’ndan kadın asistan hekimlerle konuştuk. Eğitim hakları gasp edilen, 36 saate varan mesai süreleri ve ağır iş yükünün altında ezilen, bir de üstüne kadın oldukları için ayrımcılığa maruz bırakılan asistan hekimler, “Tek çare örgütlü mücadele” diyor


‘Robot olmamızı istiyorlardı!’

Tekstil işçisi Şahdet Kılınç çalıştığı Tay Tekstil’in ‘ücretsiz izin’ teklifini kabul etmedi. Kadın ve erkek iş arkadaşlarıyla birlikte direnişe geçti, verdiği mücadelenin sonucunda tazminatı ile diğer yasal haklarını almayı başardı. Bu genç kadının anlattıkları, sektörün gerçek yüzünü gözler önüne seriyor. “İspanyol markasına her gün çok fazla sayıda gömlek diktik” diyor Şahdet, “O giysilerin yüzlerce dolara satıldığını da biliyorduk. Fakat hayatta kalmak ve geçinebilmek için çok az ücretlerle çalışmaya razı olduk.”


“Güvencesiz çalışma derin yoksulluğun temelidir”

Pandemi ardından gelen hayat pahalılığı dar gelirliyi sarstı. Kimi zaman yiyecek ekmek bulamayan yoksul kadınların hayat mücadelesine şahitlik eden Derin Yoksulluk Ağı’nın kurucularından Hacer Foggo, “Güvencesiz günlük çalışmak derin yoksulluğun temelidir” diye konuştu.


Barınamıyoruz

Kiralar, yurt ücretleri almış başını gidiyor. Üniversite öğrencileri, bütçelerine uygun ev, yurt bulamadıkları için “Barınamıyoruz” diyerek parklarda bir hareket başlattılar. Kadın öğrencilerin durumu daha da zor. Yoksul ailelerde yurt parası yüzünden kızların eğitiminden vazgeçme eğilimi görülüyor. Yoğurtçu Parkı’nda nöbet tutan kadın öğrencilere mikrofonu uzattık…


Göçmen kadınlar güvencesiz çalışıyor!

Kadın olmak zor, göçmen kadın olmak çok daha zor! Sürekli göç alan Türkiye’deki göçmen kadınlara hukuki yardımlarda bulunan Avukat Arzu Aydoğan ile “Türkiye’deki göçmen kadınları” konuştuk…


‘Hocam, eşiniz nasıl izin veriyor?’

Aysel Karaarslan Metin, Karadeniz Ereğli Halk Eğitim Merkezi’nde arıcılık mesleğine dair kurs veriyor. Üniversitede arıcılık okumuş. Bu yıl kursiyerlerin tamamen erkek. Kübra Öztürk ise bölgede arıcılık yapan bir kadın. Erkekler kadınların arıcılıkla uğraşması fikrine alışamamışlar. Ama kabul etmeleri gerekiyor, başka yolu yok.


‘Pompacı arıyorlarmış kabul ettim’

Akaryakıt istasyonunda pompacı olarak çalışan Makbule Kadak’la işini ve yaşamını konuştuk. Bir EYT’li olan Makbule Hanım, erkeklerin yoğun olduğu bu işte hem dışarıdan hem içeriden mobbinge uğradığını ama bunlarla mücadele ederek işini sürdürdüğünü söylüyor. Beş yıl sonra emekli olacak. En büyük hayali ise bir otomobil satın almak.


Kamu Toplu İş Sözleşmeleri süreci başladı: KESK’li kadınlar ‘Hayatımızı ve haklarımızı kimseye bırakmayız” diyor

Kamu toplu iş sözleşmeleri süreci dün başladı. Süreç her zamanki gibi kadınlar olmadan yürütülüyor. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması kararını destekleyen Memur- Sen’in TİS masasında kendilerini temsil edemeyeceğini söyleyen kamu emekçisi kadınlar, güvenceli iş, insan haysiyetine yarışır bir ücret, kamu kreşleri ve cinsiyetçilikten arındırılmış işyerleri, istiyorlar.


“Bir kadın da çok iyi kalay yapabilir”

Kaybolmaya yüz tutmuş bakırcılık mesleğini canlandıran 25 yaşındaki Rojda Akar, Diyarbakır’ın ilk kadın kalay ustası ve işlemecisi. Kadınların yaptığı ürünlerin daha orijinal olduğunu söylüyor.



Tırmalaya tırmalaya atlatabildik; başka türlü olmuyor

Geçtiğimiz sayıda kadınlara iş garantili forklift operatörlüğü kursundan bahsetmiştik. Kursun öğretmeni de bir kadın. Nazife Ümid İskit hoca, tüm iş makinelerini tanıyor ve kullanıyor. Onunla bu erkek sektörde, kadın eğitimci olarak nelerle karşılaştığını, ayrımcılıkla baş etme yollarını konuştuk…


“Ayrımcılık her yerde ama özellikle iş yerinde”

Sendikal hareket içinde 1970’lerde başlayan LGBTİQ eşitlik mücadelesi, Avrupa Sendikalar Birliği’nde (ETUC) LGBTİQ Komisyonunun kurulmasıyla sonuçlandı. Ama ayrımcılık devam ediyor. Çalışma yaşamında daha fazla eşitlik için sendikaların uluslararası mücadeleyi yükseltmesi gerekiyor.


Kadın hekimler toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin röntgenini çekti!

Türk Tabipleri Birliği’nden (TTB) kadınlar, birliğin içinde toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamaya yönelik önemli bir çalışmaya imza attı. TTB Kadın Sağlığı ve Kadın Hekimlik Kolu, ‘Cinsel Şiddeti Önleme ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini Destekleme Yönergesi’ni hazırladı. Bu yönergeyle tabip odalarında erkek şiddetine karşı ‘başvuru noktaları’ oluşturulması hedefleniyor. Psikiyatrist Aytül Gürbüz Tükel, pandemiyle birlikte daha da artan erkek şiddetinin bir ‘halk sağlığı sorunu’ olduğunu vurguluyor


Pin It on Pinterest