çalışma koşulları

Acarsoy Tekstil’in direnişçi kadınları dimdik ayakta: ‘Biz bütün kadınların sesi olduk artık’

Ücretten çalışma koşullarına kadar her alanda kadınlara yönelik ayrımcılığın hüküm sürdüğü Bursa Acarsoy Tekstil’de cinsel taciz ve mobbing rutin haline gelmiş. Mart ayında işten atılan ve fabrika önünde direnişlerini sürdüren kadınlardan Dilek “Asla pes etmeyeceğiz ve bütün kadınları yanımızda görmek istiyoruz” diyor.


Kadın İşçiler Birliğinin en çalışkan üyesi: Kate McLean

Kate McLean sanayi devriminin önemli kentlerinden biri olan Glasgow’da dünyaya geldi. Kadın İşçiler Birliği’nin aktif üyelerindendi. Kadın işçilerin ücretlerinin ve çalışma koşullarının düzeltilmesi için yapılan grev ve direnişlerin örgütleyicilerindendi. Birlik onun çalışmaları sayesinde üye sayısını artırdı.


Regl izin alındı mobbinge karşı mücadele artık toplu sözleşmede

TMMOB’a bağlı Mimar Mühendisleri Odası Genel Merkezi’nin bir süredir tıkanma halinde olan toplu sözleşme görüşmeleri sonuçlandı. Toplu sözleşmede Mimarlar Odası çalışanı kadınlar lehine düzenlemeler bulunuyor. Kadınlar 8 Mart’larda ücretli izin alacak. Mobbinge karşı sendika mücadele edecek ve en önemlisi kadınlar bir günlük regl iznini resmi olarak kullanabilecek.


Bir Kadın İşçi Filmi: OUISTREHAM

Kadın işçilerin yaşantıları sanatın konusu olmaya devam ediyor. Juliette Binoche’nin başrolü oynadığı, feribotta temizlik işleri yapan kadın işçilerin deneyimlerini anlatan film, Fransa’da gösterime girdi. Filmi izleyen Nilgün arkadaşımız oradan bildiriyor.



Hemşireler, genç kadın hekimler yurtdışına gidiyor: “Değersizleştirildik hiçbir hayalimiz gerçekleşmedi”

Canlarına tak etti. Hemşireler, genç kadın hekimler hiçe sayılma, şiddet, mobbing devamlı artan iş yükü, artmayan maaşlar karşısında ülkeyi terk ediyor. Gidenler hasret çekiyor ama çalışma koşulları ve çocuklarının geleceği için memnun. Gidemeyenler ise gitmeye hazırlanıyor. İpek arkadaşlarıyla sağlıkta göçü konuştu.


Acarsoy Tekstil’de işten atılan Selinay: “Erkeklere daha çok zam yapıldı kadınlara daha az”

Başta Zara olmak üzere ünlü markalar için iplik üretimi yapan Acarsoy Tekstil işçileri örgütlenmeye çalışıyorlardı. Öz İplik-İş Sendikası’na üye olan işçiler düşük ücretler ve kötü çalışma koşullarını değiştirmek için çıktıkları yolda işten atma saldırısıyla karşılaştılar. Çalışanların yüzde 70’inin kadın olduğu fabrikada, örgütlenme çalışmasını yapanlar da kadın, işten atılanlar da.



Beyaz et çalışanı genç kadın, fabrikadaki koşulları anlattı; “İşçi değil yarış atıyız”

İşçilerin çoğunluğunu kadınların oluşturduğu Banvit’te, etin işlenmesi yüzlerce çalışanla gerçekleşiyor. Yetersiz ücret, fazla mesai, yaralanmalar ve meslek hastalıkları hep gündemlerinde. Üretimdeki hız ise en büyük problem. Hız mobbingi, işçileri sendikaya yaklaştırdı. İşçiler o kadar hızlı davrandılar ki, beş ayda 2 Bin’i aşkın işçi sendikaya üye oldu. Tek Gıda-İş Sendikası yetki aldı. Brezilyalı patron itiraz etti, süreç mahkemeye taşındı. Bütün işçilerin merakla takip ettikleri bir süreç başladı.


Vakıf Üniversitesi Çalışanı Akademisyenler Haklarını Talep Ediyor: “Eşit İşe Eşit Ücret”

Vakıf üniversitesi çalışanları, 2020 yılında çıkarılan yasaya göre devlet üniversitesindeki akademisyenlerle aynı ücreti almaları gerektiği halde; onlardan yaklaşık 2-3 bin TL eksik ücret alıyor. Yani yasa açıkça ihlal ediliyor. Talepleri ise açık: Eşit işe eşit ücret. Vakıf Üniversitesi Dayanışma Meclisi üyesi bir doktor öğretim üyesi ile hem ücret eşitliğini hem de bu üniversitelerdeki çalışma koşullarını, hak ihlallerini ve akademisyenlerin örgütlenme olanaklarını konuştuk.





Denim patronundan kadın işçilere hakaret: “Yer fareleri”

‘Ben ve üç kadın arkadaşım işyerinin laboratuvarında çalışıyoruz. Patron, Tekstil-İş’e üye olduğumuzu öğrenince bizzat çalışma alanımıza gelip aşağılamaya başladı. Yanımıza geldi, bize bakıp, “Üç küçük fare!” dedi. Anlam veremedik ama kendisine tepki de göstermedik. Sonra tekrar aynı küçümsemeyle dönüp ‘yer fareleri’ dedi. Bu hangi fabrikada görülmüştür bilemiyorum.’



Hemşireler isyanda 2: Evde de işte de adımız yok

COVİD sürecinde en çok onlar çalıştı ama emekleri hiçbir biçimde görülmedi. Hiyerarşinin ve adaletsizliğin yoğun olduğu sağlık sektöründe,  hemşireler yaşamlarını kaybettiler, hırpalandılar performans sisteminde paylarına üç kuruş düştü. Ama “mücadeleye devam” diyorlar.


Hizmet Sektöründe Kadın Emeğinin Eğretileşmesi

Hizmet sektöründe kadın meslekleri ağırlıktadır. Bu sektör, işe yönelik tercih imkanlarının olmaması, düşük ücretler, güvencesizlik, işçi sağlığı ve iş güvenliği koşullarının, temsil imkanlarının yokluğu ve cinsel tacize karşı korumanın olmaması ile yaygın bir eğretileşme eğilimi gösterir.


Pin It on Pinterest