cinsel taciz

Kadınİşçi ILO 190’ı tartıştı

Kadınİşçi hak haberciliği yapan feminist bir yayın organı. Ama kadın işçi haklarını ilgilendiren temel konularda zaman zaman paneller, toplantılar da yapıyor… 31 Ekim 2021 Pazar günü saat 14.00-16.00 arasında “ILO’nun 190 Sayılı Sözleşmesini tartışıyoruz” başlığı altında bir online toplantı yaptık.


Almanya’ya göçün 60. Yılı vesilesiyle: 70’lerden göçmen kadın hikâyeleri

İlk Türkiyeli göçmen işçilerin Almanya’ya yolculuğu üzerinden tam 60 yıl geçmiş. Alman Sendikalar Birliği (DGB) erkekler arası bir panelle konuyu tartışıyor. Biz de Hayat Dergisi’nde 1973 yılında yapılmış bir dizi söyleşiyle dönemin göçmen kadın işçilerinin yaşamına büyüteç tutan bir kadın muhabirin sözlerine kulak verelim, dedik.



“Ben okey vermemişsem tacizdir”

27 yaşında, yedi yıldır çeşitli işlerde çalışmış. Bu işler arasında sendikalı güvenceli işler de var. Ama çalıştığı her işyerinde cinsel taciz, sözlü sataşma ve mobbinge uğramış, ya da tanık olmuş. “Kendileri de etiketlendiği için kadın işçiler pek de ses çıkaramıyor.” diyor. 


Yazaki’ de tacize karşı direnip kazanan Dilek Gültekin: “Ben kazanmadım, biz kazandık!”

Dilek Gültekin’i tanırsınız. 2017 yılında Gemlik Serbest Bölgede Yazaki fabrikasında kadınlara yönelik cinsel taciz, baskı ve şiddeti teşhir ettiği için işten çıkarılmıştı. Uğradığı haksızlığı protesto etmek için serbest bölge kapısında 43 gün direnmiş, daha sonra olayı yargıya taşımıştı. Dört yıl sonra dava sonuçlandı; patron tazminat ödemeye mahkûm edildi. Onunla direnişi ve zaferi konuştuk…


Bu mücadeleyi biz kazanacağız!

Basın çalışanı olmak günümüzde hayli zorlaştı. Kadınsanız, yerel basında çalışıyorsanız, işler daha da karışıyor. Bursa yerel medyadan iki kadın gazeteci ile haber yaparken karşılaştıkları cinsiyetçi tutumları, gece eve dönüşlerdeki korkularını, işyerinde cinsel taciz ve mobbingi kadın cinayetlerinin görünür kılınması, haberin okura en doğru biçimde ulaşması için sarf ettikleri olağanüstü çabayı konuştuk.


İş yerinde cinsel taciz kırmızı halıdan çok mavi yakanın sorunu*

“Cinsel taciz, istismar ve tecavüzün en ağır şekliyle film endüstrisinde mi yaşandığını düşünüyorsunuz? Hayatınızı bir de temizlik işçisi, garson ya da düşük ücretli “kadın işi” olan herhangi bir işle idame ettirmeyi deneyin. Bu meslekleri yapanlar çok az hak ve çok az telafi şansı ile rutin istismarla karşı karşıya.” diyor Hazards Magazine** editörü Rory O’Neill. Hazards İngiltere’de çıkan uluslararası muhabirler ağına sahip sendika dostu bir dergi. Yararlı olacağını düşünüp makaleyi kısaltarak çevirdik.




Patrondan kadın işçiye taciz: ‘Sizi otobana attık, yeriniz orası!’

AdkoTurk’ün kadın işçileri, ürettikleri hazır makarnayla patrona milyonlarca kar kazandırırken, cinsel taciz ve mobbinge uğruyorlar.  Orta parmağını fabrika önünde eylem yapan kadınlara uzatarak,  cinsel içerikli imalarda bulunan işverene hiç olmadığı kadar öfkelendi kadınlar! Son olarak da patronun direnişçi kadınlara dönerek, ‘Sizi otobana attık, yeriniz orası’ şeklindeki cinsel sataşması bardağı taşıran son damla oldu. Kadın işçiler öfkeli…


Her türlü ayrımcılık deşifre edilmeli

Prof. Dr. Özar, çalışma hayatındaki toplumsal cinsiyet temelli ayrımcılığın, çalışma dışı alanlardaki güç ilişkilerinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirtti. Ayrımcılık ve eşitsizliğin önüne geçmek için her türlü ayrımcılık biçiminin deşifre edilmesi gerektiğini vurgulayan Özar, “Kapitalist, homofobik, transfobik, göçmen karşıtlığı gibi ayrımcılık pratiklerinin cinsiyetçi ayrımcılıkla iç içeliğini de görmek gerek” dedi



Tuba Demirci Söyleşi 2: Dünyanın kadın emeği sayesinde döndüğünü anlatalım

“Kadınların emek örgütlenmelerinin sınırlılığı, var olan emek örgütlerindeki eril iktidar yapıları gelecekte de kadın emeğinin tüm boyutlarını ve tezahürlerini yansıtmanın önüne geçecektir. Lütfen günlük- anı defteri tutun, çalışma hayatına dair ne yaşıyorsanız bunların kaydı olsun ve tuttuğunuz kayıtları da saklayın, varsa kızlarınıza ve kadın yakınlarınıza verin.”


Haydi dayanışmaya: “Biz sustukça onlar çoğalıyor”

Gencecik bir kadın üç yaşında bir çocuğu var. Yurtiçi Kargo’da bölge müdürünün tacizine uğradığını sosyal medya hesaplarından duyduk.  Peşini bırakmadığı için onu işten attılar. Olay yargıda.  Haklı mücadelesinde arkadaşımızın yanındayız.


Sözleşme yürürlükte mücadeleye devam!

İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi’nden avukatlar, İstanbul Sözleşmesi’nin imzalandığı günden bugüne sözleşmeyle ilgili verdikleri mücadeleyi Kadınİşçi’ye anlattı…


Boğaziçi Üniversitesi Cinsel Tacizi Önleme Komisyonu’nun Akıbeti: Ofis koordinatörü ücretsiz izne çıkarıldı

Pandemi koşullarında “işten atmak” yasaklandığı için birçok şirket patronu ya da yöneticisi gibi Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör olarak atanan Prof. Dr. Melih Bulu da Boğaziçi Üniversitesi Cinsel Tacizi Önleme Komisyonu’nun (CİTÖK) ofis koordinatörü Cemre Baytok’u ücretsiz izne çıkardı. Böylece birim işlevsiz hale getirildi.



“Yapabilirim artık, bunu öğrendim”

Fatma Yiğit, Şeyma Nur Kılınçlı Şekerpınar’da bulunan Migros Depoda direnen kadın işçilerden, DGD- SEN’de örgütlüler. Onlar da Kod29’dan atıldılar. İçeride uğradıkları baskı, cinsel taciz, mobbing, şiddeti ve direnişin kendilerine kazandırdıklarını anlattılar. 


Kısa ama vurucuydu

Kadınİşçi’nin 8 Mart programı çerçevesinde düzenlediği Mobil Film- Festivali- Çalışma Yaşamı- isimli zoom etkinliği,  14 Mart Pazar günü saat 15.00- 17.00 saatleri arasında yapıldı. Filmler üzerinden kadın -erkek arasındaki ücret farklılığından, cinsel tacize ve cam tavana kadar her şeyi konuştuk.


Hareketin gerçek savaşçılarından: Pauline Staegemann

1873 yılında hizmetçi ve fabrika işçisi kadınların sorunlarını çözmek amacıyla Berlin Kadın İşçi ve Kız Çocukları Derneğini kuran Pauline Staegemann’ın kendisi de hizmetçilik yapıyordu.  Uzun süre unutulan Pauline’nin torunu Jutta Limbach’ın yazdığı kitapla birlikte tekrar hatırlandı. 


Pin It on Pinterest