güvencesiz çalışma

‘Birlikte sesimiz daha gür çıkıyor!’

Geçtiğimiz günlerde tekstil sektöründen güzel bir haber geldi. Dokuma fabrikasında çalışan bir kadın işçi, kendisiyle aynı işi yapan erkeklerden daha düşük ücret aldığı için verdiği hukuk mücadelesini kazandı. Biz de bu vesileyle TEKSİF’ten Gizem Küçükkömürler ile tekstil işçisi kadınların durumunu ve sendikanın kadın işçiler için ne yaptığını konuştuk 


Perakende çalışanları güvencesizliğin pençesinde

Avusturalya’da 6 binden fazla perakende çalışanıyla yapılan anket, güvencesiz çalışmanın işçi kadınlar üzerindeki yıkıcı etkisini gözler önüne seriyor. Ne zaman çalışacaklarını, bir sonraki haftayı geçirecek kadar maaş alıp almayacaklarını bile bilmiyorlar. Bir kadın,  “Geceleri endişeden uyuyamıyorum” diyor


“Hayatı yaşayamadan geldim bu yaşlara”

İstanbul’da semt pazarlarından birinde karşılaştık Rukiye Hanımla, “Her şey 2,5 TL” yazılı tezgâhın başında sessiz, sakin müşteri bekliyordu. Hayatı sigortasız işlerde çalışarak geçmiş. İlerleyen yaşına rağmen hem pazarcılık yapıyor, hem de merdiven silerek ailesine bakmaya çalışıyor…


‘Kendi kayığımın küreğini çekmem gerektiğini biliyordum’

Sema Eroğlu aile içi şiddetten kaçıp 15 yaşında evlenmiş ama bu kez de koca şiddetine maruz kalmış. Evlere temizliğe gitmiş, yaşlı ve çocuk bakmış, tekstilde çalışmış. İki senedir de bir simit fırınında çalışıyor. Tüm güçlüklere inat, yöresel yemekler pişireceği kendi esnaf lokantasını açmak için artık gün sayıyor…


Fındık yolcusu kadınlar

Doğu’dan, Güneydoğu’dan ve farklı bölgelerden aileler, fındık mevsiminde Karadeniz’e akıyorlar. Ekimi, toplanması yoğun emek ve bakım gerektirdiği için genellikle kadınlar çalıştırılıyor. Yevmiyeler hayatı idame ettirecek miktarda olmasa da, yoksulluk kadınları fındığın peşinden sürüklüyor.


Temizlik işçisi Sibel’in hikâyesi: Çamaşır Suyu

Büşra Bülbül’ün yönettiği “Çamaşır Suyu” on beş dakikalık bir kısa film. Yönetmen bu on beş dakika içinde; kadının üstüne yapıştırılan bakım emeğini, güvencesizliği, insanlarla çevreli olduğu halde kadının yalnızlığını ve duyarsızlaşan toplumu sorguluyor.


Turist rehberleri zor günler yaşıyor

Pandemi turizm sektörünü de olumsuz etkiledi. Günü birlik ücret alan, sigortasız çalışan veya sigortalarını kendileri ödeyen rehberler, pandemide işsiz kaldılar, tüm birikimlerini harcayarak bitirdiler, hiçbir yerden destek görmediler. Haklarını savunacak bir sendikaları bile yok.  


Krizin yükünü hafifletirken sınırları zorlayan kadınlar

Arzu ve Çiçek, yaşamları boyunca her işte sigortasız, güvencesiz çalışmışlar. Şimdilerde evin gündelik yeme içme ihtiyacını karşılamak için imece usulü salça, konserve,  tarhana, mantı reçel üretirken, kalanları da komşulara eşe dosta satıyorlar. Kazandıkları para yine evin ihtiyaçlarına gidiyor.


“Yapabilirim artık, bunu öğrendim”

Fatma Yiğit, Şeyma Nur Kılınçlı Şekerpınar’da bulunan Migros Depoda direnen kadın işçilerden, DGD- SEN’de örgütlüler. Onlar da Kod29’dan atıldılar. İçeride uğradıkları baskı, cinsel taciz, mobbing, şiddeti ve direnişin kendilerine kazandırdıklarını anlattılar. 


Turizm Sektöründe Kadın İstihdamı

Turizm sektöründe kadın emeği yaygın bir biçimde kullanılıyor. Bu sektörde düşük ücret, uzun çalışma saatleri ve sağlığı tehdit eden koşullarda cinsel tacize karşı korumasız bir biçimde çalıştırılan kadınların çoğu sendikasız. İlkay Üremiş Kiril araştırdı.



Bir gün kendi hikayesini yazacak Gülay

Gülay Çatak, genç esmer güzeli bakımlı bir kadın. Ev işçiliği yaparak hayatını kazanıyor. Pandemi başlangıcında üç ay işsiz kalmış. Okumayı  ve yazmayı çok seviyor. İrvin D. Yalom hayranı. Daha adil bir dünyada yaşamak ve hayatının romanını yazmak en büyük hayali. 


Freelance çalışırken yapayalnızsınız

Serap 30 Yaşında dijital pazarlama uzmanı, Ferhan da onunla aynı yaşta çevirmen, Tuba ise 35 yaşında ve şu anda bağımsız araştırmacı olarak çalışıyor. Üçü de freelance olarak evlerinden yürütüyor işlerini. Güvencesi ve mesaisi olmayan bu çalışma biçimini anlattılar…


Hükümetler ev işçilerini pandemide yalnız bıraktı

Latin Amerika hükümetleri, ev hizmetlerinde çalışanların karşı karşıya oldukları riskleri büyük ölçüde görmezden geldi. Ev işçilerinin pandemi döneminde verdiği hak mücadelesini ev işçileri sendikaları yürütürken, feminist örgütler de eylemlere destek veriyor.


Güney Kore Kadın Sendikası Başkanı Ji-Hyun: “Erkek sendikalarıyla çok tartıştık”

Ji-Hyun, kadınları örgütleyen bir sendikanın başkanı. Erkeklerin üye olup yönetici olamadığı bu sendikayı biz çok sevdik. Mevcut konfederasyon ve federasyonun dışında bağımsız olarak varlıklarını sürdürüyorlar. Ayrı bir kadın sendikasının gereğini erkek sendikacıların anlamadıklarını belirterek “ama buradayız” kabullenmek zorundalar, diyor. Sendika başkanı olmak ev işlerinden muaf kılmamış, çocuk bakımını önemli bir mücadele alanı, olarak görüyor.


Pin It on Pinterest