pandemi


Görünmeyen emek hasta bakımı: Hayaller Paris, gerçekler Bağcılar

Ev ve bakım işleri sosyal güvenlik sisteminin işlemediği ülkemizde doğrudan kadınlara yükleniyor. Ciddi bakım ve psikolojik destek isteyen hastanız varsa ve refakatçiniz yoksa hasta bakılmadan kalıyor. Aliye arkadaşımız kendini, hastayı, hastane çalışanlarını yoran bu sistemle mücadelesini anlatıyor.


Dikiş makinesi başında 25 yıl!

Terzi Nergis Kural hayatının 25 yılını dikiş makinesi başında geçirmiş… İstanbul gibi bir metropolde hem çocuk büyüten hem de aralıksız çalışan Kural emekli olduktan sonra işin inceliklerini, meraklılarına öğretebilmek istiyor.



Döner ustası Sema Koçal: Özgüveni yüksek kadını kimse yıkamaz!

Sema Koçal’ı döner keserken görenler şaşırıyor. Kimi “Maşallah” diyor kimi “Zor değil mi?” diye soruyor. O ise hayret edilecek bir iş yapmadığını belirterek, “Dünyanın yarısını kadınlar oluşturur, kalanını da kadınlar yetiştirir. Özgüveni yüksek kadını kimse yıkamaz” diyor. Döner ustası Koçal’ın gelecek planları arasında aşçısından personeline sadece kadınlardan oluşan bir restoran açmak yer alıyor…


İnce temizlik kadınlardan sorulur!

Hastanelerde çalışan temizlik emekçisi kadınlara, evde de işte de benzer roller biçiliyor. Emeklerinin değersizleştirilmesinden, yaptıkları işin iş olarak bile görülmemesinden yakınıyorlar. Hastanede iş bölümünün cinsiyete göre neredeyse otomatik yapıldığını, her işe koşmak durumunda kaldıklarını, pandemide çok yorulduklarını dile getiriyorlar


Kartal mitinginde kadın işçilerden mücadele çağrısı

Kartal’da hafta sonu düzenlenen İşçi ve Emekçi Mitingi’ne katılan, mitingi örgütleyen kadın işçilerle konuştuk. Kadınlar mobbinge, tacize, çifte sömürüye, hak ihlallerine karşı dayanışmanın önemine dikkat çekti, “Çoğu sorunumuz ortak, birlikte mücadele edelim” çağrısı yaptı


‘Ben tüm bunlarla nasıl baş etmişim’

Pandemide kadın sağlık çalışanları neler yaşadı/yaşıyor? Temiz Giysi’nin araştırması çarpıcı. Hepsi hem bedensel hem de psikolojik olarak çok yorgun. Birçoğu anksiyete ve panik bozukluğu sorunu yaşamaya başlamış. Yaşadıklarını anlattıkça ağlamaya başlayan, anlattıktan sonra “ben tüm bunlarla nasıl baş etmişim” diye şaşıran kadınlar da çok.


Beyaz baretli kadınların örgütlü mücadelesi

Mühendis, mimar, şehir plancısı kadınlar, yıllardır sürdürdükleri kararlı mücadeleyle TMMOB içinde kadın çalışmalarını kurumsallaştırdı. Dayanışmayı büyütmek ve mücadeleyi hep bir adım öteye taşımak için her 2 yılda bir düzenlenen ‘TMMOB Kadın Kurultayı’, bu yıl 21-22 Kasım’da gerçekleşecek. Kurultayda ILO 190’dan pandemiye, cinsiyetçi ücret eşitsizliğinden öğrenci kadınların sorunlarına dek birçok konu ele alınacak. Kurultayın örgütleyicilerinden Buket Çelik ile konuştuk.


Doğum fotoğrafçılarına komisyon darbesi

Bir insanın dünyaya geldiği ilk anlara şahitlik ederek, o çok özel anı fotoğraflayıp ölümsüzleştiren doğum fotoğrafçısı Aynur Akçay, işini severek yapıyor. Ancak pandemi, hastanelerde mesai harcayan pek çok sağlık çalışanı gibi doğum fotoğrafçılarını da olumsuz etkilemiş. Akçay, “Aşı ve PCR testi yaptırmamıza rağmen her hastaneye giremiyoruz. Bazı hastaneler komisyon anlaşması yapmayan fotoğrafçıyı hastaneye almıyor” diyor


ASM emekçisi kadınlar susmayacak

Aile sağlığı merkezlerinde çalışan kadınların sorunları saymakla bitmiyor. Pandemiyle kat kat artan iş yükü, patriyarkanın omuzlarına yıktığı ev işleri ve çocuk bakımı, işyerinde psikolojik şiddet, fiziksel şiddet, ayrımcılık, taciz… Şimdi bir de ceza yönetmeliği ile emekçiler susturulmak isteniyor. Ama ASM emekçisi kadınların susmaya hiç niyeti yok…




“Güvencesiz çalışma derin yoksulluğun temelidir”

Pandemi ardından gelen hayat pahalılığı dar gelirliyi sarstı. Kimi zaman yiyecek ekmek bulamayan yoksul kadınların hayat mücadelesine şahitlik eden Derin Yoksulluk Ağı’nın kurucularından Hacer Foggo, “Güvencesiz günlük çalışmak derin yoksulluğun temelidir” diye konuştu.


“Tut biraz yemeğe gideceksin zaten”

Pandemi döneminde kapanma kapsamı dışında kalan ve iş yükleri iyice artan gıda sektöründeki kadınlar, engellere ve zorluklara karşı örgütlenmeye ve direnmeye devam ediyor. Bursa’da bu sektörde örgütlü Tek Gıda-İş Sendikası’na üye kadınlarla sorunlarını ve mücadele deneyimlerini konuştuk. 


‘Her şeye tek başıma yetişmek zorundayım’

Elvan 28 yaşında bir stüdyo fotoğrafçısı. Mesleği çekirdekten yetişerek öğrenmiş, işini seviyor.  İki çocuğu var, ev işleri de ondan soruluyor. O da mesai saatleri hiç bitmeyenlerden. Bir gün kendi fotoğraf stüdyosunu açmak isteyen genç kadın,  fabrika işçisi veya memur gibi düzenli ve güvenceli çalışanlara bazen özeniyor.



Tacizci ile aynı ortamda bulunmak istemedi: Patron tacizciyi değil onu işten attı

Kocaeli’nde, 300’e yakın işçinin çalıştığı Alba Plastik’te, kadın işçiler yıllarca cinsel tacize, baskıya, ağır çalışma koşullarına maruz kaldı. Bu kadınlardan biri de Semra Demirtaş…Yaşadığından daha fazlasını dile getiren Semra, tepki göstermesinin ardından gerekçesiz işten atıldı. Hayal kırıklığı ve olayın yarattığı travmaya rağmen, kendisine yönelik saldırıya direnişle cevap verdi.



Denim patronundan kadın işçilere hakaret: “Yer fareleri”

‘Ben ve üç kadın arkadaşım işyerinin laboratuvarında çalışıyoruz. Patron, Tekstil-İş’e üye olduğumuzu öğrenince bizzat çalışma alanımıza gelip aşağılamaya başladı. Yanımıza geldi, bize bakıp, “Üç küçük fare!” dedi. Anlam veremedik ama kendisine tepki de göstermedik. Sonra tekrar aynı küçümsemeyle dönüp ‘yer fareleri’ dedi. Bu hangi fabrikada görülmüştür bilemiyorum.’


Pin It on Pinterest