patriyarka



Patriyarkal kültüre boyun eğmeyen bir kadın: Celile

Onu daha ziyade Nazım Hikmetin annesi olarak tanıdık. Fakat Celile Hanım iyi eğitim görmüş ünlü bir ressam ve Yahya Kemal’le olan aşk ilişkisini savunmak için patriyarkal ön kabullerle savaşmış bir kadındır. Kadıköy Halk Tiyatrosu’nun “Celile” adlı oyununda bu mücadeleci kadının hayat hikayesini seyrediyoruz…


Kadın sınıfı da ayakta ama…

Ülkeyi saran grev dalgası ile birlikte bazı sektörlerde ücretler artarken, bazı yerlerde de işten atılmalar oldu. Bu süreçte kadınlar eylem ve direnişlerde ön saflarda yer aldılar ve alıyorlar. Kadın işçilerin kendi sesinden kadınlara ait talepleri daha fazla işitir olduk. Fakat bu taleplerin genel taleplere veya toplu sözleşmelere yansıtıldığını söylemek mümkün değil. Çözüm; ortak bir kadın emeği politikası inşa etmekten geçiyor.


Nafakaya göz dikenler milyonlarca kadının hayatıyla oynuyor!

Boşanma sonrası kadının yasal hakkı olan nafakanın budanması söz konusu. Nafakanın üç yılla sınırlanması, evliliğini sonlandırana adeta bir ceza! Av. Hülya Gülbahar’a göre değişiklikler, ekonomik krizin faturasını yoksul ev kadınlarının üzerine yıkmaya çalışmanın bir planı. Av. Dilek Yumrutaş, değişikliklerin kadının insan haklarına yönelik bir ihlal olduğunu vurgularken, Av. Aytaç Ceylan Canbazer ise “Erkek eşine gönül rızasıyla hiçbir şey vermek istemiyor” diyor.


Kadınİşçi bir yaşında

“Her yerde her türlü emek hallerimiz için” sloganıyla geçen yıl yayın hayatına başlayan Kadın İşçi, geçtiğimiz hafta sonu ilk yaşını kutladı. İstanbul Taksim’de düzenlenen, birçok kadın örgütünden temsilcinin katıldığı etkinlikte ‘Mor Seri’ kitapçıkları da tanıtıldı. 


‘Kirpiğimiz yere düşmeyecek, feminist mücadelemiz devam edecek!’

“Eskiden, ‘Sokaklar evden güvenli’ diyorduk aile içi şiddete dikkat çekmek için. Fakat şu anda kadınlar için her yer bir savaş alanı. Başak Cengiz yolda leblebi yiyerek yürürken, samuray kılıcı ile öldürüldü. Artık aklımızın almadığı cinayetler işleniyor bu ülkede. Evde sokakta, okulda, ofiste, fabrikada şiddete maruz kalan, sesini duyurmak isteyen ve kendini anlatmak isteyen her kadının yanındayız!”


Görünmeyen emek hasta bakımı: Hayaller Paris, gerçekler Bağcılar

Ev ve bakım işleri sosyal güvenlik sisteminin işlemediği ülkemizde doğrudan kadınlara yükleniyor. Ciddi bakım ve psikolojik destek isteyen hastanız varsa ve refakatçiniz yoksa hasta bakılmadan kalıyor. Aliye arkadaşımız kendini, hastayı, hastane çalışanlarını yoran bu sistemle mücadelesini anlatıyor.


ILO 190’ın anlattıkları

2019 yılı Haziran’ında kabul edilen işyerinde kadına yönelik şiddet ve cinsel tacizle mücadeleyi hedefleyen ve imzaya açılan ILO’nun 190 Sayılı Sözleşmesini pek çok ülke onayladı. Şiddet ve cinsel tacizi geniş bir biçimde ele alan sözleşme, devlet ve işverene yükümlülükler getiriyor. En önemli özelliği ise feministlerin yıllarca mücadelesini verdiği ev içi şiddetini de görüyor olmasıdır.


ASM emekçisi kadınlar susmayacak

Aile sağlığı merkezlerinde çalışan kadınların sorunları saymakla bitmiyor. Pandemiyle kat kat artan iş yükü, patriyarkanın omuzlarına yıktığı ev işleri ve çocuk bakımı, işyerinde psikolojik şiddet, fiziksel şiddet, ayrımcılık, taciz… Şimdi bir de ceza yönetmeliği ile emekçiler susturulmak isteniyor. Ama ASM emekçisi kadınların susmaya hiç niyeti yok…





Pin It on Pinterest