ücret

Vakıf Üniversitelerinde kadın olmak zor: “Rektörümüz kadınlara hanım, erkeklere hocam diye hitap eder!”

Vakıf Üniversitelerinin sayısı devlet üniversitelerine yaklaşırken, hocalara idari personele ödenen ücretler hızla düşütü. Son zamlardan etkilenen çalışanların ücreti artmadı. Hatta pandemide kesildi. Evrak, hizmet işlerinin ve angaryanın kadınlara yüklendiği, çocuk bakımı olanaklarının olmadığı üniversitelerde, yöneticilik görevlerine erkekler getiriliyor. Cinsiyetçi uygulamalar ayyuka çıkarken, sendikalaşma neredeyse yok…


Hugo Boss Mevlüde’nin tazminatını ver!

İzmir’de faaliyet gösteren Hugo Boss işçisi Mevlüde, “Şef bana işçisi gözüyle bakmıyordu. Sürekli taciz ediyor, hep o niyetle yaklaşıyordu. Sözleriyle de niyetini ortaya koyuyordu. İstediği cevabı alamayınca bana en zorlu işleri verdi. ‘Joker eleman’ vasfıyla, iş olarak daha geri noktalara çekerek cezalandırdı” diyor. Genç kadının başına gelenler bunlarla da sınırlı kalmadı. Bu kez iftiralara başvurdular. Ama onu yıldıramadılar, haklarıiçin mücadele etmeye devam ediyor.


Fannie Sellins: O Kara Vadi’nin gözü pek sendikacısıydı

New Orleans’ta doğdu, hazır giyim fabrikalarında kadın işçilerin şartlarını değiştirmek için mücadele verdi. UGWA’nın (Hazır Giyim İşçileri Sendikası) yerel başkanı seçildi. Hapse girdi, sendika kampanyası ile dışarı çıktı. Sokaklar bizimdir, diyen Sellins, maden işçilerinin örgütlenmesinde de çalıştı. 26 Ağustos 1919’da örgütlü emeğin düşmanları tarafından öldürülene kadar bu görevi sürdürdü.


“Yalnız yaşayan kadınlar için kriz hali iyice derinleşti”

Ayşe Panuş’u KESK’ten Eğitim Sen’den feminist hareketten tanıyoruz. Onunla bir söyleşi yapmaya karar vermiş İpek. Ekonomik krizin kadın hayatlarına etkisi ile başlayan söyleşi, bir yerden sonra yalnız yaşayan kamu emekçisi iki kadının, zamlar, ücretler, ikili emek sömürüsü, cinsiyetçi baskılar hakkında deneyim aktarımına dönüşmüş. İyi de olmuş. Konu sıkıntılı ama keyifle okuyacaksınız…


İMECE’den Minire İnal: ILO 189 acilen imzalanmalı

Cam silerken 3. kattan düşen Minire İnal, hastaneden çıktıktan sonra kazayı mahkemeye taşıdı. Onun işçi olduğuna ve cam silerken düştüğüne inanmadı mahkeme heyeti! Pes etmedi. Minire ile dayanışma sürecinden İmece Ev İşçileri Sendikası doğdu. Şimdi ev işçilerinin gözü kulağı “Minire Davası”na çevrili. Çünkü üst mahkemenin kararı binlerce ev işçisi için emsal teşkil edecek..


İşleri ustalık gerektirse bile kadınlar daha düşük ücret alıyor

Saniye Evren, tekstilde cinsiyet temelli ücret eşitsizlikleri üzerine çalışan feminist bir araştırmacı. Kapitalizmin erkek egemenliğine eklemlenerek ücret eşitsizliğini büyüttüğünü söyleyen arkadaşımız, bu eşitsizliğin kadın emeğinin nitelik kaybına uğramasına yol açtığını da vurguluyor. Kadınİşçi’nin Kadın Ücretleri Çalışma Grubu çağrısına olumlu bakıyor ve içinde yer alabileceğini belirtiyor.  


Sağlık emekçileri ge-çi-ne-mi-yor!

Yıllardır yandaş sendikaların insafına bırakılan kamu emekçileri son iki toplu iş sözleşmesi sonrasında resmen sefalet ücretlerine mahkûm edildiler. Sosyal haklar zaten pazarlığın gündeminde bile değildi. Her kesimin ayrı ayrı etkilendiği bu dönem, sağlık çalışanları kadınlar için de çok zor geçiyor. Hemşireler anlatıyor.



UNI Afrikalı Kadınlar geri dönüyor!

UNI Küresel Sendika üyesi Afrikalı kadınlar, 5. UNI Afrika Kadın Konferansı için bir araya geldi. 29 Kasım’da yapılan konferansta kadınlar şiddeti sona erdirmek, ayrımcılığa karşı mücadele ve daha iyi haklar, eşit ücret ve sendikal harekette daha fazla temsil için birlikte çalışma kararlılıklarını gösterdiler.


Beyaz baretli kadınların örgütlü mücadelesi

Mühendis, mimar, şehir plancısı kadınlar, yıllardır sürdürdükleri kararlı mücadeleyle TMMOB içinde kadın çalışmalarını kurumsallaştırdı. Dayanışmayı büyütmek ve mücadeleyi hep bir adım öteye taşımak için her 2 yılda bir düzenlenen ‘TMMOB Kadın Kurultayı’, bu yıl 21-22 Kasım’da gerçekleşecek. Kurultayda ILO 190’dan pandemiye, cinsiyetçi ücret eşitsizliğinden öğrenci kadınların sorunlarına dek birçok konu ele alınacak. Kurultayın örgütleyicilerinden Buket Çelik ile konuştuk.


Feminizmim yaşadıklarımla gelişti

Evliyken eşi tarafından çalışması engellenen Melike Çaça, boşandıktan sonra kurduğu iş yerinin ikici şubesini açmaya hazırlanıyor. Çaça; “Bir kadın olarak birilerine bağımlı kalmamız isteniyor. Kadınlar istediklerinin peşinden gitsin çünkü hiçbir şey ulaşılmaz değil.” diyor.



Kamu Toplu İş Sözleşmeleri süreci başladı: KESK’li kadınlar ‘Hayatımızı ve haklarımızı kimseye bırakmayız” diyor

Kamu toplu iş sözleşmeleri süreci dün başladı. Süreç her zamanki gibi kadınlar olmadan yürütülüyor. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması kararını destekleyen Memur- Sen’in TİS masasında kendilerini temsil edemeyeceğini söyleyen kamu emekçisi kadınlar, güvenceli iş, insan haysiyetine yarışır bir ücret, kamu kreşleri ve cinsiyetçilikten arındırılmış işyerleri, istiyorlar.



Basmahane’de bir kaynakçı ustası: Reyhan Hanım

Reyhan Ozam, 1946 yılında Bakırköy Bez Fabrikası’nın dökümhanesinde kaynakçı ustası olarak çalışan tek kadındı.  Neriman Hikmet, erkekle tanımlı bu mesleği icra eden kadın işçinin yaşamını merak ederek haberleştirdi. Aradan geçen 75 yılda haber, kullanılan üslup, seçilen kelimeler artık bir tarihi belgeydi.


İşverene ve devlete güvence: İşsizlik Sigortası Fonu

1999 yılında çıkarılan 4447 Sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’yla işsiz kalan ve belirli şartları taşıyan işçilere 6-10 ay arası işsizlik ödeneği verilmesi düzenlemesi getirildi. Aradan geçen 22 yıllık sürede fon amacına aykırı bir biçimde, işverenlere teşvik ve devlet projelerinin desteklenmesinde kullanıldı. Arkadaşımız Olcay Korkmaz üç yazılık bir diziyle işsizlik sigortası meselesini inceliyor.


Kısa ama vurucuydu

Kadınİşçi’nin 8 Mart programı çerçevesinde düzenlediği Mobil Film- Festivali- Çalışma Yaşamı- isimli zoom etkinliği,  14 Mart Pazar günü saat 15.00- 17.00 saatleri arasında yapıldı. Filmler üzerinden kadın -erkek arasındaki ücret farklılığından, cinsel tacize ve cam tavana kadar her şeyi konuştuk.



Bir gün kendi hikayesini yazacak Gülay

Gülay Çatak, genç esmer güzeli bakımlı bir kadın. Ev işçiliği yaparak hayatını kazanıyor. Pandemi başlangıcında üç ay işsiz kalmış. Okumayı  ve yazmayı çok seviyor. İrvin D. Yalom hayranı. Daha adil bir dünyada yaşamak ve hayatının romanını yazmak en büyük hayali. 


Mücadeleci bir sendikacı: Emma İhrer

Sendikal hareket içinde ön çıkmış kadın sayısı çok azdır.  Alman sendika yöneticisi ve sosyalist Emma Ihrer bu kadınlardan biri. Kadınların daha iyi koşullarda çalışması ve meslek sahibi olması için önce kadın birlikleri kurdular. Örgütleri kapatıldı ve yargılandılar. Alman Sendikalar Birliğinin yönetimine giren, sendikalarda ilk kadın komisyonu başkanı olan yine oydu.  


Pin It on Pinterest