Konuşmalarıyla kadın işçileri ayağa kaldıran bir terzi: Agnes Wabnitz

Agnes Wabnitz, Klara Zetkin ve Rosa Lüxemburg’un selefiydi. Alman Sosyal Demokrat hareketi içinde ölümünden sonra hemen unutulmasını iyi bir hatip olmasına rağmen yazılı eser bırakmamasına bağlayanlar var. Ama bu unutuluşun ardında yaşarken çokça tartıştığı erkek yoldaşlarının da bir miktar payı olmalı ….
Paylaş:
Necla Akgökçe
Necla Akgökçe
nakgokce@gmail.com

Alman kadın sendikacı, politikacı ve kadın ve Yahudi hakları savunucusu Agnes Wabnitz 1841 tarihinde dönemin Rus Polonyası’nın Gleiwitz kentinde dünyaya gözlerini açtı. Burjuva bir aileden geliyordu. Fakat ailesi babasının erken ölümünden sonra hızla fakirleşti. Agnes, Polonya Meclisi’nde görev yapan soylu ailelerin yanında birkaç yıl mürebbiyelik yapmaya başladı. Soyluların yanında çalışan insanlara karşı zalim davranışlarına ve hakaretlerine katlanamayarak istifa etti. Evin efendisi ücretini vermeyi reddedince, kapı önünde ilk açlık grevini yaptı, grev başarıyla sonuçlandı. Agnes’e hakkı olan ücret verildi.

1870’de kararlı bir sosyal demokrat olan abisinin yanına Berlin’e taşındı. Burada ağabeyi ve annesi ile birlikte yaşamaya başladı. Terzilik yaparak hayatını kazanıyordu. Daha ziyade manto dikiyordu, dikişçiler çok ağır şartlarda çalışıyorlardı. Berlin’de o dönem geçinmek için haftada en azından 10 Mark gerekiyorken onlar ancak 6 Mark alabiliyorlardı. Günde 14 saat çalışıp yoksulluk içinde yaşıyorlardı. Pek çok terzi fahişelik yaparak ek gelir elde ediyordu. Kayser Almanyası’nda kadın işçilerin sefaleti kimsenin umurunda değildi. Terzilikten sonra bir ara gezici kitap dağıtıcılığı yaptı. Basılı eserler, tefrika romanlar, takvimler sattıkları arasında yer alıyordu. Yoksul mahallelerde sefalet içindeki insanları, eşitsizlikleri görmek ve yaşamak onu sosyalist fikirlere yöneltti. Ağabeyi 1879’da sosyalistlere yönelik çıkarılan yasa uyarınca, sınır dışı edildikten sonra Agnes te sosyalist parti çalışmalarına katılmaya başladı.

Kadın işçi hareketine dahil olarak Berlin’deki Kuzey Kadın İşçiler Derneğinde bağımsız ajitatör olarak çalışmaya başladı. Bu derneğin yönetim kuruluna da getirildi. Daha sonra terziler birliği kurucuları arasında yer aldı. Dernek, 1886 yılında polis tarafından kapatıldı. Agnes işçi sınıfı hareketi içinde yaptığı ajitatif konuşmalarıyla tanınıyor, ülkenin her tarafından konuşma teklifleri alıyordu. Onu yakından tanıyan Bertha Glogau bu süreci şöyle anlatıyor: “Dolandırıcıların, katillerin, soyguncuların arasında dolaşıyor, onları eğitiyordu. Adının geçtiği her yerde herkes ona saygı duyuyor, kimse zarar vermiyordu.”

Ludwig Feuerbach hocasıydı, Karl Marks’ın ekonomik teorisini kadınlara aktardığı “Sanayiide Kadın İşçiler” isimli önemli bir konuşması da bulunuyor. Agnes ateşli, karizmatik bir hatipti. Onu dinleyip de etkilenmeyen insan yoktu.  

Kadınların siyasetle uğraşmalarının yasak olduğu bir dönemde Kadın Terziler Derneği çatısı altında, ciddi kampanyalar yürüttü, kadın erkek eşitliği, kadınların yasal olarak bağımsızlığı, ekonomik durumlarının iyileştirilmesi gibi konuların işçi hareketinin gündemine girmesini sağladı. Hıristiyan bağnazlığı ile uğraşarak bunun kız çocukları üzerinde baskı oluşturmasını engellemeye çalıştı. “Hıristiyan kilisesi evlilik dışı doğan çocukları reddediyor, ancak İsa’nın evlilik dışı doğduğunu öğretiyor” diyerek rahiplerin iki yüzlü tutumlarını eleştiriyordu. Bir başka konuşmasında ise “Bu tanrıya güvenin, çünkü 20 milyon insanın yollarda yatıp açlıktan ölmesine sebep olan o. ‘Ne pahasına olursa olsun kâr tanrısı’ndan başka tanrı yoktur, aramızda dolaşıyor bakın.” diyordu.

Konuşmalarında, konferanslarında anti- kapitalist vurgu da her zaman öne çıkıyordu. Frankfurt matbaa işçileri grevinde bir konuşma yaparak “Kapitalist üretim biçimi aslan ve sırtlanlardan daha yırtıcı, çünkü kendi çocuklarını yiyiyor” demiş, tahrikten suçlanarak derhal hücreye kapatılmıştı.

Hıristiyanlığa hakaret ve halkı tahrikten başı sık sık derde giren Agnes, 1892’de hapis cezasına çarptırıldı ve hapishanede açlık grevine başladı.

Polis önce zorla besleme yoluna gitti, onu plastik hortumla beslediler. İri yarı bir kadın olmasına rağmen altı ayda 44 kiloya düştü. Daha sonra doktordan akıl hastasıdır, raporu alarak onu Dalldorf Akıl Hastanesine yolladılar. Agnes aralıklarla, 11 ay hapiste kaldı. Serbest bırakıldıktan sonra meslekten uzaklaştırma konusunda savcının tüm çabalarına rağmen Wabnitz yeniden ders vermeye, konuşmalar yapmaya başladı. Nefes nefese Almanya’nın her yerini dolaşıyor, konferanslar veriyordu. Tam bir parti neferiydi. Bu arada sosyal demokrat parti içindeki kendisini “ikincil yaratık” olarak gören erkeklere karşı da mücadele veriyordu.

Gerçek adalet peşinde koştu

1894 yılında yüksek mahkeme mahkumiyetine karşı yapılan itirazı reddetti. Yüklü bir ceza aldı. Agnes tüm eşyalarını nesi var nesi yok sattı. Cezanın uygulanmaya başlanacağı 28 Ağustos’ta Berlin Fridrichshaim mezarlığında o yıl mart ayında Berlin’de öldürülen dava arkadaşlarının mezarı başında siyanürle intihar etti.

Ölümü büyük yankı uyandırdı. Alman Sosyal Demokratlarının yayın organı olan Vorwärts Gazetesi’nin tahminlerine göre 2 Eylül 1894’te Pappelallee’deki özgür-din cemaati mezarlığındaki cenazesine 40 binden fazla kişi katıldı. Frankfurt an der Oder, Görlitz, Halle, Franfurt am Main, Leipzig, Kassel, Magdeburg gibi konuşmalar yaptığı pek çok şehirden 630 tane çelenk gönderildiğini, cenaze töreninin o dönemde ölen Kral 1.Wilhelm’den daha görkemli olduğunu yazıyordu gazeteler. Berlin anarşistleri bile siyah bir çelenkle törene katılmışlardı.

Vorwährts’te “Değerli bir ruh kabuğundan ayrıldı. Nefretle peşine düşen devlet, yavaş yavaş ve işkence ile onu öldürmenin zaferini yaşamamalıydı.” diye yazarken, Klaus Kühnel mezarı başında yaptığı konuşmada onun ölüme gönüllü giden bir sosyal demokrasi şehidi olduğunu söylüyordu.

Hapishaneler, akıl hastaneleri ve intiharı düşünüldüğünde hayatının pek de güzel geçtiğini söylemek mümkün görünmüyor. Ama yaşamı boyunca tercihlerine ve özgürlüğüne sahip çıktı. Döneminde çok etkiliydi, toplumsal adaletsizliği ortadan kaldıran değişimlere öncülük etti, insanları, özellikle de kadınların aydınlanmasını sağlayarak onları güçlendirdi ve ilham verdi.

Roswitaha Schie, kulturforum sitesinde şöyle yazıyor onun için; “Ama geride hiçbir şey bırakmadı. Kolektif hafızada görünür bir iz bırakmadan öldü. O andaki yaşam onun için yeterliydi. Yaşadığı gibi radikal bir şekilde ortadan kayboldu.”

Rosa Luxemburg ve Clara Zetkin’in selefi olmasına rağmen, hiçbir yazılı eser bırakmadığı için sosyal demokrat hareket içinde hemen unutulduğu ortak kanı. Bu unutuluşta, devamlı tartıştığı parti yoldaşı erkeklerin de bir katkısı vardır, sanıyorum. Ondan geriye Berlin de bir sokak adı, son dönemlerde, hakkında yazılan roman, biyografiler, bir de “Asalet ve dürüstlük senin süsündü, gerçek adalet ise bayrağın….” yazılı bir mezar taşı… 

https://dewiki.de/Lexikon/Agnes_Wabnitz

https://www.kulturforum.info/de/kk-magazin/8118-vergessene-rebellin-agnes-wabnitz-eine-wenig-bekannte-vorkaempferin-fuer-frauenrechte

Paylaş:

Benzer İçerikler

Avusturya’da sosyal demokrat kadın hareketinin öncülerindendi. Tütün ve ev işçisi kadınların örgütlenmesinde çalıştı. Gazetecilik yaptı. Avusturya Ulusal Parlamentosu’na giren ilk sekiz kadından biriydi. Hitler’in Avrupa’da yükselmesiyle birlikte hapis yattı, sürgün yedi. Gittiği her yerde kadın hakları için mücadele etti.
Norveç’te yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. İşçi Partisi bünyesinde işçi kadınların sosyo-ekonomik çıkarlarını korumak için dernek kurdu, gazete çıkardı. Eşit oy hakkı için mücadele etti. Kürtaj, bekâr annelik, cinsel eğitim ve doğum yardımları, üzerinde durduğu konular arasındaydı.
Yaşarken takdir toplayan ama ölümünden sonra unutulan, sosyalist hareket içinde yer almış, döneminde kadın sorunları üzerine düşünerek, konuşmalar yapmış konferanslarda bildiriler sunmuş, işçi sınıfı feministlerinden biri de Ottilie Baader’dir. Klara Zetkin tarafından işçi kadınların sorunlarını ve kadın erkek eşitliğini çok iyi dile getirdiği için methedilen bir kadından bahsediyoruz.
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!