Matilda Gertrude Robbins: Feminist savaşçı yazar ve örgütçü

Amerika’da Dünya Sanayi İşçileri Sendikası’nın ilk örgütlenme uzmanlarından olan Robbins, kadınların eşit fırsatlara, ekonomik bağımsızlığa ve siyasi güce erişimi için de uğraş verdi. Evliliğe karşıydı kendi de evlenmedi. Birlikte yaşadığı erkekten bir çocuğu oldu. Ömür boyu o grevden bu direnişe koştu.
Paylaş:
Fitnat Durmuşoğlu
Fitnat Durmuşoğlu
fitnat.d@hotmail.com
Fitnat Durmuşoğlu fitnat.d@hotmail.com

Amerika’da Dünya Sanayi İşçileri Sendikası’nın ilk örgütlenme uzmanlarından olan Robbins, kadınların eşit fırsatlara, ekonomik bağımsızlığa ve siyasi güce erişimi için de uğraş verdi. Evliliğe karşıydı kendi de evlenmedi. Birlikte yaşadığı erkekten bir çocuğu oldu. Ömür boyu o grevden bu direnişe koştu.

Matilda Gertrude Robbins, 1887 yılında Ukrayna kasabası olan Lityn’de Taube Gitel Rabinowitz olarak doğdu. Babası Jacob, hem Yidiş hem de İbranice okuyan bir hahamdı. Çarlık rejimi altında Yahudiler kamu hizmetinden ve birçok meslekten men edilmişti. Perakende bira satıcısı olan Jacob, 1895 yılında Rusya’dan kaçtı. Londra’ya, ardından New York’a gitti ve burada metal işçisi olarak çalışarak karısını ve beş çocuğunu yanına alacak kadar para kazandı. Matilda 25 Aralık 1900 yılında ailesiyle birlikte zorlu bir geçişin ardından New York’a babasının yanına göç etti. Göç sürecinde adı “Matilda Gertrude Robbins” olarak değişti.

İngilizce öğrendi ve 14 yaşında bir gömlek fabrikasında bitmiş giysilerin ipliklerini keserek iş gücüne katıldı. Haftada 2,50 dolara günde 10 saat çalıştı. Ailesi bir yıl sonra Connecticut’a taşındığında, bir tuhafiye (şapka) mağazasında çırak oldu. 16 yaşına geldiğinde, gömlek ve korse fabrikalarından, bakkaldan, büyük mağazalara kadar her işte çalıştı. Bir ara hemşirelik ve çocuk bakımı da yaptı.

Matilda sosyalizmle, bir korse fabrikasında çalışırken ilgilenmeye başladı. Fabrika işini monoton ve insanlıktan çıkarıcı buldu ve daha iyi çalışma koşullarına kavuşmak amacıyla sendikalaşmaya yöneldi. Ancak fabrikadaki diğer genç kadınlar arasında, onları işlerinin sıkıcılığından kurtaracak olanın evlilik olduğunu düşünenler vardı ve bu nedenle fazla destek bulamadı. Yardım için başvurduğu yerel Amerikan İşçi Federasyonu Şubesi de örgütlenme çabalarına aynı derecede ilgisiz kaldı.

Matilda ve erkek kardeşi David, Sosyalist Parti’ye katıldı. Connecticut’taki Bridgeport Sosyalist Partisi’nde, endüstriyel sendikacılıkla ilgilenen aktivistlerle tanıştı. Endüstriyel sendikacılık, yalnızca vasıflı işçileri örgütleyen ve onları belirli zanaatlere ayıran geleneksel zanaat sendikalarının aksine, tüm bir endüstri için tek bir birliğin oluşturulmasını destekliyordu.

Dışlananları örgütleyen sendika

1905 yılında endüstriyel sendikacılık veya sloganlarının ilan ettiği gibi “Tek Büyük Sendika” hedefiyle kurulan bir örgüt olan Industrial Workers of the World’le (Dünya Sanayi İşçileri Sendikası)(IWW) tanıştı. IWW, daha çok geleneksel sendikaların dışladığı vasıfsız ya da yarı-vasıflı işçiler, göçmenler ve kadın işçiler arasında örgütleniyordu.
Matilda İlk olarak 1912 yılında Lawrence Grevi sırasında gönüllü olarak IWW’ye dâhil oldu. Bu grevdeki çalışması, IWW’nin onu işe almasına yol açtı. Daha sonra diğer örgütçülerin hapse atılmasından dolayı küçük bir tekstil şehri olan Little Falls, New York’a gönderildi. Genel merkez örgütlenme uzmanı olduğu Little Falls Textile Strike sırasında cesaretini kanıtladı. Burada, çoğunlukla göçmen işçilerden oluşan çeşitli grupların güvenini kazanmayı başardı, organizasyon komitesini yeniden inşa etti ve kadın grev hattında reform yaptı. 14 hafta boyunca grev ofisini yönetti, bir grev mutfağı düzenledi, hapisteki işçiler için adli yardım sağladı, diğer şehirlerdeki işçilerden destek topladı, grev gözcülerini örgütleyerek her gün nöbet tutulmasını sağladı ve para topladı. Matilda ve IWW organizatörü arkadaşı Elizabeth Gurley Flynn, sendikanın ilk kadın örgütçüleri arasında yer aldı.

1913 yılında East Liverpool, Ohio, McKeesport, Pennsylvania, Detroit ve Michigan’daki örgütlenme çalışmaları nedeniyle tutuklandı. Sonraki üç yıl boyunca Matilda, Detroit’ten Akron’a, Philadelphia’dan Güney Carolina’ya bir grevden diğerine gitti.

Anti-kapitalist olan IWW, “işveren sınıf ile işçi sınıfının ortak hiçbir yanının olmadığı” görüşünü benimsedi. Matilda ve diğer IWW örgütçüleri 1913 yılında Michigan’da daha fazla aktif hale geldiler. Çünkü işçi sorunları birkaç cephede yaşanıyordu: 10 bin demiryolu işçisi grev oylaması yapıyordu. Detroit itfaiyecileri zam almak için tahkime gitmişti. Sayıları 25 bin olan şehrin koşer (Yahudilere göre yenilmesinde sakınca bulunmayan gıdalar) fırıncıları, Detroit’teki Yahudi aileler, sekiz saatlik iş günü için grevdeydi.

Ford Grevinde tutuklandı

Detroit şehrindeki Ford, Studebaker, Packard ve diğer otomobil şirketlerinde yaklaşık 60 bin kişi çalışıyordu. Metal cilalayıcılar ve kalıpçılar gibi vasıflı işçiler, Amerikan İşçi Federasyonu’na bağlı zanaat sendikaları tarafından temsil ediliyordu, ancak birçok işçinin sendikası yoktu ve IWW tarafından örgütlenmeye hazırdılar.

Ford Motor Company‘de çoğu işçi, dokuz saatlik iş gününde 2,34 dolardan fazla kazanmıyordu. Doğu ve Güney’de IWW için örgütlenen ve işçilerle İngilizce, Rusça ve Lehçe konuşan Matilda, IWW Automobile Workers Industrial Union Local 16 aracılığıyla işçilere ulaşmak için Detroit’e gitti.

Matilda, öğle tatilinde Ford fabrikasının 3 bin çalışanına hitap ederek endüstriyel sendikacılık hakkında ateşli bir konuşma yaptı ve işçileri IWW’nin büyük endüstriyel bandına katılmaya teşvik etti. 28 Nisan 1913 yılında Highland Park polisi, Matilda’yı Ford fabrikasının yanındaki Manchester Caddesi’nde konuşma yaparken tutukladı. Matilda “Highland Park’ın dindar bölgesi” olarak adlandırdığı yerde işçilere ulaşmaya çalışmak için tutuklanmanın ödenmesi gereken küçük bir bedel olduğunu söyledi. Mahkemelerde hiçbir suçlama yapılmadı. “Fikir bizi Bay Ford’un kutsal mülkünden ve fabrika kapılarından uzak tutmaktı” diye yazdı. “Yani, bizi gece boyunca güvende tutmak için kilitlediler.”

O bir bekar anneydi

Matilda Highland Park’ta tutuklanmasından yedi hafta sonra Pittsburgh’daki IWW adına konuşma yapmak üzere şehirden ayrılmıştı. Studebaker otomobil işçilerinin grevi başlayınca onlara katılmak için Detroit’e döndü. 17 Haziran’da, Detroit’in batı yakasındaki West Jefferson Avenue ve Clark Street’in köşesinde yer alan fabrikada tahmini 3 bin 500 işçi iş bıraktı. İşçiler, farklı yerlerdeki Studebaker fabrikasına yürüdü. 20 Haziran’a kadar yüzlerce kişi, East Grand Boulevard’daki Packard Motor Car Co fabrikasında greve gitti. “Asla yeterli örgütçü olmadı ve kadın örgütçüler ise hala bir yenilikti” diye yazdı. Ford’da olduğu gibi, konuşmasını engellemek için polis gözaltına aldı. “Sabun kutularından çıkarıldık ve toplantıları bozacak kadar uzun süre hapsedildik” diye yazdı.

Studebaker, işçilerin iki haftalık maaş çekleriyle ilgili şikâyetlerini dikkate alarak, haftalık maaş çekleri taleplerini kabul etti. Sekiz saatlik iş günü daha sonraya kaldı. Matilda kısa bir süre sonra Detroit’ten ayrıldı ve bir daha geri dönmedi. Ocak 1914’te Ford, geçerli ücreti iki katına çıkaran ve binlerce işçinin iş için sıraya girmesine neden olan beş dolarlık günlük ödeme planını açıkladı. IWW, o yıllarda otomobil endüstrisinde bir yer edinemedi ancak Matilda ve diğer IWW örgütleyicilerinin sendikal birlik için yaptığı ajitasyonlar, sendikal harekete bir endüstride hem vasıflı hem de vasıfsız birlikte tek bir sendikada örgütlenebileceğini gösterdi.

Robbins, kadınların eş ve anne rollerinin ötesinde fırsatlara, ekonomik bağımsızlığa ve siyasi güce erişime ve evlilik olmaksızın cinsel ilişkilere girme hakkına sahip olması gerektiğine inanıyordu ve IWW’de ideallerini paylaşan bir topluluk buldu. Robbins’in işçi örgütleyicisi olan Benjamin J. Legere ile uzun süreli bir ilişkisi vardı. 1919 yılında doğan kızı Vita’nın birlikte ebeveynleriydiler. Bekâr bir anne olarak Robbins, hayatı boyunca işçi örgütleyicisi, editör ve sosyal hizmet uzmanı olarak çalışarak hem kızına baktı hem de ilerici siyasete bağlı kaldı.

1915 yılında bir IWW’de işini bırakmış olsa da, hayatının geri kalanında IWW’nin gazetesi Endüstriyel Worker için yazmaya devam etti. 1945-1947 yılları arasında Sosyalist Parti’nin Los Angeles ofisini yönetici sekreter olarak yönetti.

Matilda Robbins 1963 yılında Berkeley, California’da öldü.

2017 yılının Mayıs ayında Matilda Robbins, İşçi Partisi’nin Uluslararası Onur Listesi’ne “feminist, savaşçı, yazar ve örgütçü” olarak alındı.

Kaynak

Matilda Robbins | Jewish Women’s Archive https://jwa.org › biographies

Matilda Robbins – stringfixer.com https://stringfixer.com 

Matilda Rabinowitz | Jewish Historical Society of Michigan https://www.michjewishhistory.org

https://upstateearth.blogspot.com/2016/06/new-glimpses-of-little-falls-strike.html

Paylaş:

Benzer İçerikler

Almanya’da birinci dalga feminizmin önde gelen isimleri arasında yer alan Minna Cauer, kız çocuklarının eğitimini, kadınların istihdam ve oy haklarını savundu. Sayısız kadın derneğinin yönetiminde yer aldı… Kadın Hareketi Dergisi’ni çıkardı, burada eşit haklar konusunda yazılar yazdı. 60’lı yaşlarının sonunda bile konferanstan konferansa koşturuyordu.
Yaşarken takdir toplayan ama ölümünden sonra unutulan, sosyalist hareket içinde yer almış, döneminde kadın sorunları üzerine düşünerek, konuşmalar yapmış konferanslarda bildiriler sunmuş, işçi sınıfı feministlerinden biri de Ottilie Baader’dir. Klara Zetkin tarafından işçi kadınların sorunlarını ve kadın erkek eşitliğini çok iyi dile getirdiği için methedilen bir kadından bahsediyoruz.
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!