Tarihten Sesler Portreler

  • Luisa Capetillo: Pantolon giydiği için ceza almıştı
    Fitnat Durmuşoğlu
    Porto Rikolu sendika lideri, feminist, anarşist ve gazeteci. Tütün işçileri ile çalıştı, kadınların evlilik bağı olmaksızın kimi seveceklerini özgürce seçebileceklerini savundu. Kendi de öyle yaptı. Ülke tarihindeki en önemli grevleri örgütledi.  
  • Matbaa ve kitap işçisi kadınları örgütledi: Paula Thiede
    Fitnat Durmuşoğlu
    14 yaşında matbaalarda çalışmaya başladı. Kadın Rotatif Kitap ve Matbaa İşçileri Birliğini kurdu, uzun süre ona başkanlık etti.  Birliğin bu sektördeki karma sendikayla birleşmesinden sonra sendika başkanı oldu.  Kadın matbaa işçilerinin çalışma saatlerinin düşürülmesi ve ücretlerinin yükseltilmesi, ülke çapında asgari ücrete kavuşması için mücadele verdi ve kazandı. 
  • Agnes Nestor: Eldiven işçilerinin mücadeleci başkanı
    Fitnat Durmuşoğlu
    17 Yaşında işçi olarak çalışmaya başladı. Eldiven dikiyordu. Eldiven İşçileri Sendikasını kurdu, kadınları buraya üye yaptı. Amerikan Kadın Sendikalar Birliği’nin Chicago Şubesine başkan seçildi. Yaşamı boyunca kadınlara sekiz saatlik iş günü, hamileliğin korunması, ebeveyn izni için çaba sarf etti. Kadınlara özgü bir çalışma mevzuatının oluşturulması gerektiğini savundu. 
  • Beyaz adama kafa tutan siyah kadın: Rosina Budd Harvey Corrothers Tucker
    Fitnat Durmuşoğlu
    Rosina Tucker Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada'da siyahların ekonomik haklar için verdiği mücadelede ön saflarda yer aldı. Hamalların yeterli ücrete, düzgün çalışma koşullarına ve yeni haklara sahip olması için dernekler kurdu, kadın eşleri bu doğrultuda örgütledi. Irkçılık ve cinsiyetçiliğe karşı hep mücadele etti. 104 yaşında hâlâ eğitim vermek için ülkeyi dolaşıyordu.
  • Kadın işçi mücadelesine damga vuran kadın: Clara Lemlich
    Fitnat Durmuşoğlu
    Ukrayna göçmeni bir işçiydi. Amerika’da hazır giyim sektöründeki kadın işçilerin örgütlenmesi için mücadele verdi. Uluslararası Kadın Konfeksiyon İşçileri Sendikası’nın kurucuları, 20 binler grevinin örgütleyicileri arasındaydı. Kadın işçilerin çıkarları konusunda erkek sendikacılarla hep çatıştı. Kaldığı yaşlılar evinde bile hemşire örgütlenmesini sağladı. Ölene kadar mücadele edenlerdendi.
  • Feminizm ile emek siyasetini birleştiren kadın: Leonora O’Reilly
    Fitnat Durmuşoğlu
    İşçi lideri, sendika örgütçüsü ve kadınların oy hakkını savunan aktivist.  Yaşamını sadece hayatta kalmak için çalışan milyonların koşullarını iyileştirmeye adadı.  Feminizm ile emek siyaseti arasında bir denge kurmak için mücadele etti. 
  • Anarko-sendikalist bir feminist: Teresa Claramunt Creus
    Fitnat Durmuşoğlu
    Hayatını işçilerin taleplerine, kadınların haklarını savunmaya adayan tekstil işçisi, anarko-sendikalist ve feminist bir lider. Kadınların uğradığı çifte sömürüyü kırmak için özerk bir işçi grubu yaratan Teresa Claramunt  için anarşizm ve feminizm birbirinden ayrılmazdı. Cinsiyet temelinde hiçbir sınırlamayı kabul etmedi.
  • 15-16 Haziran’da kadınlar da vardı ama…
    Haber Merkezi
    15- 16 Haziran Türkiye işçi sınıfının sermayeye karşı yürüttüğü en görkemli kitlesel direnişlerinden biriydi. Kadınlar bu direnişe katıldılar ve fabrikalarda direndiler, yürüyüşlerde yer aldılar, işçi elbiseleriyle yürüyen tekel işçisi kadınlar hepimizin hafızasında yer edindi.
  • Bloor Ana…
    Fitnat Durmuşoğlu
    İşçi sınıfı için yaşayan bir efsane ve sosyalist bir liderden, “Bloor Ana” diye de bilinen işçi örgütçüsü; kadın hakları, siyah eşitliği ve barış savunucusu Ella Reeve Bloor’dan söz etmek istiyoruz sizlere…
  • Ayakkabı işçisi, feminist, anarşist bir eylemci: Virginia Bolten
    Fitnat Durmuşoğlu
    Defalarca tutuklandı, sınır dışı edildi ama hiçbir güç onu mücadeleden vazgeçiremedi. Arjantin’in ilk kadın işçi grevini örgütledi, dünyanın ilk anarko-feminist gazetesinde yine onun imzası vardı. İşte feminist, anarşist işçi bir kadın eylemcinin, Virginia Bolten’in hikâyesi...
  • Tuba Demirci Söyleşi 2: Dünyanın kadın emeği sayesinde döndüğünü anlatalım
    Necla Akgökçe
    “Kadınların emek örgütlenmelerinin sınırlılığı, var olan emek örgütlerindeki eril iktidar yapıları gelecekte de kadın emeğinin tüm boyutlarını ve tezahürlerini yansıtmanın önüne geçecektir. Lütfen günlük- anı defteri tutun, çalışma hayatına dair ne yaşıyorsanız bunların kaydı olsun ve tuttuğunuz kayıtları da saklayın, varsa kızlarınıza ve kadın yakınlarınıza verin.”
  • Tek sloganı özgürlük olan kadın: Lucy Parsons
    Fitnat Durmuşoğlu
    Onun mücadelesi ABD’deki ırkçı ve işçi düşmanı sistem için o kadar tehlikeli hale gelmişti ki Chicago polisi tarafından “bin isyancıdan daha tehlikeli” olarak tanımlanıyordu.
  • Tuba Demirci Söyleşi:1   Osmanlı İstanbul’unda kadın emeğinin farklı halleri
    Necla Akgökçe
    İstanbul Belediyesi Kültür A.Ş, 8 Mart’ta kadınlara yönelik iki ciltlik derleme kitap yayımladı: Osmanlı İstanbul'unda ve Cumhuriyet İstanbul’unda Kadın. Osmanlı İstanbul’unda Kadın kitabında, kapsamlı ve derli toplu bir kadın emeği bölümü var. Bu bölümün yazarı Tuba Demirci ile konuştuk. Söyleşimizi iki bölüm halinde yayınlıyoruz. 
  • Özlemi sömürüsüz bir hayattı: Zehra Kosova
    Fitnat Durmuşoğlu
    "Hayatım boyunca bir gün denizin durulacağını, fırtınanın dineceğini, benim gibi milyonlarca insanın sakin ve rahat bir hayata ulaşacağını düşündüm. İnsanların ezilmeyeceği, sömürülmeyeceği bir dünyanın özlemi ile yaşadım." 
  • Basmahane’de bir kaynakçı ustası: Reyhan Hanım
    Necla Akgökçe
    Reyhan Ozam, 1946 yılında Bakırköy Bez Fabrikası’nın dökümhanesinde kaynakçı ustası olarak çalışan tek kadındı.  Neriman Hikmet, erkekle tanımlı bu mesleği icra eden kadın işçinin yaşamını merak ederek haberleştirdi. Aradan geçen 75 yılda haber, kullanılan üslup, seçilen kelimeler artık bir tarihi belgeydi.
  • Paskalya Ayaklanmasını da Bobby Sands direnişini de gördü
    Fitnat Durmuşoğlu
    “Şimdi tekrar ayaklanıyoruz ve eğer yenilirsek, yeniden ayaklanacağız.” Bu sözler İrlanda kurtuluş mücadelesinin ön saflarında yer alan işçilikten İRA Genel Sekterliğine gelen Nora Connolly O’Brien’e ait. Nora yaşamının sonuna kadar sokaklardan ayağını çekmedi.
  • 8 Saatlik işgünü yasasını kabul ettiren kadınlardandı: Mary Kenney O’Sullivan
    Fitnat Durmuşoğlu
    Küçük yaşlarda kitap ciltleme işi yapmaya başladı. Matbaa işçiliğinin tüm ayrıntılarını öğrendi ama ücreti hiçbir zaman erkeklerle eşitlenmedi. Cinsiyet ayrımcılığına karşı verdiği mücadele onu Kadın İşçi Sendikaları Birliği’ne yönlendirdi.  Hayatı işyerinde cinsiyet eşitsizliği ile mücadele etmek için kadınları sendikalarda örgütlemekle geçti.
  • Amerika’nın en tehlikeli kadını: Mary Harris Jones
    Fitnat Durmuşoğlu
    1 Mayıs, Amerikan sendikacılık hareketinin öncülerinden Mary Harris Jones’ın de doğum günüydü. İrlandalı bir göçmen işçi olan Mary’nin hayatı, maden işçilerinin talep ve sorunlarına çare üretmekle geçti. Erkek egemen sendikal yapılar içinde tek kadındı.  
  • Bir Mayıs şiirinin şairi Yaşar Nezihe Bükülmez
    Fitnat Durmuşoğlu
    Grev ve işçi hareketlerini destekleyen 1 Mayıs için ilk Türkçe şiiri yazan Yaşar Nezihe’nin hayat hikâyesi ve sıra dışı kimliğiyle,  dönemin kadın şairleri arasında farklı bir yeri vardır. Şiirlerinde yoksul ve zorlu çocukluğu, aşkları ve evlilikleri gibi hayatından temaları konu aldığı gibi cinsiyetçiliğe ve toplumsal sorunlara da yer verir.
  • Rana Plaza’da canlarını yitirenleri anıyoruz
    Necla Akgökçe
    24 Nisan 2013 tarihinde Bangladeş’in başkenti Dakka yakınlarında içinde pek çok tekstil işyerinin bulunduğu Rana Plaza’da bir yangın çıktı. Yangın sonrası çöken bina çoğu kadın olmak üzere 1113 işçiye mezar oldu. Bu kapitalizm tarihinde en büyük işçi katliamlarından biriydi. Felaketin sekizinci yılında yaraların bir kısmı sarılırken, işçilerin çalışma koşullarında çok az değişiklik oldu
  • Elizabeth Gurley Flynn: Sendika yönetimlerinin ataerkil yapısını eleştirdi
    Fitnat Durmuşoğlu
    Annesi feminist, babası sosyalistti. Yıllarca işçi sınıfı içinde çalıştı. Tüm hayatını kadın işçilerin örgütlenmesine adadı. Eşit işe eşit ücret, kreş hakkı, doğum kontrolüne erişim hakkı için mücadele verdi.
  • Yaşamı devrim olan bir kadın: Flora Tristan
    Fitnat Durmuşoğlu
    “Baskı altında olan erkek, bir başkasını baskı altına alacaktır.  Bu da karısıdır. Kadın bir proleterin proleteridir.” Maddi bir ezilme durumuna bir sömürü biçimine vurgu yapan bu sözler, kadın işçi hareketinin öncülerinden Flora Tristan’a ait. Kadınların kendi devrimlerini yapmaları gerektiğini savunan Tristan’ın hayatı bu devrim için mücadele ile geçti.
  • 70 yıl sendikacılık yaptı
    Necla Akgökçe
    Pauline Newman, sendikacılık yaptığı süre boyunca erkek sendikacılara kadınları anlatmaya çalıştı. Amerikan Kadın Sendikalar Birliği’nin, genel eğitim sekreterliğine kadar yükseldi. Triangle yangınını da gördü. İkinci feminist dalgayı da…
  • Bizdeki kibritçi kız grevleri
    Necla Akgökçe
    Belki fosfor nedeniyle değil ama yüzyıllar sonra Petrol-İş üyesi kadın kibrit işçileri, İstinye ve Orhangazi’de greve çıktılar. Grevler 91 gün sürdü, kazanımla sonuçlandı. Erkekler grev başarıları nedeniyle sendika yönetimlerine gelirken, kadınlar unutuldu, gitti. Bu da bir başka kibritçi kız hikayesi işte…
  • Yolunu belirledi ve hep mücadele etti: Louise Otto Peters
    Necla Akgökçe
    Louise Otto Peters, 19. Yüzyılın ilk yarısında, kadın hakları için mücadele eden kadınlardandı. Alman Kadınlar Derneğini kurucularındandı. Kadın işçilerin hakları için yazılar, şiirler yazdı, gazete ve dergiler çıkardı. Almanya’da hareketin fitilini ateşleyenlerdendi.
  • Hareketin gerçek savaşçılarından: Pauline Staegemann
    Necla Akgökçe
    1873 yılında hizmetçi ve fabrika işçisi kadınların sorunlarını çözmek amacıyla Berlin Kadın İşçi ve Kız Çocukları Derneğini kuran Pauline Staegemann’ın kendisi de hizmetçilik yapıyordu.  Uzun süre unutulan Pauline’nin torunu Jutta Limbach’ın yazdığı kitapla birlikte tekrar hatırlandı. 
  • 150 yaşında bir devrimci: ROSA LÜKSEMBURG
    Haber Merkezi
    5 Mart 1871 yılında doğan Rosa’nın bu yıl 150. doğum günü kutluyoruz. O iyi bir devrimci, nadir bulunan bir kuramcı, iyi bir eğitmen ve gazeteciydi. Yaşamı mücadele ile geçti ve mücadele ederken öldürüldü.
  • “Bizim Hikâyemiz”
    Sevim Işık Bäro
    Ocak 2020’de başlayan “Bizim Hikâyemiz” projesi kapsamında Mart 2020’den beri, Diyarbakır, Antep, İstanbul, Ankara, İzmir’de sözlü tarih çalışması yapılıyor. Feminist akademisyenlerin yürüttüğü çalışmada sözlü tarihin yanı sıra, video röportajlar, günlükler, kadınların çektiği fotoğraflar ve kendi çizdikleri bilişsel haritalar da yayımlanıyor.
  • Avusturya’da ilk kadın grevini örgütledi: Amalie Seidel
    Necla Akgökçe
    Boyun eğmeyenlerdendi. Takiplere, hapislere, tutuklanmalara rağmen, faşizme karşı  mücadele verdi. Ömrü boyunca kadın hakları, kadın-erkek eşitliği, kadın işçi sağlığı için fabrikadan, parlamentoya her alanda çaba sarf etti. 
  • Bir kadın işçinin hayatı: Adelheid Pop
    Haber Merkezi
    Adelheid Pop, 10 yaşından itibaren işçi olarak çalışmaya başladı, çok genç yaşta sosyalist oldu. Kısa sürede hareket içinde kendini gösterdi. Kadın işçilerin sorunlarıyla uğraştı parlamentoya girdi, eşit işe eşit ücret ve kürtaj reformu yasasının çıkarılması için mücadele etti. 
  • Konuştukça devleşen bir kadın: Neriman Hikmet
    Nuran Gülenç
    Neriman Hikmet, Cumhuriyet döneminin ilk kadın şair, edebiyatçı ve gazetecilerindendi. Ölünceye kadar yakın dostu olan Suat Derviş ile birlikte sosyalist mücadelenin içinde yer aldı. Sendikacılık da yapan Hikmet, Devrimci Kadınlar Birliği’nin kurucu üyelerindendi.
  • Mücadeleci bir sendikacı: Emma İhrer
    Necla Akgökçe
    Sendikal hareket içinde ön çıkmış kadın sayısı çok azdır.  Alman sendika yöneticisi ve sosyalist Emma Ihrer bu kadınlardan biri. Kadınların daha iyi koşullarda çalışması ve meslek sahibi olması için önce kadın birlikleri kurdular. Örgütleri kapatıldı ve yargılandılar. Alman Sendikalar Birliğinin yönetimine giren, sendikalarda ilk kadın komisyonu başkanı olan yine oydu.  
  • “Vasıfsız işçilikten” merkez yönetimine: Getrud Hanna
    Haber Merkezi
    "Kadın işçilerin avukatı” diyordu yol arkadaşları ona. Avukat değildi, çok çalışkan, zeki, olgulara önem veren ve işçilikten gelen Almanya’da sosyalist hareketin yükseldiği dönemde bu hareket içinde öne çıkan kadınlardan biriydi. Alman Sendikalar Birliği’nin merkez yönetimine kadar geldi.
  • Esasında Berec’te kadınlar direnmişti
    Necla Akgökçe
    7 Aralık 1964'de başlayan Berec Grevi,  erkekler tarafından yönetilen kadın ağırlıklı bir grevdi. Kadınlar gündüz grev gözcülüğü yaptılar, dövüldüler, yaralandılar, cinsel tacize uğradılar. Ama vazgeçmediler. 41 gün süren grev kazanımla sonuçlandı. 
  • Anna LoPizzo: Ekmek Gül Grevi’nin gizli kahramanı
    Derleyen: Serap Güre, Necla Akgökçe
    İtalyan göçmen işçi Anna sonradan üzerine kahramanlık şiirleri yazılan Lawrence grevinde polis kurşunu ile hayatını kaybetti.  Pek çok hemcinsi gibi uzun süre kimse onu anmadı.  Mezarı 88 sene sonra bulundu.  Nasıl yaşadı,  mücadele etti? Hala çok az bilgi var onunla ilgili elimizde.
  • Ekmek ve Gül Grevi;
    Ya da Lawrence’nin direngen kadın işçileri

    Çeviri: Kadın İşçi Haber Merkezi
    19-20. Yüzyıllarda sendikalar sanayi işçilerini örgütledikleri için ve çoğunun niteliksiz işgücü olarak değerlendirdiği kadın işgücünü örgütlemek gibi bir dertleri olmadığı için grev ve direnişler yumruğu havada tulumlu erkeklerle özdeşleştirilir. Oysa kadınlar grevlerde çoğu kez en öndedir. Lawrence Tekstil işçilerinin Grevi işte böyle bir grevdir. 

Pin It on Pinterest