Tokat şehir merkezi 16 Kasım Pazar günü büyük ve coşkulu bir mitinge tanıklık etti. Ödenmeyen ücretlerini alabilmek için eyleme geçmelerinin ardından 8 Ekim’de işten çıkarılan ve direnişe geçen binin üzerinde Şık Makas işçisi adına kürsüden Fadime Çiftçier mitinge katılanlara hitap ederken bu dönemde BİRTEK-SEN temsilcisi ve sözcü olarak öne çıkan Buse Kara hafta içinde kendisine verilen ev hapsi yüzünden mitinge katılamadı. Buse’nin gönderdiği sesli mesaj kürsüden paylaşıldı. Annesi onun sesini, sözünü alana taşıdı

Tokat’ta Şık Makas fabrikasında 8 Ekim’de yaşanan son işten çıkarmaların ardından gelişen direniş sürecinde 16 Kasım pazar günü, her noktasına direnişteki kadın işçilerin damga vurduğu büyük bir miting gerçekleşti. Mitingi ve süren mücadeleyi BİRTEK-SEN Malatya il temsilcisi olan Halime Sancak ve sendika avukatı Esmer Özer ile konuştuk.
BİRTEK-SEN avukatı Esmer Özer Pazar günkü mitingi “muhtemelen Tokat tarihinin gördüğü en etkin mitinglerden biri” olarak nitelendirdi. Bir buçuk-iki saat sürdüğünü aktardığı miting için kapı kapı dolaşarak, işçilerin evlerine tek tek giderek çalışma yapıldığını, sokaklarda pazarlarda mitinge çağrı yapıldığını anlattı.
“Gelen tepkiler de olumlu oldu çünkü Tokat’ta neredeyse her ailede bir Şık Makas mağduru var” diye aktardı.
“Türkiye genelinde iki yılda 200 bine yakın tekstil işçisi işten çıkarıldı”
Yine Özer’in aktarımıyla Şık Makas fabrikasında 1,5 yıl içerisinde çalışan işçi sayısı 3000 küsurlardan bugün 600’e inmiş durumda. Son olarak 6 Ekim günü işçilerin ücretlerin ödenmemesine karşı aldığı tavrın ardından 8 Ekim günü binin üzerinde işçi işten çıkarılmıştı.
Özer bu durumun Tokat’a ve bu fabrikaya özgü bir durum olmadığını, buradaki mücadelenin de sadece Tokat’ı ilgilendirmediğini rakamlarla anlattı. Türkiye genelinde son bir yıl içerisinde 100 bine yakın, son iki yıl içerisinde ise 200 bine yakın tekstil işçisinin işten çıkarılmış olduğunu, bunların büyük çoğunluğunun tazminatsız olarak işten çıkarıldığını, uzun süren davalarda tazminatlarını, haklarını almaya çalıştıklarının bilgisini paylaştı ve, “Sektörde bir konkordato ve iflas ilan etme furyası var. Bu süren ve artacak da olan bir sermaye eğilimi. Bu yüzden Tokat’taki bu mücadele bütün Türkiye’yi ilgilendiriyor” dedi.
“Bizim patrona gücümüz yetmez’ demenin neresi sendikacılıktır?”
Mitingde Şık Makas’ta işten çıkarılan işçiler adına Fadime Çiftçier konuştu. Çiftçier konuşmasında önce Şık Makas patronu Haluk Kolunsağ’a seslendi. “Yıllardır işçiler bu fabrika üretsin diye sağlığından oldu. Buradan soruyoruz Kolunsağ’a. Eve ekmek götürememenin ne demek olduğunu biliyor musunuz? Bir gün bile çocuğuna okul eşyası alamadığı için boynu eğilmiş midir?” diye sordu. Daha sonra da fabrikadaki yetkili sendika olan Öz İplik-İş’e seslendi: “İşçilere iftira atan sarı sendikaya soruyoruz. Sizin hayatınızda kaç tane onurlu direnişiniz oldu? İşçiye ‘Bizim patrona gücümüz yetmez’ demenin neresi sendikacılıktır? İşçilerden aidat keserken bizi asgari ücrete mahkum bıraktınız. Asgari ücreti bile alamadığımız için eyleme kalktığımızda bizi zorla içeriye sokmaya çalıştığınız yetmedi. İftira attınız. Direnişi bölmeye çalıştınız. Bir kadın işçiyi darp ettiniz. Diğer işçilere saldırdınız. Bu mudur sendikacılık?” diye sordu.

Buse Kara: “Yılmıyoruz, caymıyoruz, korkmuyoruz”
Çiftçier konuşmasını yaptığı esnada onun hemen yanında, bu hafta bir sosyal medya paylaşımından dolayı ifadesi alınan ve ev hapsi verilen, bu sebeple mitinge katılamayan işçi temsilcisi Buse Kara’nın annesi yer aldı. Elinde “Susturmaya çalıştığınız kızım için buradayım” yazılı döviz taşıyordu. Buse ise mitinge sesli mesajını göndermişti. Mesajında şunları söylüyordu: “Şu an orada olamasam da hep sizinleyim ve haklarımızı alana kadar da sizinle olacağım. Bana verilen cezanın bir yıldırma ve caydırma cezası olduğuna birçoğumuz aşinayız. Ama yılmıyoruz, caymıyoruz, korkmuyoruz. Değil mi? (…) Duracak mıyız? Hayır. Kuruşumuz dahi kalmaksızın, Kod 22 kalkmadan, işe dönecekler dönmeden bu direniş orada devam edecek. Ve ben de size katılacağım günü sabırsızlıkla bekliyorum.”
“Kadın işçilerin mücadele ruhu çok yüksek”
Tokat’ta yaşanan süreci mitingin birkaç gün öncesinde BİRTEK-SEN sendikasından Halime Sancak ile konuşmuştuk. Sancak sendikanın Malatya il temsilcisi ancak bölgedeki birçok ildeki çalışmalara destek oluyor. Geçtiğimiz haftalarda Tokat’taki çalışmalara destek vermek üzere buraya gelmiş ve beş gün boyunca direnişe katılmış, kadın işçilere eşlik etmiş, geceleri onların evlerinde kalmış. Buradaki direniş alanına kadın işçilerin katılımının ve mücadele ruhlarının da çok yüksek olduğunu aktardı. Şık Makas’taki kadın işçilerle ilgili, “İlk kez böyle bir şeyle karşılaşmışlar. Bize ‘Bunlar sendikaysa siz nesiniz? Biz sizinle sendikayı öğrendik’ diyorlar” dedi.
Şık Makas işçileri bir önceki pazar günü de Tokat merkezde bir yürüyüş düzenlemiş, Cumhuriyet Meydanı’na yürüyerek basın açıklaması yapmışlar. Bu eylemde Tokat halkının desteği kendini göstermiş. Bu yürüyüş öncesinde de sokakta broşürler dağıtılmış. Sancak “En çok hoşuma giden kadın esnafların haberinin olması ve duyarlılık göstermeleriydi. Aynı şey otobüslerde de geçerliydi. Bende en çok iz bırakan o oldu” diye anlatıyor. Direniş alanındaki örgütlenme için de sendikanın en az zorluk yaşadığı yerin Tokat olduğunu aktarıyor. Burada özellikle kadınların direnişi yüksek oranda sahiplendiğini, direniş alanına sandalye, yemek taşıdıklarını, “Burası kalemiz, kalemizi boş bırakmayız” dediklerini aktarıyor.
“Ev hapsinin sebebi pazar günkü miting”
Sancak ile Buse Kara’nın ifadeye çağrılması ve ev hapsi yaptırımıyla karşılaşması üzerine de konuştuk. Kara’nın ifadeye çağrılmasına yol açan sosyal medya paylaşımının kendisinin yazarak yaptığı özel bir paylaşım değil, bir gönderiyi yeniden paylaşma olduğunu aktardı. Bu paylaşımda ulusal bayram sebebiyle Atatürk, Türk bayrağı ve Recep Tayyip Erdoğan posterlerinin eşit büyüklüklerde, yan yana asılmış olması eleştiriliyormuş. Buradan kalkarak Buse Kara’nın Cumhurbaşkanına hakaretten, hatta tehditten ifadesinin alınmasının, savcının tutuklama talep etmesinin ne kadar temelsiz olduğunu vurguladı Sancak. Sosyal medya paylaşımının bir bahaneden ibaret olduğunu, esas yapılanın Şık Makas işçilerin verdikleri mücadeleye yönelik bir gözdağı olduğunu hatta Buse’ye verilen ev hapsinin sebebinin özellikle bu Pazar günkü miting olduğunu düşünüyordu. Buse ifadeye çağrılmasının hemen öncesinde de bir olayla karşılaşmış. Fabrika önündeki direnişteki işçilerle halen içeride olan işçilerden Öz-İplik-İş sendikası temsilcisi olan bir kişi arasında bir tartışma yaşanmış. Tartışma ve atışmalar olduğu sırada bu temsilci iki grubu ayıran tellere bir yumruk atmış ve darbe Buse’ye de gelmiş. Bu olayla ilgili şikayetçi olmuşlar.

Direniş sayesinde maaş alacaklarının yarısı alınmış
Sancak’ın aktardığına göre işçilerin içeride olan 3 aylık maaş alacaklarıyla ilgili mücadele sonrasında bir kazanım elde edilmiş. Kendi ifadesiyle “markaların baskısıyla” bunun 1,5 ayını almayı başarmışlar. Sancak eylemin ilk haftasında hemen tüm işçilerin fabrikaya geri dönmeyi istediğini, hedeflediğini ama sonrasında işverenin ve fabrikada örgütlü sendikanın olumsuz tutumlarına tepkiden dolayı tazminatlarını alıp burasıyla bağlantılarını koparma eğiliminin güç kazandığını aktarıyor. Ancak fabrikada işe dönen/çalışan işçilerden bir tane bile üyeleri kalsa onu yalnız bırakmayacaklarını ve arkasında duracaklarını vurguluyor.
Sancak ayrıca BİRTEK-SEN olarak sendikal örgütlenmede kadınların gücünü çok önemsediklerinin altını kalın bir şekilde çiziyor. Bunun için kadın işçilerin sosyal, siyasal gelişiminin çok önemli olduğunu düşünüyorlar. Bu sebeple sendikalarda kadının yerinin daha ilerilere taşınması gerektiğini ifade ediyor Sancak. “Kadının örgütlü gücünü çok önemsiyoruz” diyor.
Fotoğraflar: BİRTEK-SEN X hesabı, Sefa Ata










