Ücret

  • Kamu Toplu İş Sözleşmeleri süreci başladı: KESK’li kadınlar ‘Hayatımızı ve haklarımızı kimseye bırakmayız” diyor
    İpek Deniz
    Kamu toplu iş sözleşmeleri süreci dün başladı. Süreç her zamanki gibi kadınlar olmadan yürütülüyor. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması kararını destekleyen Memur- Sen’in TİS masasında kendilerini temsil edemeyeceğini söyleyen kamu emekçisi kadınlar, güvenceli iş, insan haysiyetine yarışır bir ücret, kamu kreşleri ve cinsiyetçilikten arındırılmış işyerleri, istiyorlar.
  • Asgari Geçimler Asgari Yaşamlar
    Saniye Evren
    Pek çok sektörde tek tek işçilerin, işçi ailelerinin asgari ücretle borç boyunduruğu altında çalıştığını biliyoruz. Tekstilden, hizmet sektörüne, market mağaza işçilerinden, ev eksenli çalışanlara kadar. Bu listeyi uzatabiliriz. Bu yazıda asgari ücret gerçeğinden yola çıkarak kadın işçilerin açlık sınırında nasıl geçindiklerini ve bunun için hangi stratejileri geliştirdiklerini görünür kılmak istiyoruz.
  • Emek piyasasında çoklu ayrımcılık
    Emel Memiş - Şemsa Özar
    Çoklu ayrımcılık, son dönemde sıklıkla duyduğumuz “kesişimsellik” olarak da kullanılan bir kavram. Çoklu ayrımcılığı toplumda yerleşmiş kuralların, normların, inançların, değerlerin çalışma yaşamında çok katmanlı eşitsizliklere yol açması olarak tanımlayabiliriz.
  • Diyarbakır’daki fabrikalarda kadın işçiler bin liraya çalışıyor!
    Gülbahar Altaş
    Diyarbakır’daki fabrikalarda çalışan çok sayıda kadın, günde 10-12 saat çalışıp, karşılığında bin-bin 500 lira ücret alıyor. 750-800 liraya çalışanlar bile var. Yaşları 15 ile 40 arasında değişiyor. Çoğunun sigortası yok. Kadınlar, “Ne yapalım, mecburuz. Artık şikâyet etmeyi bıraktık” diyor.
  • Sigortasız çalışan mevsimlik tarım işçilerine 5 TL yemek parası!
    Gülay Fırat
    Afyonkarahisar’ın Dinar ilçesinde mevsimlik tarım işçisi kadınlar, şu günlerde bağda bahçede harıl harıl çalışıyorlar. Yazın gelmesiyle başlayan iş temposunun ekim ayına dek devam edeceğini söylüyorlar. Güneşin altında günde 10 saat sigortasız çalışıp 85 lira ücret alan kadın işçilere, yemek parası olarak da yalnızca 5 lira ödeniyor
  • ‘Bir makinede dip dibe altı kişi çalıştık’
    Selma Korkmaz
    Ayşe, Leyla, Feride Petro-Kimya alanında üretim yapan bir fabrikada çalışıyorlar. Pandemi sürecinde ücretsiz izin, kısa çalışma ödeneği nedeniyle düşen ücretler, üretimde mesafe kurallarının hiçe sayılması, zamlar ortak sorunları… Artan eviçi emek yükü hepsinin ortak isyanı…
  • Peki, genç kadınlar da mutlu mu?
    Zuhal Esra Bilir
    Neoliberal ve cinsiyetçi ekonomik politikalar; genç kadınları ucuz ve güvencesiz emek haline getirdiği için sermaye ile patriarkanın işbirliği bakımından oldukça işlevsel. Genç kadınların gerçekten mutlu olabilmesinin yolu ise özgürlük, eşitlik, güvenlik ve saygınlık koşulları altında verimli çalıştıkları, yeterli ücret ve sosyal korunmanın sağlandığı işlerde istihdam ediliyor olmalarından geçiyor
  • Cinsiyetçi iş ayrımcılığı
    Emel Memiş - Şemsa Özar
    Ekonomi Bizim(de) Meselemiz köşesindeki yazıları zaman zaman öğrencilerimiz, meslektaşlarımız ve feminist yol arkadaşlarımızla birlikte kotaracağız. Bu haftaki konuğumuz Büşra Öztekin
  • Her türlü ayrımcılık deşifre edilmeli
    Zuhal Esra Bilir
    Prof. Dr. Özar, çalışma hayatındaki toplumsal cinsiyet temelli ayrımcılığın, çalışma dışı alanlardaki güç ilişkilerinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirtti. Ayrımcılık ve eşitsizliğin önüne geçmek için her türlü ayrımcılık biçiminin deşifre edilmesi gerektiğini vurgulayan Özar, “Kapitalist, homofobik, transfobik, göçmen karşıtlığı gibi ayrımcılık pratiklerinin cinsiyetçi ayrımcılıkla iç içeliğini de görmek gerek” dedi
  • Biz kamunun üvey evladı mıyız?
    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi emekçileri, geçen bayramda kullandıkları “idari izin” nedeniyle yapılan ücret kesintisini günlerdir protesto ediyor. SES İzmir Şube yöneticisi Hülya Baran Ulaşoğlu, “Biz kamunun üvey evladı mıyız? Böyle sürerse kavga büyür” diyor.
  • Cinsiyetçi ücret ayrımcılığı
    Emel Memiş - Şemsa Özar
    Ekonomi Bizim(de) Meselemiz köşesindeki yazıları zaman zaman öğrencilerimiz, meslektaşlarımız ve feminist yol arkadaşlarımızla birlikte kotaracağız. Bu hafta kadınların emek piyasalarında en sık karşılaştığı sorunlarından birini, ücret ayrımcılığını ele alacağız. Konuğumuz Ayşe Bayram
  • Krizin yükünü hafifletirken sınırları zorlayan kadınlar
    Bahar Gök
    Arzu ve Çiçek, yaşamları boyunca her işte sigortasız, güvencesiz çalışmışlar. Şimdilerde evin gündelik yeme içme ihtiyacını karşılamak için imece usulü salça, konserve,  tarhana, mantı reçel üretirken, kalanları da komşulara eşe dosta satıyorlar. Kazandıkları para yine evin ihtiyaçlarına gidiyor.
  • Pandemi krizi ve kadın işsizliği
    Saniye Evren
    8 Mart ardından yapılan durum değerlendirmelerinde “kadın işsizliği”nin en önemli sorunlarımızdan biri olduğunu gördük. Kadınların kriz hallerinde,  işsiz kalması ve eve gönderilmesi maalesef alışık olduğumuz bir tutum. Bu sefer işsizliği yaratan ise pandemi kriziydi.
  • Eşit Ücret Günü: Kadın gelirlerindeki büyük açık
    Çeviri: Necla Akgökçe
    Almanya’da bu yıl geçen yıllara göre kadın erkek ücretleri arasındaki fark yüzde bir puan geriledi. Eşit Ücret Günü için açıklama yapan sendikalar ve kadın örgütleri bunun Pandemi koşullarında erkek ücretlerinin düşmesi ilgili olduğu tespitini yaptıktan sonra Ücret Şeffaflığı Yasası’nda değişiklikler yapılmasını istediler.
  • Ezilmenin elli tonu
    Bilge Seçkin Çetinkaya
    “Korkudan ağlayan ama “konuşur musun?” dersen, susan kadınlar. Zira konuşmanın cezası belli. Hele örgütlenmenin.  Servetin altında onların emeği var doğrudur. Ellerine sağlık kadınların. E bölüşelim o serveti o zaman…” Dardanel reklamı ne anlama geliyor. Bilge’ye kulak veriyoruz.
  • Kasım 2020 TÜİK verilerinde kadın işgücü
    Çağla Ünlütürk Ulutaş
    Ekim 2020 hane halkı işgücü anketlerinin kadın işgücü verilerini “TÜİK verileri kadın işgücü hakkında ne söylemiyor?“ başlıklı yazıda yorumlamıştık. Peki Kasım 2020 Anketleri kadın işgücüne dair ne anlatıyor ona bakalım.
  • TÜİK verileri kadın işgücü hakkında ne söylemiyor?
    Çağla Ünlütürk Ulutaş
    Pandemide kadın işgücüne katılım ve kadın istihdamı oranı çok düştü. Ama TUİK istatistiklerine baktığımızda yıllardır iş aramasına rağmen iş aramayı bir aydır bırakan kadın da işsiz değildir, iş ararken aile işletmesine yardım için çalışan genç kadın da. Şu dönemde ücretsiz izne gönderilen veya kısa çalışma ödeneği alanlar ise istihdamda görünüyorlar. 
  • IndustriALL Avrupa ve ETUC’tan imalatta ücret uçurumu: Kadınlar için daha adil bir ücret
    Haber Merkezi
    45 Yıldır yürürlükte olan AB Ücret Yasasına rağmen, erkeklerin yaptığı işlerle aynı beceri, eğitim ve fiziksel çaba gerektiren işleri yapan kadınlara, hâlâ daha az ücret ödeniyor.
  • Kadın işçilerden asgari ücret komisyonu’na mesaj var: İnsanca yaşayabilmek istiyoruz
    Haber Merkezi
    “Aldığımız tüm para kiraya, faturalara gidiyor. Geriye bir şey kalmıyor. Çocuklarımın ihtiyaçlarını karşılayamıyorum. Birine bir şey alıyorsun, diğeri ‘Bana niye yok?’ diyor. Eşim de çalışmıyor. Tek benim aldığım asgari ücretle hangi birine yetişeyim? Bizi de düşünsünler artık”
  • Bir kırık iğnem dahi yok
    Nuran Gülenç
    Pandemi kadın işçilerin hayatlarını iyice yaşanamaz hale getirdi. 35 yaşında otomotiv sanayinde sendikasız bir işyerinde çalışan Neşe bu kadınlardan biri. Ücretsiz izne çıkarıldı, kocası işten atıldı. Üç çocuğu ile zor günler yaşadı, yaşıyor. Eşin dostun dayanışması ile ayakta kaldılar. Vergilerim nereye gidiyor? diyor.
  • “Ücret eşitsizliği bir insan hakkı ihlalidir”
    Yelda Yücel
    Kadınlar her durumda erkeklerden daha düşük ücret alıyor. Ücret eşitsizliğinin emek piyasalarındaki eşitsizliklerin en somutlaşmış hali olduğuna ve bunu tespit edecek araçların bulunduğuna vurgu yapan, Doç. Dr. Emel Memiş,  “eşit ücret mücadelesi sendikalara önemli sorumluluklar yüklüyor, toplu sözleşmeler aracılığıyla ücret farkı ve ayrımcılık üzerine gündem oluşturabilirler.”

Pin It on Pinterest