Ücret

Erdoğan tüm iş kanunlarını tek bir çatı altında toplayacaklarını duyurdu. Çalışma Bakanlığı Stratejik Planı’nda “esnek çalışma düzenlemelerinin etkinleştirilmesi”ne yer verdi. Milyonlarca işçi-emekçinin hayatını etkileyen bu düzenlemelere dair ayrıntılar belirsizliğini korurken sendikacı kadınlar, güvencesizlik tehlikesine dikkat çekti.
İşçi ve emekli kadınlar, son zamlarla adeta ekonomik pranga içine sıkıştırıldı. Düşük ücretli sektörlerde çalışan ve cüzi bir emekli aylığı bağlanan kadınlar, bu “zam”larla açlığa ve ölüme mahkûm edildiklerini, belirtiyorlar. Konunun önemine binaen sendikacı ve işçi kadınlarla konuştuk.
Kreş kadınlar açısından hâlâ en önemli sorun olmaya devam ediyor. Ücretli çalışan kadınların bir kısmı çocuk bakımı için bir kısmı da kreş ücretlerinin yüksekliğinden dolayı işi bırakmak zorunda kalıyor. İşçi Emekçi Kadın Komisyonları bu konuda bir kampanya başlattı. Onlara kulak veriyoruz.
Mersin Serbest Bölgesi’nde çalışan Menekşe, çocukluğundan beri çalışmasına rağmen 49 yaşında ilk kez sigortalı olabilmiş. “Gündüz iş, akşam iş. Sadece yaşamak, nefes almak için çalışıyorum” diyor.
Mersin Serbest Bölge’de tekstil işçisi olarak çalışan Nazlı erkek işçilerin sokak ağzı ile konuşmasından rahatsız olduğunu dile getirdikten sonra, kadınların giyimleriyle ilgili laf etmelerine vurgu yaparak, “Diyelim, bir kadın hafif önü açık bir şey giydi. Çatal ucu gözüküyor. Arkasından neler neler derler.” diyor. Tüm bunların adını ise birlikte koyuyoruz; cinsel taciz…
Deprem sonrası işyerlerinin daha fazla kar hırsı ile kadınları düşük ücrete ve fazla iş yüküne mahkûm ettiğini söyleyen depremzede kadınlar, birçok kadının mecburiyetten bu durumu kabul ettiğini anlatıyor.
Güzellik merkezleri genel olarak kadınların gittiği ve çalışanların da kadın olduğu işyerleri. Buralarda çok düşük ücretlerle, sigortasız, hiçbir işçi sağlığı ve güvenliği tedbiri olmadan, cinsel taciz, hakaret ve mobbinge açık bir biçimde çalışıyor kadınlar. Bir sendikaları da yok. Merkez çalışanı iki arkadaşımızla dertlerini, taleplerini konuştuk.
Vakıf üniversitesi akademisyenleri, “eşit işe eşit ücret” talebiyle mücadeleyi yükseltiyor. Bu mücadeleyi konuştuğumuz kadın akademisyenler, kurumlarındaki cinsiyetçi pratiklere de dikkat çekiyor: “Kadın akademisyenlere ‘yardımcı işler’ daha kolay buyuruluyor. Bu işler, bölüme kandil simidi ikram etme görevine kadar uzanıyor.”
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!