Ücret

  • Stantların önünde ürün, ardında katmerli sömürü var!
    Bahar Gök
    Tanıtım-pazarlama işlerinde yevmiyeli çalışan, stantlarda gün boyu gülümseyen kadınlar, katmerli bir sömürüyle karşı karşıya. Bedenleri metalaştırılıyor, birileri onların fotoğraflarını “beğenirse” işe alınıyorlar. Aldıkları ücret, dış görünüşlerine göre değişiyor. Sıklıkla cinsel tacize maruz kalıyorlar. Otellerde kadrolu işçilerin yapması gereken işleri yapıyor, güvencesiz çalışıyorlar.
  • Diyarbakır’da kafe çalışanı kadınlar: ‘Asgari ücret bile alamıyoruz’
    Perihan Kaya
    Diyarbakır’da kadınların çalışabileceği alanlar çok sınırlı. Genç kadınların büyük bir bölümü yiyecek- içecek sektöründe, kafelerde, lokantalarda çalışıyor. Buraları ise kadına yönelik tacizin, mobbingin sıkça rastlandığı çok düşük ücretli yerler… Kafe çalışanı kadınlara uzattık mikrofonu…
  • TÜİK’e göre genç kadınlar mutlu!
    Gülfer Akkaya
    Ülkede çalışabilir durumdaki genç kadınların yüzde 50’si işsiz. Geliri yok. Sosyal devlet de olmayınca temel ihtiyaçlarını aile desteği ile çözmek zorundalar. Tatile gitmek, flört etmek, kendi hayatını kurmak genç kadınların önemli kısmı için rüya. İşte TÜİK, bu gerçekleri gizlemek için “Genç kadınlar mutlu” palavrası atıyor.
  • 2022 Politeknik araştırması: Kadın mühendisler “bağlantısızlık hakkı” istiyor
    Ebru Işıklı
    Kadın mühendis, mimar ve şehir plancıları, uzaktan çalışmanın yeni meselesi "buradayımcılık"tan ve “hazır ve nazırcılık”tan mustarip. Bu nedenle “bağlantısızlık hakkı”nı daha fazla dillendiriyorlar. İşsiz kalma ve temel ihtiyaçları karşılayamama konularında erkeklerden daha kaygılılar.
  • Yılların işçisiyim, hiç sendika görmedim
    Saniye Evren
    Uzun yıllar tekstil üretiminde, makine başında çalışmış Zekiye. Sonrasında mutfak bölümüne geçmiş. “Hiç sendikam olmadı, oysa şu hayatta en çok istediğim şeylerden biriydi” diyor. Asgari ücretin bir an önce artırılmasını, kadın işi-erkek işi ayrımının kalkmasını, iş güvenliğinin sağlanmasını istiyor.
  • EYT’li kadınların talepleri ortak: ‘Daha fazla çalışıyoruz erken emekli olmalıyız’
    Bahar Gök
    15 Mayıs Pazar günü İstanbul Maltepe’de buluşan Emeklilikte Yaşa Takılanlar Derneği üyeleri, emeklilik hakkı için yasal düzenlemelerin yapılmasını ve bir an önce hayata geçirilmesini istedi. Kadın emekliler ise evde ve işte çalıştıklarını çok daha fazla yorulduklarını belirterek, yıpranma payı ve erken emeklilik hakkımız, diyorlar…
  • ‘Cinsiyetimizi kullanıp zengin oldular’
    Sevgim Denizaltı
     “İşin cinsiyeti olmaz, ustası olur” sloganıyla hayata geçirilen, bakanlıklarca da desteklenen Kadın Ustalar projesinde, kadın işçilerin hakları gasp edildi. Proje kapsamında Hepsiexpress için çalışan kadınlar, “Kadın istihdamını artırıyoruz diye diye emeğimizi sömürdüler. Cinsiyetimizi kullanarak zengin oldular” diyor.
  • ‘Artık meyve-sebzeyi taneyle bile alamıyoruz’
    Yadigar Aygün
    Gıda fiyatlarındaki artış hız kesmiyor. Kadın işçiler, eskiden bir iki kilo aldıkları meyve-sebzeyi artık taneyle bile alamadıklarını söylüyor. Bir işçi “Ürünlerin fiyatı sadece cebimizi değil, canımızı da yakar hale geldi. Tek bir öğün, bazen bir iki atıştırmalık ile tüm günü geçiriyorum. Sağlıklı beslenemiyorum” diyor.
  • Toplum Yararına Çalışan Kadınlar: ‘Tuvaletin olmaması büyük bir risk’
    Ayla Önder
    Bir süredir, Toplum Yararına Çalışma (TYÇ) adı altında kadınlar bağ, bahçe işlerinde kısa süreli ve güvencesiz çalıştırılıyorlar. Nurcan da toplum yararına çalışan kadınlardan biri sigortasının olması bu çalışmanın özünü değiştirmiyor. Bütün gün ağaç, fidan ve çiçek dikiyorlar, ortak alanları düzenliyorlar. Bizler, düzenledikleri parkların, yeşil alanların tadını çıkartırken onlar geçici işçi olmanın sıkıntısıyla evlerine dönüyor..
  • Kadın Mühendis Olmak: ‘Mesleki yeterliliğimizden çok özel hayatımız sorgulanıyor’
    Ezgi Bulut
    İşçi mühendislerden bahsedilen bir dönemde beyaz yakalı olmak ayrıcalık olmaktan çıktı. Hele kadınsanız… “Kadın mühendis olmak, üniversite tercih döneminden iş görüşmesine ve iş yaşamına kadar kadın olarak var olma mücadelesi vermek ve bunu sürdürmeye çalışmak, anlamına geliyor” diye ifade ediyor Endüstri Mühendisi Özde Kaya.
  • İşte azizim kadın işçi neden eşit ücret istemesin, almazsa feryat etmesin
    Gülfer Akkaya
    “Tıpkı erkekler gibi “kadınların da geçim derdi olduğunu, geçinmek için çalışırken cinsiyet ayrımcılığına uğramadan, eşit şartlar talep ettiğimizi sendikalara, sermayeye, devlete ve hükumetlere yine yeni yeniden söylüyoruz.”
  • Kadınİşçi ücret eşitsizliğini konuştu: ‘Ücret eşitliği feminist politikanın ana taleplerinden biri olmalı’
    Necla Akgökçe
    Kadınİşçi’nin pandemi sürecinde ilk yüz yüze etkinliklerden biri olan Ücret Eşitsizliğini Konuşuyoruz, toplantısı, 10 Nisan Pazar günü Levent Zübeyde Hanım Kültür Merkezi’nde yapıldı. Kadınİşçi tarafından hazırlanan ücret eşitsizliği raporunun sunulduğu toplantıda, konuşmacılar salondakiler , eşdeğerde işe eşit ücret, ücret şeffaflığı, ücret değerlendirme sistemleri gibi konuları tartıştılar.
  • Kadınİşçi Ücret Deneyimleri Raporu 2022
    Kadınİşçi’nin Ücret Eşitsizliğini Konuşuyoruz, toplantısı öncesi Kadınİşçi tarafından hazırlanan ücret eşitsizliği raporu Zuhal Esra Bilir tarafından yazıldı.
  • Agresif fiyatlar stresli toplum
    Gülfer Akkaya
    Yaşam kalitemiz düştü diyecek değilim, biz emekçiler için yaşamlarımızın kalitesi zaten düşüktü.  Ne demokrasi, ne özgürlüklerin olduğu siyasal bir ortam vardı, ne de insanca yaşamamızı sağlayacak ekonomik ortam. Şimdi buna geçinememe stresi de eklendi. Her gün artıyor bu stres.  Agresif fiyatlara karşı stresi yüksek bir toplum var artık…
  • Onlar görünmeyen bir gece vardiyasının işçileriydi
    Feryal Saygılıgil
    Reçel yapmak için refüjde turunç toplarken hayatlarını yitirdi; Birsen, Nilüfer ve Özler.  Belki evdekiler reçel yiyebilsin diye belki de bu reçelleri satıp eve katkı yapabilmek için. Görünmeyen emeğin işçileri, görünmeyen bir gece vardiyasında göçüp gittiler. Kadınların emek ve hayatları bu kadar ucuz olmamalı…
  • Freelance Emek: Güvencesizlik geleceksizlik ve yalnızlık
    Sare Öztürk
    Özlem İlyas’la freelance çalışanları, hakları, örgütlenme imkânlarını, dayanışma gruplarını, güvencesizliği, duyguları konuştuk. Kadınlar freelance çalışmayı nasıl deneyimliyor, hangi koşullarda freelance çalışmaya yöneliyorlar sorularını irdeledik.
  • Kadın gazeteci olmak zor: “Patriyarka her alanda etkisini hissettiriyor”
    Yadigar Aygün
    Gazeteci Pelin Özkaptan ve ismini vermek istemeyen gazeteci, kadın gazetecilerin yaşadığı sorunlara şu sözlerle dikkat çekerek; “Tecavüz edilmekle tehdit edildim. Kadın gazeteciler, medyanın her alanında ücret eşitsizliği, sözleşme ve sosyal güvence eksikliği, ağır iş yükü, mobbing, cinsel taciz ve şiddet gibi hak ihlallerine maruz kalıyor. Kadın gazetecilerin güçlendirilmesi ve eşitliğin sağlanması için kalıcı çözümler bulunmalıdır.” dediler.
  • Nişantaşı Üniversitesi’nde işten çıkarılanlar: “Akademisyen kıyımına son! Eğitim bu değil.”
    Nergis Dokman
    Nişantaşı üniversitesinde 35 akademisyen geçtiğimiz günlerde işten atıldı. Hakları için mücadele edeceklerini belirten akademisyenlerin ortak talebi, atılanların geri alınması, maaşların devlet üniversiteleri ile eşitlenmesi ve rektör yardımcısının görevine son verilmesiydi.
  • Emeğimin karşılığı 20 lira olmamalı
    Bahar Gök
    Cilt bakım ve güzellik merkezleri birçok kadının uğramadan geçmediği yerler. Kusursuz güzelliğin dayatıldığı kapitalizm ve patriyarka koşullarında oldukça karlı olan bu merkezler, çalışanlar için emek sömürüsünün katmerlendiği işyerleri olarak karşımıza çıkıyor. Asgari ücretle, kadın işçi sağlığı ve iş güvenliği koşullarına dikkat edilmeyen işyerlerinde durmaksızın çalışıyorlar.
  • Hemşireler, genç kadın hekimler yurtdışına gidiyor: “Değersizleştirildik hiçbir hayalimiz gerçekleşmedi”
    İpek Deniz
    Canlarına tak etti. Hemşireler, genç kadın hekimler hiçe sayılma, şiddet, mobbing devamlı artan iş yükü, artmayan maaşlar karşısında ülkeyi terk ediyor. Gidenler hasret çekiyor ama çalışma koşulları ve çocuklarının geleceği için memnun. Gidemeyenler ise gitmeye hazırlanıyor. İpek arkadaşlarıyla sağlıkta göçü konuştu.
  • ‘Kadınları iş gücünün dışında tutarak yoksulluğa hapsediyorlar’
    Yadigar Aygün
    Ekonomist Nesrin Nas, kadın yoksulluğu ve gelir adaletsizliğinin giderek arttığına dikkat çekerek, “Kadınları iş gücünün dışında tutarak yoksulluğa hapsediyorlar. Türkiye’de hem kadının eğitimdeki yeri hem de istihdamdaki yeri geriliyor. Çoğu kadın kayıt dışı çalıştırılıyor. Kadınlar erkeğe muhtaç hale getirilmek isteniyor. Haklarımızdan vazgeçmiyoruz, vazgeçmeyeceğiz.” diyor.
  • Akademisyen ve sendikacı kadınlarla kadın işsizliğini konuştuk: Cinsiyetçilik genç kadınların iş bulma şanslarını düşürüyor
    Ayla Önder
    DİSK'in son yaptığı araştırmalar genç kadın işsizliğinin yükseldiğine işaret ediyor. İş arayan kadın sayısında ise düşüş var. Cesareti kıran salgın mı? Prof. Dr. Gülay Toksöz, "Genç kadınlar da şiddet ve tacizden uzak, insana yakışır iş koşullarına sahip kurumlaşmış işletmelerde çalışmak istiyorlar. Bu da onların başvurabileceği işleri sınırlıyor" diyor. Akademisyenlerle ve sendika uzmanlarıyla bu konuyu konuştuk.
  • Devlet destekli fabrikalarda işten çıkarılma baskısı: Xiomi’de sütyenler bile aranılırken Oppo’da anlaşmalı çıkışa zorlanıyorlar
    Bahar Gök
    Xiomi’de işçiler direndiler sendikalı oldular, toplu sözleşme imzalandı. İşyerindeki kaosun, bilinmezliğin ve mobingin devam ettiğini belirten işçiler muhatap bulamıyorlar. Oppo’da ise anlaşmalı çıkış listeleri hazırlanıp, işçiler işten ayrılmaya zorlanıyor. Her iki fabrikada da işçiler sendikanın yetersizliğine vurgu yapıyor.
  • Tekstil İşçisi Öznur: “Yemekler çok kötü çoğu zaman aç kalıyoruz”
    Yadigar Aygün
    Tekstil işçisi Öznur ve Dev Tekstil Genel Başkanı Fatma Alökmen tekstil sektöründe kadınların yaşadıkları sorunlara dikkat çekerek, “Sömürü çarkının bir parçasıyız. Bize hala yardımcı iş gücü gibi bakılıyor. Zam dönemlerinde erkek işçilere yüksek zam yapılırken kadınlara düşük ücretler reva görülüyor. İşten atma olacaksa kadın işçiler öncelikli tercih ediliyor. Bu cinsiyetçi ve ayrımcı politikalara karşı bulunduğumuz her alanda mücadeleyi daha önde örgütleyelim” dedi.
  • Tekstil atölyelerinde kadın olmak: “Dayanamayıp sırtına sandalye ile vurdum”
    Öznur Kaya
    8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde tekstil sektöründe çalışan kadınlara ulaşarak yaşadıkları sıkıntıları ve 8 Mart’la ilgili düşüncelerini öğrenmek istedik. Dört farklı atölyede çalışan kadınların ortak sıkıntısı: Tacize, mobbinge maruz kalmak ve asgari ücretin bile altında kalan ücretler…
  • PTT’de kadın dağıtımcı olmak: “Boxer’la karşılayanlar var”
    Mürüvet Yılmaz
    Her gün mektup, kargo göndermek ya da e-devlet şifresi, emekli maaşı, çocuk yardımı almak için gidilen PTT şubelerinde ve dağıtımda çalışmak öyle göründüğü gibi kolay değil. Personel azlığı, tek başına çalışmak, cinsel taciz, kreş yokluğu, sorunları bini bir para…
  • Kadınların faturası yüklü: “Hayatımızdan vazgeçerek ödüyoruz her şeyi”
    İpek Deniz
    Her alanda yoğun ve ciddi emek harcadığımız halde, en temel ihtiyaçlarımızdan kısarak yaşıyoruz. Kimimiz kitap okumaktan vazgeçti, kimimiz elektrik süpürgesinden, saçını kurutmayanlar da var, ütüsüz giyinenler de, bazılarımız ise battaniye altında… Kısmayı da tasarruf etmeyi de organize etmek kadınlara kalıyor.
  • Kadın sınıfı da ayakta ama…
    Necla Akgökçe
    Ülkeyi saran grev dalgası ile birlikte bazı sektörlerde ücretler artarken, bazı yerlerde de işten atılmalar oldu. Bu süreçte kadınlar eylem ve direnişlerde ön saflarda yer aldılar ve alıyorlar. Kadın işçilerin kendi sesinden kadınlara ait talepleri daha fazla işitir olduk. Fakat bu taleplerin genel taleplere veya toplu sözleşmelere yansıtıldığını söylemek mümkün değil. Çözüm; ortak bir kadın emeği politikası inşa etmekten geçiyor.
  • Sanayide bir kadın çalışma biçimi: Yevmiyecilik
    Bahar Gök
    Pandemi sürecinde şirketler, depo, paketleme, ürün toplama gibi işlerde, el becerisi yüksek kadınlara istihdam sağlıyoruz, şeklinde ilanlar verdiler. Bu çalışma bazen 16.00-24-00 arasında sabitleniyordu. Kadınlar hem ev işi yapacak hem de üç kuruşa ücretli çalışacaktı. Yevmiyeci kadınlarla konuştuk.
  • Vakıf Üniversitesi Çalışanı Akademisyenler Haklarını Talep Ediyor: “Eşit İşe Eşit Ücret”
    Serap Güre
    Vakıf üniversitesi çalışanları, 2020 yılında çıkarılan yasaya göre devlet üniversitesindeki akademisyenlerle aynı ücreti almaları gerektiği halde; onlardan yaklaşık 2-3 bin TL eksik ücret alıyor. Yani yasa açıkça ihlal ediliyor. Talepleri ise açık: Eşit işe eşit ücret. Vakıf Üniversitesi Dayanışma Meclisi üyesi bir doktor öğretim üyesi ile hem ücret eşitliğini hem de bu üniversitelerdeki çalışma koşullarını, hak ihlallerini ve akademisyenlerin örgütlenme olanaklarını konuştuk.
  • “Flormar’dan Corazon’a direniş kaderimiz oldu”
    Bahar Gök
    Geçtiğimiz Cuma günü Corazon Ambalaj fabrikası önünde bir kadın işçinin “Açım açım” çığlıklarını izlediğimiz bir video düştü internete. Videoyu seyrettikten sonra, Gebze Dilovası’nda bulunan fabrika önünde beklemeye başlayan kadın işçilerin, sinir krizi geçirmesine neden olan süreci öğrenmek için yanlarına gittiğimizde, yaklaşık iki yıldır yaşadıkları kadın emeği sömürüsünün boyutunu gördük.
  • Vakıf Üniversitelerinde kadın olmak zor: “Rektörümüz kadınlara hanım, erkeklere hocam diye hitap eder!”
    Saniye Evren
    Vakıf Üniversitelerinin sayısı devlet üniversitelerine yaklaşırken, hocalara idari personele ödenen ücretler hızla düşütü. Son zamlardan etkilenen çalışanların ücreti artmadı. Hatta pandemide kesildi. Evrak, hizmet işlerinin ve angaryanın kadınlara yüklendiği, çocuk bakımı olanaklarının olmadığı üniversitelerde, yöneticilik görevlerine erkekler getiriliyor. Cinsiyetçi uygulamalar ayyuka çıkarken, sendikalaşma neredeyse yok…
  • Haydi biz de kendi enflasyon hesabımızı yapalım!
    Emel Memiş - Şemsa Özar
    Piyasadan satın aldığımız tüketime yönelik mal ve hizmetlerin fiyatlarındaki ortalama artışa enflasyon oranı denir.  Kendi enflasyonumuz kavramıyla kastettiğimiz ise pahalılık nedeniyle satın alma gücümüzde farklı kayıplar yaşamamızdır. Yaşanan kayıplar herkes için aynı değil.  Kısaca TÜİK’in hesapladığı resmi enflasyon rakamı, enflasyonun herkesin yaşamında o rakam kadar kayıp yarattığı anlamına gelmiyor. 
  • Pahalılığa ve zamlara karşı kadınlar “ortak mücadele” diyor
    Ayla Önder
    Memurlar, işçiler, ücretsiz ev emekçisi kadınlar, emekliler hepimiz zamlardan ve pahalılıktan günlük yaşamımızı devam ettiremez hale geldik. Bazılarımız kirasını ödeyemiyor, kimilerimiz yemeğinden kesiyor, bazılarımız dayakçı kocayı terk edemiyor, kimileri ise taksiye binemiyor artık. Arkadaşımız memur, işçi, emekli sendikaları ve kadın örgütleri temsilcileriyle pahalılığı, “geçinememeyi” konuştu.
  • “Yalnız yaşayan kadınlar için kriz hali iyice derinleşti”
    İpek Deniz
    Ayşe Panuş’u KESK’ten Eğitim Sen’den feminist hareketten tanıyoruz. Onunla bir söyleşi yapmaya karar vermiş İpek. Ekonomik krizin kadın hayatlarına etkisi ile başlayan söyleşi, bir yerden sonra yalnız yaşayan kamu emekçisi iki kadının, zamlar, ücretler, ikili emek sömürüsü, cinsiyetçi baskılar hakkında deneyim aktarımına dönüşmüş. İyi de olmuş. Konu sıkıntılı ama keyifle okuyacaksınız…
  • İşleri ustalık gerektirse bile kadınlar daha düşük ücret alıyor
    Necla Akgökçe
    Saniye Evren, tekstilde cinsiyet temelli ücret eşitsizlikleri üzerine çalışan feminist bir araştırmacı. Kapitalizmin erkek egemenliğine eklemlenerek ücret eşitsizliğini büyüttüğünü söyleyen arkadaşımız, bu eşitsizliğin kadın emeğinin nitelik kaybına uğramasına yol açtığını da vurguluyor. Kadınİşçi’nin Kadın Ücretleri Çalışma Grubu çağrısına olumlu bakıyor ve içinde yer alabileceğini belirtiyor.  
  • Sağlık emekçileri ge-çi-ne-mi-yor!
    İpek Deniz
    Yıllardır yandaş sendikaların insafına bırakılan kamu emekçileri son iki toplu iş sözleşmesi sonrasında resmen sefalet ücretlerine mahkûm edildiler. Sosyal haklar zaten pazarlığın gündeminde bile değildi. Her kesimin ayrı ayrı etkilendiği bu dönem, sağlık çalışanları kadınlar için de çok zor geçiyor. Hemşireler anlatıyor.
  • Kadınİşçi’den çağrı: Haydi feministler “Kadın Ücretleri Çalışma Grubu” oluşturalım!
    Necla Akgökçe
    Asgari ücrette sona gelindi. Kadınlar, kadın ücretleri bu süreçte her zamanki gibi dikkate alınmadı; malum toplum cinsiyetçi ama ücret cinsiyetsiz! Asgari ücretten, ortalama ücrete oradan temel gelir ücretine kadar kadınların ücret meselesini tartışıp, bu konuda politikalar üretmesi, talepler oluşturması gerekiyor. Bunu ancak feministler yapabilir.
  • Kadın tıbbi sekreterler dertli: “Evde otomatikman bana yüklenen roller burada da var”
    İpek Deniz
    Tıbbi sekreterlik hastanelerde genel olarak kadınlar tarafından yapılan bir iş. Sayıları çok az olan erkekler genellikle dışarıdaki işlerden sorumlu oldukları için onlardan uzmanlara ve şeflere çay götürmesi filan istenmiyor. Veri giriş elemanı diye de adlandırılan bu grup, “biz bir aileyiz” anlayışı ile ciddi bir sömürüye maruz kalıyor.
  • İşçi Sevgi’nin eşit ücret zaferi
    Ayla Önder
    Binlerce işçi kadın, aynı işi yaptıkları erkeklerden düşük ücret alıyor. Fakat Yargıtay kararı ile ilk kez, eşdeğer iş yapmalarına rağmen kadın işçiler ile erkek işçilere eşit ücret ödemeyen patrona yaptırım uygulandı! Karar, emsal niteliğinde. Zafer kadın işçilerin! Davayı kazanan işçi Sevgi Çelik süreci anlattı. Avukatı Mustafa Bulut ise fabrikalarda yaşanan cinsiyetçi ücret ayrımcılığına karşı izlenebilecek yasal yolların şifrelerini paylaştı.
  • ‘Birlikte sesimiz daha gür çıkıyor!’
    Ferhan Petek
    Geçtiğimiz günlerde tekstil sektöründen güzel bir haber geldi. Dokuma fabrikasında çalışan bir kadın işçi, kendisiyle aynı işi yapan erkeklerden daha düşük ücret aldığı için verdiği hukuk mücadelesini kazandı. Biz de bu vesileyle TEKSİF’ten Gizem Küçükkömürler ile tekstil işçisi kadınların durumunu ve sendikanın kadın işçiler için ne yaptığını konuştuk 
  • İstihdamda kayıtdışılaşma
    Emel Memiş - Şemsa Özar
    Uzun ve zorlu bir yaz döneminden sonra Ekonomi Bizim (de) Meselemiz yazılarımıza tekrar başlıyoruz. Bu haftaki konuğumuz Ümran Keskin… 
  • Üniversiteli işsizliğini Esra Kaya Erdoğan hocamızla görüştük: “Kadın işsizliği daha az göze batıyor”
    Seval Öztürk
    “İşsizlik uzadıkça işsiz kadının evlenmesi, çocuk doğurması, bir dönem iş hayatına ara vererek çocuğuna kendisinin bakması gibi baskılar artıyor.” şeklinde tespitte bulunan Esra Kaya Erdoğan, kadınların yaşadıklarından hareketle işsizlik sürecinde toplumsal cinsiyet rejimini daha fazla sorguladıklarını söylüyor.
  • “Güvencesiz çalışma derin yoksulluğun temelidir”
    Gülay Fırat
    Pandemi ardından gelen hayat pahalılığı dar gelirliyi sarstı. Kimi zaman yiyecek ekmek bulamayan yoksul kadınların hayat mücadelesine şahitlik eden Derin Yoksulluk Ağı’nın kurucularından Hacer Foggo, “Güvencesiz günlük çalışmak derin yoksulluğun temelidir” diye konuştu.
  • Artan hayat pahalılığının yükü de kadınların omuzlarında: “İttire kaktıra götürüyoruz her şeyi”
    Bahar Gök
    Her şeyin, her gün zamlandığı asgari ücretin açlık sınırının da altında olduğu bir dönemde ücretli çalışmanın dışında ev işlerinin de artan yükünü kadınlar taşıyor. Yemesinden, giyiminden, gezmesinden kısarak, sosyal aktivitelerden uzaklaşarak buldukları ‘çarelerin’ çare olmadığını biliyorlar bilmesine de yine de dayanmaya çalışıyorlar. Ancak nereye kadar?
  • Fındık yolcusu kadınlar
    Ayla Önder
    Doğu'dan, Güneydoğu'dan ve farklı bölgelerden aileler, fındık mevsiminde Karadeniz’e akıyorlar. Ekimi, toplanması yoğun emek ve bakım gerektirdiği için genellikle kadınlar çalıştırılıyor. Yevmiyeler hayatı idame ettirecek miktarda olmasa da, yoksulluk kadınları fındığın peşinden sürüklüyor.
  • Kadınlar niye daha düşük emekli aylığı alıyor?
    Necla Akgökçe
    Avusturya’da 1 Ağustos’a denk gelen Eşit Emeklilik Ücreti Günü, (Eşit ücret günü gibi bir gün) kadınların erkeklere göre daha düşük emeklilik aylığı almasının ardında yatanları konuşmak için uygun bir gün. Avusturya emeklilik sistemi içinde kadınların yeri niye bu kadar kötü, bu konuda neler yapılabilir? İşte, Avusturya Sendikalar Birliği (ÖGB)’nin konu hakkındaki tespit ve talepleri…
  • Çocukların hatırına bekliyorum
    Gülay Fırat
    Bir benzin istasyonunda tanıştığımız Selma sessiz ve de sakin duruşunun aksine herkesin baş edemeyeceği zorlu bir hayatın içinde var olma savaşı veriyor.  Bir yandan ekmeğinin peşinde haftanın altı günü çalışırken diğer yandan da koca şiddeti ile boğuşmak zorunda. Şu sıralarda bir de çocuklarının hastalığı ile de uğraşıyor.
  • Kamu Toplu İş Sözleşmeleri süreci başladı: KESK’li kadınlar ‘Hayatımızı ve haklarımızı kimseye bırakmayız” diyor
    Mürüvet Yılmaz
    Kamu toplu iş sözleşmeleri süreci dün başladı. Süreç her zamanki gibi kadınlar olmadan yürütülüyor. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması kararını destekleyen Memur- Sen’in TİS masasında kendilerini temsil edemeyeceğini söyleyen kamu emekçisi kadınlar, güvenceli iş, insan haysiyetine yarışır bir ücret, kamu kreşleri ve cinsiyetçilikten arındırılmış işyerleri, istiyorlar.
  • Asgari Geçimler Asgari Yaşamlar
    Saniye Evren
    Pek çok sektörde tek tek işçilerin, işçi ailelerinin asgari ücretle borç boyunduruğu altında çalıştığını biliyoruz. Tekstilden, hizmet sektörüne, market mağaza işçilerinden, ev eksenli çalışanlara kadar. Bu listeyi uzatabiliriz. Bu yazıda asgari ücret gerçeğinden yola çıkarak kadın işçilerin açlık sınırında nasıl geçindiklerini ve bunun için hangi stratejileri geliştirdiklerini görünür kılmak istiyoruz.
  • Emek piyasasında çoklu ayrımcılık
    Emel Memiş - Şemsa Özar
    Çoklu ayrımcılık, son dönemde sıklıkla duyduğumuz “kesişimsellik” olarak da kullanılan bir kavram. Çoklu ayrımcılığı toplumda yerleşmiş kuralların, normların, inançların, değerlerin çalışma yaşamında çok katmanlı eşitsizliklere yol açması olarak tanımlayabiliriz.
  • Diyarbakır’daki fabrikalarda kadın işçiler bin liraya çalışıyor!
    Gülbahar Altaş
    Diyarbakır’daki fabrikalarda çalışan çok sayıda kadın, günde 10-12 saat çalışıp, karşılığında bin-bin 500 lira ücret alıyor. 750-800 liraya çalışanlar bile var. Yaşları 15 ile 40 arasında değişiyor. Çoğunun sigortası yok. Kadınlar, “Ne yapalım, mecburuz. Artık şikâyet etmeyi bıraktık” diyor.
  • Sigortasız çalışan mevsimlik tarım işçilerine 5 TL yemek parası!
    Gülay Fırat
    Afyonkarahisar’ın Dinar ilçesinde mevsimlik tarım işçisi kadınlar, şu günlerde bağda bahçede harıl harıl çalışıyorlar. Yazın gelmesiyle başlayan iş temposunun ekim ayına dek devam edeceğini söylüyorlar. Güneşin altında günde 10 saat sigortasız çalışıp 85 lira ücret alan kadın işçilere, yemek parası olarak da yalnızca 5 lira ödeniyor
  • ‘Bir makinede dip dibe altı kişi çalıştık’
    Selma Korkmaz
    Ayşe, Leyla, Feride Petro-Kimya alanında üretim yapan bir fabrikada çalışıyorlar. Pandemi sürecinde ücretsiz izin, kısa çalışma ödeneği nedeniyle düşen ücretler, üretimde mesafe kurallarının hiçe sayılması, zamlar ortak sorunları… Artan eviçi emek yükü hepsinin ortak isyanı…
  • Peki, genç kadınlar da mutlu mu?
    Zuhal Esra Bilir
    Neoliberal ve cinsiyetçi ekonomik politikalar; genç kadınları ucuz ve güvencesiz emek haline getirdiği için sermaye ile patriarkanın işbirliği bakımından oldukça işlevsel. Genç kadınların gerçekten mutlu olabilmesinin yolu ise özgürlük, eşitlik, güvenlik ve saygınlık koşulları altında verimli çalıştıkları, yeterli ücret ve sosyal korunmanın sağlandığı işlerde istihdam ediliyor olmalarından geçiyor
  • Cinsiyetçi iş ayrımcılığı
    Emel Memiş - Şemsa Özar
    Ekonomi Bizim(de) Meselemiz köşesindeki yazıları zaman zaman öğrencilerimiz, meslektaşlarımız ve feminist yol arkadaşlarımızla birlikte kotaracağız. Bu haftaki konuğumuz Büşra Öztekin
  • Her türlü ayrımcılık deşifre edilmeli
    Zuhal Esra Bilir
    Prof. Dr. Özar, çalışma hayatındaki toplumsal cinsiyet temelli ayrımcılığın, çalışma dışı alanlardaki güç ilişkilerinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirtti. Ayrımcılık ve eşitsizliğin önüne geçmek için her türlü ayrımcılık biçiminin deşifre edilmesi gerektiğini vurgulayan Özar, “Kapitalist, homofobik, transfobik, göçmen karşıtlığı gibi ayrımcılık pratiklerinin cinsiyetçi ayrımcılıkla iç içeliğini de görmek gerek” dedi
  • Biz kamunun üvey evladı mıyız?
    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi emekçileri, geçen bayramda kullandıkları “idari izin” nedeniyle yapılan ücret kesintisini günlerdir protesto ediyor. SES İzmir Şube yöneticisi Hülya Baran Ulaşoğlu, “Biz kamunun üvey evladı mıyız? Böyle sürerse kavga büyür” diyor.
  • Cinsiyetçi ücret ayrımcılığı
    Emel Memiş - Şemsa Özar
    Ekonomi Bizim(de) Meselemiz köşesindeki yazıları zaman zaman öğrencilerimiz, meslektaşlarımız ve feminist yol arkadaşlarımızla birlikte kotaracağız. Bu hafta kadınların emek piyasalarında en sık karşılaştığı sorunlarından birini, ücret ayrımcılığını ele alacağız. Konuğumuz Ayşe Bayram
  • Krizin yükünü hafifletirken sınırları zorlayan kadınlar
    Bahar Gök
    Arzu ve Çiçek, yaşamları boyunca her işte sigortasız, güvencesiz çalışmışlar. Şimdilerde evin gündelik yeme içme ihtiyacını karşılamak için imece usulü salça, konserve,  tarhana, mantı reçel üretirken, kalanları da komşulara eşe dosta satıyorlar. Kazandıkları para yine evin ihtiyaçlarına gidiyor.
  • Pandemi krizi ve kadın işsizliği
    Saniye Evren
    8 Mart ardından yapılan durum değerlendirmelerinde “kadın işsizliği”nin en önemli sorunlarımızdan biri olduğunu gördük. Kadınların kriz hallerinde,  işsiz kalması ve eve gönderilmesi maalesef alışık olduğumuz bir tutum. Bu sefer işsizliği yaratan ise pandemi kriziydi.
  • Eşit Ücret Günü: Kadın gelirlerindeki büyük açık
    Çeviri: Necla Akgökçe
    Almanya’da bu yıl geçen yıllara göre kadın erkek ücretleri arasındaki fark yüzde bir puan geriledi. Eşit Ücret Günü için açıklama yapan sendikalar ve kadın örgütleri bunun Pandemi koşullarında erkek ücretlerinin düşmesi ilgili olduğu tespitini yaptıktan sonra Ücret Şeffaflığı Yasası’nda değişiklikler yapılmasını istediler.
  • Ezilmenin elli tonu
    Bilge Seçkin Çetinkaya
    “Korkudan ağlayan ama “konuşur musun?” dersen, susan kadınlar. Zira konuşmanın cezası belli. Hele örgütlenmenin.  Servetin altında onların emeği var doğrudur. Ellerine sağlık kadınların. E bölüşelim o serveti o zaman…” Dardanel reklamı ne anlama geliyor. Bilge’ye kulak veriyoruz.
  • Kasım 2020 TÜİK verilerinde kadın işgücü
    Çağla Ünlütürk Ulutaş
    Ekim 2020 hane halkı işgücü anketlerinin kadın işgücü verilerini “TÜİK verileri kadın işgücü hakkında ne söylemiyor?“ başlıklı yazıda yorumlamıştık. Peki Kasım 2020 Anketleri kadın işgücüne dair ne anlatıyor ona bakalım.
  • TÜİK verileri kadın işgücü hakkında ne söylemiyor?
    Çağla Ünlütürk Ulutaş
    Pandemide kadın işgücüne katılım ve kadın istihdamı oranı çok düştü. Ama TUİK istatistiklerine baktığımızda yıllardır iş aramasına rağmen iş aramayı bir aydır bırakan kadın da işsiz değildir, iş ararken aile işletmesine yardım için çalışan genç kadın da. Şu dönemde ücretsiz izne gönderilen veya kısa çalışma ödeneği alanlar ise istihdamda görünüyorlar. 
  • IndustriALL Avrupa ve ETUC’tan imalatta ücret uçurumu: Kadınlar için daha adil bir ücret
    Haber Merkezi
    45 Yıldır yürürlükte olan AB Ücret Yasasına rağmen, erkeklerin yaptığı işlerle aynı beceri, eğitim ve fiziksel çaba gerektiren işleri yapan kadınlara, hâlâ daha az ücret ödeniyor.
  • Kadın işçilerden asgari ücret komisyonu’na mesaj var: İnsanca yaşayabilmek istiyoruz
    Haber Merkezi
    “Aldığımız tüm para kiraya, faturalara gidiyor. Geriye bir şey kalmıyor. Çocuklarımın ihtiyaçlarını karşılayamıyorum. Birine bir şey alıyorsun, diğeri ‘Bana niye yok?’ diyor. Eşim de çalışmıyor. Tek benim aldığım asgari ücretle hangi birine yetişeyim? Bizi de düşünsünler artık”
  • Bir kırık iğnem dahi yok
    Nuran Gülenç
    Pandemi kadın işçilerin hayatlarını iyice yaşanamaz hale getirdi. 35 yaşında otomotiv sanayinde sendikasız bir işyerinde çalışan Neşe bu kadınlardan biri. Ücretsiz izne çıkarıldı, kocası işten atıldı. Üç çocuğu ile zor günler yaşadı, yaşıyor. Eşin dostun dayanışması ile ayakta kaldılar. Vergilerim nereye gidiyor? diyor.
  • “Ücret eşitsizliği bir insan hakkı ihlalidir”
    Yelda Yücel
    Kadınlar her durumda erkeklerden daha düşük ücret alıyor. Ücret eşitsizliğinin emek piyasalarındaki eşitsizliklerin en somutlaşmış hali olduğuna ve bunu tespit edecek araçların bulunduğuna vurgu yapan, Doç. Dr. Emel Memiş,  “eşit ücret mücadelesi sendikalara önemli sorumluluklar yüklüyor, toplu sözleşmeler aracılığıyla ücret farkı ve ayrımcılık üzerine gündem oluşturabilirler.”

Pin It on Pinterest