Engelli kadınlar için daha fazla politika üretilmeli

Engelli kadınlar, toplumsal yaşamda ve iş yerlerinde ayrımcılık ve ötekileştirmeye maruz kalıyor. Engelli maaşı çok düşük. Pek çok engelli kadın iş bulamazken, hasbelkader iş bulanlar da mimarinin ve işin uygun olmamasından dolayı zorlanıyor. İşten ilk atılanlar da yine onlar oluyor. HDP Engelliler Komisyonu Eş Sözcüsü Hatice Betül Çelebi, “Feministler cinsiyetçiliğe ve ayrımcılığa, bedeni sınırlayan, köleleştiren zihniyete karşı eş zamanlı, ortak politikalar üretmeli” diyor.
Paylaş:
Yadigar Aygün
Yadigar Aygün
yadigaraygun93@gmail.com

Engelli bireylerin yaşadığı en büyük sorun; ayrımcılık ve ötekileştirme. Birçok engelli kadın iş bulamıyor. İş bulabilen engelli kadınlar ise iş yerlerinde baskı, mobbing, cinsel istismar, taciz ve tecavüz vakaları ile karşı karşıya kalıyor. İş yerlerinde engelli çalıştırılma zorunluluğu olsa da çoğu zaman işverenler kotaya uymuyor. İşten atılma durumlarında ilk engelliler işten atılıyor. Engelli kadınlar ile yaşadıkları sorunları konuştuk.

İş yaşamında tercih edilmiyor 

Kamuda çalıştığı için işten atılma korkusu ile ismini vermek istemeyen 46 yaşındaki kadın engelli çalışan(K.L) çalışma yaşamında ayrımcılığa maruz bırakıldığını söyleyerek yaşadığı zorluklara şu sözlerle dikkat çekiyor: “Tekerlekli sandalye kullanan bir engelliyim. Türkiye’de yalnız yaşayan bir kadın olmak çok zor. Engelli kadın olunca daha da zor. Benim en büyük problemim mimari engeller. İş yerinde merdiven çıkarken, tuvalete giderken zorluklar yaşıyorum. Arkadaşlarım hadi cafeye gel dediklerinde düşünüyorum. Kendi başıma çok şeyi yapmaya çalışıyorum. İşyerimde mobbing yaşamadım. Ama mesela işitme engelliler çok zor işe alınıyor. İşitme engelli bir kadın çaycılık için işe başvurduğunda ‘Sizinle iletişim sağlayamayız. Anlattığınızda sizi anlamayız’ diyerek işe alınmıyor. Fabrikalarda işverenler görüntü olarak engelli çalışan görmek istemediklerini belirtiyor. ‘Biz ona maaşını verelim evde çalışsın Sosyal Sigortası’nı yapalım devletten indirimde alalım ama işe gelmesin’ diye yaklaşanlar var. Bunlara şahit oluyoruz. İşitme engelli bir arkadaşımız iş yerinde tacize uğradı. Ailesine de söyleyemedi” diyor.

Meclis’te engelli sayısı artmalıdır

K.L, engelliler için iş yaşamında, siyasette, sosyal ve kültürel alanlarda daha fazla politikalar üretilmesi gerektiğinin altını çizerek, “Ben yıllarca spor yaptım. Tekerlekli ilk kadın basketbolculardanım. Tekerlekli sandalyede dans ettim. Yıldırım Mayruk defilelerine çıktım. Ben hayatımı çok güzel yaşadım. Bunu sadece benim çevrem ve kurumdakiler biliyor. Engelliler mecliste daha fazla olmalı. Örneğin Meclis’te işaret diliyle konuşsunlar. İş yaşamında, siyasette, sosyal ve kültürel alanda engellileri daha fazla hayata katan politikalar üretilmelidir. Bugün beni aradıklarında nerede nasıl diye sormadan yaşamak ve çalışmak istiyorum.”

Dört yıldır iş bulamıyorum

35 yaşındaki bedensel engelli Diren Ataş, dört yıldır pek çok iş başvurusu yapmasına rağmen bedensel engelinden dolayı işe alınmıyor. Ataş, engelli yurttaşların işsizlik sorunuyla karşı karşıya olduğunu belirterek şöyle konuşuyor “Engelliler, olarak yaşadığımız en büyük sorun toplumun bizi ötekileştirmesi ve bunun yanı sıra haklarımızın elimizden alınması… Eşit sağlık hizmetleri alamıyoruz. İŞKUR’a başvurmuştum onlar üzerinden birçok iş görüşmesine gittim ama çok ağır işler veriyorlar. Bu ağır işlerden kaynaklı engel durumun olduğu için sizi işe alamayız diyorlar. Engelli çalıştırmak zorunda olan birçok şirket en ağır işleri engellilere veriyor. Benim iş başvurum pandemi başlamadan önce bir şirket tarafından kabul edilmişti ama pandemi ile birlikte işe alamayacaklarını söylediler. Çalışan birçok engelli arkadaşım da bu krizle birlikte işten çıkarıldı. İlk işten atılanlar engelliler oluyor.”

Engelli maaşıyla üç gün yaşarsınız

Bağlanan engelli aylıkları ile geçinemediğini dile getiren Ataş, iktidarın engelliler için politikalar üretmediğini söylüyor; “Kadın olmamızdan kaynaklanan birçok sorunun yanında bir de engelli kadın olarak yaşadığımız da özel sorunlar var. Sürekli evin içerisinde kalıyoruz. Ev içindeki emek zaten görünmüyor. Ekonomik ve sosyal açıdan engelli kadınların istihdam edilmesi çok önemli. Devlet son süreçte birçok engellinin maaşını kesti. Alanlarsa çok düşük maaş alıyor. Bu maaşlar çok komik denilebilecek düzeyde. Birçok ülkede engelli bireyin yaşaması için yeterli imkan sağlanırken, maalesef bu ülkede komik rakamlar veriliyor bizlere. Engelli maaşıyla üç gün ancak yaşayabilirsiniz. Engelli KPSS sınavlarında atamalar genelde torpilli oluyor. Yüksek bir puan almama rağmen üç yıldır atama bekliyorum. Engellilerin sesini duymadıkları gibi toplumun her alanında bizlere sorun yaratıyorlar. Devlet sadece reklam yapıyor çünkü gerçek hayatta engellilere dönük istihdamından tutun birçok şeyde görüldüğü gibi değil durum” diye konuştu.

Cinsel istismar gizleniyor

HDP Engelliler Komisyonu Eş Sözcüsü Hatice Betül Çelebi, engelli kadın ve engelli kız çocuklarının cinsel istismar ve tacize maruz bırakıldığını ve bunun toplumdan gizlendiğini belirtiyor. Engelli çalıştırmada kota zorunluluğunun yerine getirilmediğine dikkat çeken Çelebi, “Engelli kadınlar için aile de başlayan sıkıntılar var. En başta kapatmaya çalışıyorlar, sosyal politikalarımız da engelliye karşı bu negatif kültür içinde şekilleniyor. Engellilik sorununu çözen ve engellilik konusunda farklı paradigmaları olan ülkeler var. Bu ülkelerde sosyal model dediğimiz bakış açısı hakim. Engellilik, kişinin bedeninde olan bir eksiklik olarak yorumlanmıyor. Bizim sosyal politikalarımızda tamamen engellileri eve kapatma şeklinde. Engelli kadınlar ve engelli kız çocuklarına yönelik aslında çok duyulmayan, görülmeyen cinsel istismar, taciz, tecavüz vakaları var. Genelde gizleniyor. Eğer aile içinde ise topluma hiç yansıtılmıyor. Korumacı aileler kız çocuklarını eğitimin dışında tutmaya çalışıyor. Evde, kapalı bir kutunun içinde koruma altına almaya çalışıyor. Eğitimde elenmeye başlayan engelli kadın, istihdamda doğal olarak çok ciddi zorluklarla karşılaşıyor. BM Engelli Hakları Sözleşmesi’nin imzalanması ile bir dönem kota zorunluluğu gündeme geldi. Engelli kotalarının kamusal alanda bile boş olduğunu biliyoruz. Bu sayılara hiçbir şekilde yaklaşılmadı. İstihdama dahil olabilen engelli kadınlar varsa da baskı, mobbing cinsel istismar, tacize çalıştıkları ortamda çok daha hedef oluyor”

Ortak mücadele şart

Çelebi, engellilere yönelik ayrımcılığın giderilmesi için birleşik ve ortak bir mücadele yürütülmesi gerektiğini vurgulayarak şöyle konuşuyor: “Feminist politikanın çok ciddi bir sorumluluğu olduğunu düşünüyorum. Engellilik ve kadın sorunu birbiriyle iç içe. Hiçbir şekilde dışında kalamadığımız bir durum. Hem cinsiyetçiliğe karşı hem ayrımcılığa karşı, hem de bedene egemen ideolojinin bedeni sınırlayan ve köleleştiren politikalara karşı mücadelenin eş zamanlı şekilde yürütülmesi gerekiyor. Toplumsal bir bütün olarak kol kola omuz omuza bu mücadelenin götürülmesi gerekiyor.”

Paylaş:

Benzer İçerikler

Yukarıdaki başlık Heinrich Böll Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliği tarafından 17 Eylül Cumartesi günü Cezayir Toplantı Salonu’nda yapılan uluslararası bir konferansın başlığıydı. Toplantıda vakfın konuyla ilgili raporu sunulduktan sonra, pandemi ile birlikte kadınları iyice zorlayan bakım emeğinin çeşitli biçim ve yönleri tartışıldı.
LC Waikiki’de çalışan kadın işçiler zor durumda; iş koşulları çok ağır ücretler çok düşük. Bir kadın “Firma yüksek hedefler belirliyor ama ücretlerimiz bu oranda artmıyor. İş yükümüz üç katına çıktı. İş bulamama korkusu ve kaygısı nedeniyle müşterilerin her türlü hakaret ve küfrüne katlanıyoruz. Burada vahşi kapitalizmin dibini yaşıyoruz.” diyor.
Fazla mesai sözleşmeleri… Artık her işletme dayatıyor bunu. Aç açıkta kalmaktansa daha ilk gün önümüze konulan bu sözleşmelerle modern köleliğe geçişimize, kendi elimizle onay veriyoruz. Amazon depo, Mitsuba, Legrand ve Farplas’tan kadın işçilerle bu sözleşmeleri ve fazla mesailer nedeniyle yaşadıkları sorunları konuştuk.
Diyarbakır’da kadınların çalışabileceği alanlar çok sınırlı. Genç kadınların büyük bir bölümü yiyecek- içecek sektöründe, kafelerde, lokantalarda çalışıyor. Buraları ise kadına yönelik tacizin, mobbingin sıkça rastlandığı çok düşük ücretli yerler… Kafe çalışanı kadınlara uzattık mikrofonu…
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!