Belçikalı Sendikalardan 8 Mart’ta Genel Grev: Emeklilikte cinsiyete dayalı ücret eşitsizliğine son!

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Belçikalı sendikalar, Belçika Genel İşçi Federasyonu (FGTB Brüksel) ve Hıristiyan Sendikalar Konfederasyonu (CSC) Belçika genelinde, emeklilik ücretlerinde cinsiyete dayalı ücret eşitsizliğine son verilmesi çağrısında bulunan bir genel grev düzenledi. Arkadaşımız Aylin olay yerinden bildiriyor.
Paylaş:
Aylin Türer   tureraylin@gmail.com

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Belçikalı sendikalar, Belçika Genel İşçi Federasyonu (FGTB Brüksel) ve Hıristiyan Sendikalar Konfederasyonu (CSC) Belçika genelinde, emeklilik ücretlerinde cinsiyete dayalı ücret eşitsizliğine son verilmesi çağrısında bulunan bir genel grev düzenledi. Arkadaşımız Aylin olay yerinden bildiriyor.

Brüksel Merkez İstasyonu (Gare Centrale) önünde gerçekleşen, birçok sendika, sivil toplum örgütü ve kadın örgütünün katıldığı genel grevde cinsiyete dayalı ücret farkının yanı sıra, kadınların iş gücü piyasasına eşit erişimi, artan toplumsal cinsiyet temelli şiddet ve taciz ve Rusya-Ukrayna savaşının yarattığı yıkıma dikkat çekildi.

FBGT, kadına yönelik şiddet, cinsel taciz ve cinsiyetçi tutumun, tüm uluslararası enstrümanlara rağmen hala yaygın bir şekilde devam ettiğine işaret etti. Federasyon, Belçika hükümetinin Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev içi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin İstanbul Sözleşmesi’nin 2016 yılında onaylanmasına rağmen verilen taahhütlerin tümüne uymadığını belirtti. Çalışma yaşamında şiddete ilişkin ILO 190 sayılı sözleşmenin en kısa sürede onaylanması ve Belçika’daki tüm yetki seviyelerinde uygulanabilir hale getirilmesi çağrısında bulundu.

Bu gün Belçika’da bir kadının emekli maaşı, erkeğe göre ortalama yüzde 30 daha düşük. Dolayısıyla kadınların erkeklerden daha az emekli maaşı alması, yaşlılar arasında yoksulluk riskinin kadınlar arasında daha yüksek olmasına neden oluyor. Bu noktada, Belçikalı sendikalar, kadınların emekli maaşlarının yükseltilmesini ve emeklilik maaşının hesaplanmasında kadınların işgücü piyasasında karşılaştıkları güçlükler ve ayrımcılıkların dikkate alınmasını talep ediyor.

Eşit aracı olarak babalık izni

Kadınların yüzde 43’ü yarı zamanlı işlerde çalışırken, tüm yarı zamanlı işlerin yüzde 80’i yine kadınlar tarafından yürütülüyor. Bu durum, kadınların yoksulluk sınırında, hatta bu sınırın altında bir gelir elde etmelerine yol açarken emekli maaşlarında da bir azalmaya neden oluyor.

.

Ev işinin, çocuk ve yaşlı bakımının eşit paylaşımını da savunan sendikalar, babalık izninin uzatılmasını talep ediyorlar. Bunun kadınlar için istihdamı ve gelire erişimi teşvik edeceğini savunuyorlar. Babalık izninin, çiftler arasında ebeveyn eşitliğine izin veren bir araç olduğunu belirtiyorlar.

CSC, “Super Maria – Mini emekli maaşı?” başlıklı broşüründe kadınların daha çok yarı zamanlı, düşük ücretli işlerde çalışmaları ve çocuklara bakmalarının kendi bireysel tercihleri olmadığını, bunun toplumsal tercihlerin veya bizlere aşılanmış olan cinsiyete dayalı kalıp rollerin bir sonucu olduğunu vurguluyorlar.

Aynı gün, Dünya Kadın Yürüyüşü (WMW- World March of Women) tarafından saat 16.00’dan itibaren merkez istasyonda feminist stantların yer aldığı bir etkinlik de düzenlendi. Ardından 17.30’da büyük dünya kadın yürüyüşü başladı. Binlerce kadının, LGBTİ+ bireyin katıldığı bu yürüyüş oldukça görkemli, çok dilli, isyan dolu ve etkileyiciydi.

8 Mart’ta İstanbul Taksim’de gerçekleştirilen feminist gece yürüyüşüyle hemen hemen aynı saatlerde yapılan bu yürüyüşe “İstanbul Feminist gece yürüyüşü engellenemez” dövizimle katıldığımı ve Taksim’de her yıl daha da büyüyen bu isyanı ve heyecanı bu yıl da farklı bir ülkenin sokaklarında büyük bir coşkuyla yanımda taşıdığımı söylemeden bitiremeyeceğim.

Kadın dayanışması sınırları aşar, isyanı büyütür ve bizi yaşatır!

Yaşasın 8 Mart!

Paylaş:

Benzer İçerikler

Gösterilecek içerik bulunamadı!
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!