ILO 190 için sendikalar güçlerini birleştiriyor

ITUC raporuna göre, çoğu ülkede sendikalar ILO 190 için birlikte mücadele ediyor. Birçok ülkede ise feminist/kadın hareketi ve STK’lerin de içinde yer aldığı daha geniş ittifaklar kuruluyor. Toplu sözleşmelerini ILO 190 ile uyumlu hale getiren sendikalar, şiddet ve tacize karşı daha etkin yasalar için de mücadeleyi yükseltiyor.
Paylaş:
Sevgim Denizaltı
Sevgim Denizaltı
sevgimdenizalti@gmail.com

Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC), ILO’nun 190 sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesi’nin hükümetlerce onaylanması ve etkin şekilde uygulanması için dünyanın dört bir yanında sendikaların verdiği mücadeleyi raporlaştırdı.

“Herkesin Hakkı Olan Şiddet ve Tacizden Arınmış Bir İş Yaşamı İçin İşçiler Birleşiyor: #ILO190’ıOnayla” başlıklı rapor, ILO 190’ın hayata geçirilmesi için sendikaların yürüttüğü başarılı kampanyaları, eylem ve etkinlikleri konu alıyor.

Rapor, 27 Eylül’de yayımlandı.

Raporda ayrıca, sendikaların ILO 190’ı ve sözleşmenin yönergesi niteliğindeki 206 sayılı Tavsiye Kararı’nı, taciz ve şiddete karşı yasal reformlara ve toplu sözleşmeler aracılığıyla işyeri politikalarına nasıl dönüştürdüğü belgeleniyor.

71 sayfalık raporda, 70 ülkeden konfederasyona bağlı 107 sendikayla yapılmış anket çalışmasının sonuçlarına da yer verilmiş. Bu sendikaların 26’sı Afrika, 20’si Güney ve Kuzey Amerika, 23’ü Asya-Pasifik, 8’i Ortadoğu ve Kuzey Afrika, 30’u ise Avrupa’da faaliyet gösteriyor.

Ankete katılan her 10 sendikadan 7’si, iş yaşamında şiddet ve tacizin son 5 yılda arttığı görüşünde. Her 10 sendikadan 8’i ise Covid-19 pandemisinin toplumsal cinsiyet temelli şiddet ve tacizi artırdığını vurguluyor.

90 ülkede sendikal kampanya

Ankete göre;

  • Sendikaların yüzde 97’si (104 sendika), ILO 190’ın onaylanması ve uygulanması için 90 ülkede yürütülen kampanyalarda aktif rol oynadı.
  • Yüzde 67’si, kampanyaları kapsamında üyelerine yönelik farkındalığı artırma ve eğitim çalışmaları yaptı.
  • Yüzde 91’i, mevcut yasa ve politikaların ILO 190’a uyumlu hale getirilmesi için hükümet ve patron temsilcileriyle müzakere (sosyal diyalog) yürüttü.
  • ILO 190 ile uyumlu işyeri politikaları ve toplu iş sözleşmeleri için patronlarla müzakere yürüten sendikaların oranı ise yüzde 67.
  • Sendika kampanyalarının üçte biri, kampanyaya dayanak olması için veri toplamaya ve kadınların iş yaşamındaki şiddet/taciz deneyimlerini belgelemeye odaklandı.

2023 yılı sonunda 50 ülke ILO 190’ı onaylamış olacak

ILO’nun 190 sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesi (ILO 190), iş yaşamında şiddet ve tacizi (toplumsal cinsiyet temelli şiddet ve taciz de dahil) doğrudan ele alan, bu konuda net bir çerçeve ortaya koyan ilk uluslararası sözleşme. Hükümetlere ve patronlara önemli yükümlülükler getiren ILO 190 ile sözleşmenin yönergesi niteliğindeki 206 sayılı Tavsiye Kararı, Uluslararası Çalışma Konferansı’nda 2019 yılında kabul edildi. Bugüne dek 20 ülke sözleşmeyi imzaladı. ITUC’un anketine göre, 50’den fazla ülkenin 2023 yılı sonuna kadar sözleşmeyi onaylamış olması bekleniyor. Sendikalar 20 ülkede bu yıl, 18 ülkede ise 2023’te sözleşmenin onaylanacağı görüşünde. Sendikaların yüzde 68’i, kendi ülkelerinde hükümetin ILO 190’ı desteklediğini belirtirken, yalnızca yüzde 42’si patronların sözleşmeyi desteklediğini ifade ediyor.

Ortak mücadele kazanım getiriyor

Sendikaların yarısından fazlası (yüzde 56), ILO 190 kampanyasını diğer sendikalarla işbirliği yaparak örgütledi. Hatta birçok ülkede sendikalar, feminist örgütler, insan hakları örgütleri vb. arasında geniş koalisyonlar oluşturuldu.

Örneğin ABD’nin en büyük işçi sendikaları federasyonu AFL-CIO, insan hakları örgütleri ve sivil toplum örgütleriyle bir araya geldi.

Filipinler’de Nagkaisa İşçi Sendikaları Koalisyonu, Women’s March ve diğer STK’lerle birlikte çalıştı.

Birleşik Krallık’ta 48 üye sendikası ve 5,5 milyondan fazla üyesi bulunan TUC, şiddete karşı mücadele eden kadın örgütleriyle işbirliği yaptı.

Nepal’de ILO 190 kampanyası kadınların kampanyası olarak başladı, sonrasında tüm sendika üyelerini kapsayacak şekilde genişledi. Böylece medyada görünürlüğü olan etkili bir kampanya haline geldi.

İşçilerin kolektif gücünün inşası

Bulgaristan’da ILO 190’ın onaylanması için geniş tabanlı bir kamuoyu desteği sağlamak amacıyla Ulusal Sivil İnisiyatif kuruldu. İnisiyatif, patronlar ve hükümetle görüşmeler gerçekleştirdi. Bu çabaların sonucunda hükümetin Çalışma, Sosyal ve Demografik Politika Komitesi, geçen mayıs ayında konuyu değerlendirmeye aldı.

Taşıma Sendikaları Federasyonu (FTTUB) Başkanı Ekaterina Yordanova, “Ulusal Sivil İnisiyatif, ILO 190’ın onaylanması için hükümete baskı yapma konusunda gerçekten etkili oldu. Biz sözleşmeyi onaylamanın arifesinde olduğumuz konusunda iyimseriz” diyor.

Endonezya’da da KSBSI ve KSPSI adlı konfederasyonlar, 2019’da “İş Yaşamında Toplumsal Cinsiyet Temelli Şiddete Son Ver” adıyla ittifak kurdu. İttifakta 59 sendikanın yanı sıra ev işçilerinin örgütleri ve STK’ler yer alıyor. KSBSI’den (İşçi Refahı Konfederasyonu) Ema Liliefna, şu bilgileri veriyor:

“Pek çok sendika ve sivil toplum örgütünden oluşan bu ulusal ittifak, işçiler olarak kolektif gücümüzü inşa etmemiz için gerçekten yararlı oldu ve biz şu anda ILO 190’ın onaylanması için hükümetle görüşüyoruz. Hükümet sözleşmenin onaylanmasını desteklese de patronlar hâlâ buna karşılar. Biz de ILO 190’ın kadın işçilerin bir gerçeği olabilmesi için argümanlar üretiyor, toplantılar düzenliyor, kampanya yapıyor ve patronlarla diyaloğa giriyoruz.”

Fas’ta ise CDT, FDM, UGTM ve UMT sendikaları, 2019 yılı sonunda “Şiddet ve Tacizden Arınmış Bir İş Yaşamı İçin 190 Koalisyonu”nu oluşturdu. Koalisyon bileşenlerinin listesi oldukça uzun. Kadın örgütleri, göçmen örgütleri, engelli birlikleri, sendikalar, avukatlar, iş müfettişleri, akademisyenler, oyuncular, insan hakları örgütleri ve ILO uzmanlarının yanı sıra hükümet ve patron örgütleri de koalisyonda yer alıyor.

Raporda Türkiye’den yalnızca HAK-İŞ var

Bazı ülkelerde ILO 190 için kurulan ittifaklarda hükümet temsilcileri ve patronlar da bulunuyor. Raporda, Türkiye’nin bu ülkelerden biri olduğu vurgulanıyor: “Türkiye’de HAK-İŞ konfederasyonu tarafından ILO 190 ile ilgili farkındalığın artması amacıyla ILO, UN Women, UNFPA, sendikalar, patronlar ve kadın örgütleriyle birlikte bir sosyal diyalog platformu ve toplu iş sözleşmesi modeli oluşturuldu.” Öte yandan raporda, HAK-İŞ dışında hiçbir emek örgütünün çalışmalarına yer verilmemiş olması dikkat çekiyor.

Feminist hareketle omuz omuza

Raporda ortak mücadelenin önemini gösteren bir diğer örnek, ILO 190’ı onaylayan 4’üncü ülke olan Arjantin. Sözleşme, Arjantin’de 23 Şubat 2021’de imzalandı. Peki, nasıl başardılar?

Sendikalarla feminist hareketin omuz omuza vermesi, ülkede ILO 190 için yürütülen kampanyanın önemli özelliklerinden.

Ülke tarihinde sendikalarla feministlerin birlikte örgütlediği birçok kampanya var. Toplumsal cinsiyet temelli şiddete ve kadın cinayetlerine karşı 2015 yılında başlatılan #NiUnaMenos (Bir eksik değil) kampanyası ile ILO’nun 189 sayılı Ev İşçileri Sözleşmesi’nin onaylanması için yürütülen kampanya örneğin… ILO 190 kampanyası, işte bu deneyimlerin üzerine inşa edildi.

Bunun yanında, üç konfederasyona (CTA Autonoma, CGT ve CTAT) bağlı sendikalar, İşte Şiddete Karşı Ulusal Sendikalar Arası Ağ’a katıldı. 106 taban örgütünden oluşan bu ağ, toplantılardan gösterilere, farkındalığı artırma çalışmalarından basın açıklamalarına kadar pek çok eylem ve etkinlik düzenledi. ITUC, PSI ve EI gibi küresel sendikalar da kampanyayı destekledi.

Kadınlar sendikalarda güçlendi

Arjantin’deki kampanyada, toplumsal cinsiyet temelli şiddet ve taciz ile diğer yapısal toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri (örneğin bakım ekonomisi) arasındaki bağlara güçlü şekilde vurgu yapıldı, nitelikli kamusal bakım hizmetlerinin gerekliliğine dikkat çekildi.

Öte yandan ülkede toplumsal cinsiyet temelli şiddet ve tacize ilişkin hâlihazırda bir yasanın yürürlükte olması, sözleşmenin erken imzalanmasında etkili oldu.

CTA-T’den Yamile Socolovsky, ILO 190 kampanyasının en önemli başarısının yalnızca sözleşmenin onaylanması olmadığını vurguluyor:

“Bu başarı, ülkemizde tüm sendikal örgütleri bir araya getirebilen ve daha geniş bir seferberliğin parçası olan bir aktivizmin sonucunda geldi. Bu süreç, kadınların sendikalardaki rolünü de güçlendirdi. Feminist ağlarımızla bağların güçlenmesine katkıda bulundu. İş yaşamındaki şiddet ve tacizin altında yatan yapısal etmenleri daha görünür kılmamıza olanak tanıdı.

Şimdi önceliğimiz sadece sözleşmedeki tanımlara uygun yasal araçları üretmek değil, aynı zamanda sözleşmenin toplu pazarlık yoluyla sektörel sözleşmelere yansıtıldığından emin olmak.”

Sendikalar bastırıyor, yasalar değişiyor

Ankete katılan sendikaların yarısından fazlası (yüzde 52), ILO 190’ın tam olarak hayata geçirilebilmesi için yasaların değişmesi gerektiği görüşünde. Bu nedenle birçok sendika, kampanyalarına bu talebi de dâhil ediyor. Böylece sözleşme, sendikaların daha güçlü yasalar için mücadeleyi yükseltmesine vesile oluyor.

Bazı ülkelerde bu mücadeleler kazanım getirdi. Örneğin Japonya’da JTUC-RENGO’nun ILO 190 kampanyası, tacize karşı yeni yasa talebiyle mücadele etmeleri için sendikalara yol gösterdi.  Çabalar sonuç verdi, Haziran 2021’de yeni yasa çıktı. Bu yasa cinsel taciz ile hamilelik, çocuk doğurma ve çocuk bakımıyla ilgili tacizleri yasaklıyor.

Danimarka’da da sendikalar, cinsel tacize karşı daha etkin bir yasa için 5 yıllık ortak kampanyaya öncülük etti. Bunun sonucunda Danimarka Sendikalar Konfederasyonu (FH), patronlar ve hükümet arasında geçen mart ayında Cinsel Tacize İlişkin Üçlü Anlaşma imzalandı.

Bazı sendika kampanyalarında, ev içi şiddeti aynı zamanda “iş yaşamının bir konusu” olarak ele alan yasaların gerekliliğine dikkat çekiliyor. Örneğin Avusturalya sendikaları, ev içi şiddete maruz bırakılan çalışanlara 10 gün ücretli izin hakkı tanınması için yıllarca mücadele etti ve sonunda kazandı. ILO 190, bu mücadeleye güç kattı.

Toplu iş sözleşmelerinde ILO 190

Rapora göre ILO 190, önemli bir toplu pazarlık konusu haline gelmiş durumda. Her 10 sendikadan yaklaşık 7’si, ILO 190 ve 206 sayılı Tavsiye Kararı’na uygun işyeri politikaları ve toplu sözleşmeler için patronlarla müzakere yürüttü.

Senegal’de beş işçi konfederasyonunu kapsayan ve 2019’da kabul edilen Ulusal Meslekler Arası Sözleşme’ye ILO 190 hükümleri de dâhil edildi. Endonezya’da KSPI ve KSBSI konfederasyonları tarafından sağlık, tekstil ve tarım sektörlerinde 2020 yılında imzalanan toplu sözleşmelerde de ILO 190’ın dili kullanıldı.

Benzer şekilde Filipinler’de ILO 190; taşıma, inşaat, metal, lojistik ve eğitim sektörlerinde 2020’de imzalanan toplu sözleşmelerin çerçevesini çizdi. Taşıma sektöründeki bir toplu sözleşme, ücretli ev içi şiddet iznini de içeriyor.

Kolombiya’da kamu sektöründe yedi sendikayla geçen yıl imzalanan bir toplu sözleşme, cinsel taciz ve diğer şiddet biçimlerinin önlenmesini hedefliyor.

Kayıtdışı işçiler, uzaktan çalışanlar…

ILO 190’ın yaşamsal önemi, kapsamının genişliğinden kaynaklanıyor. Sözleşme, yalnızca kayıtlı/resmi işçileri değil, kayıtdışı çalışanları da koruyor. Bu nedenle bazı sendikalar, ILO 190’dan yararlanarak kayıtdışı işçiler için müzakere yürüttü. Örneğin Pakistan’da Ev Eksenli Kadın İşçiler Federasyonu, pandemide artan şiddet ve tacize karşı işçilerin korunması amacıyla geçen yıl kamu otoriteleriyle bir anlaşma yaptı.

Sözleşmenin bir diğer önemli özelliği de ev içi şiddeti, iş yaşamına etkileri bağlamında ele alan ilk uluslararası sözleşme olması. Bu vurgu, toplu pazarlıklarda karşılığını buluyor. Arjantin’deki eczacılık sektöründe 2019’da imzalanan protokollerde ev içi şiddete ilişkin özel maddeler yer alıyor.

ILO 190 patronlara, yalnızca ofiste çalışanların değil, uzaktan çalışanların da şiddet ve tacizden korunması için önlem alma yükümlülüğü getiriyor. Bu kapsamda, Vodafone İtalya ve sendikalar arasında imzalanan bir anlaşmada, uzaktan çalışan işçilere yönelik koruyucu önlemler bulunuyor.

Öte yandan bazı sendikalar, sözleşmeye uygun şekilde çevrimiçi şiddet ve tacizi de gündemine almış durumda. Örneğin Peru Ulusal Gazeteciler Birliği (ANP), siber taciz ve şiddete maruz kalan gazetecilere destek sağlıyor.

Raporda bu tarz olumlu örneklerin artırılması gerektiği vurgulanıyor. ILO 190’ın onaylanması ve etkin şekilde uygulanması için bir kez daha hükümetlere ve patronlara çağrı yapılıyor.

Fotoğraflar: ITUC raporu

Paylaş:

Benzer İçerikler

Pandemi, kamusal bakım sistemlerinin elzemliğini bir kez daha gösterdi. ‘İkili vardiyanın’ yükünü taşıyamaz hale gelen milyonlarca kadın, işgücü piyasasından çekilmek zorunda kaldı. Bu nedenle dünyanın dört bir yanında sendikalar, bakım alanında kamu yatırımlarının acilen artırılması için mücadele ediyor. Önemli kazanımlar elde ediyorlar.
Paraguay’da Küresel Eğitim Sendikası’nın çağrısıyla bir araya gelen Paraguay Eğitim Sendikası ve Latin Amerika Eğitimciler Sendikası’nın kadın üyeleri, düzenledikleri çalıştayla ILO 190 kampanyasını başlattı.
Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu’nun (ITUC) araştırmasına göre, hükümetlerin yüzde 68’i ILO’nun 190 sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesi’ni destekliyor. İşverenlerde ise bu oran yalnızca yüzde 42. Gelecek yılın sonuna kadar 50 hükümetin sözleşmeyi onaylamış olması bekleniyor.
Son olarak El Salvador, Peru ve Orta Afrika Cumhuriyeti, ILO’nun 190 sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesi’ni imzaladı. El Salvador’da sendikalar ILO 190 için birlikte hareket etti, kongre üzerinde baskı kurmayı başardı.
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!