Skip to main contentSkip to footer
Auguste Fickert:

Viyana’da ilk merkezi mutfaklı apartman bloğunu inşa etti

Kız okuluna oradan da öğretmen okuluna gitti. Avusturya feminizminin radikal kanadına mensuptu. Kadınlara oy ve yüksek öğrenim hakkı, medeni kanun reformu, kadın işçilerin yaşam koşullarının düzeltilmesi konularında mücadele etti. En önemli başarısı ise Viyana’da açılmasını sağladığı merkezi mutfaklı konut Heimhof’tu.

Avusturya feminist hareketinin öncülerinden biri olarak değerlendirilen Auguste Fickert, 25 Mayıs 1855 yılında Viyana’da küçük burjuva bir ailede dünyaya geldi. Babası Willhelm sarayda matbaacılık yapıyordu annesinin adı Louise idi ve ev işleriyle meşgul olurdu. Fickert’in bir kız iki erkek kardeşi daha vardı.

Küçük burjuva aileler o yıllarda kız çocuklarının da belli düzeye kadar okumasına izin verirlerdi. Gidilen okullar genel olarak maharetli ve görgülü ev kadını yetiştirmeye yönelikti ama bazı genç kadınlar kendilerine çizilen eğitim planının dışına çıkarlardı. Fickert te bunlardan biriydi; 1869’da Englisher Fraulein(İngiliz Gençkızlar) isimli bir manastır okuluna gitti. Bunun ardından eğitimine devam ederek dereceyle mezun olduğu öğretmen okulunu bitirdi. Kaynaklarda Avusturya feminizminin sol kanadına mensup olduğu yazıyor. Kadınlara oy hakkı, aile ve evlilik hukukunda reform, yüksek öğrenim hakkı, eğitim reformu ve kadınlara ücretsiz eğitim gibi konularda mücadele etti ve pek çok kampanya, eylem örgütledi. İşçi kadınların çalışma ve yaşama koşullarının düzeltilmesi için de çok uğraştı.

Kadınların güçlendirilmesi çalışmalarına da önem veren Fickert, bir yazısında şöyle sesleniyordu. “Kendi ayaklarımız üzerinde durmak, kendi yolumuzu bulmak ve nihayetinde düşünmeyi öğrenmek istiyoruz.”

1888 yılında, Aşağı Avusturya’da banliyölerin şehre dahil edilmesi süreci sırasında vergi mükellefi kadınların oy haklarının ellerinden alınması gündeme geldiğinde, Kadın Öğretmenler ve Eğitimciler Derneği Başkanı Marie Schwarz ile birlikte iki büyük eylem düzenlediler.

Auguste Fickert, Türkenschanzpark

1893 yılında ise dönemin en aktif ve radikal feminist kurumlarından biri olan  Avusturya Kadınlar Birliğini kurdu ve 1897 birliğin başkanı seçildi. Bu örgüt, proleter kadınların yaşamlarının iyileştirilmesi için de mücadele ediyordu.     Örgütün yayınları olan Dokumente der Frauen (Kadın Belgeleri) ve Neues Frauenleben’in (Yeni Kadın Yaşamı) de editörlüğünü yaptı.

Avusturya Kadınlar Birliği siyasi hedefleri itibarıyla diğer kadın derneklerinden önemli ölçüde ayrılıyordu. Ev işçileri, anneliğin korunması ve fuhuş gibi güncel meseleleri ele alarak kadınların siyasallaşmasında kilit bir rol oynadı. Auguste Fickert, örgütsel bağımsızlığa büyük önem vermesine rağmen sınıfsal engellerinin kaldırılması için de zaman zaman Sosyal Demokrat (Sosyalist) kadınlarla iş birliği yapıyordu.

1895 yılında Avusturya’da dar gelirli kadınlara yönelik ilk hukuki yardım merkezini kurdu. 1900’lerin başında kadın telgraf ve posta memurlarının çalışma koşullarının çok kötü olması nedeniyle, kamu hizmetinde çalışan kadınları örgütlemeye başladı. Yaşamı mücadele içinde geçen evlenmeyi ve çocuk sahibi olmayı reddeden Fickert, 9 Haziran 1910 yılında hayata gözlerini yumdu.

 

Heimhof

Asansörle eve gelen yemekler

Fickert’in tarihe geçmesini sağlayan en önemli girişimi ise bugün bile çözüm üretemediğimiz ev ve bakım işlerine yönelik kadınların işini kolaylaştıracak çözümler üzerine kafa yormasıydı. Merkezi mutfak, kütüphane, çocuk bakım odası ve ortak kullanım alanı barındıran ve “Heimhof” olarak bilinen, çalışan kadınlara yönelik kooperatif temelli bir konut kompleksini kurmasıydı. Fickert öncülüğünde 1909’da kurulan Kâr Amacı Gütmeyen Yapı ve Konut Kooperatifi 1911 yılında Viyana 18. Bölgede Peter Jordan Strasse’de Heimhof”u inşa etti. Konut bittiğinde Fickert artık yaşamıyordu. Ama ortak merkezi mutfaklı konut projeleri daha sonra 1920’li yıllardan itibaren Viyana’da İngiltere’de 1950’lere kadar bir akım olarak varlığını hissettirdi. Amerika’da da tartışmalara yol açtı.

Konut projesi ilk olarak dönemin Viyana’sına ücretli çalışmak amacıyla kitlesel olarak köyden şehre göç eden memur ve işçi yalnız yaşayan kadınlar düşünülerek yapılmıştı. Daha sonra bunun ailelere yönelik biçimleri de inşa edildi. Apartman bloğunun en altında bulunan merkezi bir mutfakta yemek pişiriliyor, burada pişirilen yemekler bir asansör aracılığıyla dairelere dağıtılıyordu. Her dairede bir de mutfak köşesi bulunuyordu, isteyen canının istediği yiyeceği burada yapabiliyordu. Yeni çıkan elektrikli ev aletlerinin de kullanıldığı bu mutfak köşelerinde daire sakinleri gelen misafirlerine çay, kahve vs. pişirebiliyordu.

Esasen merkezi mutfaklı konutlar meselesini daha önce gündeme getiren Alman Sosyal Demokratların feminist kanadından Lily Braun’du. Braun, küçük dairelerde ve şehrin çeperlerinde kadınların yalıtılmış bir biçimde yaşamalarından endişe ediyordu. 1901’de Berlin için “Tek mutfaklı konut” modelini önerdi; bu, bahçeli ve çok sayıda birimden oluşan bir konut yapısıydı. Tüm dairelere merkezi bir mutfak hizmet veriyordu. Ev işleri yani yemek pişirme, temizlik, çamaşır yıkama ve çocuk bakımı merkezi bir hizmete devrediliyor ve ücretli personel tarafından yürütülüyordu. Projede sosyal etkileşime olanak tanıyan ortak kullanım alanları da ihmal edilmemişti. Braun 1901 yılında yayımladığı Frauenarbeit und Hauswirtschaft (Kadınlar ve Ev Ekonomisi) isimli kitabında bu düşüncelerini dile getirdi. Kadın hareketinin bazı kesimleri bu modeli eleştirirken, burjuva muhafazakar basın da modeli “geleceğin tavşan kafesleri”, “kışla tarzı toplu beslenme” ve “devlet eliyle annelik” gibi ifadelerle saldırıya geçti. Model çekirdek aileye yönelik bir saldırı olarak nitelendiriliyordu.

Avusturya’da da durum farklı değildi yayımlanan Reichspost gazetesi 5 Eylül 1925 tarihli sayısında şöyle yazıyordu: “Apartmanlardaki ortak mutfaklar reddedilmelidir; ailenin manevi gücünü zayıflatan her türlü uygulama reddedilmelidir.”

Nitekim Nasyonal Sosyalistlerin iktidarı ele geçirmesinin ardından, 1939 yılında Avusturya’da Heimhof’un merkezi mutfak ve ortak kullanım alanları hemen kapatıldı. Site sakinlerinin büyük bir kısmı; sosyal demokratlar ve Yahudiler evlerinden çıkarılarak hapise ve sürgüne yollandı. Dairelerdeki mutfaklar genişletildi, yemek, ev işleri, çocuk bakımı kadınların görevi olarak tanımlandı.

Görsel: heroinas.net

Yazarın Diğer Yazıları

İlginizi Çekebilir

Son Yazılar