Yazarın Diğer Yazıları

Ayla Önder
Ayla Önder
onderayla@gmail.com
Yerel seçimlerde sahada olanlar arasında en dikkat çekici yüzler kadın muhtar adayları. Erkekler için tasarlanmış mahallelerin yönetimine talip olmak hayli radikal bir karar çünkü… Manisa Eroğlu mahallesinde de herkesin bakışları muhtar adayı Nurhayat’a çevrilmiş durumda.
Yaşadığı köyden hiç dışarı çıkmamıştı. Sıkıntılarla karşılaştığında bunun asla çözülemeyeceğini sandı yıllarca. Ama 39 yaşında bir belediye otobüsü şoförü olarak kendine yeni bir dünya kurdu. Selma, 27 yıl sonra nasıl “kanatlandığını” anlattı..
Yaşamları Ege’nin bir dağ köyünde geçen beş kadın… 50 yaşından sonra tiyatrocu olmaya gönül verdiler. “Tiyatro da neymiş, otur evinde torununa bak!” eleştirilerine aldırmadan köyün gerçeklerini yansıtan bir oyun sergilediler. Tutkuyla, kalple ve ruhla harmanladılar… Köy tiyatrosu sürecini Semiha ve Rakibe ile konuştuk…
Bulaşık, çamaşır başta olmak üzere bütün ev işlerinden nefret ediyor. Hayatını kaynak yapmaya endekslemiş bir işçi o. Derya Yavuz’un, elindeki kaynak tabancasıyla, ‘kadın yapamaz’ algısına meydan okuyan bir duruşu var… Öyküsü film gibi…
Bir işyerinde, bölüm şefi ve işçi arasında şu konuşma geçiyor; “Makinanın başında bir saniye boş durmuşsun. O bir saniyede ne yaptın!?” Yanıt geliyor; “Tokam gevşemişti, saçım gözümün önüne geliyordu onu düzelttim!” Bir saniyenin savunmasını isteyen şirket; Gates Metal. Hareketleri kaydeden bir cihaz yerleştirmiş patron üretim makinelerine. Despotik uygulamalara ve çok düşük ücretlere tepki olarak işçiler greve gittiler. Grevci işçilerden Hicran ve Neşe ile görüştük..
Muğla’da, yerel seçimde yer alan iki kadın var. İkisinin de savaşları, kadın ve doğa için… Menteşe Belediye Başkan Adayı Nazmiye Kulaç diyor ki; “Belediye otobüslerindeki kadın yolcular gece durak dışı istedikleri yerde insin. 7-24 açık geçici barınma evleri açılsın.” Çiftçi Raziye Özdemir ise Deştin’in çevresine ve ormanına düşman çimento şirketine karşı yıllarca yürüttüğü mücadelesini TİP çatısı altında, Belediye Meclisi’nde sürdürmek istiyor. İki kadın da yaşamlarını ve seçim taleplerini anlattılar.
Yoksulluğun dibindeki gecekondu kadınlarını da betimledi, her şeyde kullanılan bir eşyadan farksız konak hizmetçileri ve beslemelerini de… Baskıcı “Aile reisleri”ni hiç sevmedi. İç dünyaları keşfedilmeye değer görünmeyenler onun usta kaleminde hayat buldu. Füruzan kocaman bir pencere açtı dünyaya. 
Evet, bu da yaşandı. Çok modern(!) Hollandalı patronun Türkiye’de kurduğu sakız fabrikasında, sendikalıları yıldırmak için her yol deneniyor. Formen yardımcısı ‘sendikadan çıkmazsanız size büyü yaparım’ dediğinde hakikaten korkanlar oldu. Fakat bu tehdit de işe yaramadı, işçi sağlığının da hiçe sayıldığı fabrikada, örgütlenmeye devam ettiler. Berfin ve Nesrin yaşadıklarını anlattı.
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!