Yazarın Diğer Yazıları

Gülfer Akkaya
Gülfer Akkaya
akkayagulfer@gmail.com
İstanbul Sözleşmesi’ne sahip çıkmayan Bakanlık, sözleşmeden çıkılmasını 6284 sayılı yasaya gönderme yaparak “Elimizde yasa var” diye savunurken şimdi arkasına saklandıkları o yasanın da hedefte olduğunun farkındadır herhalde.
‘Kış günü lezzetine doyamadığımız, kaşığı salladıkça daha sallamak istediğimiz pekmezi, reçeli ya da erişteyi afiyetle yerken tüm bunların kadınların görünmezleştirilmek istenen emekleri olduğunu hatırlamak önemli. Marketlerin raflarına dizilen fabrikasyon ürünlerden çok daha zor şartlarda, daha pahalıya, titizlikle üretildiğini unutmamak, teorisini, politikasını yapmak önemli.’
Yaz tatili sona erdi, okullar açıldı. Okulların açılması aile bütçesinde aslan payının o ay okul masraflarına ayırılması demek. Ama bu dönemde kadınlar bazı açılardan nefes alabiliyor. Malum bakım sorunu. “Hiç olmazsa evde değiller, telefonum sık sık çalmıyor ve neredeler, nasıllar diye düşünmüyorum. Kafam biraz rahat ediyor.” diyorlar.
AKP Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğu’nun kocası Ünsal Ban’a 70 milyon liralık boşanma davası açması haliyle gündem oldu. Çok geçmeden suç örgütü lideri faşist Sedat Peker’in kullandığı delicavus_ntn adlı twitter hesabından konuyla ilgili paylaşımlar düştü sosyal medyaya.
Kıyafeti nedeniyle toplu taşımada, eğlence mekânlarında, iş yerinde, sokaklarda kadınların cinsel saldırıları göğüsleyerek yine de bildiği gibi giyinmekten vazgeçmeyişinin önünde şapka çıkarılır.
“Kısaca söylemek gerekirse markette kadın pedlerinin satıldığı rafın yanına siyah poşet konması ile HPV aşısının ücretsiz yapılmaması, kadınların ve kız çocuklarının menstrüasyon ürünlerine erişememesi aynı kadın düşmanı politikalardan kaynaklanıyor.
Kadınlarda en sık rastlanan iki kanser türünden ilki meme kanseri ve ikincisi rahim ağzı kanseri. Meme kanseri için henüz önleyici bir çare yok ama rahim ağzı kanserine karşı bulunmuş aşı var. İnsan Papilloma Virüsü (HPV) aşısı. Evet yanlış okumadınız aşı ile önlenebilen (şimdilik) tek kanser rahim ağzı kanseri. Ancak Türkiye’de bu aşıya kadınlar ulaşamıyor.
Kadın işçiler sermayenin bir melek olmadığının, hele hele hiç de öyle iddia edildiği gibi “kadın dostu” olmadığının farkındalar. Kadın emeği sömürüsüne hizmet eden ve kendilerinin değil, sermayenin lehine olan “kadın dostu” projeleri direnişleriyle teşhir ediyorlar. Gaspedilen her türlü tüm haklarını kazanmak için bu sömürü tezgâhına karşı ayaktalar.
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!