Yazarın Diğer Yazıları

Gülfer Akkaya
Gülfer Akkaya
akkayagulfer@gmail.com
Batı’nın en zengin ülkelerinden biri olan İsviçre’de kadınlar, “eşit ücret, zaman ve saygı” talepleriyle grevdeydi. “Hâlâ öfkeli” olan kadınlara dünya feminist/kadın hareketi olarak “Yalnız değilsiniz” diyoruz. Hepimiz öfkeliyiz, hem de çok…
Tüm ideolojilere sirayet eden patriyarka nedeniyle erkek giyim markası Kiğılı da tıpkı Diyanet gibi kadınlara nasıl giyinip giyinemeyecekleri konusunda cinsiyetçi kurallar dikte ediyor. Dekolte de bizim, basen de bizim! Kavgamız topyekûn erkekliğe karşı…
Ortada bir feminist/kadın hareketi olmasaydı da AKP’nin kutuplaştırıcı politikaları arasındaki büyük projesi yine kadın düşmanlığı olurdu. Çünkü AKP’nin fıtratı bu! Hayatlarından ve onurlarından taviz vermemekte ısrarlı olan kadınlar, tüm saldırılara karşı bir arada yürümeye devam edecek.
Erdoğan’ın kadınlara “sürtük” demesinin bir karşılığı olacak. Söz ağızdan çıktı bir kere. Duyduk, gördük, aklımıza yazdık. Ne demiştik 25 Kasım’da? Öfkemiz döviz kurundan hızlı yükseliyor.
Bu ülkede kadınlar bir yüzyıldır sahnelere çıkıyor. Bunu erkekler bahşettiği için değil, önlerinde engel olarak duran erkeklik ahlakını, gelenek ve görenekleri yendikleri için. Erkeklerin doğuştan sahip oldukları hakları yüz yıllarca direnerek kazandı kadınlar.  Haklarımızdan bir tekini bile vermeye tahammülümüz yok.
Ülkede çalışabilir durumdaki genç kadınların yüzde 50’si işsiz. Geliri yok. Sosyal devlet de olmayınca temel ihtiyaçlarını aile desteği ile çözmek zorundalar. Tatile gitmek, flört etmek, kendi hayatını kurmak genç kadınların önemli kısmı için rüya. İşte TÜİK, bu gerçekleri gizlemek için “Genç kadınlar mutlu” palavrası atıyor.
Erkeklerin zevklerine, cinsel hazzına ya da muhafazakâr, cinsiyetçi kurallarına karşı biz kadınlar benim bedenim, diyerek geldik bugünlere. Ücretli çalışma alanında da böyleydi, moda ya da estetik sanatlarda da…
Öyle halktan kopuk, ışıklarla parlatılmış salonlarda, zengin beylerle buluşup ne açlığı ya, bizde açlık yok demekle olmuyor. İnin bakalım mahalle pazarlarına, ne görecekseniz. Gerçi halkın içine de çıkamıyorlar ya artık. İşte bu umut verici.
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!