Yazarın Diğer Yazıları

İpek Deniz
İpek Deniz
ipekkdeniz@gmail.com
Sağlık alanında 25-30 yıldır çalışan kadınlar 2018’den beri ek göstergeyi bekliyorlardı, bir tık daha insani bir emeklilik yaşayabilmek için. Yıllarını hastane koridorlarında geçiren, sağlık meslek lisesi mezunu binlerce kadın bu yasadan basit artışlarla yararlanabilecek, bu denli eriyen maaşlar karşısında yapılan ağza bir parmak bal çalma bile değil.
Sağlık meslek örgütleri 29 Mayıs’ta Ankara’da Beyaz Miting’de taleplerini bir kez daha dile getirdi. Alanda kadınlar bu kez daha görünürdü. İstanbul Sözleşmesi’nden ücretsiz HPV aşısına, mobbingden ev içi ve iş yeri şiddetine kadar her mesele dövizlere yansıtılırken, femina işaretli SES ve TTB önlüğü giymiş kadınlar dikkat çekiciydi.
12- 18 Mayıs arası Hemşirelik Haftası olarak kutlanıyor. Hemşireler, yıl boyu, düşük ücret, uzun çalışma süreleri, küçümsenme, bir sürü angarya, şiddet ve tacizle boğuşurken, bugünler için oluşturulan yapay kutlama törenlerinden rahatsızlar. Gerçek kutlama insanca çalıştığımız, emeğimizin değerinin verildiği gün olacak, diyorlar…
Canlarına tak etti. Hemşireler, genç kadın hekimler hiçe sayılma, şiddet, mobbing devamlı artan iş yükü, artmayan maaşlar karşısında ülkeyi terk ediyor. Gidenler hasret çekiyor ama çalışma koşulları ve çocuklarının geleceği için memnun. Gidemeyenler ise gitmeye hazırlanıyor. İpek arkadaşlarıyla sağlıkta göçü konuştu.
Yıllardır sağlıkta reform, adı altında kazanılmış, hakları ellerinden alındı sağlık çalışanlarının. Küçümseme ve hakaret söyleminin yaygınlaşması ile hastanelerde şiddet de arttı. “Giderlerse gitsinler” lafı tuz, biber ekti. 14 Mart Tıp Bayramı’nda greve çıktılar. Kimi şiddetin kalkmasını, kimi işyerinde kreş olmasını, kimi insanca çalışacak bir ücret istedi. Ama ortaklaştıkları nokta tekti; hiçbir yere gitmiyoruz!
Kamunun pek çok alanında, resmi yazışmaların yerini resmi olmayan whatsapp grupları almış vaziyette. İş bittikten sonra da mesajlar aracılığıyla eksikliklerin hatırlatıldığı, talimatların verildiği bu gruplar çalışanın tüm hayatını denetim altına alıyor…
Bir ortaokulda çalışan Gülsüm Kuyar, iş çıkışı, kocası tarafından öldürüldü. KESK İstanbul Kadın Meclisi, cezasızlığın kadın cinayetlerinin artmasındaki rolüne vurgu yaparak “erkek adalet değil gerçek adalet istediklerini” belirtti. Cins kırımına dönüşen bu cinayetleri dayanışarak engelleyebiliriz.
Her alanda yoğun ve ciddi emek harcadığımız halde, en temel ihtiyaçlarımızdan kısarak yaşıyoruz. Kimimiz kitap okumaktan vazgeçti, kimimiz elektrik süpürgesinden, saçını kurutmayanlar da var, ütüsüz giyinenler de, bazılarımız ise battaniye altında… Kısmayı da tasarruf etmeyi de organize etmek kadınlara kalıyor.
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!