Yazarın Diğer Yazıları

Mürüvet Yılmaz
Mürüvet Yılmaz
dramahewi@gmail.com
Didim’de verdikleri başarılı sendikal mücadele nedeniyle sürgün edilen Eğitim Sen’li üç kadın, “Bu kez +101 ile yetkiyi alacağız ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önüne davul zurna ile gideceğiz” demişlerdi. Dediklerini yaptılar! Şimdi umudu daha da büyütmek, etkin kadın politikalarını ve regl iznini hayata geçirmek istiyorlar.
Didim’de tam da yetki sürecinde İstanbul Sözleşmesi ve ‘Geçinemiyoruz’ eylemlerine katıldıkları gerekçesiyle sürgün edilen Eğitim Sen’li üç kadın öğretmen, “İktidar ne yaparsa yapsın kadınları yıldıramaz” diyor. Yandaş sendikadan yetkiyi bu kez farkla alacaklarını, daha fazla örgütleneceklerini, şubeleşeceklerini söylüyorlar
Daha önce hemşirelerle ilgili yaptığı belgesel üzerinden kendisiyle konuşmuştuk. Deniz bu kez köyündeki kimsesizler mezarlığının, orada yatan kadınların, ismi Meryem’ken Peri olan büyük büyük annelerinin izini sürüyor. Doğum ve ölüm tarihi belli olmayan, yaşantıları görünmez kılınan kadınların.
Her gün mektup, kargo göndermek ya da e-devlet şifresi, emekli maaşı, çocuk yardımı almak için gidilen PTT şubelerinde ve dağıtımda çalışmak öyle göründüğü gibi kolay değil. Personel azlığı, tek başına çalışmak, cinsel taciz, kreş yokluğu, sorunları bini bir para…
Öğretmenlik Meslek Kanun’u geçtiğimiz günlerde meclisten geçti. Kanun öğretmenler arasında eşitsizlikler yaratıyor. Özel okul öğretmenlerini kapsamazken, kariyerde ceza almamayı şart koşuyor. Evde ve işte ikili yük altında kalan kadın öğretmenler için yasa cinsiyet temelli ayrımcılıkları daha da keskinleştiriyor.
Xiaomi Salcomp’da sular bir türlü durulmuyor. İşverenle sendika arasında imzalanması gereken sözleşme hala imzalanmadı. Kadın işçiler beklemeye sabırlarının kalmadığını, artan hayat pahalılığı karşısında ücretlerin iyice eridiğini, toplu sözleşmenin bir an önce imzalanması gerektiğini söylüyorlar.
“Bir kadın pencere kenarına oturmuş düşünüyor. Bir gözü sokağa bakıyor…” dizeleriyle başlıyor şiir. Patriyarkal bakışla erkeğe atfedilen düşünme eylemini kadın yapıyor bu kez. Biri sokağa biri evin içine bakan gözler şiirin kilit noktası. Çünkü kadına keşfetmek istediği sokağın ürkütücülüğünü de evin içinde mutfak koca arasında kendini unutuşunu da gösteren o gözler….
Okul öncesinde zorunlu din dersleri, kız çocuklarının ufak yaşta evlendirilmesini, çocuk işçiliğini artıran 4+4+4 uygulamaları, artan cinsel taciz, istismar ve tacizcilerin meslekten men edilmek yerine başka okullara atanması… Bunlar Eğitim Sen’li kadınları harekete geçirdi ve geniş bir kampanya başlattılar. Okullarda toplumsal cinsiyet eşitliği kampanyasının ayrıntılarını Simge Yardım ile görüştük…
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!