Yazarın Diğer Yazıları

Necla Akgökçe
Necla Akgökçe
nakgokce@gmail.com
Yeni kurulan sendikalarda, başlangıçtan itibaren yönetimlerde yer alıyorlar. Grup örgütlenmeleri oluşturuyorlar. Büyük sendikalarda kadın çalışmalarını kurumsallaştırmaya çalışıyorlar. Sendikalarına rağmen kadınlar üye olmaya, aktif çalışmaya devam ediyorlar. Bu kadar dirençten bir şeyler çıkacak gibi görünüyor.
Kadınların sendikal yönetimlerde yer alması için çok çalışmaları, örgütlenme çalışmalarında daha çok yer almaları, erkeklerden bir şey istememeleri gerekiyormuş; oysa kota, eşit temsil, eşbaşkanlık yıllardır sendikalarda mücadele veren kadınlar sayesinde var, sendikalı erkeklerin bir lütfu değil…
Melisa Kesmez hikayelerinde kadın kahramanların yeri ayrıdır. Güçlü akılda kalan karakterler çizer genellikle, yaşamla baş edebilen, duruşu belli kadınlardır onlar genellikle. Fakat, Küçük Yuvarlak Taşlar’da kadınların hayatlarını kolaylaştıran bazı erkeklerin de olabileceğine tanıklık ediyoruz.
Almanya’da birinci dalga feminizmin önde gelen isimleri arasında yer alan Minna Cauer, kız çocuklarının eğitimini, kadınların istihdam ve oy haklarını savundu. Sayısız kadın derneğinin yönetiminde yer aldı… Kadın Hareketi Dergisi’ni çıkardı, burada eşit haklar konusunda yazılar yazdı. 60’lı yaşlarının sonunda bile konferanstan konferansa koşturuyordu.
Yaşarken takdir toplayan ama ölümünden sonra unutulan, sosyalist hareket içinde yer almış, döneminde kadın sorunları üzerine düşünerek, konuşmalar yapmış konferanslarda bildiriler sunmuş, işçi sınıfı feministlerinden biri de Ottilie Baader’dir. Klara Zetkin tarafından işçi kadınların sorunlarını ve kadın erkek eşitliğini çok iyi dile getirdiği için methedilen bir kadından bahsediyoruz.
Agnes Wabnitz, Klara Zetkin ve Rosa Lüxemburg’un selefiydi. Alman Sosyal Demokrat hareketi içinde ölümünden sonra hemen unutulmasını iyi bir hatip olmasına rağmen yazılı eser bırakmamasına bağlayanlar var. Ama bu unutuluşun ardında yaşarken çokça tartıştığı erkek yoldaşlarının da bir miktar payı olmalı ….
1980 yılının Adana Temmuz’unda işten çıkarken faşist kurşunlara hedef olan Meryem, bilinçli bir kadın işçiydi… Çalıştığı fabrikalara DİSK’i getirmek isterken işten atıldı. İKD çevresindendi ve işyerinde pek çok kadının dertlerine çare olmuştu. 26 yıllık kısa yaşamında anlatılmayı bekleyen pek çok deneyim biriktirmişti. Ama çok azına ulaşabiliyoruz ne yazık ki…
Hürbilek gazetesinin 11. Ve 18. Sayılarında yer alan analık yardımlarının arkasındaki milletvekili Mebrure Hanım’la, Gıda Sanayi İşçileri Sendikası’nın tek kadın üyesi işçi Sabiha Börüklü’yü birleştiren nokta; ikisinin de emek ve çabalarının görünmez kılınması…Bunda erkekler tarafından yazılan ve hala yazılmaya devam eden sendika kurum tarihlerinin ve siyasi tarihin üstten tarih olmasının rolü büyük….
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!