Yazarın Diğer Yazıları

Sare Öztürk
Sare Öztürk
ozturksare48@gmail.com
Soma’da 301 maden işçisinin yaşamını yitirdiği büyük iş cinayetinin ardından sekiz yıl geçti. Adalet yerini bulmadı, bu yüzden hala kanayan bir yara Soma. Madenci eşi kadınlar sürecin yükünü hala sırtında taşıyor. Arkadaşımız Sare Somalı, çocukluğunda ve kazadan sonra kasabada kadınların görünen, görünmeyen emeğini anlatıyor bizlere….
Özlem İlyas’la freelance çalışanları, hakları, örgütlenme imkânlarını, dayanışma gruplarını, güvencesizliği, duyguları konuştuk. Kadınlar freelance çalışmayı nasıl deneyimliyor, hangi koşullarda freelance çalışmaya yöneliyorlar sorularını irdeledik.
8 Mart’a doğru giderken kadın emeği ve kadın işçilerin durumu ile ilgili kadın örgütleri, feministler ne düşünüyor; son dönemde yaşanan grev, direnişleri nasıl değerlendiriyor ve politika önerileri neler, sorularının peşine düştük. Bağımsız feminist Hülya Osmanağaoğlu ve Mor Dayanışma’dan İrem Kayıkçı yaşadığımız ekonomik krizin kadın emeğine nasıl yansıdığına, kadınları nasıl etkilediğine dair izlenimlerini paylaştılar, önerilerde bulundular.
8 Mart’a giderken kadın emeği ve kadın işçilerin durumu ile ilgili kadın örgütleri, feministler ne düşünüyor; son dönemde yaşanan grev, direnişleri nasıl değerlendiriyor ve politika önerileri neler, sorularının peşine düştük. Bu hafta Yeni Demokrat Kadın’dan Sevda Erkılınç ve Türkiye İşçi Partili Kadınlardan Melike Çınar ekonomik kriz ve derinleşen yoksulluk kıskacında kadın emeğine dair izlenimlerini paylaştılar.
8 Mart’a doğru giderken kadın emeği ve kadın işçilerin durumu ile ilgili kadın örgütleri, feministler ne düşünüyor; son dönemde yaşanan grev, direnişleri nasıl değerlendiriyor ve politika önerileri neler, sorularının peşine düştük. Yazı dizisi olmasını umduğumuz bu ilk metinde Kırkyama Kadın Dayanışması’ndan Fatma İnce ve bağımsız feminist Sezen Yılmaz’ın konuya dair görüşlerine yer veriyoruz.
Seray Şahiner’in romanı Ülker Abla, Everest Yayınları’ndan çıktı. Kitapta erkek şiddetinden kaçan Ülker’in hayatta kalma çabası anlatılıyor. Roman boyunca sıkça tekrarlanan “Hala diriyim.” ifadesi Ülker’in yaşam mücadelesini hafızalara kazıyor ve romanının temelini oluşturuyor. Ülker’in hayatta kalmak için yapmış olduğu taktik ve manevraları mizahla harmanlanmış şekilde kâh gülerek kâh içimiz cız ederek okuyoruz.
Hikâyenin Yok Hali’nde kadınların anlatıları yoksulluğu daha derinden yaşadıklarının açık göstergesi. Kadınlar parça başı iş, çekçeğe çıkma ya da çiçek satma gibi güvencesiz işlerde çalışıyorlar. Düzenli gelir elde etmenin mümkün olmadığı bu işler Pandemi ile birlikte durma noktasına geliyor.
Pendik, Kartal Maltepe civarında oturan ve Bağdat Caddesi’ndeki evlere temizliğe giden kadınların kullandığı bir güzergâh bu. Kentin prestijli olarak kabul edilen zengin muhiti ile kentin dışında kalan bölgeleri arasında kadın emeğinin bir güzergâhı var.
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!