Yazarın Diğer Yazıları

H. Sevim Işık Bäro
H. Sevim Işık Bäro
sevimisis@gmail.com
“Kvennafri” (Kadınlar Günü) olarak adlandırılan eylem, ilk kez 24 Ekim 1975’te düzenlenmişti: İzlanda’daki kadınların Yüzde 90’ı toplumsal cinsiyet eşitsizliğini protesto etmek ve işyerindeki ayrımcılığa karşı öfkesini dile getirmek için çalışmayı, temizlik yapmayı ya da çocuklara bakmayı 24 saat boyunca reddetmişti. Bu yıl aynı eylem yedinci kez “Henüz işimiz bitmedi” sloganlarıyla düzenlendi.
Anya Raza ve Aisha Linnea Akhtar’ın yönettiği belgesel film “Bir Kadının Hareketi” (How She Moves) 90 yaşındaki dansçı, koreograf ve dans eğitmeni Indu Mitha’yı odağına alarak, Pakistan’ın yakın tarihindeki politik ve sosyal değişimleri ve bunların kadınların hayatı üstündeki etkisini incelikle işliyor
“Boyun Eğmeyenler[i]” adlı belgesel film, Alman Federal Cumhuriyeti siyasetinde önemli rol oynayan kararlı, yol gösterici kadın politikacıların yaşadıklarını anlatıyor.
Taliban’ın çok kısa sürede, Afganistan’da kontrolü ele geçirmesi dünya haberlerinin merkezine oturdu. Başta kadınlar, LBGTIQ+’lar ve kız çocukları olmak üzere pek çok farklı etnik gruptan Afganistanlının hayatı tehlikede. Talibanı tanımayan ve haklarından vazgeçmek istemeyen kadın örgütleri ve onlarla dayanışan kadınlar eylem hazırlığındalar.
Kadın yönetmenleri ve yapımcıları destekleyen Women Make Movies (WMM), Afganistan ile ilgili birbirinden güzel filmin yer aldığı bir seçkiyi kısa süreliğine ücretsiz olarak sanal gösterimlere açtı.
Bu yıl üçüncüsü düzenlenecek Directed by Women Turkey – Uluslararası Kadın Kısa Film Yönetmenleri Festivali 16-19 Eylül tarihleri arasında Kadıköy Yeldeğirmeni Sanat’ta seyirci ile buluşacak.
“Cinsel taciz, istismar ve tecavüzün en ağır şekliyle film endüstrisinde mi yaşandığını düşünüyorsunuz? Hayatınızı bir de temizlik işçisi, garson ya da düşük ücretli “kadın işi” olan herhangi bir işle idame ettirmeyi deneyin. Bu meslekleri yapanlar çok az hak ve çok az telafi şansı ile rutin istismarla karşı karşıya.” diyor Hazards Magazine** editörü Rory O’Neill. Hazards İngiltere’de çıkan uluslararası muhabirler ağına sahip sendika dostu bir dergi. Yararlı olacağını düşünüp makaleyi kısaltarak çevirdik.
2013’te Rana Plaza’nın çöküşü, dünyanın en büyük “endüstri felaketi” olarak tanımlanmıştı. Önlemler “kârlı” olmadığı için alınmamış. Yangın insanların yaşamına mal olmuş ve “ucuz işçilik”in, “ucuz ürün”lerin ne pahasına “ucuz” olduğunu gözler önüne sermişti.  Geçtiğimiz günlerde yine Bangladeş’te yaşanan yangın faciası çok da bir şeyin değişmediğini gözler önüne serdiği gibi 2014 yapımı belgesel, Kumaştaki Gözyaşları (Tears in the Fabric) filminin önemini hatırlattı.
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!