Yazarın Diğer Yazıları

Yadigar Aygün
Yadigar Aygün
yadigaraygun93@gmail.com
Çağrı merkezlerinde çalışan kadınlar bir yandan meslek hastalıklarıyla diğer yandan mobbing ve performans baskısıyla mücadele ediyor. Müşterilerin küfür ve hakaretlerine maruz kalıyorlar. Ekonomik kriz de cabası. “Krizi en dibine kadar yaşıyoruz, ay sonunu getiremiyoruz” diyorlar.
Ressam Şükran Yangın Üst, hem eşitsizlik ve ayrımcılıkla hem de ekonomik krizle boğuşan kadın ressamların desteklenmesi gerektiğini söylüyor: “Bir sergi açmak istesek maliyeti çok yüksek. Boyalar, fırçalar, tuvaller çok pahalı. Kadın ressamlar, sergi açacak parayı bulamıyor. Bize, eserlerimize destek verilmiyor.”
Engelli kadınlar, toplumsal yaşamda ve iş yerlerinde ayrımcılık ve ötekileştirmeye maruz kalıyor. Engelli maaşı çok düşük. Pek çok engelli kadın iş bulamazken, hasbelkader iş bulanlar da mimarinin ve işin uygun olmamasından dolayı zorlanıyor. İşten ilk atılanlar da yine onlar oluyor. HDP Engelliler Komisyonu Eş Sözcüsü Hatice Betül Çelebi, “Feministler cinsiyetçiliğe ve ayrımcılığa, bedeni sınırlayan, köleleştiren zihniyete karşı eş zamanlı, ortak politikalar üretmeli” diyor.
Çay üreticisi kadınlar, 7 TL olarak açıklanan yaş çay fiyatına da kota uygulamasına da tepkili. “Ellerine hiç çay makası almayan kişiler çaya fiyat biçiyor, kota koyuyor, her şeye karar veriyor. Kazancımız elimizde eriyor. Emek bizim, söz de bizim olacak” diyorlar.
Gıda fiyatlarındaki artış hız kesmiyor. Kadın işçiler, eskiden bir iki kilo aldıkları meyve-sebzeyi artık taneyle bile alamadıklarını söylüyor. Bir işçi “Ürünlerin fiyatı sadece cebimizi değil, canımızı da yakar hale geldi. Tek bir öğün, bazen bir iki atıştırmalık ile tüm günü geçiriyorum. Sağlıklı beslenemiyorum” diyor.
Tırmanan mülteci karşıtlığı ve ırkçılık en çok göçmen kadınları tehdit ediyor. Dil sorunu olan yasalara, yasalardan kaynaklanan haklara bile ulaşamayan, göçmen kadın işçiler, işyerlerinde ya üç kuruşa çalıştırılıyor ya da evde parça başı üretim yoluyla sömürülüyor. Evde, işte fiziksel ve cinsel şiddete karşı ise bütünüyle korumasızlar.
Türkiye’de yaşanan iş cinayetlerinin giderek arttığına dikkat çeken adalet arayan aileler ve Avukat Berrin Demir, “ İş yerlerinde önlem ve denetimler alınmıyor. İşçiler göz göre göre ölüme gönderiliyor. Sorumlular yargılanmıyor. Kaybettiklerimizin yanına bir fotoğraf daha eklenmesin, bir kişi daha iş cinayetlerinde yaşamını kaybetmesin diye mücadele ediyoruz. Örgütlenmekten ve birlikte mücadele etmekten başka çaremiz yok” dediler.
Ped fiyatları almış başını giderken, bazı kadın grupları KDV indirimi istiyor, bazıları da ücretsiz olması doğrultusunda kampanya yürütüyor. Konunun önemine binaen bu mücadele içinde yer alan Merve Havalı ve İrem Kayıkçı ile görüştük. “Milyonlarca kadın, hijyenik pedlere ve kişisel bakım ürünlerine ulaşamıyor. Hijyenik ped başta olmak üzere zorunlu ve temel ihtiyaç olarak tanımladığımız ürünlerdeki KDV oranının indirilmesinden öte, bu ürünlerin ücretsiz ve kolay erişilebilir olması gerekiyor.” diyorlar.
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!