Yazarın Diğer Yazıları

Yadigar Aygün
Yadigar Aygün
yadigaraygun93@gmail.com
Kreş kadınlar açısından hâlâ en önemli sorun olmaya devam ediyor. Ücretli çalışan kadınların bir kısmı çocuk bakımı için bir kısmı da kreş ücretlerinin yüksekliğinden dolayı işi bırakmak zorunda kalıyor. İşçi Emekçi Kadın Komisyonları bu konuda bir kampanya başlattı. Onlara kulak veriyoruz.
“Kadrolu, güvenceli olarak, eşit işe eşit ücret alarak çalışmak istiyoruz. Cinsiyetçi iş bölümü ve ücretlendirme son bulmalıdır. Kadınların güvenceli ve güvenli çalışabilmeleri için şartlar yerine getirilmelidir” diyen belediye ve kamu taşeron işçisi kadınlar, taşeron işçiliğine son verilmesini istiyor.
Emek örgütleri ve kadınlar, AKP’nin ve siyasi partilerin kadınlara yönelik bir bütçe politikasının olmadığını söylüyor. Kadının adının bile olmadığı bütçenin, patronlara, yandaşlara, sermayeye ve savaşa ayrıldığını vurgulayarak toplumsal cinsiyet eşitliğinin olmadığı bu bütçeye karşı her yerde mücadele etme çağrısı yapıyor.
Yemek sektöründe çalışan kadınlar, cinsiyet ayrımcılığına maruz kalıyor. Bu sektörde çalışan kadınların yükselmesine erkekler engel oluyor. Erkek egemen baskılar yüzünden kadınlar belli alanlara sıkıştırılıyor. Ama “mutfak erkek işidir” şeklindeki cinsiyetçi önyargıyı kıranlar var. Onlarla konuştuk.
Üniversite öğrencileri, geçinemediklerini belirtiyor. Erkek patronlar, erkek yöneticiler tarafından, genç kadın çalışanlar, sözlü taciz edilebiliyor. Garsonluk, bar, mutfak işlerinde çalışan kadınlar türlü türlü hakarete, zorbalığa maruz kalıyor. Sigorta veya herhangi bir güvence zaten yok. Yol ve yemek için bile ekstra mesai yapmak zorundalar.
Güzellik merkezleri genel olarak kadınların gittiği ve çalışanların da kadın olduğu işyerleri. Buralarda çok düşük ücretlerle, sigortasız, hiçbir işçi sağlığı ve güvenliği tedbiri olmadan, cinsel taciz, hakaret ve mobbinge açık bir biçimde çalışıyor kadınlar. Bir sendikaları da yok. Merkez çalışanı iki arkadaşımızla dertlerini, taleplerini konuştuk.
Ülkenin en büyük 32’nci şirketi olan Selçuk Ecza Deposu’nda işçiler düşük ücretlerle, yoğun baskı altında çalışıyor. Bir kadın işçi, sürekli cinsiyetçi söylemlere maruz kaldıklarını, bir amirin sinirlenip üzerlerine eczane sepetlerini fırlattığını, şef yardımcısının tuvaletin başında dakika tuttuğunu anlatıyor.
Milyonlarca kamu emekçisini ilgilendiren 7’nci Dönem Toplu İş Sözleşmesi görüşmeleri başlıyor. KESK’li kadınlar, erkeklerden oluşan masada yine sorunlarının görmezden gelinmemesi, kadın taleplerinin sözleşmede yer bulması için mücadele ediyor. Tüm kamu emekçisi kadınları örgütlenmeye, taleplerini birlikte yükseltmeye çağırıyorlar.
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!