Articles by Nuran Gülenç

DİSK arşivinde kadın işçiler

DİSK geçtiğimiz günlerde tüm yayınlarını online olarak erişime açtı. Emek tarihi meraklılarını sevindirdi. Artık 1967 yılında kurulan 12 Eylül darbesi ile 12 yıl sendikal faaliyetten men edilen ve tekrar 1992 yılında hakkında açılmış davalardan beraat ettikten sonra faaliyete başlayan DİSK’in yayınlarına erişmek mümkün. Engin bir kaynak önümüze açılmış oldu.


Paşabahçe cam işçiliğinden sendikacılığa: İşte Ayşe’nin hikâyesi

Ayşe’nin hikâyesi de tıpkı o dönemde yaşamış, mücadele etmiş diğer kadınların hikâyelerindeki gibi ayrımcılığın, haksızlığa uğramanın, terk edilmişliğe, yalnızlığa rağmen dimdik ayakta durmanın hikâyesi. 60’ını aştığı şu günler, düşlediği hayattan oldukça farklı fakat sevdikleriyle mutlu, geçmişine dönüp bakmak için hatırlamak ve anılarıyla yüzleşmek için doğru bir zamanda… 


Haydi dayanışmaya: “Biz sustukça onlar çoğalıyor”

Gencecik bir kadın üç yaşında bir çocuğu var. Yurtiçi Kargo’da bölge müdürünün tacizine uğradığını sosyal medya hesaplarından duyduk.  Peşini bırakmadığı için onu işten attılar. Olay yargıda.  Haklı mücadelesinde arkadaşımızın yanındayız.


Birleşik Metal-İş Kadın Komisyonu işyeri eylemleriyle tepkisini dile getirdi: İstanbul Sözleşmesi Yaşatır

Birleşik Metal-İş Sendikası’na üye kadın işçiler İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararının ardından, işyerlerinde yaptıkları eylem ve etkinliklerle kararı protesto ettiler. Merkez ve şube binalarına asılan “İstanbul Sözleşmesi Yaşatır” yazılı dev pankartlarla, sendika yönetimi de sözleşmeye sahip çıkarak, protesto eylemlerine destek verdi.


Paketten işsizlik, eşitsizlik, yoksulluk çıktı

Hükümetin ekonomi reform paketinden cilalanmış sözlerin ötesinde bir şey çıkmadı. Ne istihdamı arttıracak, salgının yükünü hafifletecek, ne de kadınların emeğini gören politikalar önümüze getirildi.


Sendikada 8 Mart

Birleşik Metal-İş Sendikası kadın çalışmalarında kullandığı doğru yöntemler, feminist hareketle bağlantısı ile öne çıkan bir sendika. Bu yıl 8 Mart’ı özüne uygun bir biçimde kutlayan sendika olması ise tesadüfi değil. 8 Mart etkinlikleri ve ardındaki emeği arkadaşımız Nuran anlatıyor.


Yanlışın düzeltilmesi için elimden geleni yapacağım

Gülçiçek Dere fizik mühendisi, nükleer fizik alanında yüksek lisans yaptı. Şu anda biyoteknoloji doktorası yapıyor. Koronaya yakalandı, hastalığın etkileri devam ederken ciddi bir mobbing sürecinin ardından İstinye Üniversitesi’nden Kod29’la işten atıldı. Uğradığı haksızlığa karşı yasal mücadelesini sürdürüyor.






“Geçmişlerini bilsinler ki gelecek olabilsin”

“Her Yer Seri Direniş-Ereğli İşçi Hikâyeleri” geçtiğimiz yılın işçi sınıfı açısından en önemli kitaplarından biriydi. Can Kartoğlu’nun kaleme aldığı ve Korona’dan yitirdiğimiz Devrimci Yapı- Sen temsilcisi Hasan Oğuz’a adanan eser, 1960’lı yıllarda 1970’li yılların başında Zonguldak’ta Ereğli Kömür İşletmesi’nde mücadele eden sendikacı ve işçilerin hikayelerini anlatıyor.


Ben çalışmazsam ne yaparız?

Melek yemek dağıtımı yapan bir firmada, bulaşıkçı olarak çalışıyor. Pandemi döneminde, çalışma ve yaşama koşulları iyice ağırlaştı. Virüsten kendisi için değil çocuklarına bulaştıracağı için korkuyor ama en büyük korkusu işsiz kalma.


Bir kırık iğnem dahi yok

Pandemi kadın işçilerin hayatlarını iyice yaşanamaz hale getirdi. 35 yaşında otomotiv sanayinde sendikasız bir işyerinde çalışan Neşe bu kadınlardan biri. Ücretsiz izne çıkarıldı, kocası işten atıldı. Üç çocuğu ile zor günler yaşadı, yaşıyor. Eşin dostun dayanışması ile ayakta kaldılar. Vergilerim nereye gidiyor? diyor.


Pin It on Pinterest