“aile hem kendi içinde tehlikeli hem de fertlerini ahlaki ve insani değerler açısından toplumun kalanından yalıtıyor. aileye bu kadar güvenmesek, belki daha güçlü bir şekilde toplum olacağız, ailemizin fertlerini savunmak için başka ailelerin fertlerinin haklarını bu kadar kolaylıkla çiğnemeyeceğiz, adaleti başka ailelerin fertleri için de gerekli göreceğiz.”
Feryal Saygılıgil ve Nur Tuğçe Biga Anlattı
Akademisyen işçi, öğrenci müşteri… İstanbul Arel Üniversitesi’nden haksız yere işten çıkarılan Prof. Dr. Feryal Saygılıgil ve Dr. Öğr. Üyesi Nur Tuğçe Biga, vakıf üniversitelerinde derinleşen güvencesizliği, ders programlarından silinen toplumsal cinsiyet derslerini anlattı.
Hakikat ve kadın olmak
Pınar Özgül’ün Varto’dan İstanbul’a oradan Almanya’ya olan yolculuğu esasen bir kendini bulma ve kurma mücadelesi. Farklı işlerde çalışmış olsa da şimdi düzenli bir işi var. Müzikle uğraşıyor. Geçtiğimiz günlerde Aẍw û Adir (Su ve Ateş” isimli Kirmanckî dilinde bir şiir kitabı çıkardı. Kitap Almancaya da çevrildi…Hikayesini ondan dinliyoruz.
“Taşrada çalışan kadınlar yine yararlanamayacak”
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın yürürlüğe giren yeni yönetmeliğiyle kamu kurumlarında çocuk bakımevi açılmasına ilişkin şartlarda değişikliğe gidildi. Eğitim- Sen’den Simge Yardım uygulamada çıkacak sorunlara dikkat çekerken, SES’ten Ferdane Çakır kreşlerin mali yükünün çalışanlara yüklenilmesini eleştiriyor.
“Atılanların sanırım biri hariç hepsi kadın”
Vakıf üniversitelerinde son aylarda yaşanan akademisyen kıyımları, akademideki güvencesiz çalışma koşullarını ve vakıf üniversitelerinin kâr amacı güden “şirket mantığıyla” yönetildiği eleştirilerini yeniden gündeme taşıdı. İşten çıkarılanların önemli bir bölümünü kadınlar oluşturuyor. Akademisyenler, sendikacılar ve bu süreçten etkilenen öğrencilerle hem vakıf üniversitelerinde yükselen emek mücadelesini hem de üniversitelerin içinden geçtiği dönüşüm sürecini konuştuk.














