previous arrowprevious arrow
next arrownext arrow
Kadının İnsan Hakları Derneği, “Devletin Uzağında, Dayanışmanın Eşiğinde: İstanbul’da Kadınların Yoksullaşma Deneyimleri” araştırma raporunu paylaştı. Kadın yoksulluğunu gelir eksikliğine indirgeyen bakış biçimlerinin yetersizliğini vurgulayıp onu “bakım yükü, güvencesizlik ve şiddetle iç içe geçmiş yapısal bir süreç” tanımlayan rapor hakkında konuştuk.
“Toplumda “ya evlenirsin ya işin olur” gibi bir anlayış var. İkisi de olmayınca sanki hayatın başlamamış gibi hissediliyor. Sanki boş oturuyormuşsun gibi. Katkın yok gibi, kendine de bir katkın yok gibi. Yarım kalmış gibi”

Uluslararası

Avustralya’da İş Mahkemesi’nin gece “uyku nöbeti” vardiyalarının statüsünü düşürme yönündeki işveren talebini, reddetmesinin ardından bakım ve engelli hizmeti veren işçiler önemli bir kazanım elde ettiler.
Sri Lanka, 14 Ocak’ta Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) iş yerinde şiddet ve cinsel tacizin ortadan kaldırılmasına ilişkin 190 Sayılı Sözleşmesini resmen onayladı. Onay belgesi, 8 Ocak’ta Colombo’da hükümet yetkilileri, ILO temsilcileri ve diğer paydaşların katılımıyla düzenlenen bir törende kamuoyuna sunuldu. Bu adımla Sri Lanka, Güney Asya’da Bangladeş’ten sonra bu dönüm noktası niteliğindeki çalışma standardını benimseyen ikinci ülke oldu.

Kültür Sanat

Caliban ve Cadı isimli kitabı Silvia Federici feodalizmin krizi karşısında kadınların karşı koyuşunu ele alarak “Feodalizmden kapitalizme geçiş süreci, devasa bir karşı devrim sürecidir” der. Bugün de kadınlar neoliberalizmin ve patriyarkanın krizini derinleştirecek hem yıkıcı hem de kurucu kapasiteleriyle sistemin karşısına tarihsel öfkeleriyle dikiliyorlar.
Ev içinden hastanelere, çocuk bakımından yaşlı bakımına kadar hayatı ayakta tutan bakım emeği, hâlâ “fedakârlık” adı altında görünmez kılınıyor. “15. Hangi İnsan Hakları? Film Festivali”, bu görünmezliği reddederek bakım emeğini açıkça politik, toplumsal ve ekonomik bir insan hakları meselesi olarak ele alıyor. Festival, sanatın yalnızca anlatan değil sorgulayan, rahatsız eden ve dönüştüren bir alan olduğunu hatırlatıyor. 13–17 Aralık tarihleri arasında İstanbul’un iki yakasında gerçekleşecek festival, bakım emeğini özel alanın dışına taşıyor
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!