Skip to main contentSkip to footer

Kiralık kına kızı!

Emek piyasalarında esnek, güvencesiz, çağrıya bağlı günü birlik işler genel olarak kadınlar tarafından yapılıyor. Kadınlara dair bir ritüel olan kına gecelerinde de son dönemlerde böyle bir kayıt dışı çalışma biçimi ortaya çıktı; kına kızı olmak…Özel istihdam büroları aracılığıyla kiralanan “kına kızları”nın sorunlarını çalışanlar, uzmanlar ve sendikacılarla konuştuk. 

Ücret

Evlenmenin birçok ritüeli var. Bunlardan biri de kına gecesi. Şimdi bu geleneksel eğlence’nin yeni simaları dikkat çekiyor. Adları; “kına kızları”. Hepsi kırmızı ya da beyaz kostüm giymiş bu gruplar, eğlencede her ayrıntıyı gerçekleştiriyor. Kına yakılması, bir geleneğin uzantısı olan “testi kırılma” gibi birçok görev onları bekliyor. Ayrıca, kına gecelerinde herkesi eğlenmeye teşvik etmenin tam tersi olarak gelin adayını “ağlatmak” için de uğraşıyorlar. Mekana gelen konukları öncelikli olarak karşılıyorlar. Ayrıca konseptin en önemli etkinliği olan dans gösterilerini de sergiliyorlar. Buraya kadar ilginç bir durum yok elbette. Ne var ki, eğlencenin sahibi onlarla “Kına kızı kiralama” hizmeti kanalıyla bağlantı kuruyor. Evet resmen kiralanıyorlar. Bu konudaki ilanlarda dansçılardan adeta bir eşyaymış gibi söz ediliyor. Örneğin “Kına kızlarını, istediğiniz sayıda belirleyebilirsiniz” ibaresi var. Daha ucuz ise “ekonomik kına kızı fiyatları” şeklinde ibare kullanıyorlar.

Şah Sultan Kına Kızı Grubu

Çok kırılgan sektör

“Uygun kına kızı fiyatları” gecede 1000 veya 1500 TL! İş başvurusu yapacak her adayda öncelikli aranan kriterlerden biri, “güler yüzlü hanımlar” olmaları. Bu çok kırılgan bir sektör olduğu için, müşteri taleplerini önde tutuyor bu organizasyonları yapanlar. Alandaki kına kızlarının salona gelenlere ikramları da var. “Kapıdan daha ilk girişte misafirlere kına sahibi adına sıcak davranmanız gerekir” gibi istekler, kına kızı arayan firmaların rağbet ettiği cümleler. Bu yönde verilen ilanlarda buna benzer talepler sıralanıyor. Örneğin şöyle bir anlatı var; “Genel tercihimizi 18-30 yaş aralığında. Bu 17 ya da 32 yaşında ki bir hanımefendinin bizimle çalışamayacağı anlamına gelmez. Bu kriterleri taşıdığınıza inanıyorsanız şansınızı mutlaka denemenizi tavsiye ederiz”.

 

Oyun havası bilmesi de gerekmez!

Genellikle gidilen programlarda çiftetelli, oryantal, roman veya Karadeniz havası oynanıyor. “Kına Kızı eleman alımı” yapılırken, dikkat ettikleri özelliklerden başka biri de, “oyun havalarını oynayamasalar bile buna yatkın olmaları”. İlan şöyle devam ediyor; “Siz bu havaları şu an oynayamıyor olabilirsiniz. Bu işe kabul edilmenize engel bir durum teşkil etmez. Fakat bu konuda bir yeteneğiniz olmalı. Kurslarla biz size her şeyi öğretiyoruz”. Öte yandan da kına kızı adaylarının “eğitim durumları, oturdukları ilçe, medeni halleri, tecrübeleri önemli değil” şeklinde açıklamalara rastladığımız ilanlar da var. Sonuç olarak işe alınan bu kadınların varlığını, “kiralık kına kızı” şeklinde başlıkla sunulan ilanlar yoluyla öğrenmiş oluyoruz. Özetle işe alınan bu dans işçileri kına gecelerinin “dekoratif obje”leri..

Sosyolog Dr. Sibel Erdoğan

Duygusal emek

Sosyolog Dr. Sibel Erdoğan, kına törenlerine dair geçmişten bugünlere süregelen değerlerin değişiminden söz ediyor; “Toplumun kültürüne özgü bir kutlama. Geleneksel olarak Türk halk kültüründe kına törenleri yaygın. Eskiden evlerde veya uygun mekanlarda yapılırdı. Şu sıralar salonlar tutuluyor, geniş bir eğlence metaforuna dönüşüyor. Bu örf aile ve akraba çevrelerinden kadınların katılımıyla doğal olarak yaşanır, kına yakılır, türkü söylenirdi. Şimdi maliyeti yüksek kutlamalara dönüşmüş olduğunu görüyoruz… Kına gecelerini organize eden şirketler yoluyla ticari etkinliklere tanık oluyoruz. Geleneğin kültür değeri yanında, ekonomik katma değer yaratan bir duruma evrilmesi söz konusu. Kına toplantılarının artık abartılı tüketimin bir göstergesi olduğunu söylemek mümkün. Geçmişte aileyle, akraba kadınlarla ve gelinin arkadaşlarıyla paylaşılan anlardı. Böyle olması gerekirken, büyük paraların harcandığı bu organizasyonlar dikkat çekiyor. Diğer yandan bu gecelerde görev alan kına kızlarının bedensel emeği de gündemde. Dansçıların fiziksel performanslarının yanı sıra, hissetmedikleri veya yorgun oldukları anlarda bile sürekli gülümsemek zorunda kalmaları da duygusal emek.. Yoğun bir fiziksel efor anında bile, içsel durumu bir kenara bırakıp dışarıya daima gülümseyen bir performans sunma zorunluluğu elbette ki duygusal bir baskı”.

Aslı Odman, Kaynak: Evrensel

Derin gelir kutuplaşmasına rağmen

Akademisyen ve İSİG Meclisi Gönüllüsü Aslı Odman’ın “kiralık kına kızı” olarak bir işin lanse edilişi üzerinden yorumunu öğrenmek istiyoruz, diyor ki; “Türkiye’de evlilik ekonomisi, hane halklarının kitlesel olarak yaşadığı tüm gelir kaybına ve içinden geçtiğimiz derin gelir kutuplaşmasına rağmen vazgeçilmeyen nadir alanlardan biri olarak semirip duruyor. ‘Bekar, kelime olarak asıl ‘Bi’kar’ demek. Anlamı, ‘gelirsiz’. İşte ‘bekara kız verilmez’ atasözü“, evlilik ekonomisinin zemininde patriyarka ve kapitalizmin nasıl iç içe geçtiğini gösteriyor. Evlilik performansının vazgeçilmezliği her sınıftan aile için söz konusu. Mobilya, beyaz eşya, gayrimenkul, kira, eğlence vs tüm diğer işkollarının karlarının da vazgeçilmezi olarak ideolojik anlamda sürekli yeniden kurgulanıyor. Sadece devlet, aile, okul gibi makro iktidar alanlarında değil, arkadaş gruplarında da. Bir ‘başarı karşılaştırması olarak’ mikro iktidar gruplarında da böyle. Ailelerde tanınmamış ve ücretlendirilmemiş kadın emeği olmasa, kapitalizmin ücretli emek sömürüsü  işleyemezdi. Evlilik işte bu ikisinin arasındaki cari köprüyü kuran bir kurum. Sadece ‘geleneksellik’ içine kapatılıp görülmesi bu yüzden yanlış. Toplumda da temsili gücünü azaltmadan sınıflar arası en işlevli kurumlardan biri olarak evrimini sürdürüyor”

Düzensiz ve geçici iş

Patriyarkanın kadın bedenini vitrine pasif olarak koymadan işleyemeyen bir sistem olduğunu anımsatıyor Aslı Odman ve şunları da paylaşıyor; “Patriyarka, kadın bedenini tasnif etmeden, sergilemeden, vitrine pasif olarak koymadan işleyemeyen bir sistem. Dolayısıyla ‘kına kızı’ ismiyle ‘kiralamak’ kavramının yan yana kullanılabilmesi de tamamen bu hegemonik kanıksamadan kaynaklanıyor olsa gerek. Eğitimini finanse edemeyen gençler, ailesi geçim sıkıntısı çeken kadınlar olduğunu tahmin ediyorum kına kızlarının. Çalışma koşulları olarak bazı siteleri yöneten erkekler tarafından seçildiklerini, bu sürecin psikolojik baskıya ve tacize açık bir asimetri yarattığını düşünüyorum. Gece çalışma, uzun mesai süreleri, geç saatlerdeki ulaşım güçlükleri, düzensiz ve geçici iş olması. Hepsi de zorlu süreçler. Bu arada, sürekli ‘gülümseme durumunda olmanın ve eğleniyor gözükmenin’ getirdiği duygulanımsal emeğin cinsiyetlendirilmiş bir çalışma acısı yaratma ihtimali de çok büyük”.

Ebru Bayraktar

“Gelinin etrafında konumlanıyoruz”

Ebru Bayraktar, kına organizasyonlarının konsepti doğrultusunda bu gecelerde dans eden bir kadın. Aynı zamanda “ekip başı”. Dansçıları seçiyor ve “kına kızı gruplarını Ebru oluşturuyor. Kına kızlarının son yıllarda yaygın olduğunu anlatıyor. Başka bir adları daha var. Kına törenlerine “nedime” olarak da çağrıldıklarını söylüyor. Dinliyoruz Ebru’yu. “Bu organizasyonlarda gelinin etrafında konumlanıyoruz. Koreografisi olan, bazen yöresel kostümlerle de yapılan profesyonel bir iş bizimkisi. Özellikle üniversite öğrencilerinin veya yarı zamanlı çalışmak isteyen genç kadınların, esnek saatlerle gelir elde ettiği yasal bir iş sahası. Garsonluk, hosteslik veya animatörlük gibi etkinlik sektöründeki diğer profesyonel rollerden farksız bir emek”. Amaçlarının gelin adayına renkli bir ortam yaratmak olduğunu vurguluyor. “Şirket bizi görevlendiriyor, fakat her şeyi uygulayan biziz” diyor. Her ayrıntıyı hesaplamak zorunda olduklarını, kına yakılmasından, “testi kırılma” aşamasına kadar bütün ritüelleri akışına göre yaptıklarını belirtiyor. İşleri sadece dans etmek değil. Mekana gelen konukları karşılıyorlar. Ayrıca, konsept dahilinde devasa yelpazelerle show sergiliyorlar. Bazı gecelerde davul da çalıyorlar. Yıllardır bu piyasanın içinde olduğum için yaşananlara vakıfım. Fakat ben ekiplerimi öyle yetiştiriyorum ki, sorun yaşanmıyor”.

“Hep gülümsemek zorundayız”

Şah Sultan Kına Kızı ekibinın belli başlı eğitimleri almış insanlar olduğunu anlatıyor. “Bu arada kolay değil. Her daim eğlenceli davranmak, hep gülümsemek zorundayız” diyor. Kendini anlatmasını istiyoruz. Nasıl bir hayat yaşıyor? yanıtlıyor; “Üniversite’de okurken eğitim masraflarım için çalışmak zorundaydım. Aile yardım etse de öğrencilik dönemlerinde çok masraf oluyor. Ara ara part time çalıştım. Ama bir dönem oldu ki hiç iş bulamadım. Çünkü tam zamanlı efor harcayamadığı için öğrencilerin iş bulması çok zor. Tesadüf bu işe girdim. Ama öte yandan da dans etmeyi çok sevdiğim için iş bana cazip geldi. Üniversitede okuyan arkadaşlar arasında ‘kına kızı’ işine girenler var. Bir öğrencinin eğitimini zorlamayacak bir iş”.

“Bu işi bırak dedi”

İşin bazı ayrıntılarına da sözü getiriyor; “Çünkü öğrenciler kendi ayakları üzerinde durmak zorundalar. O’nun için bu işi tercih ediyorlar. Tabii süresi çok uzun değil. üç aylık dönemde yani yaz aylarında bu işi yapma imkanımız daha fazla. Yol sorunları çözülüyor. Grubun kına dansı bitince gece evlerine bırakılıyor Veya yol parası veriliyor. İşletmeyi bitirdim. Ama üniversite mezunu olarak da iş bulmak tabii zor. İşsiz dönemlerimde kına kızı olarak devam ettim. Farklı gelişmeler de oldu. Daha sonra hayatım değişti. Birini sevdim ve evlenme kararı aldık. O sırada da kınada dans ediyordum. Bana işi bırakmam noktasında ısrar etti. ‘Neden’ diye sordum. ‘Sen benimle evlenirken bu işi yaptığımı biliyordun’ dedim. Çağdaş görünüp de sonra tamamen değişen bu adamdan ayrılmak durumunda kaldım.  Zamanla bu işi artık devamlı yapmaya başladım”.

Şah Sultan Kına Kızı Grubu

“Seni kiraladım o zaman sen kölesin”

“Kına kızı kiralama” bakış açısına geliyor konu. Diyor ki; “Bu söz çok berbat. İnsan onuru, iş ahlakı ve toplumsal algı açısından çok kötü. Bu resmen aşağılama. Böyle bir bakışı açısı bizim modern köle olduğumuzun göstergesi. ‘Seni kiraladım o zaman sen kölesin’ demek istiyor. Bu ifadeler olmaz. ‘Kiralama kelimesinin yarattığı algı o emeğin insanını adeta eşya gibi görmek bence. ‘Kiralık’ şeklinde bizden söz edilmesi asla etik değil. Ama bizim organizasyonda sorun yaşamıyoruz.  İşyerimizden memnunuz. Ne var ki kimi yerlerde çalışan arkadaşlarımız çok problemle karşılaşıyor. Kına sahibi de bazen tuhaf bir söz edebiliyor. Bir arkadaş anlattı. Yanında olmuş konuşma. ‘Senin kızları getir, cumartesi kına var’ demiş adam. Bu da bizi küçümsemenin başka bir hali”.

“Hadi bizim oğlanın karşısına geç oyna”

Ebru, farklı etkinliklerde de grup olarak yer aldıkları bilgisini paylaşıyor; “Biz sünnet düğünlerine de gidiyoruz. Annesi çocuğunu taht’a oturtuyor. ‘Hadi bizim oğlanın karşısına geç oyna’ diyor. Arkadaşım yaşamış, bunları yutkunarak anlattı. Dokuz yaşındaki çocuğun önünde göbek atmak o kadar kötü ki. Bunu anlayamıyorlar. Bazen sünnet düğününde alkollü insanlar da oluyor. Bizzat yaşadım. Gencin biri yanımıza yaklaştı. ‘Siz buradan ne kadar para alıyorsunuz’ diye sordu. Sonra devam etti. ‘Bizim 10 gün sonra bekarlığa veda partimiz var. Gelin buradan aldığınızın üç katını verelim!’ Tabii hepimiz çok bozulduk. Çünkü niyet hiç iyi değildi. Amaç bambaşkaydı! Bizde de bahşiş var fakat vermek için yanımıza yaklaşmıyorlar. Danstan sonra bandoları elimize alıp bando takımı oluşturuyoruz. Çalarken gelip davulun kenarına para sıkıştırıyorlar. Davul sayesinde bize dokunmaları mümkün olmuyor”.

Kayıtdışı emek

Peki bir sendikacı, kına kızlarının içinde bulunduğu durumu nasıl değerlendiriyor? Turizm, Eğlence ve Hizmet İşçileri Sendikası TEHİS’in yönetimine ilettiğimiz soruya karşılık şöyle bir yanıt geliyor; “Türkiye’de eğlence işkolunda muazzam bir kayıt dışı emek söz konusu. Bu biçimiyle ‘kına kızları’ olarak çalışan meslektaşlarımızın da emeği kayıt dışı bir şekilde gerçekleşiyor. Herhangi bir emekçinin işçi sayılması ve iş kanunun gerektirdiği haklardan faydalanması açısından ücret karşılığında ve hizmet üretiminin bir parçası olması sebebi ile tüm bu haklardan tüm işçiler gibi faydalanmaları gerekir. İş Müfettişleri ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın buralardaki bu çalışma biçimine dair yasal düzenleme getirmesi gerekir. Meslektaşlarımızın sigortası “günü birlik” de olsa yatırılması gerekir. Örgütlenme hakları, emekli olma hakları gibi iş kanunundan faydalanmaları gerekir. Türkiye’de düğün, nişan, kına gecesi organizasyonu yapan şirketler var. ‘Kiralık işçi” olarak ilanlarda lanse edilen kına kızları aslında bu işin enformel alanda yapılışı. Bu şekilde işçi çalıştırmak suç. Arkadaşlarımızın bu şekilde çalıştırılmasını kabul etmiyoruz. Güvenceli yaşam ve çalışma hangi işi yapıyor olursa olsun emeğini satan bütün işçilerin hakkıdır”.

Yazarın Diğer Yazıları

İlginizi Çekebilir

Son Yazılar