Articles by Ayla Önder

İşçi Sevgi’nin eşit ücret zaferi

Binlerce işçi kadın, aynı işi yaptıkları erkeklerden düşük ücret alıyor. Fakat Yargıtay kararı ile ilk kez, eşdeğer iş yapmalarına rağmen kadın işçiler ile erkek işçilere eşit ücret ödemeyen patrona yaptırım uygulandı! Karar, emsal niteliğinde. Zafer kadın işçilerin! Davayı kazanan işçi Sevgi Çelik süreci anlattı. Avukatı Mustafa Bulut ise fabrikalarda yaşanan cinsiyetçi ücret ayrımcılığına karşı izlenebilecek yasal yolların şifrelerini paylaştı.


Hayat ağını örmek!

Soframızda yer alan balıkların tutulduğu ağları kadınlar örüyor. Seher Aşker bunlardan biri. Ağları, her balığın boyut ve şekline göre dokuyor.. Kıyılarda örücü kadınları gören bazı gazeteciler haberi yazdıktan sonra, genellikle şöyle başlık atıyorlar; “Dantel yerine balık ağı örüyor!’ Biz de soruyoruz; ‘Hiç dantel ördünüz mü?’ Seher, 9 yaşından bu yana ağ dokuduğunu, boş zamanlarında da balığa çıktığını anlatıyor. Ağcı kadınların hayatı o başlıklara sığmıyor!


‘Robot olmamızı istiyorlardı!’

Tekstil işçisi Şahdet Kılınç çalıştığı Tay Tekstil’in ‘ücretsiz izin’ teklifini kabul etmedi. Kadın ve erkek iş arkadaşlarıyla birlikte direnişe geçti, verdiği mücadelenin sonucunda tazminatı ile diğer yasal haklarını almayı başardı. Bu genç kadının anlattıkları, sektörün gerçek yüzünü gözler önüne seriyor. “İspanyol markasına her gün çok fazla sayıda gömlek diktik” diyor Şahdet, “O giysilerin yüzlerce dolara satıldığını da biliyorduk. Fakat hayatta kalmak ve geçinebilmek için çok az ücretlerle çalışmaya razı olduk.”


Türkiye Gazeteciler Sendikası İstanbul Şube Başkanı Banu Tuna; “Basındaki kadınlardan çok az ifşa çıktı”

Medya erkek egemen bir sektör. Mesleğin kuralları ve çerçevesi erkekler tarafından belirleniyor. Sektörde kadına yönelik cinsel taciz ve şiddet yoğun olmasına rağmen, ifşa çok az. Yöneticiler hep erkek ve başka yayınlarda iş bulmanızı bir telefonla engelleyebilirler. Bunu ve pek çok konuyu TGS İstanbul Şube başkanı Banu Tuna ile konuştuk.


Sendikalardan ortak talep: ILO 190’nı imzalayın

İşçi kadınlar için önemli bir kazanım olan ILO 190 sözleşmesi, cinsel istismar, taciz, tehdit ve takiplerin sona ermesi için yaptırım gücü taşıyor. 25 Kasım yaklaşırken Türkiye’nin henüz imzalamadığı sözleşmeyi sendikacı kadınlarla konuştuk. Konfederasyonların, bağlı sendikaların hükümetten talepleri açık ve net: ILO 190’nı imzala.


Atılan temsilci patronlara ve sendikacılara karşı direnirken eşi Nermin Polat hep yanında: Bir işçi kadının dayanışmacı olarak portresi

Eşi işten atılan ve kendisi de çorap fabrikasında işçi olan Nermin Polat’ın, direniş evi direniş yeri olmuş. Carrefoursa Esenyurt Depo’nun önünde bekleyen eşine söylediği şarkılarla moral verdi. ‘O hırsızlık, ahlaksızlık yapmadı, kimsenin malına göz dikmedi. Bugün bir teneke yağ olmuş 80-100 TL. İnsanlar çalışırken bile geçinemezken işsizler ne yapacak? Bu haksızlıklara karşı ailecek eşimin yanındayız’ diyor.



Adkotürk grevcileri kadın hareketinin desteğini bekliyor: ‘Bunlar kadın düşmanı’

Adkotürk fabrikası işçileri hem kendi hem de başkalarının hakları için adım attı ve greve çıktı. Grevin örgütlenmesinde yer alan eylemcilerden Yonca, arkadaşlarıyla motivasyon konuşmaları yaptıklarını söylüyor. İşçilerin evlerine sohbet etmeye, kahve içmeye gidiyorlar. Tabii ki kahve bahane. Asıl amaç işçilerin greve katılımının çoğalması. Kadın işçiler grev günlüklerini paylaştı.


Fındık yolcusu kadınlar

Doğu’dan, Güneydoğu’dan ve farklı bölgelerden aileler, fındık mevsiminde Karadeniz’e akıyorlar. Ekimi, toplanması yoğun emek ve bakım gerektirdiği için genellikle kadınlar çalıştırılıyor. Yevmiyeler hayatı idame ettirecek miktarda olmasa da, yoksulluk kadınları fındığın peşinden sürüklüyor.


Tacizci ile aynı ortamda bulunmak istemedi: Patron tacizciyi değil onu işten attı

Kocaeli’nde, 300’e yakın işçinin çalıştığı Alba Plastik’te, kadın işçiler yıllarca cinsel tacize, baskıya, ağır çalışma koşullarına maruz kaldı. Bu kadınlardan biri de Semra Demirtaş…Yaşadığından daha fazlasını dile getiren Semra, tepki göstermesinin ardından gerekçesiz işten atıldı. Hayal kırıklığı ve olayın yarattığı travmaya rağmen, kendisine yönelik saldırıya direnişle cevap verdi.


‘Hocam, eşiniz nasıl izin veriyor?’

Aysel Karaarslan Metin, Karadeniz Ereğli Halk Eğitim Merkezi’nde arıcılık mesleğine dair kurs veriyor. Üniversitede arıcılık okumuş. Bu yıl kursiyerlerin tamamen erkek. Kübra Öztürk ise bölgede arıcılık yapan bir kadın. Erkekler kadınların arıcılıkla uğraşması fikrine alışamamışlar. Ama kabul etmeleri gerekiyor, başka yolu yok.


Kasa arkasındaki asıl hikaye

Ağırlıklı olarak kadınların çalıştığı Market sektöründe istismarın her türlü örneğine rastlayabiliyoruz. Zorunlu uzatılmış iş saatleri,  ödenmeyen mesailer, molaların kaldırılması, yemek paydoslarının aksatılması. Sadece bunlar değil; Az elemanla çok iş yapmak ve çeşitli baskılar… Bir de ‘Harca harca bitmez’ diye sloganları var! İşçi kadınlar, ‘Asıl harcadıkları biziz.’ diyor.


Yangın bölgesinde gönüllü kadın olmak!

‘Yangın alanına, arabası olan ihtiyaç malzemesi taşıyor. Çiftlik sahipleri yaralanmış hayvanları alıp barındırıyor, tedavisini yapıyor. Oteli olanlar veya evi zarar görmeyenler yaralı, mağdur insanları yanına alıyor. Sokakta kalana yardımda bulunmak bu kadar güven sorunu varken çok önemli!’ Alanya ve Muğla çevresindeki orman yangınlarında gönüllü olarak bulunan Melek Arslan yaşadıklarını anlattı. Genç kadın doğaya dair hassasiyetlerini de paylaştı.


Denim patronundan kadın işçilere hakaret: “Yer fareleri”

‘Ben ve üç kadın arkadaşım işyerinin laboratuvarında çalışıyoruz. Patron, Tekstil-İş’e üye olduğumuzu öğrenince bizzat çalışma alanımıza gelip aşağılamaya başladı. Yanımıza geldi, bize bakıp, “Üç küçük fare!” dedi. Anlam veremedik ama kendisine tepki de göstermedik. Sonra tekrar aynı küçümsemeyle dönüp ‘yer fareleri’ dedi. Bu hangi fabrikada görülmüştür bilemiyorum.’


Regl kanından değil tecavüz kanından utanın!

Kadın reglinin evlendiği erkeğe dair mahrem bir alan olarak görülmesi düşündürücü. ‘Ped’ kadına ilişkin bir materyal olduğu için aslında hakarete uğrayan kadınlar…  Kadının regl süreci ‘mahrem’ kabul edilip, evlendiği adamın egemenlik alanına nasıl hapsedilebilir ki? Zincir markette gerçekleşen dayak olayı, herkesin tartıştığı konu haline geldi. Kadın hukukçular olayı değerlendirdi.


Tüm emeklilerin birleşmesi önemli

“Kadın emekli sayısı daha az. Bunun bir nedeni bebek sahibi olan kadınların işten ayrılıp çocuk büyüdüğünde bile işe geri dönmemesiyken diğer neden ise kadınların sigortasız olarak çalıştırılmasıdır.” Tespitinde bulunan Tüm Emekliler Sendikası Beykoz- Şile Şube Başkanı Rukiye Demirkol’la emeklilerin sorunlarını ve sendikal birleşmeyi konuştuk.


Adin Oto’da sendikalı kadın işçiye Cadı Avı!

Adin Oto’da patronun belirlediği kuralların dışına çıkan kadın işçiler beş aydır eziyet altında.   Gönen’deki fabrikada, işveren temsilcileri sorgulama yapıyor. Sendikaya üye olan bir kadının sanal paylaşımının ardından arkadaşları “beğen” tuşuna basmışsa vahim! Sendikalıyla muhatap olmak yasaklanmış. Sokakta bir karşılaşma olmuşsa selam da yasak.


Patrondan kadın işçiye taciz: ‘Sizi otobana attık, yeriniz orası!’

AdkoTurk’ün kadın işçileri, ürettikleri hazır makarnayla patrona milyonlarca kar kazandırırken, cinsel taciz ve mobbinge uğruyorlar.  Orta parmağını fabrika önünde eylem yapan kadınlara uzatarak,  cinsel içerikli imalarda bulunan işverene hiç olmadığı kadar öfkelendi kadınlar! Son olarak da patronun direnişçi kadınlara dönerek, ‘Sizi otobana attık, yeriniz orası’ şeklindeki cinsel sataşması bardağı taşıran son damla oldu. Kadın işçiler öfkeli…


‘Teknede kadın uğursuzluk getirir’ diyorlardı!

Geleneksel kıyı balıkçılığına emek veren pek çok kadın var.  Fakat erkek mesleği olarak kabul görmesinden dolayı, ağları denize atanların arasında kadınların da olduğu düşünülmüyor bile. Cinsiyet eşitsizliğinin çok sert bir biçimde yaşandığı bu ağır işte, yasadışı ve aşırı avlanmanın neden olduğu tahribattan da en çok kadınlar etkileniyor. Kadın balıkçılar sigortasız ve örgütsüzler.


Kadın hekimler toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin röntgenini çekti!

Türk Tabipleri Birliği’nden (TTB) kadınlar, birliğin içinde toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamaya yönelik önemli bir çalışmaya imza attı. TTB Kadın Sağlığı ve Kadın Hekimlik Kolu, ‘Cinsel Şiddeti Önleme ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini Destekleme Yönergesi’ni hazırladı. Bu yönergeyle tabip odalarında erkek şiddetine karşı ‘başvuru noktaları’ oluşturulması hedefleniyor. Psikiyatrist Aytül Gürbüz Tükel, pandemiyle birlikte daha da artan erkek şiddetinin bir ‘halk sağlığı sorunu’ olduğunu vurguluyor


Pin It on Pinterest