Skip to main contentSkip to footer

Hayat “bakım” ile mümkün, “İhtimam”la daha adil!

Hayat görünmeyen bir emekle sürüyor: bakım. Ve bu yük hâlâ ağırlıkla kadınların omzunda. Yeni kurulan İhtimam Derneği bakımın “herkesin ortak meselesi” olduğunu görünür kılmayı ve tüm aktörlerle birlikte sistemi dönüştürmeyi hedefliyor. Dernek kurucularından Efruze Esra Alptekin, Ayrin Erciyas ve Gizem Kendik Önduygu ile konuştuk.

Hayat çoğu zaman görünmeyen emeklerle sürüyor. Bir çocuğun büyümesi, yaşlı birinin gündelik yaşamını sürdürebilmesi, bir hastanın iyileşme süreci, ücretli çalışan bir kadının işine devam edebilmesi… Tüm bunların ardında çoğu zaman adı bile konmayan bir bakım emeği var. Ancak bu emek, Türkiye’de hâlâ büyük ölçüde aile içinde ve çoğunlukla kadınların yükümlülüğünde.

Yeni kurulan İhtimam Derneği’nin çıkış noktası “Hayatı mümkün kılan şey bakımsa, neden bakım hâlâ görünmez, değersiz ve çoğunlukla kadınların omzuna bırakılmış durumda?”

Herkesin bakım veren ve bakım alan olduğu savından hareketle, ihtimam kültürünü, cinsiyetten bağımsız olarak ele alıyor çünkü bakım, cinsiyetten bağımsız olarak herkesin hayatına değen ortak bir deneyim. Bu nedenle feminist bakım etiğinden besleniyor olsa da kendisini yalnızca kadınların alanı olarak tanımlamıyor.

İhtimam Derneği Ekibi

İhtimam kültürü

Dernek, bakım ilişkisine giren herkese açık. “Bir ebeveyn olmanız, bir hayvanla evinizi paylaşmanız ya da iş yerinizde bakım odaklı politikalar geliştirmek istemeniz derneğe üye olmak için yeterli.”

İhtimam’ın bakım anlayışı üç temel nokta ile şekilleniyor:

“Birincisi, bakımın sadece insanlar arasında olan bir şey değil. Kendimize, birbirimize, birlikte yaşadığımız hayvanlara, doğaya, yaşadığımız yerlere gösterdiğimiz özen de bakımın parçası. Bu yüzden bizim için “ilişkisellik” çok önemli. İkincisi, bakımı sadece bireysel bir değer değil, sistemsel bir değer olarak görüyoruz. Hangi emek görünür, hangisi görünmez? Bir şeyi mümkün kılan ama adı geçmeyen bakım emeğini görünür hale getirmeye çalışıyoruz. Üçüncüsü, bakımın sadece belli gruplara ait bir mesele değil. Sadece yaşlı bakımı, engelli bakımı ya da çocuk bakımı değil; yeryüzündeki herkesin hayatının bir döneminde bakım veren ve bakım alan hale geldiği bir gerçeklik… Bu yüzden bakım öğrenilebilen, geliştirilebilen bir pratik ve bir tür bakım okuryazarlığı”

Bu anlayışla kurulan İhtimam Derneği “Hepimizin bakım vermeyi, bakım almayı, sınırlarımızı ve ihtiyaçlarımızı konuşmayı öğrenebileceği bir ihtimam kültürü” hayal ediyor.

Diğer bir deyişle Dernek, bakım meselesini yalnızca bireysel fedakârlık ya da aile içi sorumluluk olarak değil; toplumsal hayatın altyapısı, bir emek biçimi ve hak meselesi olarak ele alıyor. “Bakımın özel sektörleşmesi’ne karşı olan Dernek, “hibrit çözüm üretilecekse, bizim gibilerin elini taşın altına koymasını önemsiyoruz.” derken yeni modeller denemeye açık olduğunu “Bakımın Geleceği” raporunda da paylaşıyor.

Kısa bir süre önce kurulan derken Dernek, bugüne dek İhtimam Kütüphanesi kurdu; Türkiye Bakım Ekosistemi Haritası ve Bakımın Geleceği Raporu’nu hazırladı.

Bakımın görünmeyen ağları

İhtimam’ın dikkat çekici yanlarından biri, yalnızca bireyleri değil, onları ayakta tutan bakım ağlarını da görünür kılmaya çalışması. Dernek ekibi, web sitesinde yalnızca üyelerini değil, onların bakım ağlarının da yer aldığını anlatıyor. Bu bazen bir anneanne, bazen birlikte yaşanan bir hayvan, bazen de gündelik hayatı mümkün kılan yakın ilişkiler olabiliyor.

Bu tercih, bakımın yalnızca teorik bir kavram değil, hayatı gerçekten taşıyan ilişkiler bütünü olduğuna işaret ediyor. Dernekleşme kararı da bu görünürlüğü büyütme ihtiyacından doğmuş. Başlangıçta kurumsallaşmanın yaratabileceği bürokratik yük konusunda çekinceleri olsa da, bakım meselesini yalnızca bireysel hikayeler düzeyinde bırakmak istememişler. Amaçları, bakım yükünü yalnızca konuşmak değil; bu alanda somut modeller, pilot uygulamalar ve politika önerileri geliştirmek.

Belediyelerden sendikalara, üniversitelerden işyerlerine kadar farklı aktörlerle birlikte çalışma hedefi de buradan geliyor. Kurduğumuz derin ilişkileri, samimiyeti, oyuncu hali, deneyselliği, neşeyi ve mizahı koruyarak; başka türlü bir örgütlenmenin mümkün olduğunu göstermeye çalışıyoruz.”

İhtimam Derneği

“Türkiye’de bakım güçlü, ama görünmez”

Türkiye’de bakımın nasıl işlediğini, normları, ritüelleri ve sessiz kabulleri Türkiye’de Bakım Normları ve Ritüelleri adlı çalışmada inceleyen İhtimam ekibine göre, Türkiye’de bakım meselesi yalnızca toplumsal cinsiyet eşitsizliğiyle açıklanamaz. Bu alanda kamusal hizmet eksikliği de eklendiğinde Türkiye’ye ilişkin ilk temel tespitleri şöyle:

“Türkiye’de bakım pratikleri çok güçlü ama aynı zamanda çok görünmez. İnsanlar birbirine bakmayı, zor zamanlarda dayanışmayı iyi biliyor; ancak bu emeğin kim tarafından üstlenildiği, ne kadar zaman ve yük gerektirdiği çoğu zaman fark edilmiyor.”

Bu görünmezlik, bakım yükünün aile içine sıkışmasıyla daha da derinleşiyor. Derneğin özellikle altını çizdiği temel iddia şu:

“Birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de bakım emeği büyük ölçüde kadınların omzuna bırakılıyor. Ama Türkiye’de buna bir de bakımın neredeyse tamamen aileye havale edilmesi ekleniyor. Çocuğa, yaşlıya, engelliye ya da hastaya bakım vermek çoğu zaman kamusal bir hak ya da ortak bir sorumluluk olarak değil, ‘ailenin meselesi’ olarak görülüyor. Bu da bakım yükünün özellikle kadınlar üzerinde yoğunlaşmasına yol açıyor.”

Bu tespit, röportajın merkezindeki en güçlü politik vurgu olarak öne çıkıyor. Kurucular, küresel örneklerle kıyaslandığında Türkiye’de bakımın hâlâ kişisel fedakârlık üzerinden ilerlediğini söylüyor:

“Küresel ölçekte bazı ülkelerde kamusal bakım hizmetleri, ebeveyn izinleri, bakım dostu işyeri politikaları ve sosyal güvence mekanizmaları daha güçlü. Türkiye’de ise bakım hâlâ büyük ölçüde kişisel fedakârlık, dayanma ve sessizlik üzerinden ilerliyor. Bakım verenlerin zorlandığını söylemesi, destek istemesi ya da ‘ben de tükeniyorum’ demesi çoğu zaman ayıp, bencillik ya da yetersizlik gibi algılanabiliyor.”

Ancak Türkiye’nin güçlü yanını da görünür kılmak istiyorlar: “Türkiye’nin çok güçlü bir yanı da var: Dayanışma kültürü. Komşuluk, birlikte yemek yapmak, zor zamanlarda sessizce yanında olmak, aile ve yakın çevre ağları birçok ülkede kaybolmuş olan bir bakım bilgisini hâlâ taşıyor.”

Tabii bu kültür çoğu zaman kadınların sessiz fedakârlığı ve tükenmişliği üzerinden işliyor. İhtimam’ın hedefi, bu dayanışma bilgisini kadınların sırtındaki görünmez yük olmaktan çıkarıp daha adil, paylaşılmış ve kamusal olarak desteklenen bir yapıya dönüştürmek.

Kadın emeği ve bakım okuryazarlığı

İhtimam ekibi, bakım meselesinin kadınların hayatındaki ekonomik ve toplumsal etkisini çok açık biçimde tarif ediyor: “Bakım tarihsel olarak kadınlara bırakılmış, değersizleştirilmiş ve görünmezleştirilmiş. Bugün hala istatistikler kadınların ev içi emeğe erkeklerden 3 kat daha fazla zaman harcadığını ortaya koyuyor.”

Bu tablo, kadınların iş gücüne katılımından ekonomik bağımsızlıklarına kadar geniş bir alana doğrudan etki ediyor. Kurucular burada çok kritik bir kavram daha öneriyor: “Çünkü hiçbirimiz bakım okuryazarlığıyla büyümüyoruz.” Bu nedenle bakım meselesini yalnızca dışarıdan eleştiren bir yerden değil, kendi hayatlarında da sürdüğünü özellikle saklamıyorlar:

Bugün bile kendi hayatlarımızda görünmeyen bakım emeğini fark etmeye, buna değer atfetmeye ve daha adil paylaşmaya çalışıyoruz.  Çünkü bakım meselesini sadece başkalarına anlatan değil, kendi hayatında da dönüştürmeye çalışan bir yerden konuşmak istiyoruz.”

Türkiye Bakım Kütüphanesi

Derneğin önemli çalışmalarından biri de Türkiye Bakım Kütüphanesi. Bu girişim, bakım alanında dağınık halde bulunan akademik çalışmaları, raporları, saha deneyimlerini ve gündelik yaşam bilgisini bir araya getiriyor.

Ancak mesele yalnızca arşiv oluşturmak değil. “Kütüphaneyi biraz da feminist bir atıf verme pratiği olarak düşünüyoruz.” Burada görünür kılınmak istenen yalnızca metinler değil; hayatı ayakta tutan deneyim bilgisi. Zira İhtimam’a göre, “Bakım sadece üniversitelerde üretilen bir bilgi değil; mutfakta, hastane koridorunda, otobüste, okul çıkışında, komşulukta, evde ve gündelik hayatın içinde öğrenilen bir şey.”

Bu vurgu, özellikle kadın işçilerin, bakım emekçilerinin ve gündelik hayatın görünmeyen aktörlerinin bilgisini merkeze alıyor. Kütüphaneyle birlikte bakım ekosistemi haritalama çalışmaları da yürüten ekip, Türkiye’de bakım alanını oluşturan farklı aktörleri ve aralarındaki ilişkileri görünür kılmaya çalışıyor.  “Bakımın dönüşmesi için sadece bilgi üretmek değil; o bilgiyi taşıyan insanlar arasında ilişki, diyalog ve ortak öğrenme alanları kurmak” gerektiğine inanıyorlar.

Tüm aktörlerle yol almak

İhtimam, bakım emeği meselesini kadın işçiler ve sendikalarla birlikte düşünmeyi önemsiyor.

Ev işçileri, sağlık emekçileri, göçmen kadınlar, tekstil işçileri ve gündelik hayatında bakım yükünü taşıyan kadınların deneyiminin dönüştürücü olduğunu söylüyorlar.

Ancak çalışmaları kadın işçiler ve sendikalarla da sınırlı görmüyorlar çünkü bakım yükünün en ağır biçimde hissedildiği alanlarda ortak bir dil ve mücadele hattı kurmayı hedefliyorlar:

“Bahçıvanından pet kuaförüne, hemşiresinden ev işçisine, yıllarca engelli çocuğuna bakan annelerden bekar annelere, geriatri uzmanlarından kreş çalışanlarına, göçmen bakım emekçilerinden mahallede dayanışma ağı kuranlara kadar bakım ekosisteminin parçası olan herkesle birlikte düşünmek ve üretmek istiyoruz. Çünkü bakımın dönüşümünün ancak bu farklı deneyimler ve aktörler bir araya geldiğinde mümkün olacağına inanıyoruz.”

Türkiye’de bakımı bir değer haline getirmek!

İhtimam Derneği uzun vadeli hedefini bakımın “Türkiye’de sistemsel bir değer haline gelmesi” olarak tarif ediyor. Bu şu anlama geliyor: çalışma hayatının, şehirlerin, kurumların, sosyal politikaların ve sivil toplumun bakım odaklı biçimde yeniden düşünülmesi…

Bakım hakkını bu anlayışla değerlendirdiğimizde “Bir işyerinin bakım politikası olması, belediyelerin bakım dostu uygulamalar geliştirmesi, bakım verenlerin karar süreçlerinde söz sahibi olması ve bakım emeğinin ekonomik ve politik olarak tanınması” anlamına geliyor.

Bu dönüşümün: “Yalnızca eleştiriyle değil; küçük ölçekli denemeler, pilot uygulamalar, birlikte öğrenme süreçleri ve işe yarayan modelleri çoğaltarak” gerçekleşeğini düşünüyorlar. Bu nedenle, kendilerine içinde olduğumuz ekonomik ve siyasi koşullarda “katı bir yol haritası” çizmediler çünkü bakım alanında değişimin “doğrusal ve öngörülebilir olmadığını” biliyorlar.

Özetle, İhtimam Derneği, bakım odağında hem somut araçlar ve pilotlar geliştiriyor hem de bunların değişen koşullara uyum sağlayabilmesi için çalışıyor: “Strateji Belgemizi de radikal şeffaflık ilkemiz gereği web sitemizde paylaşıyoruz. Çünkü neyi neden yaptığımızı ve nasıl öğrendiğimizi görünür kılmak istiyoruz.”

İhtimam Derneği Ortak Besleyiciler Haritası

Ortak Besleyiciler Ağı’na davet

Ve Ayrin, Efruze ve Gizem, sözlerini “bakımın yalnızca özel hayatın içinde kalan bireysel bir mesele değil, hepimizi ilgilendiren ortak bir sorumluluk olduğunu düşünen herkesi İhtimam Ortak Besleyiciler Ağı’na davet” ile sonlandırıyor:

“Bu ağ, bakım alanında düşünen, deneyimleyen ve birlikte dönüştürmek isteyen herkes için bir buluşma ve kolektif öğrenme alanı. Üniversiteye giden ve yurtta bakım ihtiyaçlarını tartışan bir gençten; ev içi bakım emeğiyle geçimini sağlayan bir temizlik işçisine, hem çocuğuna hem ebeveynlerine bakan bir sandviç kuşağı ebeveyne, çalıştığı kurumda bakım politikalarını dönüştürmek isteyen bir profesyonele kadar çok farklı deneyimler burada yan yana geliyor. Bu alanı birlikte beslemek, birbirimizden öğrenmek ve yeni bir ihtimam kültürünü birlikte kurmak isteyen herkesi davet ediyoruz.”

Kapak Görseli: Gemini Tasarımı

Yazarın Diğer Yazıları

İlginizi Çekebilir

Son Yazılar