Skip to main contentSkip to footer

sünnet ve ötesi

“kadın sünneti türkiye’nin gündemine ağrı’da, ali çakır adlı bir hekimin “kadın sünnetini klinikte yapmaktayım” başlıklı bir ilan vermesiyle girdi. ama maalesef epeyce yaygın bir uygulama. geçtiğimiz sekiz yılda kadın sünnetinde yüzde 15 oranında bir artış gözlemlenmiş, bu artışın bir sebebi işlemin yaygın olduğu aşağı sahra, afrika ve bazı arap ülkelerinde nüfus artışının yüksek olması. her yıl ortalama 2 milyon kız çocuğu bu şiddete maruz kalıyor.”

Kadın Emeği

birleşmiş milletler’e göre, şu an dünya üzerinde yaşayan en az 230 milyon kadın ve kız tıbbi olarak kadınların genital sakatlanması şeklinde tanımlanan bu işlemden geçmiş. afrika, batı asya ve asya’da bu işlemin uygulandığı 30 ülke var! işlem genellikle çocuklukta, bazen doğar doğmaz, genellikle 15 yaşından önce, nadiren de yetişkinlikte yapılıyor. yılda en az 4 milyon kız çocuğu bu şiddete maruz kalma riskiyle karşı karşıya! üstelik sayılarda azalma eğilimi görülmüyor, tam aksine geçtiğimiz sekiz yılda yüzde 15 oranında bir artış gözlemlenmiş, bu artışın bir sebebi bu işlemin yaygın olduğu aşağı sahra, afrika ve bazı arap ülkelerinde nüfus artışının yüksek olması. her yıl ortalama 2 milyon kız çocuğu bu şiddete maruz kalıyor.

dört farklı sakatlama yöntemi var; hepsinin ortak amacı kadınların cinsel arzusunu ve bunu sağlamak için hazzını sınırlamak. bu, klitorisin bir kısmını, tamamını, onu çevreleyen dokuları, iç dudakları çıkartarak, bazen bunların ardından sadece vajinaya girmeyi mümkün kılacak bir açıklık bırakarak dış dudakların dikilmesini içeriyor. bu işlem, geleneksel olarak, herhangi bir tıbbi eğitimi olmayan kadınlar tarafından, jilet, kırık cam gibi araçlar kullanılarak yapılıyor ve ömür boyu süren ağrılı, acılı komplikasyonlarla sonuçlanıyor.

böyle bir vahşet nasıl olabilir?

birçok islam alimi, bu konuda öne sürülen dini referansların çok zayıf olduğunda hemfikir. bu pratiğin, müslüman olmayan kimi afrikalı topluluklar arasında da görülmesi, kadın cinselliğinden duyulan korkuya karşı ortak bir refleks olabileceğini düşündürüyor. kaldı ki yine bm, bu pratiğin kamboçya, laos, vietnam gibi islam’dan uzak, budizmin yaygın olduğu ülkelerde ve kolombiya, ekvador, panama gibi güney amerika ülkelerinde uygulandığını gösteriyor!

bu konuyla ilk kez, 1990’ların başında, uluslararası bir toplantıda karşılaşmıştım. mısırlı bir feminist kadın kızının sakatlanmasına izin vermediğini ama kendisinin “kesildiğini” anlatmış ve elini yumruk yapıp kolunu dirseğinden büktükten sonra diğer eliyle kavrayarak, erkeklerden aşina olduğumuz o hareketi yaparak “o yıllarda kesilmediysen sende bundan olduğu söylenirdi” demişti! bu konuda “tıbbi” görünümlü zırvalıklarda da cinsel ilişki sırasında klitorisin büyüyüp adeta bir penis haline geldiği ve bunun “kadının kocası”na rahatsızlık verebileceği iddia ediliyor.

bu işleme avrupa’da da nadir de olsa rastlanıyor ama göçmen topluluklar arasında.

yine 1990’lı yılların başında bu konuda avrupa’da hem feminist çevreleri hem de tıp camiasını bölen bir tartışma yürümüştü. bazı feministler -ve bazı hekimler- bu işlemin bir sağlık personeli tarafından yapılmasının, hiçbir tıp bilgisi olmayan bir kadın tarafından gerçekleştirilmesinden daha sağlıklı olduğunu, dolayısıyla sağlık hizmetlerinin parçası olabileceğini, biraz da, her halkın kendi kültürünü yaşama hakkı gibi kimlikçi diyebileceğim önceliklerle savunuyordu.

yasaklamakla ortadan kalksa

bu uygulama dünyanın pek çok ülkesinde yasak, birçok avrupa ülkesi bunu ülke dışına çıkıp yaptıran ebeveynleri de cezalandırıyor (çünkü örneğin mali’de bu işlem yasak değil!) ama bu sakatlama işlemi, yasak olduğu ülkelerde de uygulanıyor. buna maruz kalan kız çocukları kendi haklarını arayamayacak yaşta, yaşı yetenlerin başvuracakları kurumlar ve bunlara erişimlerinin olup olmadığı şüpheli.

ya türkiye’de durum ne

bu türkiye’de karşımıza çıkan bir pratik değil. nitekim, namlı vaiz ve yazar nurettin yıldız, bu konuda kendisine yöneltilen bir soruya, “kadınların sünnet ettirilmeleri dinimizin farz bir emri değildir. kadın açısından sünnet ettirilme en iyi ihtimalle caiz olabilir işlerden kabul edilmiştir. bu da daha çok örfi bir durumdur. dolayısıyla yapılsın diye uğraşılmasının gereği yoktur. mevcut, özellikle afrika’daki kadın sünneti uygulamalarının dini hassasiyetten uzak, tıbben sakıncalı durumlar içerdiği de bilindiğinden daha da dikkatli olunması gerekmektedir”[1] şeklinde cevap vermiştir.

öyleyse bir hekim, mesleğini de tehlikeye atarak neden ve nasıl böyle bir ilan verebilir?

aklıma iki şey geliyor. ilki türkiye’ye gelen göçmen nüfus içinde bu pratiği benimseyenlerin olması ve onlara hizmet verme fikri yani bir tür sağlık (bozma) turizmi. ikincisi, sünni mezhepler içinde “kadın sünneti”ni vacip gören tek mezhep olan şafiliğin ağrı civarında yaygınlığı ve çok bilinmese de bu işlemin yapılıyor olması.

dünya sağlık örgütü’nün “kadınların genital sakatlanmasının hiçbir sağlık faydası yoktur ve kız çocuklarına ve kadınlara birçok yönden zarar verir. sağlıklı ve normal kadın genital dokusunun çıkarılmasını ve zarar görmesini içerir ve kız çocuklarının ve kadınların vücutlarının doğal işlevlerine müdahale eder”[2]  şeklindeki açık uyarısına rağmen, ali çakır’ın “reklam”ında gösterdiği “hijyen”, “rahatlık” gibi gerekçelere söyleyecek laf bulamıyorum. hem kamuoyundan hem de meslek kuruluşlarından tepki alınca, “kadın sünneti” ifadesini kaldırıp yerine “hud derisi alma işlemi”ni yerleştirmiş; bbc’ye de, “ hudoplasti işleminin direkt kadın genital mutilasyonu olarak değerlendirilmesi ve bir doktorun bunu yaptığına inanılmasını şaşkınlık ve üzüntüyle karşıladığını söylemiş. aynen, plasti!

yazıyı bitirirken şunu hatırlatmak istiyorum. erkek sünneti de, “estetik” adı altında ve kişinin rızasıyla yapılan birçok müdahale de aslında kişinin beden bütünlüğünün bozulması. “genital estetik” de son zamanlarda bu kapsamda karşımıza çıkan bir kavram oldu ve ali çakır’ın ilk ilanı da #ağrıgenitalestetik etiketiyle bitiyor. bütün estetik müdahalelerin zararlı ve kötü olduğunu söylemek aklımdan geçmez ama insanları habire bıçak altına yatmaya ikna eden toplumu sorgulamakta da yarar var ve buna genital estetikten başlamak fena bir fikir olmayabilir.

[1] https://fetvameclisi.com/fetva/kadinlarin-sunnet-ettirilmelerinin-dinimizdeki-yeri-nedir
[2][2] https://www.who.int/news-room/fact-sheets/detail/female-genital-mutilation

ana görsel: saatchi art canada

Yazarın Diğer Yazıları

İlginizi Çekebilir

Son Yazılar