Emekli aylıkları açlık sınırının da altına indi, “geçinemiyoruz” sloganı ile geçtiğimiz günlerde emekliler sokaklardaydı. Kadınlar eylemlerde başı çekiyor. Emekli sendikalarından kadın yönetici ve temsilcilerle emekli kadının taleplerini, haklarını ve cinsiyet temelli mücadelelerini konuştuk.
“Nasıl ki baş düşman Mehmet Şimşek ve onu atayanlar, onun üstündeki ulusal veya uluslararası büyük sermaye ve patriyarkaysa, burada da bizim ev içinde erkeklere karşı bir ideolojik şiddet uygulamamız gerekiyor. Birinci konumuzun bu olması gerekiyor. Muhakkak ki kamunun ve sendikaların bu konudaki görevleri de bizim propaganda konumuzdur ama hayatı ertelemeden dayanışarak hayatımızı değiştirmenin yollarını bulmamız lazım.”
Hayat pahalılığı her geçen gün artarken, emekli kadınlar geçinebilmek için ya üçüncü mesaiyi yapıyorlar ya da bunun arayışı içerisindeler. Eve kapanmak zorunda kaldıklarını, çocuklarına yetemedikleri için anneliklerini sorgular hale geldiklerini söylüyorlar. “Yıllarca çalıştık, insan gibi yaşamak hakkımız değil mi?” diye soruyorlar.
emeklinin insan yerine konulmaması, emekçi insanın bir üretim aracı olarak görüldüğü neoliberalizmin bir sonucu. patriyarka da yaşlı kadınları, arzu nesnesi olarak değerleri kalmadığı fikriyle ve bakacak torun torba da kalmadıysa toplumun çöpü olarak değerlendiriyor; o saygı gösterileri falan bunu örtmek için!