Yazarın Diğer Yazıları

Feryal Saygılıgil
Feryal Saygılıgil
s.feryal@gmail.com
“Topkapı’nın sıradan bir dansözden farklı, önemli, iyi bir dansçı olduğundan söz edilirdi. Bedeninin her bir parçasını ustalıkla kıvırması, esnekliği, müzikle bedeninin bütünleşmesi maharet işiydi gerçekten de. Dans etmenin, dansözlüğün hakkını fazlasıyla veriyor, dansa adeta yeni bir boyut katıyor, ekran başında da olsa izleyenleri büyülüyordu.”
“I. Dünya Savaşı sürecinde yoksul, dar gelirli ve çoğunlukla da yalnız kadınların protesto yapma biçimlerinin renkliliğini, hayatta kalma ve hak arama mücadelelerini, direnişlerini, itaatsizliklerini, gündelik yaşamdaki karşı çıkışlarıyla siyaseti etkileme ve biçimlendirme güçlerini anlamak için bu kitabı okumalı ve tartışmalıyız.”
“Gönül, işçilerin bayramında, bir kozmetik firmasında çalışmak zorunda olan bir işçiydi. Vardiyasına yetişmeye çalışıyordu, gecikmekten korkuyordu…. Rıhtıma ulaştığımızda ben miting alanına o işyerine gitmek için birbirimizi öperek vedalaştık. “Keşke ben de gelebilseydim sizinle,” dedi ayrılmadan. Ben de “keşke” dedim içim sızlayarak…”
Halide’yi 2023 yılında kaybettik. Kardeşi Fuat Dündar ablasının hikâyesini, yayımlanmamış söyleşilerini, günlüklerini, yazılarını, anılarını bir kitapta toparlamış; çok da iyi yapmış. Feminist, Kürt, sakat ve kadın olmak meselesi üzerine düşündürücü bir biyografi çalışması çıkmış ortaya.
Kate Clancy’nin Muayyen Günler; Menstrüasyonun Gerçek Hikayesi isimli kitabı hayatımızda yüzlerce defa yaşadığımız, yaşamakta olduğumuz ya da yaşayacağımız regl süreci hakkında bizi aydınlatıyor. Bu süreci gizemden arındırıyor.
“Frieda Afary’nin geçtiğimiz günlerde çıkan Sosyalist Feminizm Yeni Bir Yaklaşım isimli kitabında patriyarkal sistemden çok kapitalist üretim tarzının neden olduğu yıkımı gözler önüne sererken feminist ve sosyalist feminist düşünürlerin yardımıyla çözüm üretmeye çalışıyor. Bizi kendi üzerimize de düşünmeye çağırıyor.”
Gazeteci, yazar ve şair Neriman Hikmet erken cumhuriyeti dönemi kadın hareketinin önemli kalemlerinden biriydi. Hikmet hem kurgu eserlerinde hem de gazetecilik faaliyetlerinde sosyal konulara eğildi. Fabrikalardaki kadın işçilerle de, hizmetçilerle de söyleşiler yaparak gizli deneyimleri görünür kıldı.
Mona Chollet, Türkçeye çevrilen ilk kitabında, feminist olsun olmasın tüm kadınlara sesleniyor, hepimizi ‘cadı’ olmaya çağırıyordu. Geçtiğimiz günlerde çevirisi yayımlanan kitabında ise ‘aşk’ı tartışmaya açıyor. Patriyarkanın heteroseksüel ilişkileri nasıl manipüle ettiğini anlatıyor.
Gilman’a göre ev, kadınlar için hapishanedir. Kadınlar zalimce eve tutsak edilmişlerdir. “Bu hapsetme eylemi, kişisel bir zalimliğe dayanan keyfi bir hapis cezası olarak değil, kamuoyu tarafından talep edilen, din tarafından tasdiklenen ve yasalar tarafından uygulanan bir durum olarak değerlendirilmelidir.”
Kadınlardan söz eden, kadınların ilişkisi üzerine bir kitap bu. Anne-kız ilişkisi, bakım emeği, ücretli emek, lezbiyen olmak hakkında düşündürücü bir edebi metin. Aileyi yeniden sorgulamamıza, yaşlanmayı düşünmemize vesile oluyor. Yaşlılığın politik bir durum olduğunun altını çiziyor.
Caliban ve Cadı isimli eseriyle tanıdığımız maddeci feminist, otonomist, aktivist ve akademisyen Silvia Federici, ‘Ücret Patriyarkası’* isimli kitabıyla bu kez bize Marx’ın temel metinlerini tekrar gözden geçirme ve patriyarkanın ücret halini tartışma imkânı sunuyor.
Kasım 2018’de kaybettiğimiz sevgili arkadaşımız, yoldaşımız Berat Günçıkan’ın yazdığı, 1993 yılında Cumhuriyet gazetesinde tefrika edilen Marika’nın yaşam anlatısı ne iyi ki, İstos Yayınları tarafından geçtiğimiz günlerde kitap halinde yayımlandı. Hem de genişletilerek, Marika’nın en son yaşadığı yer olan İmroz’daki izlerini sürerek…
Zuhal, bizi kendimizle yüzleştiren bir film. Hepimiz kendimizden, zaaflarımızdan bir parça bulabiliyoruz; “Hepimiz biraz Zuhal miyiz?” diye düşünüyoruz. Kadınlar olarak ortaklaşabilmenin yollarını sunan, hepimizin benzer dertlerden mustarip olduğumuzu hatırlatan bir film Zuhal.
Gülnur Acar Savran’ın ‘Cinsiyetler Arası Toplumsal İlişkiler ve Kesişimsellik’ adlı yeni derleme kitabı, maddeci feminist tartışmalara yeni bir boyut katıyor. Kitabın yazarları sınıf, cinsiyet ve ırk egemenlikleri arasında hiyerarşi kurmuyor, bu üç egemenlik biçiminin birbiriyle eklemlenmesini “eştözlülük” kavramıyla açıklıyor.
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!