sendikal örgütlenme

File Market işvereni, ihbar ve kıdem tazminatı ödememek için, sendikalaşan 24 işçiyi Kod 49 ile işten çıkarttı. Ama işler beklediği gibi gitmedi, işçiler haklarını alana kadar direnmekte kararlı ve Salı ve Perşembe günleri herkesi direniş alanına bekliyorlar
Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği (CEİD) Türkiye’nin toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda özgün karnesini hazırlıyor. Bu çalışmaya göre Türkiye, OECD’nin 36 ülkesi arasında 36. sırada. Skorda küçük bir iyileşme olsa da ilerleme hızı hâlâ yavaş. Endeksi hazırlayanlardan Doç. Dr. Emel Memiş, eşitsizliği yaratan yapısal engeller kaldırılırsa dönüştürücü eşitlik sağlanabileceğini söyledi ve ekledi: “Gerileme olsa da umut var, eşitliğe doğru ilerleme kaçınılmaz.”
Tapeten Mensucat fabrikasında çalışan kadın işçiler, kötü çalışma koşulları, eş değerde işe eşit ücret alamama, hijyenik olmayan çalışma ortamı, toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri ve sendikal haklar için grevde.  EMEP Milletvekili Sevda Karaca ve TEKSİF Örgütlenme Uzmanı Pembe Maden, “ Tapeten patronu kadın işçilere aileleri üzerinden gözdağı vermiş. Sendikalı kadın işçileri kadın sağlığını ciddi biçimde etkileyen, erkek işçilerin çalıştığı kimyasalla işlem yapılan bantlara sürmüş” dediler.
57 işçi, güvenlik görevlilerini aşarak içeri girdi ve fabrikanın 3. katını işgal etti. Kapıların önünü yığınakla kapattılar. İşten çıkartılan Omsa çalışanları 69 gündür eylemdeydi. Hak ettikleri kıdem ve ihbar tazminatlarını bu işgal sonrasında aldılar. İki kadın işçi, eylem sürecini ve işgali Kadın İşçi’ye anlattı
Nisan ayının ilk günlerindeki boykot çağrısını destekleyen oyuncu Aybüke Pusat oynadığı diziden atıldı. Daha sonra listeye başkaları da eklendi. Bu, sinema, tiyatro çalışanlarının sosyal haklardan mahrum ve güvencesiz çalıştıklarının açık göstergesiydi. Kadınlar ise aynı zamanda cinsiyet temelli ayrımcılıklarla mücadele etmek zorunda kalıyordu. Erkeklerden daha az ücret alıyorlar. Doğum ve regl izinlerinin ise lafı bile geçmiyor…
“Ağır kaldırmakta erkeklerle aynı değiliz. Bizi eşit tutmasınlar. Falanca yapıyor da sen niye yapmıyorsun gibi bizi koşturmasınlar. İSG tedbirleri alınmak isteniyorsa sayıları düşük tutsunlar, hızlı çalıştırmasınlar. Kadınların 6 saat çalışması lazım. Vardiya sistemini isteyen işçiler mesela çocuklarına dönüşümlü olarak bakmak zorunda oldukları için vardiyayı tercih ediyorlar. Bu sorunun da çözülmesi lazım.”
Kadın işçilerin sürekli sayı çıkarma baskısı yüzünden stres altında çalıştığı, “esnek eleman” sistemi altında sömürünün arttırıldığı, bekar annelerin ustaların kötü muamelesine maruz kaldığı, kreş hakkının gasp edildiği, işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alınmadığı Digel Tekstil’de kadınlar bu kötü koşulları değiştirmek için sendikalaşma mücadelesi veriyor. İşten atılan işçiler Ocak ayından beri İzmir Serbest Bölge önündeki direnişte.
Polonez fabrikasındaki direnişte aylarca mücadele eden kadın işçiler, varılan anlaşmanın sonrasında şimdi ne durumdalar? Ulaşabildiğimiz dört kadın işçiye sorduk. İş bulmamaktan şikayetçiler. Ayrıca tazminatlar ödenirken sendika tarafından kesilen para ile ilgili hoşnutsuzluklarını dile getirdiler. Bahsettikleri hoşnutsuzlukları Tek Gıda-İş Örgütlenme Sekreteri Yunus Durdu’ya da sorduk.
Onu ölümüyle birlikte tanıdık. Zülfiye’nin yaşamını yitirmesiyle, ‘işçiler neden hâlâ yolda ölüyor’ sorusu bir kez daha gündeme geldi. Kadın işçilerin ölüm nedenleri arasında trafik ve servis kazaları önemli bir yere sahip. Kadın iş cinayetlerinin yüzde 44’ünü trafik ve servis kazalarının oluşturduğunu belirtiyor İş Güvenliği Uzmanı Neşe Değirmenci. Zülfiye Ercan’ın hayatını kaybettiği olayın bir trafik kazası değil, bir iş cinayeti olduğunu özellikle vurguluyor.
soframıza gelen birçok gıdada, giydiğimiz birçok giyside, evimizi süsleyen tekstilde onların emeği var. ama çalışma bakanlığı onları sosyal güvenlik kapsamı içine almıyor. yaptıkları işin çalışma olduğu da zaman zaman kabul görmüyor. muğla ev-eksenli çalışanlar sendikası’ndan durdu ve gülsüm’le konuştuk.
TKIS Blinds işçileri iki ayı aşkın bir süredir Tuzla’da direniyorlar.  Perde üretimi yapılan ve çalışanların büyük bölümünü kadınların oluşturduğu fabrikada işçiler düşük ücretlere ve kötü çalışma koşullarına karşı TEKSİF sendikasına üye oldular ve işten atıldılar. Kadınİşçi’nin düzenlediği DEM İstanbul Milletvekili Özgül Saki’nin de katıldığı dayanışma ziyaretinde kadın işçilerin özgün sorunlarını da konuşma fırsatımız oldu.
Emekli olurken hayalleri vardı. Evinin kredisini bitirecek, kreş açacaktı. İkinci hayatını yaşayacak, gezecekti. Ama öyle olmadı. Aldığı para evinin borcuna yetmedi, oğlunu okutmak zorundaydı. Bu kez güvencesiz, geçici işlerde çalışmaya başladı. 23 sene çalıştığı adliyelerde o kadar koşturmaca içindeydi ki, menopoz olduğunu bile anlamadı.
İlknur ve Gülşah, Yelkenci Tekstil fabrikasında, makinadan başını kaldırmadan çalışan iki işçi. Lüks mağazalarda Sartoria markasıyla 49 bin TL’ye satılan takım elbiseleri üretiyorlar. İşverenin çalışanlara ödediği maaş ise 20 bin TL. Bir takım elbisenin bedeli iki işçinin aylığını geçiyor! Patron çalışanların kötü çalışma koşulları nedeniyle Öz İplik-İş’e üye olduklarını öğrendiğinde, üç işçiyi tazminatsız olarak çıkardı. Şimdi Silivri’de eylem var. Bu haksızlığa maruz kalan arkadaşları için bütün işçiler seferber oldu.
Türk-İş dün 81 ilde “Zordayız, geçinemiyoruz” diyerek eylem çağrısı yaptı. Ancak işçiden habersiz, fabrika ve işyerlerinden uzak bir eylemden beklenileceği üzere zayıf görüntüler ortaya çıktı. İstanbul’daki eylem bunun en sarih örneği oldu.
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!