sendikal örgütlenme

Amazon Türkiye’de sendikalaştıkları için işten atılan depo işçisi kadınlar, erkeklerle eşit ücret alıyor. Ama bir farkla: Kadınlardan fiziksel güç gerektiren işlerde erkeklerle aynı performansı göstermeleri bekleniyor! Toplama kampını andıran depolarda insanlık dışı koşullarda çalıştırılan işçiler, “Robot değiliz biz, bunu öğrenecekler! Kadınlardan öğrenecekler! Boyun eğmeyeceğiz” diyor
15-16 Haziran Direnişi’nin 52’nci yılında, tanıklıklardan iz sürüp kadın işçilerin yanında alıyoruz soluğu. Bazıları en önde polisle çatışıyor, bazıları tankların üzerinde ölüme meydan okuyor. Bazıları ise işyeri temsilcisi, binlerce işçiyi yönlendiriyor. Mücadelelerine saygıyla…
Ev işçisi kadınlar, geçenlerde Twitter’de dönen “Ev işçisine yemek verilmeli mi?” tartışmasına oldukça tepkili. “Biz sadaka istemiyoruz, hakkımızı istiyoruz. O bir öğün yemek bizim zaten hakkımız, hakkımızı vermek zorundasınız” diyorlar. Ev işinin iş, ev işçisinin de işçi olduğunu ısrarla vurguluyorlar
Sendikalı oldukları için işten atılan, üç haftadır direnişte olan Lezita işçisi kadınlar, bugünlerin geride kalacağından ve kazanacaklarından emin. Kölelik koşullarında çalıştırıldıklarını, şiddete ve cinsiyet ayrımcılığına maruz kaldıklarını anlatan kadınlar, “Hiçbir kadın kendini ezdirmek zorunda değil. Biz bu ezilmeye ses çıkardık, çıkarmaya da devam edeceğiz. Yalnız değiliz” diyor
Geçtiğimiz günlerde Madagaskar’da tekstil, ayakkabı, deri sektöründen sendikacılar bir kadının başkanlığında toplanarak Covid sonrasında “sendikal örgütlenme dinamikleri”ni tartıştı, kararlar aldı. Bizim sendika kişilerinin uzun zamandır gündeme getirmedikleri iç örgütlenmeye dair pek çok mesele herkesin önünde masaya yatırıldı. Bu vesileyle “iç meselelere, sendikal sırlara” bakalım dedik.
Çok küçük yaşlardan itibaren ev işçisi olarak çalışmaya başladı. Atlanta’da 70 ev işçisi kadınla kurdukları sendikanın üye sayısı kısa sürede 13 bini geçti. Bu sendika sayesinde Amerika’da ev işçileri sosyal haklara kavuştu ve ücretleri yükseldi.
Ücretten çalışma koşullarına kadar her alanda kadınlara yönelik ayrımcılığın hüküm sürdüğü Bursa Acarsoy Tekstil’de cinsel taciz ve mobbing rutin haline gelmiş. Mart ayında işten atılan ve fabrika önünde direnişlerini sürdüren kadınlardan Dilek “Asla pes etmeyeceğiz ve bütün kadınları yanımızda görmek istiyoruz” diyor.
Başta Zara olmak üzere ünlü markalar için iplik üretimi yapan Acarsoy Tekstil işçileri örgütlenmeye çalışıyorlardı. Öz İplik-İş Sendikası’na üye olan işçiler düşük ücretler ve kötü çalışma koşullarını değiştirmek için çıktıkları yolda işten atma saldırısıyla karşılaştılar. Çalışanların yüzde 70’inin kadın olduğu fabrikada, örgütlenme çalışmasını yapanlar da kadın, işten atılanlar da.
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!