noelia castillo geçen hafta İspanya’da ötenazi ile öldü. bu vakada üzerine düşünülmesi gereken -ve kendi toplumumuzu da anlamamıza yardımcı olacak- çok fazla nokta var bence ve ötenazinin bir hak olup olmadığı bunların arasında yer alsa bile sonda gelir.

geçtiğimiz hafta ispanya’da ölen noelia castillo’nun hayat hikâyesinden haberdar olmuş olabilirsiniz. görmemiş olanlar için kısaca özetleyeceğim.
noelia 25 yaşındaydı, bağımlı bir anne-babanın çocuğu olarak dünyaya gelmişti. on üç yaşındayken ailesinin evsiz kalması üzerine bir devlet yurduna yerleştirilmişti. 2019 yılında, reşit olduğunda yurdu kendi isteğiyle terk etti.
bundan kısa bir süre sonra, dört yıldır birlikte olduğu erkek arkadaşı, uyku ilacı alıp sızdığı bir gece, noelia’ya tecavüz etti. bu noelia’nın uğradığı üç cinsel saldırıdan ilkiydi. çok zaman geçmeden bir barda iki erkeğin saldırısına uğradı. 2022’de üç erkeğin toplu tecavüzüne uğradı. bunları bildirmemişti, sebeplerini tahmin etmek güç değil.
burada bir parantez açmak gerekiyor. bu üç erkek yakalanmadı ama bu yönde gerçekçi bir kanıt olmamasına rağmen kuzey afrikalı göçmenler oldukları yönünde rivayetler, özellikle muhafazakâr sağ bir parti olan vox’un başkanı santiago abascal tarafından yaygınlaştırıldı. tanıdık geldi değil mi? parantezi kapatıyorum.
yapılan bütün görüşmelerde gelecekle ilgili karamsar olan, küçük yaştayken obsesif-kompulsif bozukluk ve sınırda kişilik bozukluğu teşhisi almış olan noelia belli ki bu son darbeyi taşıyamamış ve kendini öldürmek için bir binadan atlamış.
ölmemiş ancak belden aşağısının felç olduğu, sürekli keskin ağrılar çektiği bir fiziksel durumda kalmış. ömrü boyunca kendisini -haklı olarak- yalnız hissettiğini söyleyen genç bir kadın için bakıma muhtaç olmanın ne anlama geleceğini tahmin etmek zor değil.
noelia ötenazi kararını bu koşullar altında alıyor ama yaşadıklarıyla ağırlaşan psikolojik sorunlarının karar verme yetisini olumsuz yönde etkilediği de bildiriliyor.
bir parantez daha açalım. ötenazi, kronik ve dayanılmaz fiziksel acı çekenlere tanınan bir hak, castillo, depresyon sebebiyle ötenazi talep eden ve talebi kabul edilen ilk vaka. depresyonun acısının fiziksel acılardan aşağı kalır yanı olmadığını da hatırlatmak gerek.
ötenazi süreci nasıl işledi?
ama son anlarında fikrini değiştirmeye yatkın olduğu, gelgitler yaşadığı ancak fikrini değiştirmesine imkân tanınmadığı iddia ediliyor. nitekim onu ikna etmek isteyen yakın kız arkadaşı yanına girmesinin engellendiğini söylüyor. ayrıca noelia kapısı kilitli bir odadayken annesi ve yakınlarının itirazlarına rağmen kapının kırılıp alındığı bir video var.* her görüntünün üretilebilir olduğu bir çağda yaşadığımızın farkındayım ama yine de yenir yutulur olmayan bir şey bu. diğer yandan başka veriler de var. babası ötenaziyi iptal ettirmek için bir mahkeme süreci başlatıyor ama başaramıyor. son günlerinde kafasının ötenazi konusunda karışık olduğu fakat organlarını bağışladığı için bazı doktorlar tarafından ikna edildiği iddia ediliyor. hastanenin onun ötenazi kararından dönmesini istemediği çünkü bağışlanmış olan organlarının satıldığını ve bunun hastaneye büyük paralar kazandırdığı da iddia ediliyor.
bu vakada üzerine düşünülmesi gereken -ve kendi toplumumuzu da anlamamıza yardımcı olacak- çok fazla nokta var bence ve ötenazinin bir hak olup olmadığı bunların arasında yer alsa bile sonda gelir.
öncelikle bağımlılığın toplumun bir parçası olduğunun, çürüme falan gibi ahlakçı kavramlarla geçiştirilip çözülemeyeceğinin, devletin bu insanlarla ve yakınlarına karşı sorumluluklarını olduğunun altını çizmek istiyorum. aynı şey ruhsal sorunları olan insanlar için de geçerli. kamu, sadece fiziki ve manevi olarak çalışabilecek durumda olan insanlardan oluşamaz, sadece onları koruyup kollayamaz.
erkeğin hiç mi suçu yok
burada dikkatimi çeken bir başka nokta var. doğal afetlerle ilgili bile -haklı olarak- kamunun sorumluluklarını hatırlatanlar da dahil çok geniş bir kesim tecavüzleri adeta kaçınılamaz bir doğa afeti gibi ele alıyor! noelia castillo’nun hayatından vazgeçmesinde erkeklerin çok büyük suçu var! sadece cezasız kaldıkları için değil, tecavüz ettikleri için! bunu nasıl göz ardı edebiliriz!
devletin noelia’yı koruyamadığı, hayatta kalmasını sağlayamadığı ortada. ama sağlık sisteminin bir tür organ mafyası işleyişini engelleyememesi ihtimali de en az bunun kadar vahim bence.
son olarak şunu söylemek istiyorum. ispanya başbakanı pedro sánchez’in nato karşıtı tutumunu, filistin’e ve son dönemde iran’a destek veren konuşmalarını ben de hayranlıkla takip ediyorum. ama sánchez 2018’den beri başbakan. az buz bir süre değil bu. ve bir devletin dış politikası kadar vatandaşlarına nasıl davrandığını da dikkate almalıyız değil mi? eğer saldırı altındaki iran için bu soruyu sorduysak ispanya için de soralım derim.
fotoğraf: the times










