Skip to main contentSkip to footer
Bekar Anneler Derneği:

“Tek ebeveynli aileler de “aile”

Türkiye’de aile politikaları iki ebeveynli aile modeli üzerinden kuruluyor. Bu nedenle üç milyona yakın tek ebeveynli aile sosyal politikalarda görünmüyor. Bakım yükü ağırlıkla kadınların üzerine kalırken, birçok kadın çalışma hayatının dışına itiliyor. Bekar Anneler Derneği, bu sorunları Meclis’e taşıdı. Derneğe göre çözüm; bakım emeğinin görünmesi, çalışma hayatının yeniden düzenlenmesi ve aile tanımının kapsayıcı hale gelmesi.

Ücret

Bekar Anneler Derneği geçen hafta Meclis’te farklı siyasi partilerden milletvekilleri, grup başkanvekilleri ve komisyon temsilcileriyle görüştü.

Türkiye’de çeşitli nedenlerle tek ebeveyn olarak yaşayan annelerin ve çocuklarının sorunlarını görünür kılmayı ve çözüm önerileri geliştirmeyi hedefleyen dernek; bekar annelerin aynı anda bakım verme, gelir yaratma, duygusal yükü taşıma ve sosyal politikaların eksik bıraktığı alanları doldurma sorumluluğunu üstlendiğine dikkat çekiyor.

Dernek meclis görüşmelerinde tek ebeveynli ailelerin sosyal politikalarda ayrı bir kategori olarak tanımlanmasını; bekar annelere yönelik istihdam ve bakım desteklerinin artırılmasını; esnek çalışma modellerinin yaygınlaştırılmasını; kreş ve çocuk bakım desteklerinin güçlendirilmesini; psikolojik destek ve sosyal dayanışma mekanizmalarının yaygınlaştırılmasını ve tek ebeveynli ailelere dair kapsamlı veri üretilmesini önerdi.

Dernek Başkanı Serap Yelkenci ile Meclis ziyaretini ve çözüm önerilerini konuştuk.

“Makbul aile” dışında kalan milyonlar

Derneğin dikkat çektiği en önemli sorunlardan biri, tek ebeveynli ailelere dair düzenli ve kapsamlı verinin bulunmaması. Bunun sonucunda kamusal politikalar bu aileler görmezden gelinerek şekilleniyor. Bu da bakım yükü, istihdama erişim, çocukların iyi olma hâli, barınma, eğitim ve çalışma hayatındaki kırılganlıkların göz ardı edilmesine neden oluyor.

“Bekar anneler yalnızca ‘yardım’ istemiyor. Çalışmak istiyorlar. Üretmek istiyorlar. Ekonomik olarak güçlenmek istiyorlar. Çocuklarını güven içinde büyütmek istiyorlar. İnsan onuruna yaraşır yaşam koşullarına erişmek istiyorlar.”

Yelkenci’ye göre mesele yalnızca medeni durum değil; çocuk bakımının, gündelik yaşamın ve ekonomik sorumluluğun tek ebeveynde yoğunlaşması. Derneğin adı “Bekar Anneler” olsa da çalışmalarını daha geniş bir “tek ebeveynlilik” çerçevesi içinde ele alıyorlar.

Bakım emeğinin ağırlıklı olarak kadınların üzerinde olması, bekar anneleri daha görünür kılıyor. Ancak dernek, “tek ebeveynli aile” meselesini yalnızca anneler üzerinden değil, babaları da kapsayacak şekilde değerlendiriyor.

Yelkenci, temel taleplerinin “yardım kategorisi” olarak görülmek değil; tek ebeveynli ailelerin toplumsal bir gerçeklik olarak tanınması olduğunu söylüyor. Mevcut sistemlerin de bu gerçekliğe göre yeniden düşünülmesi gerektiğini vurguluyor.

“Bakım emeği görünmeden sorunlar çözülemez”

Yelkenci’ye “Bekar annelerin en acil sorunu gelir güvencesi, bakım desteği, barınma mı yoksa istihdam mı?” diye soruyoruz. Bu başlıkların birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini söylüyor. Ancak en temel ihtiyacın bakım desteği olduğunu vurguluyor:

“Çünkü bakım desteği olmadığında anne çalışamıyor ya da çalışma hayatında sürdürülebilir şekilde kalamıyor. Çalışamadığında gelir güvencesi zayıflıyor; gelir zayıfladığında da barınma krizi büyüyor. Yani bakım meselesi aslında ekonomik bağımsızlığın da merkezinde duruyor.”

Yelkenci’ye göre tek ebeveynli ailelerin temel sorunu “çalışmak istememek” değil; çalışabilmenin altyapısının olmaması.: “Çocuğu okuldan kim alacak, hastalandığında kim bakacak, okul tatillerinde ne olacak… Bunların hepsi doğrudan çalışma hayatını belirliyor.”

Yelkenci, bakım konusunu yalnızca sosyal destek olarak değil, “bakım ekonomisi” perspektifiyle ele alıyor. Görünmeyen bakım emeği görünür hâle gelmeden tek ebeveynli ailelerin ekonomik olarak güçlenmesinin zor olduğunu söylüyor.

Kreş ve bakım desteğinin yetersizliği, bekar anneler ve tüm tek ebeveynli aileler için doğrudan bir istihdam bariyerine dönüşüyor. Çünkü iki ebeveynli ailelerde bakım sorumluluğu paylaşılabiliyor; tek ebeveynli ailelerde ise tüm yük tek kişinin omuzlarında kalıyor.

“Bugün birçok bekar anne iş seçimini yetkinliğine göre değil, çocuğunun saatine göre yapmak zorunda kalıyor. Vardiyalı çalışamıyor, fazla mesaiye kalamıyor, şehir değiştiremiyor ya da kariyerinde ilerleyebileceği fırsatları reddetmek zorunda kalıyor. Özellikle okul sonrası saatler, hastalık dönemleri ve uzun tatiller ciddi bir bakım krizine dönüşebiliyor. Bu yüzden birçok kadın ya kayıt dışı ve düşük gelirli işlere yöneliyor ya da tamamen işgücü dışında kalabiliyor.”

Yelkenci’ye göre sorun yalnızca kreş sayısının azlığı değil; bakımın hâlâ kadınların bireysel sorumluluğu olarak görülmesi: “Bakım, ekonominin görünmeyen altyapısı. Bakım yükü paylaşılmadığında kadınların çalışma hayatında eşit koşullarda var olması da zorlaşıyor.”

Yelkenci kadınların çalışma hayatına “uyum sağlama” zorunluluğu yerine, çalışma hayatının görünmeyen bakım emeğini dikkate alacak şekilde yeniden tasarlanması gerektiğini söylüyor.

Bekar Anneler Derneği, Meclis görüşmelerinde kısa vadede atılması gereken en somut adımın bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulması olduğunu düşünüyor. Böylece “Aile 10 Yılı” tartışmaları sürerken tek ebeveynli ailelerin de karar alıcıların gündemine girmesi hedefleniyor.

Serap Yelkenci, mevcut aile politikalarının tek ebeveynli ailelerin bakım yükü, çalışma hayatında karşılaştıkları sorunlar ve çocukların ihtiyaçları yeterince görmediğini veri kabul ediyor ve vardıkları sonucu şu sözlerle özetliyor:

“Meseleyi yalnızca bireysel hikâyeler olarak değil; sosyal politika, bakım ekonomisi, istihdam ve çocuk hakları açısından yapısal bir sorun TBMM’ye taşıdık. İlk adım; tek ebeveynli ailelerin kamusal olarak tanınması, düzenli veri üretilmesi ve politika üretim süreçlerinde görünür hâle gelmesi. Çünkü görünmeyen bir gerçeklik için kalıcı çözüm üretmek çok zor oluyor.”

 

Yazarın Diğer Yazıları

İlginizi Çekebilir

Son Yazılar