Skip to main contentSkip to footer

Yapay zeka nedeniyle kadınların işsiz kalma riski, erkeklere göre üç kat fazla

Yapay zeka tarafından şekillenen bir dünya giderek daha gerçekçi hale gelirken farklı araştırmalar, bu teknolojinin cinsiyet eşitsizliğini derinleştirebileceği konusunda uyarıyor. Özellikle yüksek gelirli ülkelerde kadınların yapay zeka nedeniyle işlerini kaybetme riski, erkeklere oranla neredeyse üç kat daha fazla.

Ücret

Yapay zeka (YZ), yenilikler getiren bir teknoloji olarak çalışma hayatını dönüştürmeye başladı. Fakat faydaları eşit olması gereken bu araçlar, kadınların iş gücü içindeki konumunu ve çalışma koşullarını derinden etkileyebilir. Dünya genelinde kadınların yüksek oranda otomasyon riski taşıyan işlerde çalışması, STEM (Fen, Teknoloji, Mühendislik, Matematik) alanlarındaki düşük temsil oranları ve YZ araçlarını kullanmadaki “çekingenlik”, kadınların teknolojiyle birlikte yeniden şekillenen çalışma yaşamında geride kalma riskini artırabilir.

Ancak sadece bunlarla sınırlı da değil. Kadınların teknoloji sektöründeki düşük temsili, sadece istihdamda değil aynı zamanda YZ algoritmalarında da eşitsizliğe neden olabiliyor. Örneğin, bazı işe alım algoritmalarının kadın adayları otomatik olarak elenmesi gibi durumlar, kadınların kariyer yolculuğunu olumsuz etkiliyor.

“Kadınların işsiz kalma olasılığı erkeklerden yüksek”

Birleşmiş Milletler’e (BM) bağlı Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Polonya Dijital İşler Bakanlığı Ulusal Araştırma Enstitüsü’nün (NASK) mayıs ayında yayımladığı rapora göre, dünya çapındaki işlerin dörtte birinin YZ teknolojilerine maruz kalabileceğini ortaya koyuyor. Fakat raporun en dikkat çeken noktası kadınlarla ilgili. Rapora göre, yüksek gelirli ülkelerde kadınların YZ nedeniyle işlerini kaybetme riski, erkeklere oranla neredeyse üç kat daha fazla. Kadın ağırlıklı pozisyonların yüzde 9,6’sı, erkeklerin ise yalnızca yüzde 3,5’i yapay zeka otomasyonuna karşı yüksek risk altında yer alıyor. Dünya genelinde ise kadınların yüzde 4,7’si yapay zekaya maruz kalan işlerde çalışırken, bu oran erkeklerde yüzde 2,4.

Harvard Üniversitesi’nde yapılan ve dünya çapında 140 binden fazla kişiyi kapsayan bir çalışma ise kadınların YZ araçlarını erkeklere göre ortalama yüzde 25 daha az kullandığını ortaya koydu. Aynı araştırmada erkeklerin yapay zeka kullanırken “kendinden emin” ve “özgüvenli” oldukları belirtilirken, kadınların “etik” konusunda daha çok endişe duyduğu ifade edildi.

“Yüksek gelirli ülkelerde cinsiyet eşitsizliği derinleşebilir”

ILO’ya göre, cinsiyete dayalı en büyük eşitsizlik yüksek gelirli ülkelerde görüldü. En yüksek risk altındaki meslekler arasında büro ve idari işler var. Bu pozisyonlarda da ağırlıklı olarak kadınlar çalışıyor.

Veri girişi, belge düzenleme ve takvim planlama gibi görevleri içeren bu roller, halihazırda YZ tarafından gerçekleştirilebiliyor. Ancak sadece büro ve idari işlerde yer alanlar değil, medya, finans analistleri, yazılım gibi uzmanlık gerektiren meslekler, YZ’den en fazla etkilenme riski taşıyan gruplar arasında yer alıyor.

Bu mesleklerin ortak özelliği ise şu: Tekrarlayan, dijitalleştirilmiş ve kurallara dayalı görevler artık algoritmalar tarafından yerine getirilebiliyor.

Öte yandan ILO’ya göre, mevcut YZ teknolojileriyle tamamen otomatikleştirilebilecek iş sayısı çok az. Fakat şu sonuçlar kaçınılmaz olabilir: Sorumlulukların azalması, iş niteliğinin düşmesi ve güvencesizliğin derinleşmesi…

“Kadınlar, erkek meslektaşlarının ‘zeka’larını sorgulamasından endişe ediyor”

YZ, üretkenliği artırma, karar süreçlerini hızlandırma ve insan hatasını azaltma potansiyeliyle giderek daha fazla alanda kullanılıyor. Fakat Harvard Business School’dan Doç. Dr. Rembrand Koning’in öncülüğünde yürütülen bir araştırmaya göre, kadınlar bu teknolojiyi kullanma konusunda erkeklere göre biraz daha isteksiz.

Erişim fırsatları eşit olsa bile kadınların bu “isteksizliğinin” arkasında yatan en büyük neden de işyerinde yargılanma korkusu.

Çalışmaya göre bu eşitsizliği net bir sebebi yok ancak kadınların “etik” kaygısı, erkeklere göre biraz daha fazla. Bazı kadınlar, bu araçları kullanmanın “hile” olarak algılanmasından ya da yapay zekaya güvenmelerinin erkek meslektaşları tarafından yeterince “zeki” görülmemelerine yol açacağından endişe duyduğunu ifade etti.

Buna karşılık erkekler, bu araçları kullanırken “kendilerinden emin” ve “özgüvenli” olduklarını belirtti.

Dönüşüm, işçileri dışlamadan gerçekleştirilmeli

YZ teknolojisinin çok da uzak olmayan bir gelecekte çalışma ve sosyal hayata daha fazla sirayet edeceğini söylemek abartı olmayacaktır. ILO, bu dönüşümün işçileri dışlamadan gerçekleştirilmesi için hükümetlere, işverenlere ve sendikalara çağrıda bulunuyor. Özellikle kadınlar ve yapay zekaya maruz kalan pozisyonlardaki çalışanlar için dijital beceri eğitimlerine erişimin artırılması gerektiğinin altını çiziyor.

Kaynaklar:

https://news.un.org/en/story/2025/05/1163486
https://www.hbs.edu/faculty/Pages/item.aspx?num=66548
https://www.reuters.com/article/world/insight-amazon-scraps-secret-ai-recruiting-tool-that-showed-bias-against-women-idUSKCN1MK0AG
https://professionalprograms.mit.edu/blog/leadership/the-gender-gap-in-stem/#:~:text=In 2023, the gender gap,28% of the STEM workforce.&text=If we look at places,iv and 14% in India.

Fotoğraf: Pixabay

Yazarın Diğer Yazıları

Herhangi bir sonuç bulunamadı.

İlginizi Çekebilir

Son Yazılar