Aile hekimleri için 16 aydır uygulanan ödeme ve sözleşme yönetmeliği ile maaşlarının yüzde 65’i çok çeşitli performans kriterlerine bağlandı. Yıllık izin hakları dahi olmadan çalıştıkları için sürekli birçok akıl dışı ücret kesintisi yaşıyorlar. Bir kadın hekim doğum iznine çıktığında dört ay maaşının sadece yüzde 35’ini alabiliyor; doğum yaptığı için cezalandırılmış oluyor.

Aile hekimleri dernek ve sendikaları 15 Şubat 2026 Pazar günü İstanbul Kadıköy’de “eziyet yönetmeliği” olarak adlandırdıkları “Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği”nin yola açtığı sorunları dile getiren bir ortak eylem düzenlediler.
Eylemde dile getirilen sorunları detaylı olarak İstanbul Aile Hekimliği Derneği (İSTAHED) Yönetim Kurulu üyesi, 11 yıllık hekim ve 10 yıldır aile hekimi olan Esra Odunkıran Yanıkömer ile konuştuk.
Üsküdar Kuzguncuk Aile Sağlığı Merkezi aile hekimi Yanıkömer “eziyet yönetmeliğinin her maddesi ayrı ayrı sıkıntılı” diyerek örnekleri şöyle sıraladı: “Yazdığımız antibiyotik, ağrı kesici ve mide koruyucular üzerinden maaş kesintisine uğruyoruz. Yine ikinci en büyük sıkıntılardan biri gelmeyen hastadan yaşanan maaş kesintisi. Daha sonra yine bir maddesinde hastaların verdiği memnuniyet oranına göre maaş performansı, bu da yine kesintiye sebep oluyor. Bunlar bizim için gerçekten en sıkıntılı maddeler” dedi.
Yönetmelikle ilgili temel sorunu ve taleplerini ise şu şekilde özetledi: “Şu an maaşımızın yüzde 35’i ana maaş, yüzde 65’i performans ve bu da emekliliğe yansımıyor. Biz bunların tamamının değişmesini talep ediyoruz. ‘Tek kalem tek maaş’ en büyük talebimiz.”
“Gelmeyen hasta kesintisi”
Yanıkömer en büyük sıkıntılardan biri olarak ‘gelmeyen hasta kesintisini” görüyor ve anlatıyor: “Hastanın hiçbir sorumluluğu yok, hasta aşıya da gelmeyebilir, muayeneye de gelmeyebilir. Hiçbir verilmiş ona karşı bir sorumluluk yokken bunların hepsinde ben cezalandırılıyorum, aile sağlığı çalışanı cezalandırılıyor ve biz buna anlam veremiyoruz. Ben neden hastanın peşinden koşmak zorunda olayım? Aradığım zaman hasta bana ‘Ben gelmek zorunda değilim, sen düşün, sen nasıl kurtulacağını düşün’ diye cevap veriyor çünkü.”
“Doğum yaptığımız için cezalandırılıyoruz”
Aile hekimleri 16 aydır yaptıkları açıklamalar ve iş bırakma eylemleri ile 1 Kasım 2024 tarihinde yürürlüğe girmiş olan bu yeni yönetmeliğin kaldırılmasını talep ediyorlar.
Yönetmelik ile örneğin doğum yapan aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarının maaşlarının yüzde 65’i kesiliyor. Bu durumu Yanıkömer şöyle açıklıyor: “Bizim maaşlarımızın yüzde 65’i performans, yüzde 35’i ana maaş. İzinde olduğumuz zaman performansı yapamadığımız için tamamen bir maaş kaybı ve iş güvencesizliği yaşıyoruz. Bu sadece doğum izninde değil; ölüm izni, hastalık hali, işte uzun dönemli rapor almak gibi bir sürü sıkıntıda da aynı şekilde geçerli.”
Yanıkömer durumu açıklarken aile hekimliği çalışanları olarak yıllık izin haklarının dahi bulunmadığının altını çiziyor: “Yıllık izin haklarımızı vermedikleri için ancak yerimize diğer bir meslektaşımız bakarsa o zaman kesintiye uğramıyoruz” diyor.
“Ama doğum iznine çıkıldığında, ki doğum izni dört ay, kimse kimsenin yerine dört ay bakamayacağı için dört ay boyunca yüzde 35 maaş alarak hayatımıza devam etmemiz gerekiyor.”
İSTAHED Yönetim Kurulu üyesi Yanıkömer bunun kadın aile hekimliği çalışanlarının doğum yaptıkları için cezalandırılmaları anlamına geldiğini düşünüyor. “İktidar üç çocuk derken aile hekimlerine bu konuda eziyet ediyor” diyor. “Aile hekimliğinde doğum yaparsan yüzde 35 maaşla dört ay bebeğine bakmak zorundasın. Hiç kimse de ne durumda olduğunu sorgulamıyor” diye ekliyor.
Yine bu yönetmelikle aile hekimleri hastaneden randevu alma sekreteri haline getirilmişler, dakikalarca sistemden randevu arayıp hastayla gün ve saat pazarlığı yapmaya mecbur bırakılıyorlar.
Her hasta için onlarca sayfa veri girişi yapmaları isteniyor.
Aşı retlerinin izlemine, aşısına gelmeyenlerin ve son bir yılda ASM’ye başvurmayanların peşinden koşup dedektiflik yapmaya zorlandıklarını aktarıyorlar yaptıkları basın açıklaması ile.
Yanıkömer ödeme sözleşme yönetmeliğinin sözleşme feshini sadece ilçe sağlıktaki, il sağlıktaki kurulun keyfine bırakıyor olmasının da önemli bir sorun olduğunun altını çiziyor. “Yani iş güvencesi de kalmamış oluyor. Bu da büyük bir sıkıntı” diye açıklıyor.
“Yeni bir yönetmelik yazılması gerekiyor”
Yönetmelik aile hekimlerine güvenceler ve haklar tanımıyor ama onlardan talepleri yüksek ve yer yer gerçek dışı. 10 yıllık aile hekimi olarak Yanıkömer yeni bir yönetmeliğin hekimlerle beraber yazılması gerektiğini anlatıyor:
“Hastalara kronik izlem yapmamız isteniyor. Kronik hastalık takibi ve izlemi yapılması isteniyor ama bu hastaları beş dakikada bir muayene etmemiz isteniyor. Bu işi hakkıyla yapabilmemiz için bir kere süre zaten yeterli değil. Yani şu anki var olan ödeme sözleşme yönetmeliğinin tamamı bir facia. Hiçbir şekilde bizim için kabul edilebilir bir yönetmelik değil. Yeni bir yönetmelik yazılması gerekiyor ve yazılan yönetmeliğin bizlerle beraber, sahadaki hekimlerle beraber yazılması gerekiyor. Çünkü sahada ne olup bittiğini bilmeden yazılan yönetmeliği uygulamada gerçekleştiremiyoruz. Ve tabii ki en önemli talebimiz, bizim tek kalemde tek maaş.”
“Çocuğumla beraber işe gitmek zorunda kalıyorum”
Yanıkömer’e kadın aile hekimleri ve AHM çalışanlarının karşı karşıya oldukları diğer sorunların neler olduğunu da sorduk.
Sağlık çalışanlarının hiçbir ani durumda izin kullanamamasının bir başka sorun olduğunu dile getirdi. Kendisinin sekiz yaşında bir çocuğu var. Örneğin bir kar tatili yapıldığında ya da diğer izinlerde çocuğuyla birlikte işe gitmek zorunda kaldığını anlatıyor:
“Kar yağıyor, işte kamudaki personelin çocukları evde olduğu için izin veriliyor ama aile hekimliğinde hiçbir zaman bu izin olmuyor. “Sağlık çalışanları hariç” deniyor. Bize çocuklarımızı evde bırakıp işe gelmemiz söyleniyor ki çoğu zaman evde yalnız bırakamadığımız için işe götürmek zorunda kalıyoruz” diyor.
Kadın hekim olarak, aile hekimi olarak en büyük sıkıntılarından birinin de şiddete maruz kalabilmeleri olduğunu aktarıyor:
“Ülkemizde zaten kadına şiddet çok ön planda, hekime şiddet çok ön planda ve kadın ve hekimseniz şiddetle çok daha çabuk karşı karşıya kalıyorsunuz. Çünkü karşınızdaki kişi size daha çok hükmedebileceğini, sizi daha çok güvenlikten yoksun bırakabileceğini düşünüyor. Aile Sağlığı Merkezlerinde de güvenlik yok, daha çabuk şiddete uğruyoruz, daha çabuk tehdit alıyoruz, bu da bizim en büyük sıkıntılarımızdan biri” diyor.
“ASM’ler kadınlar için gayet aktif çalışması gereken merkezler”
10 yıllık aile hekimi Esra Odunkıran Yanıkömer’in anlattıkları ASM’lerin kadınlar için ne kadar önemli sağlık birimleri olduğunu, aile hekimlerinin sorunları ve taleplerinin dikkate alınmasının tüm kadınlar için önemini de hatırlatıyor bizlere. Şunları söylüyor:
“Biz aile hekimliğinde gerçekten severek çalışıyoruz; aile sağlığı çalışanları ve aile hekimleri olarak. Bizim işimizi severek yapmamız için bakanlığın bizi artık rahat bırakması gerekiyor. Gerçekten yönetmeliğin değişmesi gerekiyor. Biz huzurla işimizi yaptığımız sürece Aile Sağlığı Merkezleri, kadınlar için gayet aktif çalışması gereken merkezler. Aile Sağlığı Merkezlerinde biz kadınlar için meme kanseri taraması, aynı zamanda rahim ağzı kanseri taramaları yapıyoruz. Yine gebe ve bebek takibi yapıyoruz, lohusaları takip ediyoruz, 15-49 yaş arası kadınları takip ediyoruz. Biz kadınlar için, kadınlar olarak elimizden geleni yapıyoruz ama bu şartlarımızı iyileştirmeden de çalışma şevkimizi daha fazla düzeltemeyiz.”










