31 Mart’ta yapılacak olan yerel seçimler için belediyelerde ve mahallelerde çalışmalar başladı. Belde/belediye başkanlıkları ve meclis üyelikleri için partiler arası çekişmeler de devam ediyor haliyle. Adaylığı kesinleşen isimler içinde kadınların ne kadar yer aldığı henüz tam olarak bilinmese de mahallelerde muhtarlık için aday olan kadınların paylaşımlarını ve seçim çalışmalarını görmeye başladık. İstanbul Tuzla’ya bağlı Aydınlı Mahallesi muhtarlığına aday olan Suna Eker de seçim çalışmasına start veren adaylardan biri. Yaşadığı mahallenin sorunlarına vakıf olan ve kadınlar, gençler, çocuklar için de güzergâh belirleyen Suna Eker’le aday olma nedenlerini, erkek muhtar adaylarına karşı verdiği mücadeleyi konuştuk.
Öncelikle seni tanıyabilir miyiz?
Ben Suna Eker. Erzincan’a bağlı Caferli köyünde 1972 dünyaya geldim.14 yaşıma kadar Erzincan’da, 30 yıl Zeytinburnu’nda ikamet ettim. Yedi yıldır da Tuzla Aydınlı’da oturuyorum. Burada kızımla birlikte yaşıyorum. Emekliyim.
Muhtar olmaya nasıl karar verdin?
Ben sosyal olarak aktif birisiyim. Erzincan Caferler Derneği’nde de yönetimdeyim. Toplumsal meselelere karşı duyarlıyım. Bu anlamda da çevremde seviliyor, sayılıyorum. Dernek yönetimi ve üyeleri muhtar olma yönünde bir öneri getirdiler. Ben de “evet neden olmasın biz kadınlar da pekâlâ muhtar adayı da olabiliriz, yaşadığımız mahalleyi de en iyi şekilde yönetebiliriz” diyerek yola çıktım.
Özellikle kadınlar “Muhtarlığa gittiğimizde bir erkekle bir şey konuşamıyoruz, sorunlarımızı anlatamıyoruz ama bir kadın olduğunda sorunlarımızı, dertlerimizi çok daha rahat anlatabiliriz” diyorlar ve mutlu oluyorlar.
Seçim çalışmalarına başladığın andan itibaren ne tür zorluklarla karşılaştın?
En başta şunu söylemek istiyorum. Bu sürece girdiğimizden beri birbiriyle didişen birbirini rakip görüp ayağına çelme takan bir durumda olmayı hiç kabul etmedim. Doğru da bulmuyorum zaten. Buna özen gösterdim.
Dört erkek adayın karşısında bir kadın aday olarak çıkmak siz de takdir edersiniz, hiç de kolay değil. Bizler başta tek adaya düşürme konusunda adaylarla yan yana geldik, görüşmeler yapıldı. Ama bir sonuca varılamadı. Bu durum karşısında tek kadın aday olarak, arkadaşlarımızla birlikte, çekilmeme kararı aldık.
Şansım olduğunu gördüm
Erkek adayların sana karşı olumsuz bir tutumu ile karşılaştın mı?
Başta da söylediğim gibi adil bir yarış olmasını istiyorum. Örneğin erkek adayların “Neden çekilmiyorsun, seni kimlerin buraya koyduğunu biliyoruz, neden şimdi girdin, burada olmaman gerekiyor” şeklinde sözleriyle karşı karşıya kaldım. Söylentilerle beni yıpratmak ve geri adım attırmak istediler. Bu bir tür psikolojik baskıydı. Benim adaylığımı kabul etmediler.
Bir kadının toplumsal meselelerle ilgilenmesinin, bu konuda söz sahibi olmasının ne kadar zor olduğunu bizzat yaşayarak gördüm. Kadınlara her ne olursa olsun asla vazgeçmeyeceğimi söylüyorum. Onlar da vazgeçmesinler. Biz zaten şimdiden kazandık. Seçim çalışmaları içine girdiğimden bu yana aldığımız olumlu tepkiler de aslında kadın aday olarak daha şanslı olduğumu görmemi sağladı.
Muhtar azalarını, heyeti seçerken kriterleriniz nelerdi?
Azaların özellikle kadın olmasından yana olsak da bu kadınlar için pek de mümkün olmuyor. Bazıları çalışıyor bazılarının da çocukları var. Eve bağlı durumdalar. Bu konuda epey zorlandık. Ama mümkün olduğu kadar her bölgeden kadınları katmak istiyoruz bu bizim zorlandığımız konulardan biri.
Çalışmalarınızı ne şekilde yürütüyorsunuz ve gittiğiniz yerlerde ne tür tepkiler alıyorsunuz?
Şöyle söyleyeyim Sabah 06.00’da uyanıyorum. Bütün günüm günü planlamak ve gün içerisinde akşam saatine kadar çalışma yürütmekle geçiyor. Bize katkı sunan kadın arkadaşlarımız, komşularımız, gençlerimiz var. Onlar da beni ve arkadaşlarımı yalnız bırakmıyorlar. Çalışma yürüttüğümüz, gittiğimiz evlerde kapılarda ziyaret ettiğimiz kurumlarda çok olumlu tepkiler alıyoruz. Özellikle kadınlar “Muhtarlığa gittiğimizde erkekle bir şey konuşamıyoruz, sorunlarımızı anlatamıyoruz ama bir kadın olduğunda sorunlarımızı, dertlerimizi çok daha rahat anlatabiliriz” diyorlar ve mutlu oluyorlar. Bizlere oy verseler de vermeseler de güler yüzleri, samimiyetleri aslında Aydınlı’da erkek muhtarlar konusunda bir bıkkınlık olduğunu gösteriyor. Bu da bizim moral ve motivasyonumuzu yükseltiyor. Ben de emekçi bir kadın olarak onların sesine ses olmak istiyorum.
Gençler kadınlar destekliyor
“Bu bir seçim yarışı ve bu yarışta eşit olmasak da yarışın adil olmasını istiyorum.”
Seni etkileyen bir deneyimini bizimle paylaşır mısın?
Bitlisliler Derneği’nde genç arkadaşlarla bir toplantıya katıldık. Doğrusu o kadar çok genci bir arada göreceğimi hiç düşünmemiştim. Toplantıda umut dolu bakışlarını, yaklaşımlarını duymak, desteklerini görmek beni çok mutlu etti ve çok cesaretlendirdi. Onları bir arada gördükten sonra kesinlikle gençler için bir şeyler yapmalıyız diyorum.

Mahallenizdeki en önemli sorun nedir?
Örneğin Aydınlı’nın en büyük sorunlarından biri uyuşturucu. Gençlerin büyük çoğunluğu uyuşturucu bataklığına çekiliyor ve neredeyse ilkokulların önüne kadar inmiş durumda. Şiddet de ayrı bir sorun. Gençlerin, sosyal aktivitelerini geliştirebileceği, kendini rahat ifade edebileceği kültür sanat evinin mahallemizde kurulması öncelikli çalışmalarımızdan biri olacaktır.
Aydınlı’nın nüfusu 68 bin. Ama mahallemizde özellikle kadınların ve çocukların akşam saatlerinde güvenli şekilde hareket edebilmeleri için gerekli aydınlatma ve güvenlik tedbirleri yok. Aydınlı Mahallesi’nde bir tarafta elitler yaşarken diğer tarafın sokakları hâlâ karanlık. Özellikle kış aylarında Konaşlı’ya akşam 22.00’den sonra ulaşım mümkün değil. Geç saate kadar çalışanlar var, vardiyalı çalışanlar var. Burası aynı zamanda sanayi bölgesi. 2024’te halen ulaşım sorunlarının çözülmemiş olması tamamen keyfi bir tutumdur. Bu durum da aynı mahallede yaşayanlar arasında büyük bir eşitsizlik olduğunu gösterir. Buna benzer ve bu zamana kadar mahallemize özgü hâlâ çözülmemiş sorunları hep birlikte çözmek istiyoruz. Kadınların, çocukların, gençlerin sokaklarda güvenle gezip parklarında güvenle oturduğu, yaşanabilir bir Aydınlı olması için çalışacağız.
Örneğin yaşlılarımız artık eskisi kadar hak ettiği değeri görmüyorlar. Onların daha rahat edeceği sosyal alan ve kimsesiz kalan yaşlılarımız için mahallemizde yurt olması için çalışacağız. Yine toplumda görünmez olan engellilerin sosyal hayata katılmalarını sağlayacak, hayatlarını kolaylaştıracak sosyal projeler için çalışacağız.
Mahallenizdeki seçmenlerinize ne söylemek istersin?
Öncelikle kadınlara ve gençlere, değişim isteyen tüm seçmenlere seslenmek istiyorum. Bu süreçte desteklerini bekliyorum. Bu bir seçim yarışı ve bu yarışta eşit olmasak da yarışın adil olmasını istiyorum.