Skip to main contentSkip to footer

Her şeyin sorumluluğu

“İçinde yaşadığım zaman, dünya, coğrafya, oradaki insanlar, siyasi yapılar, kültürün hiçbir sorumluluğu yok ve tek sorumlu sensin diye bas bağırıp köşesine çekilen tüm sisteme ses çıkarmayıp, durmaksızın kişisel olarak gelişmeye özen göstereceğiz, öyle mi? Bize parmak sallayanlara parmak sallamak belki de en doğru hareket olacaktır.”

‘’Evin, çocuğun, her şeyin sorumluluğunu ben mi taşımak zorundayım!!!’’

Yıllar önce Ankara’da bir özel eğitim kurumunda işe başladım. Burada tüm gün ergen otizmli grupla birlikte oluyordum. Yeni işe başlamıştım ve iş yaşamımın en yorucu fakat en öğretici süreçlerinden biriydi. Bu çocuklardan biri her gün durup durup yukarıdaki cümleyi tekrar ediyordu. Annesinin sürekli tekrar ettiği sözler olduğunu anlamak için kahin olmaya gerek yoktu. Bu bir isyan, bir haykırış, bir öfke sesiydi. Hepimizin sesiydi. Aradan 20 küsur yıl geçmesine rağmen kendimi sürekli bu cümleyi tekrar ederken buluyorum.

Son yıllarda bu ülkenin vatandaşları olarak her şeyden sorumlu olduğumuzun farkındasınızdır herhalde. Pandemide yüzümüze tokat gibi çarpan yetkili açıklamaları ile başladım bunlara kulak kesilmeye. Hastalığın en ürkütücü, en bilinmez günlerinde bizi yönlendirmesi, hatta rahatlatması gereken kurumlardan şöyle sesler duyuyorduk. ‘’Bulaşı azaltmanın en etkili yöntemi hastalanmamak.’’ Yani bizim, sizin için yapacağımız hiçbir şey yok, bakın başınızın çaresine demekti meali. Bu ses sonra hiç susmadan bize parmak sallamaya devam etti. Deprem oldu insanlar kendi imkanlarıyla yakınlarını kurtarmaya çalıştılar, aramızda paralar toplayıp, dayanışma çemberleri oluşturmaya çalıştık. Kimse ilk anda yetkililere güvenmediği için memleketin en güvenilir insanı Haluk Levent oluverdi. Bağışlarımızı Ahbap Derneği’ne göndermeyi tercih ettik. Yetmedi bize de para yollayın dediler. Çok parası olan insanları ekranlara çıkarıp, şov yaptırıp, bizim iki kuruşumuzdan medet umdular.

Modern psikiyatri de bizi yüzüstü bırakıyor

Bir kadın olarak öldürülürsem, önce bunun hesabını vermeliydim ‘’o saatte orada ne işim vardı’’ ‘’o kıyafeti neden giymiştim’’ ‘’neden o adama kapıyı açmıştım’’…bu cinayetin tüm sorumlusu bendim… Arka arkaya hiç düşünmeden sıralayabileceğimiz sayısız vaka, durum var. Hal böyle olunca adaleti sağlama sorumluluğu da bize düştü. Herkes kendi adaletini kendisi sağlamaya yeltendi. Kimse kimseye güvenemedi. Silahlanan adamlar, biber gazı taşımak zorunda kalan kadınlar…hep birlikte başımızın çaresine bakmaya çalışıyoruz.

Sırtında dünyanın sorumluluğu olan bir kadın olarak ben artık bir de bunların sorumluluğunu taşımak istemiyorum. Yeter ya!!! ‘’her şeyin sorumluluğunu ben mi taşımak zorundayım!’’ uykuları bir de bu yüzden kaçan, anksiyetesi tavan yapan, öfke sorunları yaşayan birine dönüşmek istemiyorum, zira bütün bunlarla da sanki tek sorumlusu benmişim gibi tek başıma mücadele etmek zorunda kalıyorum.

Her şeyin sorumluluğunu bireye yükleyen modern tıp, psikiyatri ve psikoloji yaklaşımları da bizi bir nevi yüz üstü bırakıyor. Johann Hari Kaybolan Bağlar kitabında depresyon ve anksiyetenin nedenleri arasında şunları sıralıyor: anlamlı çalışmadan yoksun olmak, diğer insanlardan kopuk olmak, anlamlı değerlerden kopuk olmak, doğal dünyadan kopuk olmak, umutlu ve güvenli bir gelecekten kopuk olmak, statü ve saygıdan kopuk olmak, çocukluk travmasından kopuk olmak ve genlerin ve beyindeki değişimlerin payı. Bu listedeki maddelerden sonuncu hariç- ki o da tartışılır- hepsi benim dışımdaki sebepler. Yani içinde yaşadığım zaman, dünya, coğrafya, oradaki insanlar, siyasi yapılar, kültürün hiçbir sorumluluğu yok ve tek sorumlu sensin diye bas bağırıp köşesine çekilen tüm sisteme ses çıkarmayıp, durmaksızın kişisel olarak gelişmeye özen göstereceğiz, öyle mi?

Her güncellemesinde psikiyatrik hastalıkların kapsamını genişleten DSM kriterlerine göre, yakında tanısı olmayan hiç kimse kalmayacak zaten. ‘’Normal’’ zamanlarımızın son günlerini biraz da bize parmak sallayanlara parmak sallayarak geçirmek belki de en doğru hareket olacaktır.

Fotoğraf: Emre Orman / csgorselarsiv.org

Yazarın Diğer Yazıları

Herhangi bir sonuç bulunamadı.

İlginizi Çekebilir

Son Yazılar