Aşk, Mark ve Ölüm sergisinin araştırma ekibinden Hülya Karcı ile konuştuk. Hem sergi hem TARİŞ direnişi üzerine konuştuğumuz Hülya “Tarihin tozunu ıslak bir bezle aldık. Çünkü bunlar hiçbir zaman tarih kitaplarında, resmi tarihte yer almıyor” diyor.

Kadın emeğini ve kültür-sanat üretimlerini görünür kılmak, kadın işçilerin deneyimlerini kayda geçirmek ve feminist bir emek politikası tartışmalarına katkı sağlamak için sesimizi taşıdığımız podcast serimiz “Kadın Emeğinin Halleri”nin 12. bölümü yayında. Bu bölümde Depo İstanbul’da 27 Haziran’a dek devam edecek olan Aşk, Mark ve Ölüm sergisinin araştırma ekibinden Hülya Karcı ile konuştuk. Dramaturg, tiyatro pedagogu, belgesel sinemacı ve araştırmacı olan Hülya, 70’li yıllarda TARİŞ fabrikasında çalışan ve buradaki kadınlarla direnişlerde yer alan da bir işçi… Keyifli dinlemeler!
Feryal Saygılıgil sordu, Hülya yanıtladı:
“TARİŞ, özellikle üzüm işletmesi, beş işletmeden oluşuyor ve on bin işçi söz konusu. Bizim bulunduğumuz işletme daha çok kadın işçilerin çalıştığı bir işletmeydi. Dolayısıyla direniş de daha çok kadın işçilerin önde olduğu, onların daha çok kuvveti, gücü ve azmiyle gerçekleşen bir direnişti.”
“Kadın işçiler, bizler o günleri nasıl hatırlıyoruz, nasıl bir organizasyon yaptık, bugün ne yaşıyoruz, o direniş bize ne kazandırdı, nasıl bir güç verdi ki bugün hala hayata devam edebiliyoruz… Biraz böyle daha önceki röportajda da söylemiştim, benim de sonradan çok hoşuma giden bir ifade var. Tarihin tozunu ıslak bir bezle aldık, demiştim. (…) Çünkü bunlar (…) hiçbir zaman tarih kitaplarında, resmi tarihte yer almıyor.”
“Hep söylenilen şey cinsiyetleştirilmiş bir göç var. Erkek işçiler, yabancı erkek işçiler zaten diğer çalışan Almanlardan daha düşük ücret alıyorlar. Kadınlar onlardan da düşük ücret alıyorlar. Sömürünün böyle katmerleştiği bir sistem söz konusu. En ucuz iş gücü, en az yer işgal edecek kadar onlara küçük bir mekan veriliyor. Ve zaten de birkaç yıla kalmayıp dönecekler. Ve bunlar politikayla uğraşmayacak. Uğraşmamaları gerekiyor. Çünkü öyle hep araştırmalar, hep seçilen kadınlara böyle bakılarak. Gençler, aileleri yok. Dertleri tasaları yok kafalarında.”
İyi dinlemeler.
HÜLYA’NIN ŞARKI TAVSİYESİ:
https://open.spotify.com/track/085YBi8QHzXqJkQ2bkHzMQ?si=jbQ0OLgiQJ-AIk9HiaGPJg










