Articles by İpek Deniz

Sorunların gölgesinde kutlanan bir hemşirelik haftası: ‘Bazen açız, görmüyorsunuz diye bağırasım geliyor’

12- 18 Mayıs arası Hemşirelik Haftası olarak kutlanıyor. Hemşireler, yıl boyu, düşük ücret, uzun çalışma süreleri, küçümsenme, bir sürü angarya, şiddet ve tacizle boğuşurken, bugünler için oluşturulan yapay kutlama törenlerinden rahatsızlar. Gerçek kutlama insanca çalıştığımız, emeğimizin değerinin verildiği gün olacak, diyorlar…


Hemşireler, genç kadın hekimler yurtdışına gidiyor: “Değersizleştirildik hiçbir hayalimiz gerçekleşmedi”

Canlarına tak etti. Hemşireler, genç kadın hekimler hiçe sayılma, şiddet, mobbing devamlı artan iş yükü, artmayan maaşlar karşısında ülkeyi terk ediyor. Gidenler hasret çekiyor ama çalışma koşulları ve çocuklarının geleceği için memnun. Gidemeyenler ise gitmeye hazırlanıyor. İpek arkadaşlarıyla sağlıkta göçü konuştu.


Sağlık çalışanları iş bıraktı: Biz g-ö-revde olmayalım da kim olsun?

Yıllardır sağlıkta reform, adı altında kazanılmış, hakları ellerinden alındı sağlık çalışanlarının. Küçümseme ve hakaret söyleminin yaygınlaşması ile hastanelerde şiddet de arttı. “Giderlerse gitsinler” lafı tuz, biber ekti. 14 Mart Tıp Bayramı’nda greve çıktılar. Kimi şiddetin kalkmasını, kimi işyerinde kreş olmasını, kimi insanca çalışacak bir ücret istedi. Ama ortaklaştıkları nokta tekti; hiçbir yere gitmiyoruz!





BEYAZ G(ö)REV: Sağlıkçılar ayaktaydı

Ülkenin dört bir yanında sağlık emekçileri, insanca bir ücret, sağlıkta şiddetin ve angaryaların son bulması, Covid-19’un meslek hastalığı olarak kabul edilmesi için iş bıraktılar. Kadın sağlık emekçilerinin talepleri arasında; bütün gün çocuklarını bırakacakları parasız kreşler ve cinsiyet eşitliğini gözeten güvenli ortamlarda çalışmak da, bulunuyordu.


Hemşire Ömür Erez’i kadın cinayetine kurban verdik: Üzgünüz öfkeliyiz!

Hemşire Ömür Erez Kartal 10. Aile Sağlığı Merkezi’nde bir erkek tarafından öldürüldü. Bu cinayet, bize işyerlerinin kadınlar için ne kadar güvensiz yerler olduğunun yanı sıra kadınların erkekler tarafından her yerde ne kadar kolayca öldürülebileceğini de gösteriyor. Çünkü ülkede, kadın cinayetlerine karşı bir cezasızlık hüküm sürüyor.


“Yalnız yaşayan kadınlar için kriz hali iyice derinleşti”

Ayşe Panuş’u KESK’ten Eğitim Sen’den feminist hareketten tanıyoruz. Onunla bir söyleşi yapmaya karar vermiş İpek. Ekonomik krizin kadın hayatlarına etkisi ile başlayan söyleşi, bir yerden sonra yalnız yaşayan kamu emekçisi iki kadının, zamlar, ücretler, ikili emek sömürüsü, cinsiyetçi baskılar hakkında deneyim aktarımına dönüşmüş. İyi de olmuş. Konu sıkıntılı ama keyifle okuyacaksınız…



Sağlık emekçileri ge-çi-ne-mi-yor!

Yıllardır yandaş sendikaların insafına bırakılan kamu emekçileri son iki toplu iş sözleşmesi sonrasında resmen sefalet ücretlerine mahkûm edildiler. Sosyal haklar zaten pazarlığın gündeminde bile değildi. Her kesimin ayrı ayrı etkilendiği bu dönem, sağlık çalışanları kadınlar için de çok zor geçiyor. Hemşireler anlatıyor.


Fatma Demirel, Garibe Gezer: Biz kadınlar sadece aile içinde öldürülmüyoruz

Fatma Demirel KHK ile ihraç edilen sağlık emekçisi bir kadın, devrimci olduğu söylenen bir erkek tarafından canından bezdirildi. Yapayalnızdı. Garibe Gezer cezaevinde cinsel saldırıya şiddete uğradı. Tüm şikayetleri sonuçsuz kaldı. KESK Kadın Meclisi bir açıklama yaparak, sorumlular cezalandırılıncaya kadar mücadele edeceklerini söyledi. Esasında bu mücadele hepimizin…




Koruma, aklama, yargıla!

Cizre’de bir okulda 30’dan fazla çocuğu cinsel istismara maruz bırakan, buna karşın görevden alınmayan Burak Ercan’ın yargılandığı davaya bugün devam edilecek. Duruşma öncesi eylem yapan KESK’li kadınlar, çocukların yerine faili koruyan Milli Eğitim Bakanlığı’na seslendi: Burak Ercan’ı çocuklarımızdan ve okullarımızdan uzak tutun!


İnce temizlik kadınlardan sorulur!

Hastanelerde çalışan temizlik emekçisi kadınlara, evde de işte de benzer roller biçiliyor. Emeklerinin değersizleştirilmesinden, yaptıkları işin iş olarak bile görülmemesinden yakınıyorlar. Hastanede iş bölümünün cinsiyete göre neredeyse otomatik yapıldığını, her işe koşmak durumunda kaldıklarını, pandemide çok yorulduklarını dile getiriyorlar


ASM emekçisi kadınlar susmayacak

Aile sağlığı merkezlerinde çalışan kadınların sorunları saymakla bitmiyor. Pandemiyle kat kat artan iş yükü, patriyarkanın omuzlarına yıktığı ev işleri ve çocuk bakımı, işyerinde psikolojik şiddet, fiziksel şiddet, ayrımcılık, taciz… Şimdi bir de ceza yönetmeliği ile emekçiler susturulmak isteniyor. Ama ASM emekçisi kadınların susmaya hiç niyeti yok…


“Kadın olmak hekimlikte çok zor”

TTB Asistan ve Genç Uzman Kolu’ndan kadın asistan hekimlerle konuştuk. Eğitim hakları gasp edilen, 36 saate varan mesai süreleri ve ağır iş yükünün altında ezilen, bir de üstüne kadın oldukları için ayrımcılığa maruz bırakılan asistan hekimler, “Tek çare örgütlü mücadele” diyor


Erkek adalet değil gerçek adalet!

2017’den beri devam eden Şengül Karaca davasında beklenmeyen bir son yaşandı. Tutuksuz yargılanan Hasan Aydın müebbet hapis cezasına çarptırıldı.



Pin It on Pinterest