Skip to main contentSkip to footer
Erkek egemen Country müzik dünyasında kendine bir alan açtı:

Dolly Parton

25 Ağustos 2026 Salı günü Dolly Parton ardında yarım asırdan fazla bir müzik geçmişi bırakarak yaşama veda etti. 80 yaşındaydı. Dolly Parton’ın hikâyesinde en sevdiğim şeylerden biri, country müziğin neredeyse tamamen erkeklerin kontrolünde olduğu evreninde kendine ait bağımsız bir alan açmış olmasıydı.

Kültür Sanat

Bütün o gösterişin arkasında, işini son derece iyi bilen ve ne yaptığından emin bir kadın vardı. Kendi şarkılarını yazıyor, telif haklarına sahip çıkıyor ve ne zaman kendi yoluna gitmesi gerektiğine bizzat kendisi karar veriyordu. Porter Wagoner’ın programında yıllarca onun yanında yer aldıktan sonra solo kariyerine odaklanmak istediğinde, yaşanan o sancılı ayrılığı “I Will Always Love You” şarkısıyla ölümsüzleştirdi. Elvis Presley şarkıyı kaydetmek istediğinde ise menajeri Tom Parker yayın haklarının yarısını talep etti. Parton buna “hayır” dedi. Elvis’i reddetmenin neredeyse imkânsız olduğu bir dönemde hem de. Yıllar sonra Whitney Houston’ın yorumuyla şarkı tüm zamanların en büyük hitlerinden birine dönüştüğünde, Parton’ın ne kadar doğru bir karar verdiği ortaya çıktı.

Çalışma hayatının acımasızlığı

“9 to 5” tam da bu duruşun merkezine oturuyor. Jane Fonda ve Lily Tomlin ile başrolünü paylaştığı film için yazdığı eser, neşeli ve oyunbaz melodisinin altında çalışma hayatının acımasızlığını büyük bir netlikle anlatıyor. Sabah kalk, trafiğe gir, gün boyu çalış… Aklını, zamanını ve emeğini ver ama karşılığını hep başkası alsın. Hele kadınsan, ilerlemek için önünüzde yükselen o görünmez erkek egemen duvarlara tosla. Parton tüm bu düzeni üç dakikalık şahane bir pop-country şarkısına sığdırdı. Şarkının en güzel ayrıntılarından biri de ritmi. Açılıştaki daktiloyu andıran o vurmalı ses, Parton’ın uzun takma tırnaklarını birbirine vurarak çıkardığı sesten doğdu. Böylece şarkı daha ilk saniyesinde dinleyiciyi daktiloların tıkırdadığı monoton bir ofis atmosferinin içine çekmeyi başarıyordu.

Dolly kendini hiçbir zaman bir feminist olarak tanımlamadı. Ama hayatı, kadınların ekonomik ve yaratıcı bağımsızlığı üzerine çok güçlü bir mesaj taşıyor. Kendi parasını kazandı, haklarının kontrolünü elinde tuttu, şirketler kurdu ve erkeklerin yönettiği bir sektörde kendi kurallarını koydu.

Bir patron olarak nasıldı, bunu uzaktan kestirmek zor. Ancak kazandığı başarıyı ve serveti nasıl kullandığı, hikâyesinin ilham verici taraflarından biri. 1988’de kurduğu Dollywood Foundation aracılığıyla memleketi Tennessee’de eğitime destek verdi ve burs programları oluşturdu. Babasının okuma yazma bilmemesi ise onun en tutkulu projelerinden birine ilham oldu: Imagination Library. 1995’te başlayan bu program, çocuklara doğdukları andan beş yaşına gelene kadar her ay ücretsiz kitap gönderiyor ve bugün dünya çapında milyonlarca çocuğa ulaşıyor.

Dolly Parton’ın müzik tarihindeki yeri yalnızca “Jolene”, “I Will Always Love You” ya da “9 to 5” gibi zamansız şarkılar yazmış olmasından ibaret değil. Asıl büyüleyici tarafı, kendisine nasıl bir kadın olması gerektiğini dikte edenlere hiç kulak asmadan ilerlemesi. “Çok sarışın” dediklerinde daha sarışın, “çok süslü” dediklerinde daha süslü oldu. Hayatının iplerini her zaman ellerinde tuttu. Onu hafife alma hatasına düşenler ise eninde sonunda yanıldıklarını kabullenmek zorunda kaldı.

Önerdiğim şarkı: 5 to 9 https://www.youtube.com/watch?v=UbxUSsFXYo4

Fotoğraf: Dolly Parton, 1977’de Los Angeles’taki Roxy’de sahnede. (Nancy Barr Brandon)

 

Yazarın Diğer Yazıları

İlginizi Çekebilir

Son Yazılar