“Ailenin gözünde de başarısız bir çocuktum, çünkü kendim olamıyordum” diyen takı tasarım ve satıcısı Tanya Avedisyan ile konuştuk. Kadın Emeği Halleri’nin bu haftaki konuğu Tanya hayat yolculuğunu, çalışma yaşamında karşılaştığı zorlukları anlattı. Tanya hayatı “yolda olmak” şeklinde tarifliyor.

Kadın emeğini ve kültür-sanat üretimlerini görünür kılmak, kadın işçilerin deneyimlerini kayda geçirmek ve feminist bir emek politikası tartışmalarına katkı sağlamak için sesimizi taşıdığımız podcast serimiz “Kadın Emeğinin Halleri”nin 23. bölümü yayında. Bu bölümde altı yıldır Kınalıada’da bir takı standı olan ve burada ürettiği takıları satarak geçimini sağlayan Tanya Avedisyan ile sohbet ettik.
Çocukluğundan beri tiyatro sanatçısı olmak istediğini ancak ailesinin buna izin vermediğini anlatan Tanya, tiyatro dışında birçok ücretli işte çalışmış. “Tezgahtarlık yaptım, satış pazarlama, muhasebe. Neden bu kadar iş değiştirdim? Çünkü ben ailenin de başarısız bir çocuğuydum. Neden? Çünkü kendim olamıyordum gittiğim iş yerlerinde. İnsanın içinde farklı, olmak istediği, yapmak istediği bir iş varken ailenin gözünde de başarısız bir çocuksun. Girdiğin hiçbir yerde şey olamıyorsun, tutunamıyorsun. Çünkü kendim olamıyordum. Başarılıydım ama kendim olamıyordum. Ve birtakım mobbingler oluyordu girdiğim iş yerlerinde de. Çünkü istemesem de işimi iyi yapan biriydim.”
“Bir müştemilatta üç ay yerde yattım”
42 yaşındayken hayatında bir dönüm yaşadığını söyleyen Tanya, bir sırt çantası ile adalara yerleşiyor ve burada bir müştemilatta kalıyor ilk olarak: “Sıfır eşyayla üç ay yerde yattım. Hiçbir eşyam yoktu ama hayatımın işte keşfim kendime doğru yolculuğum da burada başladı benim. Hayatımda verdiğim en doğru kararı verdim. Bazen bunu kadınlara söylüyorum. Yapabilirsin. ‘Nasıl yapacağım?’ Haklılar onlar da tabii ki. Hani bir bam telimiz var. Oraya gelmeden belki olmuyor bu. Ama hayatımda verdiğim en doğru kararı verdim.”
Mobbing ve haksızlıklarla geçen çalışma yaşamı…
Çok iş değiştiriyor ama girdiği her işte de hevesle çalışıyor Tanya, anca patronlar tarafından mobbing ve birçok haksız uygulamaya da maruz kalıyor: “Çok güzel bahşişler topluyordum ama o bahşişleri patronum açıyordu mesela. Bana kendi istediği kadarını veriyordu ama ben de buna şimdi kiracıyım ya hayatta da çok sorumluluğum var. Hayır diyemiyordum yani ses çıkaramıyordum. Her şeyi göze alarak hayır dedim. Ondan sonra tiplerimi aldım ama pandemi patlak verdi.”
“Başarı yolda olmak demek”
Hayatı “yolda olmak” olarak tarifleyerek “Hayatın aslında bir yere varış olmadığını anladım. Yani başarı benim için yolda olmak gibi bir şey” diyen Tanya kendisini bu hayatta özgürleştirenin iki kelime olduğuna da vurgu yapıyor: “Hayatta iki kelime beni özgürleştirdi. Hayır ve bilmiyorum. Bunun utanılacak bir şey olmadığını anladım. Yine kendime yolculuk yaptığımda, yolda olduğumda.”
Feryal Saygılıgil sordu, Tanya Avedisyan yanıtladı.
İyi dinlemeler!
TANYA’NIN ŞARKI TAVSİYESİ:
https://open.spotify.com/album/45xnWxs8r8ywTdgCnqE8jE?si=qekQ5dKaTAa4lClZZT8X3Q&utm_source=whatsapp










