Asgari ücrete bir yıl boyunca yapılacak tek zammın tartışıldığı bugünlerde TUİK’in açıkladığı enflasyon oranı düşüverdi. Muhalif olan da dahil siyaset, konuya hak ettiği ilgiyi göstermezken kadınların asgari ücrete erişimini ele almak istedik

Yılın sonuna geldik, yılbaşı süsleri, hediye paketleri her yerde ama çoğumuzun aklında yılbaşı neşesi değil asgari ücrete ve emekli maaşına yapılacak zamlar var. Siyasetin de anlaşılmaz bir şekilde çok az ele aldığı bu konu, emeğiyle geçinenlerimiz açısından hayati önemde. Zam oranının belirleneceği tarih yaklaşırken TUİK’in açıkladığı enflasyon oranlarının da düştüğünü görüyoruz. O arada üst düzey bürokratlara seyyanen zam yapıldığını da okuyunca anlıyoruz ki hükümet kendi teknokratlarına ülkenin geri kalanından farklı yaşam koşulları sağlıyor.
Bir kere daha hatırlatalım; asgari ücret artık ortalama ücret haline geldi. DİSK-AR’ın araştırmasına göre bugün ücretli çalışanların yüzde 53’ü asgari ve komşusu yani altında ve yüzde 10 üstünde ücret alıyor.* Ve asgari ücrete yapılan zam bütün ücretleri etkiliyor. Asgari ücretin son derece tartışmalı olan, kimsenin inanmadığı enflasyon oranı üzerinden hesaplanması kabul edilemez. Madem ki yine aynı istatistik kurumlarının tespit ettiği bir büyüme söz konusu, o zaman bu refah payı olarak ücretlere ve tabii asgari ücrete, aynı zamanda emekli maaşlarına yansımalı.
TÜRK-İŞ’in Ekim ayında açıkladığı verileri göre* yalnız yaşayan birinin aylık maliyeti 36.984 ₺. Aynı çalışmaya göre yıllık gıda enflasyonu yüzde 40 civarında ki gıda -barınma dışında- en temel ihtiyaç. Eski montunuzu bu yıl da giyersiniz ama yiyecek satın almak zorundasınız. Ve çoğunluğun mahkum olduğu asgari ücret açlık ve yoksulluk sınırının altında. Yine DİSK-AR raporuna göre kayıtdışı çalışanlar arasında 2024 yılında asgari ücretin yaklaşık yarısı yani 8.500 ₺ ve altında ücret alanların oranı yüzde 40! Başka bir deyişle, kayıtdışı çalışanların yarısına yakını asgari ücretin yarısının altında ücretlerle çalışmak zorunda kalmış. Kayıtdışı çalışanlarda asgari ücretin yüzde 5 fazlası ve altında ücret alanların oranı yüzde 85,3. Asgari ücretin yüzde 20 ve fazlası ücretlerle çalışanların oranı ise yüzde 91,7.
Ya kadınlar?
Kadınların yarısından fazlası en fazla asgari ücrete erişebiliyor. Asgari ücret ve altında ücret alanların oranı genelde yüzde 46,7, kadınlarda bu oran yüzde 60,1’e çıkıyor. Asgari ücretin yüzde 5 fazlası ve altında ücret alanların oranı ise genelde yüzde 49,6, kadınlarda ise yüzde 63,7’ye yükseliyor. 2024 yılında kadın işçilerin yüzde 67,4’ü yani 4,1 milyon kadın asgari ücretin en fazla yüzde 10’una erişebiliyor. Genelde ise bu oran yüzde 53,2. 2024 yılında asgari ücretin yarısı ve altında yani 8.500 ₺ ve altı bir ücretle çalışanların oranı genelde yüzde 9, kadınlarda bu oran yüzde 15,3’e yükselmiş. Kayıtdışı çalışan kadınların ücretlerinin genel kayıtdışı ücretlerden çok daha düşük olduğu görülüyor. Kayıtdışı çalışan kadınların yüzde 90’dan fazlası asgari ücret ve altındaki ücretle çalışmak zorunda bırakılmış. Ama raporda yer alan şu kıyaslama çok çarpıcı:
“2005’te kadınların aylık ortalama ücret ve maaş geliri asgari ücretin 2 katı düzeyindeydi. 2023’te ise kadınların ortalama ücret ve maaş gelirleri asgari ücretin 1,5 katına geriledi. Buna karşılık erkeklerin aylık ortalama ücret ve maaş gelirleri kadınlarınkinden daha yüksektir. 2005’te erkeklerin aylık ortalama ücret ve maaş geliri asgari ücretin 2,2 katı iken, 2023’te asgari ücretin 1,9 katı düzeyindedir. Bu durum asgari ücret açısından toplumsal cinsiyet eşitsizliğini bir kez daha ortaya koymaktadır.”
Son yirmi yılda kadınların gelir düzeyi erkeklerinkinden daha fazla düştüğü gibi, ücret alanında cinsiyet eşitsizliği artmış! Nitekim kadınişçi’den arkadaşlarımızın çeşiti işyerlerinde yaptığı röportajlar, sigortasız yani kayıtdışı çalışan kadın işçilerin hem daha kötü koşullarda hem de daha düşük ücretlerle çalıştığını belgeliyor. Kadınlar buna neden razı geliyor? Bunun cevabının önemli bir kısmı istihdamla ilgili rakamlarda saklı. TUİK’in 2024’e dair verdiği bilgilere *** göre, toplam istihdam yüzde 49.5, bu oran erkeklerde 66.9, kadınlarda 32.5! Yani kadınlar ücretli çalışmaya çok zor ulaşabiliyor. Bunun çeşitli sebepleri var, eviçi ücretsiz çalışma yükümlülüğü bunların başında geliyor muhakkak ki. Ama kadınların kabul edilmeyecek düzeyde düşük olan asgari ücrete dahi ulaşamadıkları açık bir olgu.
O yüzden bir kere daha altını çizelim; Asgari ücret feminist bir meseledir.
* https://arastirma.disk.org.tr/wp-content/uploads/2025/12/ASGARI-UCRET-2026-FINAL-rev.pdf
** https://www.turkis.org.tr/turk-is-ekim-2025-aclik-ve-yoksulluk-siniri/#:~:text=GIDA%20%C4%B0LE%20B%C4%B0RL%C4%B0KTE%20D%C4%B0%C4%9EER%20T%C3%9CM,%40%2C22%20OLARAK%20HESAPLANDI.
*** https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=%C4%B0%C5%9Fg%C3%BCc%C3%BC-%C4%B0statistikleri-2024-54059&dil=1#:~:text=%C4%B0stihdam%20oran%C4%B1%20%49%2C5%20oldu,%32%2C5%20olarak%20ger%C3%A7ekle%C5%9Fti.
Fotoğraf: Özgür Gelecek










