Gebze’deki Smart Solar Fabrikası’nda işçiler, patronun yüzde 6 oranında zam dayatmasına ve gasp edilen haklarına karşı 22 Ekim’de greve çıktı. Tüm kazanılmış haklarının gasp edilen, çoğunluğunu kadınların oluşturduğu işçiler, insanca bir ücret talep ediyor ve ekliyor: “İşverenler bize teklif ettikleri maaşlarla bir ay yaşamayı denesin”
İngiltere’de beyaz yakalıları örgütleyen Prospect Sendikası’nın araştırmasına göre: Cinsiyete bağlı ücret farkı emekli kadınların dört aydan fazla maaşına mal oluyor. Sendikalar ekonomik adaletsizliklerin emekli olmadan çok önce ele alınması gerektiğini söylüyorlar.
Bağımsız feminist iktisatçı Mascha Madörin’in geçen hafta yaşam hikayesi ve genel anlamda görüşlerini içeren bir röportajını çevirmiştik. İsviçre’de temel gelirle ilgili düşüncelerini ele alan bu söyleşide de Madörin, temel gelirin yalnızca yaratıcı çalışmalar yapmak isteyen sağlıklı yetişkinlere yönelik olduğunu söylüyor ve bakım işlerini içermediği için eleştiriyor.
53 yaşındaki Deniz de yaş aldığı için iş bulmakta zorluk çeken kadınlardan biri. Ücretli çalışmaya küçük yaşlarda başlamasına rağmen emekli olabilmesi için daha bir yılı var. O da güvencesiz, günü birlik işlerde çalışmış bugüne kadar. Emekli olsa bile çok düşük bir maaşı olacak.
Deprem bölgesinde konteyner kentlerde kimi ihtiyaçlar kısmen sağlanmış olsa da bazı ailelerin hâlâ birlikte yaşamak zorunda kalması, kadınların ev içi yükünü artıyor. Bu duruma ulaşım sorunu da eklenince kadınların ücretli emeğinin koşulları değişiyor. Kadınlar güvencesiz ve part-time işlere mahkûm hale geliyor.
türkiye’de 20 yıllık süreç, bizi git gide daha fazla devlete ve siyasal iktidara seslenen kampanyalara yöneltti. ama egemen sınıfı yani erkekleri karşımıza almak da gerekiyor. erkeklerin ev işi yapmasının propagandasını yapan, bunu teşvik eden, zorlayan bir kampanyaya ihtiyacımız var.
Fransa’da emeklilik açısından kadınlar ve erkekler arasında yüzde 40’lık bir uçurum var. Kadınların kariyeri daha çok kesintiye uğrarken, yarı zamanlı işlerde çalışanların da çoğunluğunu kadınlar oluşturuyor. Bu nedenle emeklilik reformundan daha çok etkilenecekler. Hükümetin iddiasının aksine reformun kazananı değil, kaybedeni konumundalar.
Kadın mühendis, mimar ve şehir plancıları, uzaktan çalışmanın yeni meselesi “buradayımcılık”tan ve “hazır ve nazırcılık”tan mustarip. Bu nedenle “bağlantısızlık hakkı”nı daha fazla dillendiriyorlar. İşsiz kalma ve temel ihtiyaçları karşılayamama konularında erkeklerden daha kaygılılar.
Geçtiğimiz günlerde yükselen pahalılık, emek sömürüsüne karşı direniş, grevlerde ve sendikal örgütlenme mücadelesinde, kadınlar en öndeydi. Kadın emeği alanında çalışmalar yürüten kadın örgütlerine ve siyasi partilere 1 Mayıs gündemlerini sorduk. Ortak talep; evde, işte ve ücrette eşitlik…
Bazıları aileleri tarafından çocuk yaşta evlendirilmek için kimi yoksulluktan, kimi bakım işleri nedeniyle, kimileri de babaları istemediği için ilkokula gönderilmemiş. Yolları Halkevi’nin kursunda birleşmiş. Okuma yazmayı öğrenerek, mahalleden çıkmak, kaybolmadan bir yerden bir yere gitmek, hastanelerde zorluk çekmemek, istiyorlar.
Hem dışarıda hem ev içlerinde ev ve bakım işleri arasında zaten bölünmüş olan kadın diş hekimleri, filyasyon ekibi içinde de yer alınca sıvı tüketiminin azlığı, üzerlerinde uzun saat duran hijyen giysileri nedeniyle, sistite, üriner sistem hastalıklarına yakalanırken, tükenmişlik sendromu ile de mücadele ediyorlar.
Almanya’da bu yıl geçen yıllara göre kadın erkek ücretleri arasındaki fark yüzde bir puan geriledi. Eşit Ücret Günü için açıklama yapan sendikalar ve kadın örgütleri bunun Pandemi koşullarında erkek ücretlerinin düşmesi ilgili olduğu tespitini yaptıktan sonra Ücret Şeffaflığı Yasası’nda değişiklikler yapılmasını istediler.