kadın emeği

2025 Yılı kadın ve LGBTİ+’lara yönelik yönelik baskı ve şiddetin dozunun arttığı bir yıldı. Buna karşılık mücadelede yaygındı. Hem Türkiye’de hem dünyada kadınlar bulundukları her yerde seslerini çıkardılar. Sokakları doldurdular. Direne direne bazı şeyleri kazandık…2026’nın bizlere biraz nefes aldırması dileğiyle, herkese mutlu yıllar.
Kadın işçi sağlığı ve iş güvenliği çerçevesinde feministler tarafından hazırlanan Dilovası raporunu konuşuyoruz!
Kadın İşçi olarak, kadın emeğini kavramlar üzerinden tartışmaya devam ediyoruz.
Kadın İşçi olarak, kadın emeğini kavramlar üzerinden tartışacağımız bir atölye serisi başlatıyoruz.
Yoğun bakım birimleri hepimizin, sevdiklerimizin yaşayabileceği önemli bir sağlık sorununda en kritik sağlık hizmetini aldığımız birimler. Ancak buralarda çalışan hemşireler üzerlerindeki, aslında kurallara aykırı olan fazla çalışma baskısına, bunun yarattığı tükenmişliğe karşı hemen her yerde kavga vermek zorunda kalıyor. Kayseri ve İstanbul’daki iki şehir hastanesinden yoğun bakım hemşireleri Aynur Gürcan ve Diren Doğan ile konuştuk 
Aralık Feminist Kolektif (AFK) yuvarlak masa tartışmalarını Kadın Emeği adı altında bültene çevirdi. Amaç, kapitalizm ve patriyarkanın kadının ücretli ve ücretsiz emeğini sömürüde nasıl ortaklaştığını yeniden düşünmek ve bu sömürüye karşı feminist mücadelenin yollarını tartışmak… Çünkü hâlâ “kadınlar çifte mesai nedeniyle erkeklerden, devletten ve sermayeden alacaklı!”
Bakım Emeği Podcast 5.Bölüm yayında: “Rehabilitasyonda bir tane baba yok”
Kadınİşçiyi takip edenler, Rahime Karvar’ı o renkli ayrıntılı grev, direniş haberlerinden hatırlayacaklardır. Diğer gazeteci dostlarla birlikte o da bir süredir hapishanede. Boş durmamış orada olan biteni yazmış. “Hapishaneye girdiğim anda, henüz hücreye bile konulmamışken karşılaştığım manzara hapishane yaşamının kadın emeğiyle sürdürülebilir kılındığı oldu.” diyor. İçeride dışarıda biz hep çalışıyoruz.
İşçi veya ev emekçisi bütün kadınların maruz bırakıldığı sorunlara son günlerde bir yenisi eklendi. İktidar “normal doğurun” diyor! İşçi Bayramı’nda binlerce kadın işçi, ‘adil ücret’ için yürüyecek. Ancak şiddetsiz ve tacizsiz işyeri koşulları da kadınlar için ücret talebi kadar önemli. Sendikacı kadınlar, emekçilerin taleplerini Kadın İşçi’ye anlattılar. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, “Kadın işçiler, ev içinde ücretsiz, ev dışında düşük ücretlerle güvencesiz koşulların içindeler. ‘Aile yılı’, ‘normal doğum’, ‘esnek çalışma’ gibi ifadelerle kadın düşmanı söylemlere her gün bir yenisini ekliyorlar” yorumuyla tepkisini dile getiriyor.
“medyanın dili ve aklı, çok çok uzun yıllar “erkeğin dibi” oldu desem abartma olmaz. son yıllarda, çalışanlar arasında kadın sayısı arttı, tartışma programlarını yöneten kadınlar var ama konuk alınan kadın sayısı hâlâ çok az. uzun lafın kısası, para az, risk çok, cam tavan çok kalın. bugün, 10 ocak, çalışan gazeteciler günü. bütün bunlara rağmen, gazetecilik yapan, yapmak isteyen bütün kadınların yolu açık olsun.”
Emekli olurken hayalleri vardı. Evinin kredisini bitirecek, kreş açacaktı. İkinci hayatını yaşayacak, gezecekti. Ama öyle olmadı. Aldığı para evinin borcuna yetmedi, oğlunu okutmak zorundaydı. Bu kez güvencesiz, geçici işlerde çalışmaya başladı. 23 sene çalıştığı adliyelerde o kadar koşturmaca içindeydi ki, menopoz olduğunu bile anlamadı.
Kadınların el becerileri ve saklanan emeği üzerinden kendini var eden bir sektör halı dokumacılığı. Fabrikasyon işler bir yana evlerdeki üretim sürecinde kayıtsız işçilik, çocuk işçiliği, sağlığa ve sosyal hizmetlere erişememe, farklı hanelerin farklı yevmiyelere tabii olması, erkeklerin kazanca el koyması gibi ciddi sorunlar yaşanıyor. İpek halıcılığı ise fiyatı artsa da dokumacının ücretinin artmadığı tam bir sömürü çarkı.
Şu an bütün çiçekçileri süsleyen kırmızılı yeşilli kokinaların gerisindeki kadın emeğini soruşturduk. Yılbaşı öncesi binlerce kadın evini geçindirmek adına bu çiçeği demetler halinde işliyor. Kokina emekçilerinin çalışırken karşılaştıkları güçlükleri ve günlük rutinlerini konuştuk.
Babası okutmadı, liseyi açıktan bitirdi. Bugün iki çocuğu var Canan A’nın., ailesinin kendisinden esirgediği eğitimi, kızına sunabilmek için çalışıyor. İstanbul’da büyük sitelerde günübirlik “güvenlik” elemanı olarak çalışan genç kadın, “Bazen kuryeler sırf kadınım diye zorluk çıkarıyor, bazen de malikler veya site yöneticisi ek işler buyuruyor” diyor.
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!