Skip to main contentSkip to footer

ilayda yalnızlığı

bugün, babaları kızları adına karar vermekten, onları tehdit etmekten, onlara şiddet uygulamaktan caydıracak araçlar bulmak gerekiyor.  bir daha hiçbir ilayda yalnız kalmamalı, evdeki “polis”in karşısında da!

Kadın Emeği

ev insanın sadece barındığı mekân değil, kapısına dünyanın bütün tehlikeleri yığılsa bile, adımını attığında rahat edebileceği, kendisini dışarıdan daha güvende hissedebileceği, huzur bulacağı yerdir.  ölümünden sonra anlıyoruz ki ilayda zorlu’nun bir evi olmamış. arkadaşlarıyla yazışmalarından görüyoruz ki, can verdiği mekân ilayda için şiddet ve korku demekmiş.

iki baba el ele

haberi muhtemelen okumuşsunuzdur ama kaçıranlar olabileceği için kısaca özetleyeyim. ilayda zorlu, karadeniz teknik üniversitesi öğrencisi, politik bir genç kadın, ülkesinin geleceğine ve kendi hayatına sahip çıkmaya çalışıyor. emniyet mensupları, son yıllarda yasal olmayan bir yöntem geliştirdi,[1] solcu politik gençlerin ailelerini arayıp çocuklarının eylemlere katıldığını, çocuklarına sahip çıkmaları gerektiğini söylüyor. 8 mart eylemine katılan ilayda ile ilgili “kızınız yasadışı eylemlere katılıyor, terör örgütüne üye, iki güne dağa kaçırırlar” denmiş! ilayda’nın iyiliği için tabii!

devlet baba ile aile babası uyumlu! babası da ilayda’nın “iyiliğini” düşünüp ona sahip çıkmış. çocuğuna sahip çıkmak yani onun “iyiliği” için onu tehdit etmek, dövmek, korkutmak, hayattan bezdirmek.

solcu olmak belli riskler içeriyor türkiye’de ama ilayda’nın başına gelenden daha büyük bir risk olabilir mi? öyleyse o “iyilik” aslında konu komşunun ne düşüneceği, ya mesleki durumumu etkilerse endişesi, kızını denetim altında tutma ihtiyacı değil mi?

baba bekir zorlu’yu arayanların ilayda’nın bugün aramızda olmamasında büyük sorumluluğu var ama gerçekten evladının iyiliğini düşünen bir ebeveynin tepkisi bambaşka olur, ilayda hayatta, aramızda kalırdı.

katili patriyarkal aile düzeni

yasalar ve toplum kadınları ve çocukları ailelerinin, babaların insafına terk ediyor. çocuklar kadınlardan bile çaresiz çünkü kadınlara doğdukları ailenin destek olması ihtimali var. çocukların arkadaşlarından başka kimsesi yok.

patriyarka, sadece yasalarla değil, yazılı olmayan hukukla da düzenlenir ve yasalar değişse bile toplumun zihniyeti denilen şeyin oluşturduğu o kurallar kolay kolay değişmez. o yüzden ilayda’nın ölümü feminist bir mesele.

türkiye’de politik tercihlerin aile içinde edinildiği yönünde bir inanç var. bunun bir devamı olarak, sadece solcu ailelerin çocuklarının solcu olduğu fikri de mevcut ki bu kesinlikle doğru değil. bekir zorlu gibi sağcı bir emniyet görevlisinin kızı da pekala “kampüsün isyancısı” olabiliyor ve kitleselleşmek tam da bu! kaldı ki solcu olmanın daha fazla risk içerdiği iç savaş döneminde solcu ailelerin bile çocuklarının politik faaliyetlerde bulunmasını engellemeye çalıştıklarını hatırlayanlar vardır. üstelik ailelerin genel olarak oğullarından esirgedikleri baskıyı kızlarına uyguladıklarını da biliyoruz. ayrıca mesele politik görüşlerle de sınırlı değil, evladının tercihlerine saygı duymakla ilgili. unutmayalım ki özgürlük mücadelesi sadece politik faaliyetlere ilişkin değildir.

yarım asır kadar önce, henüz 18 yaşındaki bir arkadaşım, üstüne yürüyen babasına, “dikkat et baba, beni döversen kızını dövmüş olmazsın, bir dev-genç’liyi dövmüş olursun” demiş, babasının aklı başına geldiği gibi söylediği söz biz arkadaşlarına da güç vermişti.

ama aslında o da, babasının şiddeti karşısında yalnızdı, ailenin baskısıyla özellikle de babanın şiddetiyle baş etmek, solcu olmayı seçen bir genç kızın ilk sınavı oldu hep, erken yaşlarda politize olmuş yüzlerce kız çocuğu ve genç kadın, o aile baskısı karşısında genellikle yalnız kaldı.

feminizmin f’sinin bile bilinmediği, ailenin marksist kitaplardaki kadar olsun sorgulanmadığı o yıllarda bu kabul edilmese bile anlaşılabilir. ama bugün, babaları kızları adına karar vermekten, onları tehdit etmekten, onlara şiddet uygulamaktan caydıracak araçlar bulmak gerekiyor.

bir daha hiçbir ilayda yalnız kalmamalı, evdeki “polis”in karşısında da!

[1] https://sendika.org/2026/04/yapmis-olduklari-suc-bunu-bilirler-746453

Yazarın Diğer Yazıları

İlginizi Çekebilir

Son Yazılar