Skip to main contentSkip to footer
Kaz Hawkins:

Güçlü, yırtıcı sesli İrlandalı şarkıcı ve söz yazarı

Kaz Hawkins’in şarkıları kuşkusuz son derece şahsi ve yaralı bir hikâyeden yola çıkıyor. Ancak sahnede çıplak ayakla durup haykırdıkları, dünyanın herhangi bir yerindeki bir başka kadının deneyimiyle neredeyse aynı. Belki de bu nedenle dinleyicileri onu sadece güçlü sesi için değil, hayatta kalmayı başarmış dürüst, sahici ve ilham veren bir kadın olduğu için seviyor.

Kültür Sanat

Kuzey İrlandalı şarkıcı ve söz yazarı Kaz Hawkins’i dinleyenlerin dikkatini çeken ilk şey şüphesiz o güçlü, yırtıcı sesi. Ancak asıl etkileyici olan, bu sesin korkunç acılardan süzülüp gelmesi. Blues ve soul köklerinden beslenen, zamanla caz, folk ve Kelt müziği unsurlarını da içine alarak genişleyen müziği, son yıllarda Avrupa müzik sahnesinde kendine has bir yer edindi. Çünkü Kaz müziği aracılığıyla insanları bir araya getirmeye çalışıyor.

Bu güçlü kadının hikâyesi, Belfast’ın bir işçi mahallesinde başlıyor. Hawkins, çocukluk yıllarını Kuzey İrlanda’nın en çatışmalı döneminde geçirdi. Şehrin üzerindeki o ağır havaya tezat olarak, içindeki müzik sevgisi küçük yaşlarda filizlendi. İlk olarak kilise korolarında şarkı söyledi. Yeteneğini fark edip onu ilk seçmelere götüren kişi büyükannesiydi. Çocukluğunda evde dönen plakların, özellikle de Etta James’in o her şeye meydan okuyan müziğinin Kaz için belirleyici, adeta hayat kurtarıcı bir etkisi olacaktı.

Müziği hayata tutunmasını sağlayan bir iyileşme alanı

Nitekim hayat, koroların naifliğinden onu savurmakta gecikmedi. Hawkins, ilerleyen yıllarda aile içi şiddet, ağır bağımlılıklar ve ruh sağlığı sorunlarıyla büyük bir mücadeleye girişti. İşte bu karanlık süreçlerde müzik, onun için yalnızca bir meslek ya da kaçış noktası değil, hayata tutunmasını sağlayan bir iyileşme alanı oldu.

Bugün sahnelerde Kaz Hawkins adıyla fırtınalar estiren bu kadın, aslında Cheryl Sharkey olarak doğmuştu. Geçmişin ağır yüklerinden, şiddet dolu Belfast yıllarının gölgesinden uzaklaşmak ve hayatında temiz, yeni bir sayfa açmak için adını değiştirdi. Yıllar içinde eski kimliğine ve yaşadığı travmalara dair mahkeme kayıtları kamuoyuna yansımış olsa da Kaz, bunu bir sır gibi saklamak ya da kaçmak yerine kendi hikâyesini açıkça sahiplenmeyi, acısını kamusallaştırarak hafifletmeyi tercih etti.

Bu köklü dönüşümün ve ayağa kalkışın izleri, en kişisel şarkılarından biri olan One More Fight’ta duyulabilir. En zor anlarda bile vazgeçmemeyi anlatan şarkıda tekrarlanan “just one more fight” (sadece bir kavga daha) sözü, yalnızca nakaratın değil, Hawkins’in hayat hikâyesinin de özeti gibidir. Kaz, yıllar sonra verdiği bir röportajda, bu şarkıyı hayatını yeniden kurmaya çalıştığı o en kırılgan dönemde yazdığını ve kendisini ayağa kaldıran asıl gücün besteleri olduğunu söyleyecekti. Onun müziğinde mücadele büyük, afili sözlerle değil, yalnızca bir gün daha devam edebilme kararlılığıyla anlatılıyor.

Müzik kariyerine çeşitli cover gruplarında şarkı söyleyerek başlayan Kaz, kendi bestelerine yönelmesiyle birlikte uzun zamandır çatlakları olan kabuğunu kırdı. 2014’te yayımladığı ilk albümü Get Ready ile müzik dünyasının dikkatini çekti. Sonraki yıllarda müzik üretimini aralıksız sürdürdü. Blues kökenli bir şarkıcı olarak tanınmasına rağmen, zaman içinde türler arasında daha serbest dolaşan, sınırları reddeden bir müzikal çizgi geliştirdi.

Bugün Fransa’da yaşayan Kaz Hawkins, son yıllarda müziğinde yepyeni ve çok daha dingin bir olgunluk dönemine girmiş durumda. 2025 yılında yayımlanan Coming Home albümü, sanatçının şimdiye kadarki en kişisel ve şifalı çalışmalarından biri olarak kabul ediliyor. Umut, aidiyet ve iyileşme temaları etrafında şekillenen albüm, sanatçının köklerindeki blues ve soul etkilerini, coğrafyasının Kelt müziği tınılarıyla buluşturuyor. Hawkins, bu albüm için “paylaşmak istediğim umudu taşıyan çalışma” tanımını kullanıyor.

Şimdilerde “Hope Experiment” (Umut Deneyi) adını verdiği yeni sürecine odaklanan ve Avrupa genelindeki konserlerine hız kesmeden devam eden sanatçı, sahneyi bir iyileşme ayinine dönüştürüyor. Renkli kostümleri, seyirciyle kurduğu o doğrudan, hiyerarşisiz iletişim ve samimi anlatımıyla tanınan Kaz, konserlerinde şarkıların arkasındaki hikâyeleri de anlatıyor. Müziğini, özellikle ruh sağlığı konusunda farkındalık yaratmaya yönelik toplumsal bir araç olarak kullanıyor.

Kaz Hawkins’in şarkıları kuşkusuz son derece şahsi ve yaralı bir hikâyeden yola çıkıyor. Ancak sahnede çıplak ayakla durup haykırdıkları, dünyanın herhangi bir yerindeki bir başka kadının deneyimiyle neredeyse aynı. Belki de bu nedenle dinleyicileri onu sadece güçlü sesi için değil, hayatta kalmayı başarmış dürüst, sahici ve ilham veren bir kadın olduğu için seviyor.

Müzik olarak iki şarkı öneriyorum:

https://open.spotify.com/intl-tr/track/2hnLpZRpp2qSyMANcZ9fgp?si=0efdb1ff1d844fb1

https://open.spotify.com/intl-tr/track/5gBS2IlRxxUGAVi1B07OCB?si=83344f89902c4a12

Yazarın Diğer Yazıları

İlginizi Çekebilir

Son Yazılar