Kadın işçiler olarak işyerlerimizde ve çalışma hayatında yaşadığımız sorunlarda yalnız değiliz. Kadınİşçi Hukuk Danışma hattımızda Avukat Rozerin Yılmaz sizlerle.
Farklı zaman dilimlerinde ücretli- ücretsiz kadın emeğinin kısa bir dökümünü veren Kadınİşçi dergisinin hazırladığı Kadın Emeği Almanağı sesli kitap olarak yayınlanmaya devam ediyor.
Birçok suçlunun cezaları bitmeden salıverilmelerini sağlayan 11. yargı paketi, Türkiye’nin kalabalık gündeminde hak ettiği kadar tartışılmadı. Oysa bu düzenlemenin tüm kadınları etkileyen sonuçları var. Diğer yandan, paketle salınanlar arasında kadınlar da var ve onları da olumlu koşullar beklemiyor. Bütün bunları feminist avukat Selin Nakıpoğlu ve Ceza Ve İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’nden avukat Özge Akyüz ile konuştuk
Caliban ve Cadı isimli kitabı Silvia Federici feodalizmin krizi karşısında kadınların karşı koyuşunu ele alarak “Feodalizmden kapitalizme geçiş süreci, devasa bir karşı devrim sürecidir” der. Bugün de kadınlar neoliberalizmin ve patriyarkanın krizini derinleştirecek hem yıkıcı hem de kurucu kapasiteleriyle sistemin karşısına tarihsel öfkeleriyle dikiliyorlar.
2025 Yılı kadın ve LGBTİ+’lara yönelik yönelik baskı ve şiddetin dozunun arttığı bir yıldı. Buna karşılık mücadelede yaygındı. Hem Türkiye’de hem dünyada kadınlar bulundukları her yerde seslerini çıkardılar. Sokakları doldurdular. Direne direne bazı şeyleri kazandık…2026’nın bizlere biraz nefes aldırması dileğiyle, herkese mutlu yıllar.
Feride doğuştan emekçi. Hep ekmeğinin, çoluğunun çocuğunun esenliğinin peşinde. Kendine sigorta yapmasa, 50 yıllık emeğini, dünya üstünde kim görecek? Tarlalar, üstünde çalışanı hatırlar mı? İşin bir hafızası var mı? Beni Feride yaptı der mi? Demez. Emeği yiten, değeri bilinmeyen kadınlardan bir tanesi Feride. Şimdi taşımadığı yük kalmayan hassas kalbinin hatrına yürüyor
hayır. üstelik üstü örtülen durumlar insanın içinde acıtıcı tortular bırakır. o yüzden birbirimize karşı adil olmak, birbirimizi kırmamaya çalışmak zorundayız. bu yazıda anlatmaya çalışacaklarım biraz kişisel deneyimlerimden, biraz feminizmden ve feminist yol arkadaşlarımdan öğrendiğim şeylerden oluşuyor. sadece feminist örgütlenmelerde değil, arkadaş gruplarında, ikili ilişkilerde, feminist olsun olmasın kadınlar arasındaki ilişkilerde işimize yarayacağını düşündüğüm şeyler.
Kadınİşçi olarak hazırladığımız Kadın Emeği Almanağı Kitap ve Sergisi ile kadın emeğinin yüzyıllara yayılan görünmezliğine birlikte baktık. Necla Akgökçe ve Feryal Saygılıgil ile kadın emeği tarihini, feminist arşivciliği ve emek mücadelesini konuştuk.
Beğendiğimiz filmler, hiçbir bölümünü kaçırmadan izlediğimiz diziler uzun mesai saatleri, ağır çalışma koşulları altında güvencesizlik ve düzensiz ödemelerle üretiliyor. Kameranın önündeki oyuncuları az buçuk tanıyoruz. Ya kamera arkasındaki işçiler, özellikle kadınlar neler yaşıyor? Sinema emekçisi kadınlar ve SİNE-SEN temsilcileriyle konuştuk
Ailesi Bulgaristan’dan Türkiye’ye göç ettiğinde 19 yaşındaydı. İşçilik yaptığı yılların ardından yolu piyangoyla kesişti. Buz gibi havalarda, bazen kavurucu güneşin altında bilet satarken aslında kendisi şansa inanmıyordu. Meryem’in hikayesini dinledik…
Özel Okmeydanı Hastanesi emekçileri yemekhanelerini nöbet ve direniş alanına çevirdi. Burada sohbet ettiğimiz Sema, Melahat ve Kader direnişe devam eden 21 emekçinin 3-4’ü hariç hepsinin kadın olduğunu, nöbet tutulmasının önemli ekipmanların hastaneden kaçırılmasını engellediğini anlattı. Direnişçiler hastanenin kurucusu olan Ercan Kesal yönetiminin de bugünkü hak gaspında sorumluluğu olduğunu söyledi
Habertürk’e yönelik operasyon bir kere daha medyada kadınların yaşadıklarını ortaya döktü. Kadın gazeteciler ve sendikalar, medyadaki tacize, şiddete, baskıya, mobbinge, işten atma tehditlerine karşı sessiz kalmamak gerektiğine dikkati çekerek, “Taciz paylaşıldıktan sonra utanç biter, mücadele başlar. Sendikal örgütlenme, kadın gazeteciler için hayati bir önem taşıyor. Susmak zorunda değilsiniz, yalnız değilsiniz. Örgütlü mücadele, erkek egemen medyaya karşı en güçlü araçtır” dediler
Televizyon ve beyaz eşya üreten Vestel’de dev bir tenkisat yaşanıyor. 17 bin işçinin çalıştığı fabrikanın küçülme planıyla bölgenin işçi nüfusu darmadağın oldu. Haziran’dan bu yana 6 bin insan işten çıkarıldı. Atılanlar arasında evini tek başına geçindiren, çocuğunu büyüten kadınlar var. Vestel için üretim yapan yan sanayi fabrika ve atölyeleri de bu fırtınadan etkilendi, ya kapandı ya işçi çıkarttı. Bunlarla birlikte bölgedeki işsiz sayısı 10 bini buldu. Vestel mağduru kadınlarla konuştuk
feminist olmak, hem toplumsal mücadeleyi hem de kişisel bir ayakta kalma stratejisini içerebiliyor. hem toplum hem de tek tek kadınlar olarak nereden nereye gelebildiğimizi görmek, bundan gurur duymak çok önemli ama hepsi bu değil
Meclis’in içinde 2026 bütçesi görüşülürken Meclis’in dışında “Kadınlar yaşam bütçesi istiyor” diyen Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi’nin eylemi vardı. İnisiyatiften Nilgün Salmaner ile konuştuk